Tarih: 16.01.2026 18:27

Siverek’te “Miraç’ımız Kudüs” açıklaması: Mescid-i Aksa özgürse dünya özgürdür

Facebook Twitter Linked-in

Sulu Cami’de Cuma namazı çıkışında gerçekleştirilen etkinliğe; Siverek’te faaliyet yürüten çok sayıda sivil toplum kuruluşu, siyasi parti temsilcileri ve ilçe halkı yoğun katılım göstererek destek verdi.

“Kudüs ümmetin ilk kıblesidir”

Temsilcilik adına basın açıklamasını okuyan Eğitimci-Yazar Hüseyin Şeker, konuşmasına İsra Suresi ve Mescid-i Aksa’nın önemini vurgulayan hadislerle başladı.

Şeker, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. ‘Kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan (Mekke’den), çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya (Kudüs’e) götüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir ki ona ayetlerimizden bazılarını gösterelim. Şüphesiz O, hakkıyla işiten ve hakkıyla görendir.’ (İsra Suresi, 1)

Kur’an-ı Kerim’in ‘çevresini mübarek kıldığımız’ diye tavsif ettiği, Resulullah’ın (s.a.v.) yeryüzünde kurulan ikinci mescid olarak övdüğü, ümmetin haremi ve ilk kıblesi olan; Hz. Davud, Hz. Süleyman, Hz. Musa ve Hz. İsa gibi büyük tevhid önderlerinin mabedi ve Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) miraç durağı Beytülmakdis (Kudüs) toprakları, insanlığın düşmanı olan ve Allah’ın lanetlediği siyonistlerin necis ayaklarından temizlenmeyi beklemektedir.”

“Gazze halkı yalnız bırakılamaz”

Mescid-i Aksa’nın tarihte hiç olmadığı kadar esaret altında olduğunu belirten Şeker, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Melun siyonist katiller, uzun yıllardır dünya üzerinde kurdukları ve Aksa Tufanı ile deşifre olan iktidarlarının merkezi olarak bu mukaddes beldeyi seçmişlerdir. Ümmetin dağınık hâlinden ve bitmek bilmeyen iç mücadelelerinden faydalanan siyonist katiller, Mescid-i Aksa’da her türlü melaneti işlemeye devam etmektedir.

Ulusal ve millî çıkarların peşine düşmüş ümmetin şerefini ise başta Gazzeli mücahitler olmak üzere Filistinli kardeşlerimiz canlarıyla ve kanlarıyla korumaya devam etmektedir. Oysa nebilerin mabedi, müminlerin haremi ve ilk kıblesi olan Kudüs, sadece Filistin’deki Müslümanların kutsalı değildir. Ümmetin, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’ye gösterdiği ihtiramın bir benzerini Mescid-i Aksa’ya da göstermesi bir zorunluluktur.

Ancak kavmî ve mezhebî ihtilaflar, ümmetin ilk kıblesi için harcaması gereken enerjiyi kendi iç çatışmalarıyla tüketmesine neden olmaktadır. Siyonist katillerin desteklediği bu ihtilaflar, gündemimizin ilk sırasında olması gereken Mescid-i Aksa’yı ümmetin gündeminden düşürmektedir.

Oysa Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) miraç konağı, bugün ümmetin izzetle bu davaya sahip çıkmasını beklemektedir. Bu akidevî ve tarihî sorumluluk bizleri beklemektedir. Üç yıldır soykırımın her türlüsüne maruz kalan Gazze halkı, bu sorumlulukta yalnız bırakılamaz.”

“Kudüs seferberliğine ihtiyaç var”

“Kudüs Haftası” vesilesiyle tüm Müslümanları harekete geçmeye çağıran Şeker, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bu nedenle Recep ayının son haftası olarak ilan edilen Kudüs Haftası münasebetiyle, ümmetin tüm bileşenleri bütün ihtilafları bir kenara bırakarak vahşi siyonist katillerin necis ayakları altında kalan Mescid-i Aksa’yı kurtarmak için harekete geçmelidir.

‘Mescid-i Aksa özgürse dünya özgürdür’ şiarıyla düşünmeli, mazlum Gazze halkı ve Filistinlilerin yalnız bırakılmasına son vermeliyiz. Dirilişin ve direnişin merkezi Mescid-i Aksa için ayağa kalkmak hepimizin sorumluluğudur.

Üç yıldır devam eden soykırımın ‘ateşkes’ aldatmacasıyla bittiği algısı oluşturulmak istenmektedir. Oysa Filistin halkı için soykırım hâlâ devam etmektedir. Bu vesileyle her alanda maddi ve manevi bir Mescid-i Aksa ve Kudüs seferberliğine ihtiyaç vardır.”

Program, yapılan duaların ardından sona erdi. (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —