Kasım ayında başlayan ve bazı bölgelerde şubat ayına kadar devam eden buğday ekiminin ardından çiftçiler, azot içeren gübreleri tarlalara serpmeye başladı. Üreticiler, bu yıl yağışlardan genel olarak memnun olduklarını ancak ekim döneminde fazla yağış ve geç ekim nedeniyle buğdayın seyrek çıktığını belirtiyor.
Gübre, mazot, elektrik ve ilaç fiyatlarının sürekli yükseldiğini İLKHA mikrofonuna ifade eden çiftçiler, devlet desteklerinin sürmemesi halinde üretimin ciddi şekilde azalabileceği uyarısında bulundu. Çiftçiler, ekim döneminde yoğun yağış ve çamurlu toprak nedeniyle ekimlerin geciktiğini, bunun da ürün çıkışını olumsuz etkilediğini söyledi.
Yaklaşık 50 yıldır çiftçilik yapan Abdulgafur Çakar, gübrenin, buğdayın gelişimi açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, "Şu an ilkbahar gübresi atıyoruz. Babamızdan kalan bu mesleği yaklaşık 50 yıldır sürdürüyorum. Eskiden gübreyi tarlaya elle atardık, şimdi traktörle atıyoruz. Mühendislerle yaptığımız görüşmelere göre bu gübrenin etkisi yaklaşık 40 gün sürüyor. Bu süre boyunca azot sağlayarak buğdayın çimlenmesine, boy atmasına ve tanelerinin iri olmasına katkı sağlıyor. Aynı zamanda verimi de artırıyor. Gübre atmazsak üründen verim alamayız." dedi.
Geçen yıl verimin oldukça iyi olduğunu hatırlatan Çakar, bu yıl ise daha düşük rekolte beklediklerini söyleyerek, "Gübrenin maliyeti çok yüksek. 400 dönüm arazi için yaklaşık 460 bin liralık gübre aldım. Bunun yanında mazot masrafı da var. Mazot durumu çok kötü. Savaşlar nedeniyle fiyatlar çok arttı ve bazen bulmak bile zor oluyor. Geçen sene mısır ekilmediği için buğdayda rekolte çok güzeldi. Dönüm başına 650–750 kiloya kadar çıkıyordu. Bu yıl 500 kilo alırsak Allah'a şükredeceğiz. Çünkü bu yıl çok yağış olduğu için buğday seyrek çıktı, bazı yerlerde toprak yapısı bozuldu." ifadelerini kullandı.
"Allah'ın izniyle çimlenme devam ederse ve yağmur da sürerse umudumuz var"
Üretim maliyetlerinin oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Çakar, "Masraflarımız çok yüksek. Dönüm başına yaklaşık 500–600 kilo buğdaya denk gelen bir masraf var. Eğer 400 kilo ürün alırsak ancak maliyeti karşılıyoruz. 400 kilonun üstüne çıkarsa şükrediyoruz. Sulama, biçme, ilaçlama gibi giderlerimiz var. Bir de zekâtını veriyoruz, Allah'ın malını da yemeyiz. 500 kilo ürün gelirse bize yaklaşık 20 kilo kalıyor. 700 kilo gelirse 100–150 kilo civarında bir kazanç kalıyor. Allah'ın izniyle çimlenme devam ederse ve yağmur da sürerse umudumuz var. Yağmur bu yıl güzel geldi, Allah bize rahmet etti. Ama geç ekim de buğdayın seyrek olmasına neden oldu. Bazı çiftçi komşularımız ikinci kez ekim yaptı ama biz yapmadık. Allah'ın vereceğiyle yetineceğiz." şeklinde belirtti.
Şahabettin Çakar da şu anda ilkbahar gübreleme sezonunda olduklarını belirterek "Şu an ilkbahar dönemi gübreleme sezonundayız. Ekilen buğdaylara gübre atıyoruz. Buğday ekimi kasım ayında başladı, bu yıl bazı yerlerde şubat ayına kadar devam etti. Ekimi geç yaptık." dedi.
"Ekinler ekildikten sonra yağış olması avantaj sağlar"
Bu yıl verimin önceki yıllara göre düşük olabileceğini ifade eden Çakar, "Rabbimizden umudumuzu hiçbir zaman kesmiyoruz ama diğer yıllara göre bu sene biraz verimsiz görünüyor. Çamurlu toprak ve geç ekim nedeniyle buğdaylar seyrek çıktı. Ekim döneminde yağışların çok olması bizim için dezavantaj oluyor. Ancak ekinler ekildikten sonra yağış olması avantaj sağlar. Ayrıca buğdayın filizlenmesi için sıcaklık da gerekiyor. Geçen sene dönüm başına 600, 700 hatta 800 kilo ürün alıyorduk. Bu sene ise belki 400 kiloya kadar düşebilir. Şu an net bir şey söylemek zor ama beklentimiz o yönde." şeklinde konuştu.
"Bizi en çok zorlayan masrafların başında elektrik geliyor"
Çakar, girdi maliyetleri ve devlet desteğine dikkat çekerek, şu ifadeleri aktardı:
"Bizi en çok zorlayan masrafların başında elektrik geliyor. Bunun yanında mazot, gübre ve ilaçlama giderleri var. Geçen yıl maliyetler daha düşüktü ama bu yıl ciddi şekilde arttı. Gübre fiyatları da çok yükseldi. Çiftçiler gübreyi bir süre önce 24 liradan alıyordu. Biz ekimi geciktirdiğimiz için gübreyi geç aldık ve şu anda fiyatı 30 liraya kadar çıktı. Devletten her zaman destek talep ediyoruz. Açıkçası çiftçilik Türkiye'de çok zor hale geldi. Devlet desteğini çekerse çoğu çiftçi bu işi bırakır. Çünkü masraflar karşılanamazsa kimse ekin ekmez." (İLKHA)