Tarih: 02.03.2026 14:48

2030’da her iki yetişkinden biri fazla kilolu olabilir

Facebook Twitter Linked-in

4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Thurman, çocukluk çağı obezitesindeki artışın özellikle endişe verici olduğunu ifade etti. Aşırı kilonun tip 2 diyabet ve kalp hastalıkları gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar için başlıca risk faktörleri arasında yer aldığını kaydeden Thurman, bu tablonun küresel sağlık sistemleri üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığını belirtti. Obeziteyle mücadelenin yalnızca bireysel değil, sektörler arası ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.

Bu durumun sağlık sistemleri üzerindeki yükü her geçen gün artırdığını ifade eden Thurman, önleyici yaklaşımların hayatın en erken dönemlerinden itibaren hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

“Bu yılın teması: Obeziteyle mücadele için 8 milyar neden”

4 Mart Dünya Obezite Günü’nde bu yıl “obezite ile mücadele için 8 milyar neden” temasına odaklanıldığını belirten Thurman, sorunun tek bir sektörün çözebileceği bir mesele olmadığını ancak gıda endüstrisinin önemli bir rol üstlendiğini dile getirdi.

“Akıllı beslenme dönemi”

Günümüzde kilo vermenin ya da kiloyu korumanın, sağlıklı bir yaşam tarzının yalnızca bir parçası olduğunu vurgulayan Thurman, sağlıklı bağırsak florasının desteklenmesi, metabolik ve zihinsel sağlığa katkı sağlanması ve uyku kalitesinin artırılması gibi unsurların da bütüncül yaklaşımın parçası haline geldiğini dile getirdi.

Bu noktada “akıllı beslenme” anlayışının devreye girdiğini belirten Thurman, bilimsel temellere dayalı fonksiyonel bileşenlerin kilo yönetimi sürecinde önemli rol oynadığını ifade etti.

“Tüketici eğitimi hayati önem taşıyor”

Obeziteyle mücadelede tüketici eğitiminin kritik rol oynadığını vurgulayan Thurman, kilo verme ilaçlarının tek başına kolay bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Beslenme alışkanlıkları değiştirilmediği takdirde, ilaç bırakıldıktan sonra kilo geri kazanımının ciddi bir risk olduğuna dikkat çekti.

Prebiyotik liflerle zenginleştirilmiş ürünler, bitki bazlı proteinler ve düşük glisemik indeksli karbonhidratlar gibi içeriklerin kilo yönetiminde önemli alternatifler sunduğunu belirten Thurman, üreticilerin besin değeri iyileştirilmiş ürünler geliştirme konusunda büyük potansiyele sahip olduğunu ifade etti.

Önümüzdeki yıllara ilişkin obezite tahminlerinin çarpıcı olduğuna dikkat çeken Thurman, “Sektör olarak bu sorunu doğrudan ele almak için gerekli bilgiye ve çözümlere sahibiz. Bu, kaçınmamamız gereken ortak bir sorumluluktur ve biz de bu sorumluluktan kaçınmayacağız.” ifadelerini kullandı. (İLKHA) 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —