• BIST 100

    15446,37%1,25
  • DOLAR

    43,27% 0,22
  • EURO

    50,19% -0,10
  • GRAM ALTIN

    6374,59% -0,30
  • Ç. ALTIN

    10426,81% 0,75

3 yaşından sonra hala çoğu sesi yanlış çıkarıyorsa dikkat!

22 Ekim 2024, Salı 16:55
22 Ekim 2024, Salı 16:55
3 yaşından sonra hala çoğu sesi yanlış çıkarıyorsa dikkat!
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Uzmanlar, dil ve konuşma bozukluklarının çocukların hem sosyal hem de akademik gelişimlerini doğrudan etkileyebildiğini dile getirdi.

Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, 22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü nedeniyle, okula yeni başlayan çocuklarda sıkça görülen dil ve konuşma bozukluklarını değerlendirdi.

Okul çağında en sık görülen dil ve konuşma bozuklukları neler?

Okul çağındaki çocuklarda en sık görülen dil ve konuşma bozukluklarının konuşma sesi bozuklukları, akıcılık bozuklukları ve ses bozuklukları olduğunu ifade eden Hazel Ezgi Dündar, “Konuşma sesi bozuklukları çoğunlukla bazı sesleri yanlış üretme örneğin ‘araba’ yerine ‘ayaba’ deme şekline görünür. Bazen de sesleri dilin kurallarına uygun şekilde üretememe, yer değiştirme, ses/hece ekleme ve çıkartma ya da konuşma seslerine dair farkındalığa sahip olmama şeklinde kendini gösterebilir. Akıcılık bozuklukları ise duraklamalar, tekrarlar ve uzatmalar şeklinde görülebilir. Çocuklarda ses bozukluğu olduğu ise sesinde kısıklık, tizlik, nefeslilik ve sesini zorlanarak çıkartma durumları gözlemlendiğinde düşünülebilir.” dedi.

Sosyal ortamlarda daha çekingen kalabiliyorlar

Dil ve konuşma bozukluklarının çocukların hem sosyal hem de akademik gelişimlerini doğrudan etkileyebildiğini dile getiren Dündar, “Sosyal olarak, bu çocuklar kendilerini doğru ve anlaşılır bir şekilde ifade edemedikleri için akranlarıyla iletişim kurmakta zorluk yaşayabilirler. Bu, onların arkadaş edinmesini ve grup oyunlarına katılmasını zorlaştırabilir, hatta özgüven eksikliğine ve içe kapanıklığa neden olabilir. Örneğin, anlaşılırlığı düşük olan, kekemelik veya ses bozukluğu olan bir çocuk, sınıf içinde konuşmaktan çekinebilir, bu da onların sosyal ortamlarda daha çekingen kalmalarına yol açabilir.” diye konuştu.

Akademik başarıları da olumsuz etkilenebiliyor

Akademik açıdan, dil ve konuşma becerilerinin okuma, yazma, dinleme ve anlama gibi akademik yeteneklerin temelini oluşturduğunu kaydeden Dündar, “Konuşma bozukluğu olan çocuklar dil becerileri akranları ile eş seviyede gelişmediğinde akademik başarıları da olumsuz etkilenebilir.” diye belirtti.

Okuma problemlerinin, çocukların okuma hızında, doğruluğunda ve anlama becerilerinde yaşıtlarına göre gerilik göstermesi ile tanımlandığını da kaydeden Dündar, “Yaygın okuma problemlerinde, çocukların harfleri doğru bir şekilde tanıyamaması veya kelimeleri doğru sıralama ve heceleme konusunda yaşadıkları zorluklarla karakterizedir. Ayrıca, okuma sırasında çok yavaş olabilirler ve okuduğu metni anlamada zorluk yaşayabilirler. Tüm bu yaşanan zorluklar özellikle fonolojik farkındalık, kelime dağarcığı ve diğer dil alanlarındaki becerilerin yeterli seviyede gelişememesinden kaynaklanabilir.” şeklinde konuştu.

Erken yaşlardaki okuma problemlerinin ileriye dönük etkileri neler olabilir?

Okuma ve okuduğunu anlama güçlükleri erken yaşta fark edilip müdahale edilmezse, çocuğun eğitim hayatı boyunca ve sonrasında ciddi sorunlara yol açabildiğini de ifade eden Dündar, şöyle devam etti:

“Bu çocukların, yaşıtlarıyla aralarındaki akademik fark zamanla açılabilir. Ayrıca, bu güçlükler çocukların özgüvenini düşürebilir. Kendini başarısız hissetme ve okuma-yazma aktivitelerinden kaçınma gibi davranışlar, uzun vadede öğrenmeye karşı olumsuz bir tutum geliştirmelerine neden olabilir. Okuma becerisi akademik hayatın her aşamasında önemlidir; bu nedenle okuma problemleri olan çocuklar, gelecekte de bilgi edinme ve anlama konusunda sıkıntılar yaşayabilirler. Erken dönemde çözüme kavuşturulmayan okuma güçlükleri, iş hayatında dahi kendini gösterebilir.”

Ebeveynler neler yapabilir?

Ebeveynlerin, çocukların dil ve okuma becerilerini geliştirmek için evde çeşitli stratejiler uygulayabileceğini de söyleyen Dündar, “Öncelikle, çocukla konuşmaya ve ona kitap okumaya vakit ayırmak çok önemlidir. Kitap okuma alışkanlığını küçük yaşlarda kazandırmak, çocuğun kelime dağarcığını genişletir ve dil becerilerini geliştirir. Bunun yanında, günlük konuşma pratiği için ebeveynler çocuklarıyla her gün bolca sohbet etmeli, onları kelimeleri doğru kullanmaya teşvik etmeli ve konuşmalarına pozitif geri bildirim vermelidir. Harflerle, kelimelerle veya seslerle ilgili oyunlar oynayarak çocuğun dil ve okuma becerilerini eğlenceli bir şekilde geliştirmek mümkündür. Çocuklar okuma veya konuşma hataları yaptığında ebeveynler sabırlı olmalı ve onları düzeltici, motive edici şekilde yönlendirmelidir.” dedi.

Dil ve konuşma terapisti ne zaman değerlendirilmeli?

“Eğer bir çocuk 3 yaşından sonra hala çoğu sesi yanlış çıkarıyorsa, 4 yaşından sonra hala birçok kelimeyi anlaşılamayacak şekilde söylüyorsa, kekemelik belirtileri gösteriyorsa (örneğin, 6 aydan uzun süren tekrarlar, bloklar, uzatmalar), ses tonu veya volümünde anormallikler varsa (örneğin sürekli ses kısıklığı), yaşıtlarına kıyasla dil becerileri belirgin şekilde geri kalıyorsa, anlamlı cümleler kurmakta zorlanıyor ve kelime dağarcığı sınırlıysa, mutlaka bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirilmelidir.” diyen Hazel Ezgi Dündar, erken değerlendirmenin, sorunların büyümeden çözüme kavuşturulmasında önemli rol oynadığını da dile getirdi.

Terapistlerin rolü nedir?

Dil ve konuşma terapistlerinin okuma güçlüğü yaşayan çocuklarla çalışırken, çocukların dil becerilerini ve fonolojik farkındalıklarını geliştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Hazel Ezgi Dündar, “Terapistler, sesleri ayırt etme ve kelimeleri parçalara ayırma gibi fonolojik farkındalık becerilerini geliştirir. Bu beceriler, çocuğun harf-ses ilişkisini kurmasına yardımcı olur. Bazı çocuklar, harfleri/sesleri yanlış ürettikleri için okuma güçlüğü yaşarlar. Artikülasyon problemleri bu sebeple okuma yeteneğini doğrudan etkiler. Terapistler, çocuğun doğru sesleri çıkarması ve bu sesleri farkındalıkla okuma sürecine katması için çalışır. Okuma güçlüğü çeken çocuklar genellikle sınırlı bir kelime dağarcığına sahiptir. Terapistler, çocuklarla kelime öğrenme ve anlamlandırma çalışmaları yaparak kelime dağarcığını genişletir. Bu sayede çocuklar okuduğunu daha iyi anlar ve kelimeleri daha hızlı tanır. Terapistler, çocuğun okuduğu metni anlamasını sağlamak için okuma stratejileri öğretir. Örneğin, bir metni okurken ana fikirleri bulma, önemli detayları ayırt etme ve okuduğunu özetleme gibi beceriler kazandırılır.” değerlendirmesinde bulundu.

Erken dönemde neler yapabilir?

Dil ve konuşma açısından desteğe ihtiyacı olduğuna karar verilen çocukların fonolojik farkındalık becerileri, dil ve kelime dağarcığı gelişimini oyun temelli yaklaşımlar yardımıyla desteklenebildiğini kaydeden Hazel Ezgi Dündar, “Erken dönemde yapılan müdahaleler okuma güçlüğünün, akademik pek çok zorluğun ve bunların sonucunda yaşanacak psikolojik güçlüklerin önlenmesine yardımcı olur. Böylece çocukların daha güçlü bir dil temeli oluşturarak akademik başarılarını artırmalarına ve duygusal gelişimlerini sağlıklı ilerletmelerini destekler.” şeklinde sözlerini tamamladı. (İLKHA)

Peygamber Sevdalıları Vakfı, Dünya Kudüs Haftası münasebetiyle mesaj yayımladı

Bursa Uludağ Üniversitesi’nden 3 boyutlu beton teknolojisinde öncü adım

Umut Kervanı'ndan Suriye'de insani yardım seferberliği

Yarıyıl tatili çocuk ve ergen ruh sağlığını nasıl etkiliyor?

Bingöl'de çocuklardan Gazze hassasiyeti: Harçlıklarını Gazze’deki kardeşlerine bağışladılar

Meteorolojiden 13 il için sarı kodlu uyarı

Azerbaycan'dan Trans-Adriyatik Boru Hattı (TAP) üzerinden Orta Avrupa'ya gaz ihracatı

Arap Birliği: Gazze Komite'sinin kurulması, ikinci aşamasının uygulanması için önemli

BM barış kurulu kurdu, Gazze’de kan durmadı

Vuslat FM Yayın Yönetmeni Emre: Kudüs ve Gazze hassasiyeti Vuslat FM’in temel yayın başlıklarındandır

Ekvador’da 10 bin asker ile "Bütüncül Hücum" operasyonu

Trump’tan Erdoğan’a Gazze Barış Kurulu daveti

Bolu’da minibüs ile otomobil çarpıştı: Bir ölü 9 yaralı

Yetimler Vakfı’ndan Bingöl’de “Her Gün Bir Ekmeğim Gazze’ye” etkinliği

Uçak inmeyen havalimanına terminal: Siirt 5 ay daha ulaşımdan koparılıyor

Filipinler’de atık tesisindeki heyelanda ölü sayısı 35’e yükseldi

Çeşitli suçlardan aranan 225 kişi yakalandı

Âlimlerden İslam âlemine "Gazze'ye desteğinizi arttırın" çağrısı

HAMAS: İşgal rejiminin Gazze’yi yerle bir etmekle övünmesi soykırımın açıkça itirafı

Bakan Yumaklı: Türkiye ürünleri Avrupa’da rafla değil markayla güçlenmeli

Endonezya’da 10 kişiyi taşıyan uçak kayboldu

AGD Genel Başkanı Turhan: siyonist oyunun farkındayız, hedef ümmetin tamamıdır

Umut Kervanı, yılın ilk ayında Bursa'da yüzlerce aileye umut oldu

“Gündemimiz Kudüs olsun” yürüyüşü

Aslanca: İnşaat sektörü zorlu süreçten geçiyor, firmalar daha temkinli hareket ediyor

Çad: Hızlı Destek Kuvvetleri sınırımızı ihlal ederek 7 askerimizi öldürdü

DMM: Türkiye’nin Suriye’de Kürtlere karşı hasmane bir tutum sergilediği iddiaları asılsız

"Gazze halkı dimdik ayakta ve ümmetten her türlü desteği hak etmektedir"

Samsun Valiliği’nden buzlanma, don ve kar yağışı uyarısı

Durmaz: Kudüs ve Gazze insanlığın vicdan sınavıdır

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Peygamber Sevdalıları Vakfı, Dünya Kudüs Haftası münasebetiyle mesaj yayımladı

Bursa Uludağ Üniversitesi’nden 3 boyutlu beton teknolojisinde öncü adım

Umut Kervanı'ndan Suriye'de insani yardım seferberliği

Yarıyıl tatili çocuk ve ergen ruh sağlığını nasıl etkiliyor?

Bingöl'de çocuklardan Gazze hassasiyeti: Harçlıklarını Gazze’deki kardeşlerine bağışladılar

Meteorolojiden 13 il için sarı kodlu uyarı

Azerbaycan'dan Trans-Adriyatik Boru Hattı (TAP) üzerinden Orta Avrupa'ya gaz ihracatı