Tarih: 29.11.2025 12:12

Akademisyen Tekdal: Hidayete ulaşabilmenin yolu tertemiz bir fıtrattan geçer

Facebook Twitter Linked-in

Bitlis Peygamber Sevdalıları Derneği tarafından “Kasım Ayı Sahabe Ayı” etkinlikleri kapsamında, “Yolumuzu Aydınlatan Yıldızlar” temasıyla Hazreti Mus'ab Bin Umeyr’in hayatını konu alan bir konferans düzenlendi.

Mehdi Uysal’ın sunuculuğunu yaptığı program, Bitlis İl Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Fatih Camii İmam Hatibi Ömer Işık Hoca’nın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, sinevizyon ve Özlem Ajans sanatçılarının Türkçe ve Kürtçe seslendirdikleri birbirinden güzel ilahi ve ezgilerle devam etti.

“Sahabenin hayatını kendimize örnek almamız lazım”

Programın açılış konuşmasını yapan Bitlis Peygamber Sevdalıları Derneği Başkanı İsmail Elban, katılımlarından dolayı herkese teşekkür etti.

Elban, “Evet, 2015 yılından bu yana Peygamber Sevdalıları olarak, kasım ayını sahabe ayı olarak idrak etmekteyiz. Kasım ayını Efendimiz Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in en yakınında bulunmuş, onun kutlu davetine gönül vermiş, hayatlarını İslam'a adamış, o mübarek sahabe-i kirama ayırmak bizim için büyük bir onur ve sorumluluktur. Onlar Kur'an'ın nazil oluşuna şahitlik etmiş, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in örnek ahlakını bizzat yaşamış ve bizlere en doğru şekilde aktarmışlardır. Onların hayatları iman, fedakârlık, adalet, merhamet, kararlılık ve itaat gibi en yüksek insani değerlerin pratik uygulamalarıdır. Onlar tıpkı gökyüzündeki yıldızlar gibi doğru yol bulmamız için bize rehberlik eden, yolumuzu aydınlatan yıldızlardır. İçinde bulunduğumuz bu çağda, değerlerin hızla aşındığı, manevi rehberliğe olan ihtiyacın arttığı bir dönemde, sahabe-i kiramın duruşunu, tavizsiz imanını ve yüksek ahlakını kendimize yeniden örnek almamız elzemdir.” diye konuştu.

“Günümüzde Mus’ab bin Umeyr gibi zengin ve yakışıklı bir gencin sapması mümkündür”

Günün anlam ve önemine binaen konuşan Akademisyen Dr. Sertaç Tekdal, Hazreti Mus’ab bin Umeyr’in hayatının ve yaşantısından kesitler sundu.

Hidayete ulaşmanın yolu, doğduğu coğrafyadan değil, temiz bir fıtrattan geçtiğinin altını çizen Tekdal, Mus’ab bin Umeyr’in böylesi bir fıtratta sahip olduğunu vurguladı.

Tekdal, “585 yılında Mekke'de doğduğu rivayet edilir. Zengin ve varlıklı bir aile içerisinde doğmuş olmasına rağmen masumiyetini, iffetini, hiçbir zaman bozmamış, kaybetmemiş bir şahsiyet. Normal koşullarda bugün öyle zengin bir ortama, zengin bir varlıklı bir ortama sahip olan bir genci saptırma, yoldan sapma riskleri çok yüksektir. Maalesef günümüz koşullarında bunlar birer risk faktörüdür. Ve bir insan, bir toplumda bir genç bunlara sahipse, bir de üstüne üstlük yakışıklı, gayet güzel bir simaya sahip olan, parmakla gösterilen ve genç kızların belki de hayallerini süsleyen böyle bir gencin, böyle bir şahsiyetin yoldan sapması mümkündür.” dedi.

“Mus’ab bin Umeyr’in tertemiz fıtratı, onu İslam'a ulaştırdı”

Mus’ab bin Umeyr’in hayatındaki masumiyetine değinen Tekdal, “Ama Mus'ab bin Ümeyr, tüm bunlara sahip olmasına rağmen, onun hayatındaki masumiyeti, onun iffetini her daim koruduğunu görüyoruz. Buradan şu noktaya varmaya çalışacağız. Mus'ab bin Ümeyr, Allah Resulü Aleyhissalatu Vesselam'ın da ifade ettiği gibi ‘Mekke'de onun gibi güzel giyinen bir genç görmedim.’ diye buyuruyor. Ki onun elbiseleri, onun kokuları Yemen'den ve diğer diyarlardan özel olarak getirirdi. Böyle bir genç, hiç onun durumunda olan başka bir genç, söz konusu değildi. Ama bu masumiyetini korudu ve bu masumiyeti onun bu tertemiz fıtratı, onu İslam'a ulaştırdı. Onu gökteki yıldızlardan biri yaptı ve bugün bizler konuşuyoruz. Kıyamete kadar tüm müminler onu konuşmaya devam edecek.” diye konuştu.

“Hidayete ulaşmanın yolu doğduğu coğrafyadan geçmiyor”

“İşte hidayete ulaşabilmenin belki de yolu buradan geçiyor. Hidayeti hak edebilmek bu yoldan geçiyor. Bunu hak edebilmek temiz bir fıtrata sahip olmayı gerektirir.” diyen Tekdal, “Hidayet Allah'tandır. Allah'ın bir lütfudur. Fakat onu hak edene Allah Teala gönderiyor. Onu hak edene Allah Teala veriyor hidayeti. Zira hidayete ulaşmanın yolu doğduğu coğrafyadan geçmiyor. Mus'ab bin Ümeyr, Mekke'de, Beytullah'ın olduğu yerde doğdu. Bunu tertemiz fıtratı ve yüreğiyle hak etti. Allah-u Teala ona o şerefi nasip etti. Ama Beytullah ki en kutsal dünyadaki bir mekân, en kutsal yer ama Ebu Leheb de orada vardı. Ebu Cehil de vardı. Velid bin Muğire de vardı. O kadar kutsal bir mekân, Beytullah'ın etrafında tavaf yapıyorlardı ama bu şerefe nail olamadılar. Hidayete nail olamadılar. Bu lütfu kazanamadılar. Doğdukları coğrafya o coğrafya, yanı başlarında Allah Resulü Aleyhisselam ama hidayete ulaşamadılar. Dolayısıyla bizler hidayet bu yüce şerefi ancak tertemiz yüreğimiz ve fıtratımızla elde edebiliriz. Sevdamızla, aşkımızla, isteğimizle bunu elde edebiliriz. Bunu yürekten isteyince, gerçekten bir arayış olursa, Allah Teala nerede olursak olalım o hidayeti nasip ediyor. Avrupa'nın en rezil vatandaşlarından ne nadide güller yetişiyor. Ama ashabın diyarı, Peygamberler diyarı olan coğrafyada yaşayan bizler, nice bedbaht insanlarla karşılaşıyoruz.” ifadesini kullandı.

HÜDA PAR İl Başkanı Cengiz Karakaya, bazı STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaşın katıldığı program, Emrullah Uysal Hoca’nın yaptığı dua ile sona erdi. (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —