HÜDA PAR Eğitim İşleri Başkanlığı, okullardaki seçmeli ders sürecine dikkat çekmek ve anadil konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla Bingöl'de panel düzenledi. "Zıvanê Dadiya Xu Vicneno/A-Ana Dilimi Seçiyorum" başlıklı düzenlenen panelde dil çeşitliliğinin ilahi bir nimet ve zenginlik olduğu, anadilde eğitimin seçmeliden çıkarılarak kesintisiz bir şekilde tanınması gerektiğine vurgu yapıldı.
Eğitim, kültür ve kimlik ekseninde anadilin öneminin ele alındığı programda, anadilde eğitimin bireysel gelişimden toplumsal barışa uzanan yönleri kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Bingöl Belediyesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen program Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Programda açılış konuşması yapan HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Eğitim İşleri Başkanı Yahya Oğraş, eğitim öğretimin temel insani birer hak olduğu gibi anadilde eğitimin de insani ve islami bir hak olduğunu vurguladı.
"Dilini kaybeden toplumlar hafızasını, benliğini ve nihayetinde ruhunu kaybetmeye mahkûmdur"

Yahya Oğraş
Kur'an-ı Kerim'in "Oku" ayetinin salt bir talimat değil, bilakis insanı bilgi, tefekkür ve iletişimle kuşatan ilahi bir çağrı olduğunu belirten Oğraş, "Okumanın ve konuşmanın olduğu her yerde insanın ruhuna nakşolmuş bir dil vardır. Bu çeşitlilik bir nimet ve zenginliktir. Ne var ki, Anayasa’nın 42'nci maddesi, bu fıtri hakkın önünde bir engel olarak durmaktadır. Bu engelin kaldırılması samimi tüm siyasi aktörlerin ve insani sorumluluğudur." dedi.
"Dilimi Konuşuyor, İnancımı Yaşıyorum" temasıyla düzenlenen bu panel, sadece bir bilgilendirme platformu değil aynı zamanda hafızayı canlandırma çabası olduğunun altını çizen Oğraş, "Zira dil, kimliğin taşıyıcı damarıdır. Onu kaybeden toplumlar hafızasını, benliğini ve nihayetinde ruhunu kaybetmeye mahkûmdur. Tarih bize şunu öğretmiştir: Kültürlere ve medeniyetlere yönelik saldırılar, her zaman dilden başlar. Bu topraklar, yüzyıllar boyunca farklı dillerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı bir tecrübeye sahiptir. Toplumsal birlik, tek tipleşme üzerinden değil farklılıkların tanınması ve karşılıklı saygı temelinde güçlenir. Eğitim politikalarının da bu tarihsel ve toplumsal gerçekliği dikkate alması önemlidir." ifadelerini kullandı.
"Dil, tarihsel kültürümüzü ve istikbalimizi aydınlatan en değerli hazinemizdir"

Mevcut mevzuatın seçmeli dersler için anadillerin öğretilmesi alanında sınırlı da olsa bir imkân sunduğunu, ancak asıl talebin anadilde eğitimin "seçmeli" ve "sınırlı" bir lütuf olmaktan çıkarılarak ilk kademeden son kademeye kadar kesintisiz bir şekilde tanınması olduğunu vurgulayan Oğraş, anadilin eğitim sürecinde daha kapsayıcı ve erişilebilir biçimde yer alması hem bireysel gelişime hem de toplumsal barışa katkı sağlayacağını söyledi.
Oğraş, "Anadilini seçen bir öğrencinin aynı zamanda Kur’an-ı Kerim, Siyer ve Temel Dini Bilgiler gibi köklerine ait dersleri de seçebilmesi bütünlüklü bir kimlik inşası için elzemdir. Tarihsel kültürümüz, istikbalimizi aydınlatan en değerli hazinemizdir. Bu panelin, bu kutlu ve insani davada yeni ufuklar açmasını, hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinize saygılarımı sunuyorum." şeklinde konuştu.
Program, panelistlerin sunumlarıyla devam etti. (İLKHA)