Tarih: 22.02.2026 15:55

Bakan Yardımcısı Aydın: Milletin inancıyla kavga etmek özgürlük değil, vesayetçi bir dayatmadır

Facebook Twitter Linked-in

Aydın, paylaşımında "Türkiye Artık Eski Türkiye Değil!" ifadesini kullanarak, "Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından yayımlanan Ramazan Genelgesi, Türkiye’nin inançları özgürce yaşayabilme yolculuğunda ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından son derece anlamlıdır." dedi. Ramazan ayının taşıdığı manevi değerlere dikkat çeken Aydın, "Ramazan; asırlardır bu milletin inanç değerleriyle birlikte yaşadığı rahmet, merhamet, paylaşma ve dayanışma iklimidir." ifadelerini kullandı. Okullarda Ramazanın evrensel değerlerinin anlatılmasının laikliğe aykırı olmadığını belirten Aydın, "Okullarda Ramazanın sabır, yardımlaşma ve ahlak gibi evrensel değerlerinin anlatılması laikliğe karşı değil, insan yetiştirmenin özüne hizmet eder." değerlendirmesinde bulundu.

"Laikliği, ideolojik bir araç haline getirme çabasından başka bir şey değildir"

Genelgenin gönüllülük esasına dayandığını vurgulayan Aydın, "Gönüllülük esasına dayanan, herhangi bir dayatma içermeyen ve milletimizin inanç değerleriyle örtüşen bu yaklaşım; devlet ile toplum arasındaki mesafenin yakınlaştığını, kamunun artık kendi milletinin kültürel ve manevi kodlarıyla barışık bir zeminde hareket ettiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu yönüyle de takdiri hak etmektedir." dedi. Ramazan ayının manevi iklimine uygun hassasiyet gösterilmesinin laikliğe aykırı olarak değerlendirilmesini eleştiren Aydın, "Ramazan ayının manevi iklimine uygun bir hassasiyet gösterilmesini ‘laikliğe aykırı’ olarak değerlendirmek, laikliği özgürlük ilkesi olmaktan çıkarıp ideolojik bir araç haline getirme çabasından başka bir şey değildir." ifadelerini kullandı. Aydın, "Laiklik, inancı kamusal alandan silmek değil, bilakis herkesin inancını özgürce yaşayabilmesini güvence altına almaktır." dedi.

"Geçmişte yasakçı anlayışların bedeli ödendi"

Geçmişte yaşanan mağduriyetlere de değinen Aydın, "Laiklik kılıfının arkasına saklanarak bu ülkenin değerleriyle, milletin inancıyla ve çocukların manevi gelişimiyle kavga etmek özgürlük değil, vesayetçi bir dayatmadır." ifadelerini kullandı. "Türkiye, geçmişte laiklik üzerinden yürütülen yasakçı anlayışların bedelini fazlasıyla ödemiştir." diyen Aydın, "Başörtüsü yasağı sebebiyle üniversite kapılarında gözyaşı döken genç kızlarımızın, sırf inancı gereği tercih ettiği kıyafet nedeniyle veya katsayı adaletsizliği yüzünden eğitim hakkından mahrum bırakılan öğrencilerimizin, kamu kurumlarında çalışabilmek için inancı ile mesleği arasında tercih yapmaya zorlanan nice insanımızın yaşadığı derin mağduriyetler hafızalarımızdadır. Bu haksızlıklar toplumsal vicdanda derin yaralar açmış, millet-devlet ilişkisine zarar vermiştir." dedi.

"Ne zorunluluk ne ayrımcılık var"

Aydın, mevcut durumda kılık-kıyafet serbestisinin bulunduğunu belirterek, "Hamdolsun ki bugün kılık-kıyafet serbesttir ve her alanda fırsat eşitliği esastır. Gençlerimiz ayrımcılığa uğramadan özgürce eğitim alabilmekte, kamuda çalışabilmektedir ve laiklik elden gitmemiştir." ifadelerini kullandı. Ramazan Genelgesi’ni inanç özgürlüğünün bir yansıması olarak değerlendiren Aydın, "Bu bakımdan Ramazan genelgesi kamusal alanda da inancını yaşayabilme özgürlüğünün bir tezahürüdür. Ne bir zorunluluk vardır ne de bir ayrımcılık. İsteyen Ramazanın manevi atmosferini yaşar, istemeyen mesafesini korur. Devletin görevi de bu çoğulcu zemini adaletle muhafaza etmektir." dedi. Aydın, açıklamasının sonunda, "Milletimizin inanç değerleriyle kavga eden, onları kamusal alandan silmeye çalışan zihniyetin artık toplumsal karşılığı kalmamıştır. Aziz milletimiz, kendi değerleriyle barışık bir yönetim anlayışını güçlü biçimde desteklemektedir ve bu kazanımlardan geri adım atılmasına da müsaade etmeyecektir." ifadelerine yer verdi. (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —