Ra'ad, söz konusu saldırının yalnızca Hizbullah’a değil, Lübnan devletine, ordusuna ve halkına yönelik açık bir saldırı olduğunu belirterek, işgalci siyonist rejimin eylemlerini uluslararası hukukun ihlali olarak tanımladı. Lübnanlı yetkili, siyonist düşmanın saldırılarını durdurmak için her türlü karşılığın verilmesinin meşru bir hak olduğunu ifade etti.
Bir basın röportajında konuşan Ra'ad, saldırıların Lübnan’daki herhangi bir siyasi partinin güvenlik zafiyetiyle ilişkilendirilemeyeceğini, bunun ülkeye karşı yürütülen sistematik bir baskı stratejisi olduğunu söyledi.
Hizbullah yetkilisi ayrıca, caydırıcılık tartışmalarına yönelik eleştirilere yanıt vererek, savunmanın yalnızca silahla değil, devlet, ordu, millet ve direniş bütünlüğüyle işleyen bir süreç olduğunu vurguladı.
Ra'ad, 27 Kasım 2024’teki ateşkes anlaşmasının işgalci siyonist rejim tarafından defalarca ihlal edildiğini savunarak, bu ihlallerin ABD’nin tam siyasi desteği altında gerçekleştiğini belirtti. Lübnanlı yetkili, bu durumun uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve ateşkesin ABD tarafından garanti edilmesine rağmen hiçbir mekanizmanın işletilmediğini söyledi.
Birleşmiş Milletler’in son yıllarda yayımladığı çeşitli raporlarda da işgalci siyonist rejimin sivil altyapıya yönelik saldırıları, orantısız güç kullanımı ve Gazze’deki saldırılardaki insani koşullar konusunda uluslararası hukuka uyum çağrıları yer almıştı. Lübnanlı yetkililer, bu raporları işaret ederek işgalci siyonist rejimin cezasızlıkla hareket ettiğini öne sürüyor.
Ra'ad, ABD’nin Lübnan üzerindeki baskılarını artırdığını savunarak, Washington’un işgalci siyonist rejim ile yapılan ateşkes anlaşmasının uygulanmasını zayıflatan adımlar attığını öne sürdü. ABD’nin işgalci siyonist rejimi eleştirmek yerine koruma sağlayan bir siyasi şemsiye sunduğunu iddia etti.
Ayrıca ABD’nin Lübnan’a gönderdiği özel temsilcinin sunduğu belgenin Lübnan’dan işgalci siyonist rejim ile normalleşme talep ettiğini söyleyerek, bunu fiilî bir teslimiyet dayatması olarak nitelendirdi.
işgalci siyonist rejim ile herhangi bir siyasi müzakere ihtimalinin gerçekçi olmadığını belirten Ra'ad, tek mümkün yaklaşımın işgalci siyonist rejimi saldırıları durdurmaya ve Lübnan topraklarından çekilmeye zorlamak olduğunu söyledi.
Ra'ad, Lübnan’ın savunma stratejisinin yalnızca askeri değil, siyasi ve ulusal bir mutabakatla oluşturulması gerektiğini vurguladı. Aksi durumda hiçbir stratejinin işlevsel olamayacağını belirtti.
Lübnanlı yetkili, işgalci siyonist rejimin saldırganlığını tarihsel bir politika olarak nitelendirerek, Filistin topraklarının işgali, sivillerin yerinden edilmesi ve uluslararası hukukta savaş suçu olarak değerlendirilebilecek uygulamalar nedeniyle uzun süredir çok sayıda uluslararası kurum tarafından eleştirildiğini hatırlattı.
Ra'ad, mevcut bölgesel gerilimin Lübnan iç siyasetine de baskı uyguladığını, dış güçlerin ülkenin zayıflığından faydalanmaya çalıştığını ifade etti. Ülkenin resmi tutumunun halkın acı ve sıkıntılarını öncelemesi halinde dış baskılar karşısında daha güçlü durabileceğini söyledi.
Ra'ad, Lübnan’daki yaklaşan seçimlerin vaktinde yapılması gerektiğini, Hizbullah’ın ittifaklarının Emel Hareketi ile başlayıp farklı topluluklara yayıldığını belirtti. Hizbullah’ın siyasi varlığını sınırlandırmaya yönelik girişimlerin başarısız olduğunu belirtti. (İLKHA)