Tarih: 18.02.2026 07:29

Nükleer ikiyüzlülük: ABD teste hazırız dedi, Çin'i suçladı

Facebook Twitter Linked-in

ABD yönetimi, düşük güçlü nükleer testlere yeniden başlayabileceği mesajını verdi. Açıklama, Washington'un Çin'i gizli nükleer denemeler yapmakla suçladığı bir dönemde geldi.

ABD, en son 1992 yılında patlayıcı nükleer test gerçekleştirmişti. 1992’den bu yana patlayıcı nükleer test yapmayan Washington, şimdi ise "eşitlik temelinde" yeniden test yapabileceğini savunuyor.

Açıklama, ABD ile Rusya arasındaki son stratejik silah sınırlama anlaşması olan New START'ın süresinin dolmasının ardından geldi. ABD Başkanı Donald Trump daha önce Çin'i de kapsayan yeni bir anlaşma çağrısı yapmıştı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Silahların Kontrolü ve Yayılmasının Önlenmesi'nden sorumlu yetkilisi Christopher Yao, Washington'un nükleer test seçeneğini masada tuttuğunu belirtti. Ancak bunun 1952'de Pasifik'te gerçekleştirilen Ivy Mike gibi büyük atmosferik patlamalar anlamına gelmediğini savundu.

Öte yandan ABD'li bir başka yetkili, Çin'i 22 Haziran 2020'de Lop Nur bölgesinde düşük güçlü bir nükleer patlama yapmakla suçladı. Washington, sismik verilerin "tekil bir patlamaya" işaret ettiğini ileri sürdü.

Pekin ise suçlamaları "asılsız ve siyasallaştırılmış" olarak niteledi ve gönüllü olarak uyguladığı nükleer test yasağına bağlı olduğunu açıkladı. Çin, 1996’da Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Anlaşması’nı (CTBT) imzaladı ancak henüz onaylamadı. ABD de anlaşmayı imzalayan fakat onaylamayan ülkeler arasında yer alıyor.

Washington'da ise yeni bir tartışma alevlendi. ABD uzun yıllardır "Stok Yönetim Programı" çerçevesinde, gelişmiş simülasyonlar ve kritik altı deneylerle nükleer cephaneliğinin güvenliğini sağladığını savunuyordu. Şimdi ise bazı çevreler, Çin'in cephaneliğini hızla modernize ettiğini öne sürerek gerçek patlayıcı testlerin yeniden başlatılmasını gündeme taşıyor.

Uzmanlar ise canlı nükleer testlerin hem teknik hem mali açıdan son derece karmaşık ve riskli olduğunu, ayrıca küresel ölçekte yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebileceğini belirtiyor.

Artan karşılıklı suçlamalar, dünya siyasetinde nükleer gölgenin yeniden büyüdüğüne işaret ediyor. (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —