HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Muş’ta gerçekleştirdiği saha gözlemlerini ve vatandaşların taleplerini kamuoyuyla paylaştı.
Muş merkezi ve ilçelerinde çeşitli temaslarda bulunduğunu anımsatan Demir, Muş'a gerçekleştirdiği ziyaretin ardından Meclis’te yaptığı açıklamada, tarımdan sağlığa, işsizlikten altyapıya kadar kronikleşen sorunları gündeme taşıdı.
“Siyaset kurumu bu sorunlarla yüzleşmeli”
Muş’un kronikleşen sorunlarının siyaset kurumunun gündemine taşınması ve kentin hak ettiği yatırımları alması için acil adımların atılması gerektiğini ifade eden Demir, “Muş ilinin dikkat çekilmesi gereken, siyaset kurumunun gündemine gelmesi gereken birçok sorununu, birçok meselesini tespit ettik ve toplumun da bu anlamda bizden çok fazla talebi oldu. Bu nedenle Muş'u sorunlarıyla ön plana çıkarıp siyaset kurumunun bu sorunlarla yüzleşmesini sağlamak gerekiyor.” dedi.
“Muş’un nüfusu her geçen gün azalıyor”
Türkiye’nin en genç nüfusuna ve en verimli ovalarından birine sahip olan Muş'un sosyoekonomik olarak geride bırakıldığını ifade eden Demir, “Şehir merkezinin nüfusu şu anda yüz binin altına düşmüş. Oysa konum olarak Muş, serhat bölgemizin gelişmeye açık bir noktasında; Diyarbakır, Batman, Bingöl, Erzurum, Bitlis, Ağrı gibi şehirlerin ortasında, güzel bir ovada, çok çeşitli imkânlara sahip bir coğrafya. Hava, kara, demir yolu bağlantıları itibarıyla her tarafla bağlantılı bir il. Çok geniş ve verimli bir ovaya sahip. Ancak bu anlamda gerekli ilgiyi görmediği için bütün bu avantajlar dezavantaja dönmüş.” ifadelerini kullandı.
Stratejik konumuna rağmen gerekli yatırımı alamayan Muş’un, altyapı sorunları ve tarımdaki daralma nedeniyle göç kıskacından kurtulamadığını belirten Demir, tarım ve hayvancılıkta yaşanan gerilemenin de nüfus kaybını hızlandırdığına dikkat çekti.
“Memurlar Muş'a gitmiyor”
Altyapı eksikliği ve düşük yaşam standartları nedeniyle ciddi oranda dış göç veren Muş’un, kamu görevlileri ve nitelikli iş gücünü kentte tutmakta zorlandığını belirten Demir, “Doktorlarımız, öğretmenlerimiz, diğer kamu kurumlarında çalışan memurlar bile Muş'a gitmektense istifa etmeyi tercih ediyor, insanlar Muş’a gitmiyor.” diye konuştu.
“Muş'un tam donanımlı bir hastaneye ihtiyacı var”
Muş'ta yaşanan doktor ve tıbbi imkân yetersizliğinin halkı canından bezdirdiğini, temel bir hak olan sağlık hizmetine ulaşabilmek için vatandaşların siyaset kurumundan acilen somut adımlar atmasını beklediğini belirten Demir, şunları aktardı:
“Muş gibi bir ilin henüz sağlık imkânlarına kavuşmamış olması, bu anlamda çok ciddi sıkıntılar yaşıyor olması hepimizin bir ayıbı. Bir devlet hastanesi var ama çok kıt imkânlarla çalışıyor; yeteri kadar doktor yok. Dolayısıyla insanlar tedaviye ulaşamıyor. Kışın zor şartlarını da hesaba kattığımız zaman ciddi hastalıklarda vatandaşlarımız çevre illere sevk ediliyor. Muş'un ivedi bir şekilde bütün imkânlara sahip, tam donanımlı bir hastaneye ihtiyacı var.”
“Verimli arazilerde sadece kuru tahıl tarımı yapılıyor”
Murat ve Karasu nehirlerinin ortasında yer alan Muş Ovası’nın, su kaynaklarına rağmen altyapı eksikliği nedeniyle kuru tarıma mahkum bırakıldığına dikkat çeken Demir, “Suya kavuşturulsaydı, yılda iki defa hasat alma imkânı olurdu. Pamuk, pancar, mısır ve diğer ürünler sulu tarıma açılmış olacak ve vatandaşlarımız ciddi anlamda bir geçim kapısına kavuşacaktı. Dolayısıyla insanların Muş’tan göç etmesi gerekmeyecekti.” dedi.
“Alparslan-2 Projesi hızlandırılmalı”
Türkiye’nin en büyük tarımsal altyapı yatırımları arasında yer alan Alparslan-2 Projesinde sulama kanallarının bitiş tarihi olarak 2037 yılının öngörülmesinin bölge ekonomisinde endişeye neden olduğunu belirten Demir, projenin bir an önce tamamlanması için Tarım ve Orman Bakanlığı’na çağrıda bulundu:
“Bu memleket uzun bir süre daha bu imkânlardan mahrum kalacak. Alparslan-2 Projesinin hızlı bir şekilde tamamlanmasının sağlanması gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığımızın bu konuda inisiyatif alması gerekiyor.”
“Girdi maliyetleri el yakıyor, insanlar hayvancılığı terk edip batıya gidiyor”
Milletvekili Demir, artan girdi maliyetleri nedeniyle bölge halkının tarım ve hayvancılığı terk ederek batı illerine göç etmek zorunda kaldığını belirterek, “Hayvancılık malum, o bölgenin çok ciddi bir geçim kaynağıydı. Hemen hemen her evde daha önce yüzlerce küçükbaş hayvan olurdu, her köy tarım ile ayakta kalırdı ama şu anda çok yüksek girdi maliyetleri, pahalılık nedeniyle hayvancılık yapılamıyor. Çünkü girdi maliyetleri çok yüksek. Bu masraflar karşılanamıyor, insanlar hayvancılığı terk ediyor. Teşviklerin artırılması ve insanların memleketlerine dönerek tarım ve hayvancılıkla uğraşmalarının sağlanması gerekiyor.” dedi.
Muş Ovası’nın simgesi olan şeker pancarı üretiminin sulama projelerinin ihmal edilmesi ve fabrikaların yok pahasına özelleştirilmesi nedeniyle durma noktasına geldiğine dikkat çeken Demir, pancar üretiminin yeniden canlandırılması için altyapı yenileme ve destekleme çağrısında bulundu.
“20 dönüm pancarın maliyeti 500 bin lira”
Stratejik ürünler için devlet eliyle koruma kalkanı oluşturulmasını talep eden Demir, “Muş'un simgesi hâline gelen şeker pancarı için kentte bir şeker fabrikası kurulmuştu. Vatandaşlar Muş Ovası’nda şeker pancarıyla uğraşabiliyorlardı. Eski sulama imkânları bozulduğu için artık insanlar şeker pancarını ekemiyorlar, maliyetler çok yükselmiş. 20 dönümlük şeker pancarı tarımının maliyeti 500 bin lira olduğu için insanlar pancarı da terk etmiş. Şeker pancarı üretiminin teşvik edilmesi, maliyetlerinin düşürülmesi ve insanların bu tarıma yönelmelerinin sağlanması o bölgenin çok ciddi bir ihtiyacı hâline gelmiş. Bu politikaların artırılması, teşvik edilmesi ve şeker pancarı üretiminin artırılması gerekiyor.” çağrısında bulundu.
Şekerin stratejik bir gıda maddesi olduğuna dikkat çeken Demir, satılan fabrikaların yeniden devlete devredilmesini ve Türkiye'nin gıdada kendine yetebilmesi için pancar üretimine tam güvence verilmesini talep etti.
“Uyuşturucu köylere, ilkokullara kadar inmiş”
Muş genelinde uyuşturucu kullanımının korkunç boyutlara ulaştığını belirten Demir, “Türkiye genelinde olduğu gibi Muş'ta da uyuşturucu kullanımı çok yayılmış. Birçok muhtarımızın ifadesine göre, uyuşturucu köylere kadar inmiş. İlkokula kadar inen bu illet; neslimizi, gençliğimizi maalesef bizden alıp götürüyor.” şeklinde konuştu.
“Etkin bir uyuşturucuyla mücadele politikasına ihtiyaç var”
Nesli korumak adına uyuşturucuyla mücadelede acil ve etkin bir devlet politikasının devreye konulması gerektiğini söyleyen Demir, “Sadece torbacılara, kullanıcılara değil; baronlara, dağıtıcılara, üreticilere yönelinmesi gerekiyor. Bu noktada da çok ciddi ve etkin bir uyuşturucuyla mücadele politikasına şiddetle ihtiyaç var.” dedi.
“Muş bunu hak etmiyor”
Muş’ta kronikleşen trafik ve otopark sorununa da dikkat çeken Demir, “Muş ilimiz küçük bir şehir olmasına rağmen şehirde yatırım, yenilenme olmadığı için böyle bir şehirde bile trafik sorunu var. Çünkü şehirde iki tane ana yol var ve bu iki tane ana yol da trafikten dolayı maalesef kilitleniyor. Yeni yollar açma, otopark inşa etme gibi yatırımlar yok. Muş bunu hak etmiyor.” serzenişinde bulundu.
Demir, Muş’un sorunlarını aktardığı basın açıklamasının son bölümünde siyaset kurumuna, hükümete ve yerel yetkililere çağrıda bulunarak kalıcı ve kapsamlı stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. (İLKHA)