Tarih: 01.01.2026 12:28

Buzlu veya karlı kaygan zeminde yaralanmalara karşı yapılması gerekenler?

Facebook Twitter Linked-in

Son günlerde ülke genelinde etkili olan kar yağışı ve buzlanma, acil servislere başvurularda ciddi artışa neden oldu.

Konuyla ilgili konuşan Gökdemir, basit düşmelerin dahi hayati risk oluşturabileceğini belirterek, hem ilk yardım hem de korunma yöntemleri hakkında önemli bilgilere yer verdi.

Özellikle düşmelere bağlı kırık, çıkık ve kafa travmaları yoğun bir şekilde meydana geldiğini ifade eden Gökdemir, vatandaşların tedbirli olması gerektiğini vurguladı.

Gökdemir, kış şartlarının acil servislerde ciddi bir yoğunluğa neden olduğunu belirterek “Son günlerde kar yağışı ve buzlanma nedeniyle ciddi sağlık sorunları ortaya çıkmakta, acil servisler bu tür hastalarla yoğunlaşmaktadır. Hem yeşil alanlar hem de travma bölgeleri bu durumdan etkilenmekte ve sağlık çalışanlarını yoğun bir şekilde meşgul etmektedir." dedi.

“En sık rastlanan yaralanmalar: El bileği, kalça, omuz ve ayak bileği”

Kaygan zeminlerde ölümle sonuçlanabilecek veya kalıcı sakatlığa neden olacak yaralanmaların olabileceğine dikkat çeken Gökdemir “Soğuk hava, kar ve buzlanma koşullarında ortaya çıkan sorunlar, basit yaralanmalardan hayati tehlike oluşturacak kadar ciddi olanlara kadar geniş bir yelpazede değişmektedir. Düşmelere bağlı olarak kırık, çıkık ve burkulmalar görülürken, ölümle sonuçlanabilecek veya kalıcı sakatlığa neden olacak yaralanmalar da olabilmektedir. En sık rastlanan yaralanmalar el bileği, kalça, omuz ve ayak bileğinde meydana gelir. Ayrıca kafa, batın ve göğüs gibi hayati organları içeren bölgelerin travmaya uğraması da olasıdır ve bu durumlar ciddi hayati risk taşır.” şeklinde belirtti.

Yaralanmaların yaş gruplarına göre farklılık gösterdiğini ifade eden Gökdemir “Yaş gruplarına bakıldığında, çocukların aktif ve dinamik yapıları nedeniyle daha sık yaralanma eğilimindedir. Ancak kemik yapılarının daha yumuşak olması nedeniyle ‘Yaş ağacı kırıkları’ daha sık görülür; ölümcül riskler çocuklarda yetişkinlere göre nispeten düşüktür, ancak yine de dikkatli olunması gerekir. Yaşlı bireylerde ise kemik yoğunluğunun düşük olması, osteoporoz riskinin yüksekliği, bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi nedenlerle daha ciddi kırıklar ortaya çıkabilir. Yaşlılarda yaralanmalar daha az görülse de meydana geldiklerinde durumlar genellikle daha ağır seyreder.” ifadelerini kullandı.

“Kişide şişlik ve ağrı olduğu durumunda 15-20 dakika süreyle soğuk uygulama yapılmalıdır”

Buzlu ve karlı zeminde yaşanan kazalarda ilk yardımın hayati önem taşıdığını vurgulayan Gökdemir, yapılması gerekenleri şu sözlerle anlattı:

“Öncelikle güvenli ortam oluşturmak lazım. Yaralanan kişiyi tehlikeli bir ortamdan (örneğin yoğun trafiğin olduğu yerden) güvenli bir alana taşımak gerekir. Ancak mümkün olduğunca hareket ettirmemek daha iyidir; sadece tehlike altında kalıyorsa dikkatli bir şekilde taşınmalıdır. Omurga yaralanması şüphesi varsa: Boyun, sırt veya bacak bölgesinde ağrı varsa, kişi hareket ettirilmemelidir. Özellikle omurga için herhangi bir sıkıntı var ise destek sağlanmalı ve derhal 112 çağrılmalıdır. Bununla beraber şahsın bilinç durumu kontrolü sağlanmalıdır. Yaralananın bilinci yerinde mi, sorulara cevap veriyor mu, nefes alıp veriyor mu gözlemlenmelidir. Cevap vermeyen, hareket edemeyen veya nefes alamayan durumlarda hemen 112’ye başvurulmalıdır. Olası dış kanama durumunda kanayan bölgeye bastırma yapılarak kanama kontrol altına alınmalıdır. Yaralanmış uzuv mümkünse kalp seviyesinden biraz daha yüksek veya en azından kalp seviyesinde tutulmalıdır. Kişide şişlik ve ağrı olduğu durumunda ise imkânı dahilinde 15-20 dakika süreyle soğuk uygulama yapılmalıdır. Kırık veya çıkık şüphesi varsa morarma, şekil bozukluğu veya şiddetli ağrı görülüyorsa bölge hareket ettirilmemeli, mümkün olduğunca sabitlenmeli ve yardım ekibi çağrılmalıdır. Hipotermi riski, çok soğuk ortamlarda gelişebilir. Yaralanan kişi, palto, bez parçası gibi malzemelerle kaplanarak aşırı soğuktan korunmalıdır, yardım ekibi gelene kadar bu durum dikkatle izlenmelidir.”

Hangi durumlarda hayati tehlikenin söz konusu olduğunu da açıklayan Gökdemir “Elde, bacakta burkulma, kırık, çıkık gibi durumlar varsa ve aşırı kanama yoksa, bu durumlar nispeten hayati tehlike arz etmez. Ancak yine de ciddi bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmeli; gerekli önlemler alındıktan sonra 112 çağrılmalı ve hasta acil servise veya hastaneye götürülmelidir. Bununla birlikte hastada bilinç kaybı varsa, sorulara cevap veremiyorsa, şiddetli ağrısı varsa, ağır kırık veya çıkık şüphesi mevcutsa, iç kanama şüphesi varsa ya da hasta şiddetli bir şekilde kafasını çarptığı düşünülüyorsa, bu durumlarda hayati tehlike olabilir ve derhal 112 çağrılmalıdır.” şeklinde ifade etti.

“Ayakkabıların ayak bileğini destekleyebilmesi tercih edilmelidir”

Koruyucu tedbirlerin önemine de değinen Gökdemir, vatandaşlara şu uyarılarda bulundu:

“Tedbiri her zaman önceden almak gerekir. Öncelikle hava raporları dikkatle takip edilmelidir. Kar yağışı veya buzlanma olduğu zamanlarda, gerekmedikçe dışarı çıkılmamalıdır. Soğuk hava ve buzlanma büyük bir risk oluşturur; özellikle yaşlı bireyler için bu durum daha önemlidir. Eğer çıkış mecburiyeti varsa, evden çıkmadan önce basit önlemler alarak travmalardan, kırık ve çıkıklardan korunabiliriz. Kıyafetler mümkün olduğunca kalın, sıcak, tutucu ve esnek olmalıdır. Ayakkabılar kauçuk tabanlı, kaymaz ve altı tırtıklı olmalıdır. Bu tür ayakkabılar kaymaları ve düşmeleri büyük ölçüde önler. Ayrıca ayakkabıların ayak bileğini destekleyebilmesi tercih edilmelidir. Çünkü bu dönemde burkulmalar sık görülür. Burkulmalar tam çıkıklardan farklı olsa da, ciddi sağlık sorunlarına, iş kaybına neden olabilir, küçük damarları yaralayarak konforu ve genel sağlığı olumsuz etkileyebilir. Ayak bileğini kavrayan botlar bu konuda önemli koruma sağlar. Kaygan zeminlere (özellikle apartman girişleri, iş yerlerinin ön kısımlarında kullanılan mermer gibi zeminler) dikkat edilmelidir. Bu zeminler buz veya karla kaplandığında fark edilmeden düşmelere, kırık ve çıkıklara yol açabilir; kafa çarpması olması durumunda ölüm dahil ciddi sonuçlarla karşılaşılabilir. Yine üst geçitler ve merdivenler üzerinde dikkatli olunmalı, buzlu ve karlı havalarda eller cebinde tutulmamalıdır. Eller en önemli denge sağlayıcı organlarımızdır; ayaklarımız kadar kollarımız da dengemizi korumada görev alır. Elleri cebinde tutmak bu denge mekanizmasından mahrum kalmamıza neden olur. Mümkün olduğunca yavaş ve dengeli yürünmelidir. Destek alınarak veya tutunarak şekilde ilerlemek uygun olacaktır.” (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —