Tarih: 17.01.2026 12:11

Prof. Dr. Ebu Zeyd: Kudüs, İslam’a düşman sömürgeci projelerin her zaman hedefi olmuştur

Facebook Twitter Linked-in

13-19 Ocak tarihleri arasında, Dünya İslam âlimleri tarafından belirlenen "Dünya Kudüs Haftası" tüm dünyada çeşitli etkinliklerle ihya ediliyor. Mardin Artuklu Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Vasfi Aşur Ebu Zeyd, "Dünya Kudüs Haftası" hakkında İLKHA mikrofonuna önemli açıklamalarda bulundu.

Ebu Zeyd, Her durumda Kudüs ve Filistin'in, Müslümanlarla Müslüman olmayanlar arasındaki küresel çatışmanın ve mücadelenin merkezi olduğunu vurguladı. Kudüs topraklarında iki büyük projenin çarpıştığına dikkat çeken Ebu Zeyd, bu projelerin İslam projesi ve tüm renkleriyle küfür projesi olduğunu aktardı.

Bu yıl Dünya Kudüs Haftası'nın anlamlı günlere denk geldiğini belirten Ebu Zeyd, "Son birkaç yıldır, İslam âlimler ve birlikleri ve tarafından, 'Dünya Kudüs Haftası'nı düzenlemekte olup âlimler tarafından çeşitli etkinliklerle ihya edilmektedir. Söz konusu bu yıl, Recep ayının son haftasında yapılmaktadır ve bunun birkaç gerekçesi vardır. Birincisi; İsrâ ve Mi’rac münasebetidir. Çünkü İsrâ yolculuğu Mescid-i Aksa’da sona ermiş, Mi’rac yolculuğu da Mescid-i Aksa’dan Sidretü’l-Müntehâ’ya, yani yüce semalara doğru başlamıştır. İkincisi ise; Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü fethetmesinin yıl dönümü olmasıdır. Bu hafta boyunca faaliyetler yoğunlaştırılmaktadır; Kudüs’e dair özel seminerler, video paylaşımları, makaleler artırılmakta ve sosyal medya üzerinden çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Bütün bunlar, Kudüs davasının yeniden canlandırılmasına ve gündemde tutulmasına katkı sağlamaktadır. Aynı zamanda âlimlerin ve davetçilerin, bu davayı hatırlatma, dillendirme ve ona sahip çıkma görevlerini yerine getirmelerine imkân tanımakta; böylece Kudüs meselesi, toplumsal bilincin merkezinde canlı tutulmaktadır." şeklinde konuştu.

"Kudüs topraklarında iki büyük proje çarpışmaktadır: İslam projesi ve tüm renkleriyle küfür projesi"

Ebu Zeyd, küfür ehlinin kendi içinde parçalanmış olsa da Müslümanlara ve Müslümanların ilk kıblesine karşı yürütülen savaşta birleştiğini belirterek, "Kudüs, tarih boyunca ve daima Müslüman olmayanların hedefi olmuştur. Bir dönem kin dolu Haçlılar, bir dönem ise hilekâr ve suçlu siyonizm tarafından hedef alınmıştır. Her durumda Kudüs ve Filistin, Müslümanlarla Müslüman olmayanlar arasındaki küresel çatışmanın ve mücadelenin merkezi olmuştur. Kudüs topraklarında iki büyük proje çarpışmaktadır: İslam projesi ve tüm renkleriyle küfür projesi. Küfür kendi içinde parçalanmış olsa da, Müslümanlara ve Müslümanların ilk kıblesine karşı savaşta birleşmektedir. Şairin dediği gibi: "Bize karşı birleşirler, kendi aralarında dağılıp ayrılırlar; böylece biz kurtların avı hâline geliriz… Kendi aralarında dağınıktırlar; fakat Müslümanlara saldırı çağrısı yapıldığında birleşir, ihtilaflarını unutur ve tek bir el olurlar.' Nitekim bunu 'Aksa Tufanı'nda açıkça gördük. Ne yazık ki, Arap dünyası da dâhil olmak üzere bütün dünya, bu süreçte iş birliği yapmış ve davaya ihanet etmiştir. Siyonist yapı, Gazze’de ve yer altındaki birkaç bin mücahit asker karşısında büyük zorluklar yaşamış, buna rağmen herkes onların karşısında saf tutarak savaşa katılmıştır." ifadelerini aktardı.

"Kudüs, İslam’a düşman sömürgeci projelerin her zaman hedefi olmuştur"

Ebu Zeyd, Kudüs'ü hedef alanların İslam’ı ve İslam sancağını taşıyanları ortadan kaldırma amacında olduklarını ifade ederek, "Kudüs, İslam’a düşman sömürgeci projelerin her zaman hedefi olmuştur. Amaç, İslam’ı ve İslam sancağını taşıyanları ortadan kaldırmaktır. Bugün içinde bulunduğumuz dönem yani siyonist işgalin Kudüs, Beytülmakdis ve tüm Filistin üzerindeki hâkimiyeti bizi, Selahaddin Eyyubi ve Nureddin Mahmud Zengi dönemine götürmektedir. O dönemde de Müslüman beldelerine karşı son derece vahşi Haçlı seferleri düzenlenmiş, her türlü suç işlenmiş ve tüm kutsallar çiğnenmiştir. Bugün yaşananlar, o dönemin birebir aynısıdır. Siyonist düşmanın bugün Kudüs’te, Beytülmakdis’te ve Gazze’de Müslümanlara karşı sergilediği tutum, daha önce kin dolu Haçlıların Mescid-i Aksa’da İslam ve Müslümanlara karşı yaptıklarının aynısıdır." dedi.

"Silah olmadan hiçbir Müslüman belde özgürleşemez"

Mescid-i Aksa ve Filistin'in ancak imanın ihyası ve Müslüman beldelerin birliğiyle özgürleşebileceğine vurgu yapan Ebu Zeyd, şöyle konuştu:

"Selahaddin Eyyubi, Beytülmakdis’i üç temel unsurla özgürleştirmiştir: Birincisi, imanı kalplerde yeniden diriltmek. İkincisi, Müslüman beldelerini birleştirmek (Mısır ve Şam). Üçüncüsü ise kalpleri Mescid-i Aksa ve Beytülmakdis sevgisiyle arındırmak ve beslemek. Eğer bugün de özgürlük istiyorsak, aynı yolu izlemek zorundayız. Öncelikle Mısır ve Şam’ın birliği gereklidir ve bu inşallah olacaktır. Ancak bundan önce imanın ihyası şarttır. Çünkü iman ihya edildiğinde, uzun mesafelere ve çok sayıda zahmetli işe gerek kalmaz. İman, Müslümanların kalplerinde canlandığında; yardım görevini, kardeşlik sorumluluğunu ve kutsallarını koruma görevini kendiliğinden yerine getireceklerdir. Çünkü Filistin’deki kutsal mekânlar yalnızca Filistinlilere ait değildir; bütün İslam ümmetinin kutsallarıdır. Filistin, ancak imanın ihyası ve Müslüman beldelerin birliğiyle özgürleşebilir."

"Ayrıca Kudüs’ün ve Beytülmakdis’in önemi, merkezi konumu ve değeri, Müslümanların kalplerinde yeniden diriltilmelidir. Sonrasında ise özgürlük, 'Allahu Ekber' nidalarıyla, silahla ve Allah yolunda cihatla gerçekleşecektir. Bunun ardından müzakereler, anlaşmalar ve benzeri süreçler gelebilir; ancak silah olmadan hiçbir Müslüman belde özgürleşemez, hele ki Filistin gibi bir belde asla. Filistin, ancak cihatla ve sadece cihatla özgürleşir. Bunun dışındaki her şey, Allah yolunda cihadın tamamlayıcı unsurlarıdır. Çünkü düşman, yalnızca bir dili anlar: Mızrakların dili, silahın dili ve Allah yolunda verilen silahlı cihadın dili." (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —