• BIST 100

    15173,95%0,35
  • DOLAR

    43,19% 0,04
  • EURO

    50,24% -0,12
  • GRAM ALTIN

    6371,95% -0,90
  • Ç. ALTIN

    10334,11% -0,35

3 yaşından sonra hala çoğu sesi yanlış çıkarıyorsa dikkat!

22 Ekim 2024, Salı 16:55
22 Ekim 2024, Salı 16:55
3 yaşından sonra hala çoğu sesi yanlış çıkarıyorsa dikkat!
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Uzmanlar, dil ve konuşma bozukluklarının çocukların hem sosyal hem de akademik gelişimlerini doğrudan etkileyebildiğini dile getirdi.

Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, 22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü nedeniyle, okula yeni başlayan çocuklarda sıkça görülen dil ve konuşma bozukluklarını değerlendirdi.

Okul çağında en sık görülen dil ve konuşma bozuklukları neler?

Okul çağındaki çocuklarda en sık görülen dil ve konuşma bozukluklarının konuşma sesi bozuklukları, akıcılık bozuklukları ve ses bozuklukları olduğunu ifade eden Hazel Ezgi Dündar, “Konuşma sesi bozuklukları çoğunlukla bazı sesleri yanlış üretme örneğin ‘araba’ yerine ‘ayaba’ deme şekline görünür. Bazen de sesleri dilin kurallarına uygun şekilde üretememe, yer değiştirme, ses/hece ekleme ve çıkartma ya da konuşma seslerine dair farkındalığa sahip olmama şeklinde kendini gösterebilir. Akıcılık bozuklukları ise duraklamalar, tekrarlar ve uzatmalar şeklinde görülebilir. Çocuklarda ses bozukluğu olduğu ise sesinde kısıklık, tizlik, nefeslilik ve sesini zorlanarak çıkartma durumları gözlemlendiğinde düşünülebilir.” dedi.

Sosyal ortamlarda daha çekingen kalabiliyorlar

Dil ve konuşma bozukluklarının çocukların hem sosyal hem de akademik gelişimlerini doğrudan etkileyebildiğini dile getiren Dündar, “Sosyal olarak, bu çocuklar kendilerini doğru ve anlaşılır bir şekilde ifade edemedikleri için akranlarıyla iletişim kurmakta zorluk yaşayabilirler. Bu, onların arkadaş edinmesini ve grup oyunlarına katılmasını zorlaştırabilir, hatta özgüven eksikliğine ve içe kapanıklığa neden olabilir. Örneğin, anlaşılırlığı düşük olan, kekemelik veya ses bozukluğu olan bir çocuk, sınıf içinde konuşmaktan çekinebilir, bu da onların sosyal ortamlarda daha çekingen kalmalarına yol açabilir.” diye konuştu.

Akademik başarıları da olumsuz etkilenebiliyor

Akademik açıdan, dil ve konuşma becerilerinin okuma, yazma, dinleme ve anlama gibi akademik yeteneklerin temelini oluşturduğunu kaydeden Dündar, “Konuşma bozukluğu olan çocuklar dil becerileri akranları ile eş seviyede gelişmediğinde akademik başarıları da olumsuz etkilenebilir.” diye belirtti.

Okuma problemlerinin, çocukların okuma hızında, doğruluğunda ve anlama becerilerinde yaşıtlarına göre gerilik göstermesi ile tanımlandığını da kaydeden Dündar, “Yaygın okuma problemlerinde, çocukların harfleri doğru bir şekilde tanıyamaması veya kelimeleri doğru sıralama ve heceleme konusunda yaşadıkları zorluklarla karakterizedir. Ayrıca, okuma sırasında çok yavaş olabilirler ve okuduğu metni anlamada zorluk yaşayabilirler. Tüm bu yaşanan zorluklar özellikle fonolojik farkındalık, kelime dağarcığı ve diğer dil alanlarındaki becerilerin yeterli seviyede gelişememesinden kaynaklanabilir.” şeklinde konuştu.

Erken yaşlardaki okuma problemlerinin ileriye dönük etkileri neler olabilir?

Okuma ve okuduğunu anlama güçlükleri erken yaşta fark edilip müdahale edilmezse, çocuğun eğitim hayatı boyunca ve sonrasında ciddi sorunlara yol açabildiğini de ifade eden Dündar, şöyle devam etti:

“Bu çocukların, yaşıtlarıyla aralarındaki akademik fark zamanla açılabilir. Ayrıca, bu güçlükler çocukların özgüvenini düşürebilir. Kendini başarısız hissetme ve okuma-yazma aktivitelerinden kaçınma gibi davranışlar, uzun vadede öğrenmeye karşı olumsuz bir tutum geliştirmelerine neden olabilir. Okuma becerisi akademik hayatın her aşamasında önemlidir; bu nedenle okuma problemleri olan çocuklar, gelecekte de bilgi edinme ve anlama konusunda sıkıntılar yaşayabilirler. Erken dönemde çözüme kavuşturulmayan okuma güçlükleri, iş hayatında dahi kendini gösterebilir.”

Ebeveynler neler yapabilir?

Ebeveynlerin, çocukların dil ve okuma becerilerini geliştirmek için evde çeşitli stratejiler uygulayabileceğini de söyleyen Dündar, “Öncelikle, çocukla konuşmaya ve ona kitap okumaya vakit ayırmak çok önemlidir. Kitap okuma alışkanlığını küçük yaşlarda kazandırmak, çocuğun kelime dağarcığını genişletir ve dil becerilerini geliştirir. Bunun yanında, günlük konuşma pratiği için ebeveynler çocuklarıyla her gün bolca sohbet etmeli, onları kelimeleri doğru kullanmaya teşvik etmeli ve konuşmalarına pozitif geri bildirim vermelidir. Harflerle, kelimelerle veya seslerle ilgili oyunlar oynayarak çocuğun dil ve okuma becerilerini eğlenceli bir şekilde geliştirmek mümkündür. Çocuklar okuma veya konuşma hataları yaptığında ebeveynler sabırlı olmalı ve onları düzeltici, motive edici şekilde yönlendirmelidir.” dedi.

Dil ve konuşma terapisti ne zaman değerlendirilmeli?

“Eğer bir çocuk 3 yaşından sonra hala çoğu sesi yanlış çıkarıyorsa, 4 yaşından sonra hala birçok kelimeyi anlaşılamayacak şekilde söylüyorsa, kekemelik belirtileri gösteriyorsa (örneğin, 6 aydan uzun süren tekrarlar, bloklar, uzatmalar), ses tonu veya volümünde anormallikler varsa (örneğin sürekli ses kısıklığı), yaşıtlarına kıyasla dil becerileri belirgin şekilde geri kalıyorsa, anlamlı cümleler kurmakta zorlanıyor ve kelime dağarcığı sınırlıysa, mutlaka bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirilmelidir.” diyen Hazel Ezgi Dündar, erken değerlendirmenin, sorunların büyümeden çözüme kavuşturulmasında önemli rol oynadığını da dile getirdi.

Terapistlerin rolü nedir?

Dil ve konuşma terapistlerinin okuma güçlüğü yaşayan çocuklarla çalışırken, çocukların dil becerilerini ve fonolojik farkındalıklarını geliştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Hazel Ezgi Dündar, “Terapistler, sesleri ayırt etme ve kelimeleri parçalara ayırma gibi fonolojik farkındalık becerilerini geliştirir. Bu beceriler, çocuğun harf-ses ilişkisini kurmasına yardımcı olur. Bazı çocuklar, harfleri/sesleri yanlış ürettikleri için okuma güçlüğü yaşarlar. Artikülasyon problemleri bu sebeple okuma yeteneğini doğrudan etkiler. Terapistler, çocuğun doğru sesleri çıkarması ve bu sesleri farkındalıkla okuma sürecine katması için çalışır. Okuma güçlüğü çeken çocuklar genellikle sınırlı bir kelime dağarcığına sahiptir. Terapistler, çocuklarla kelime öğrenme ve anlamlandırma çalışmaları yaparak kelime dağarcığını genişletir. Bu sayede çocuklar okuduğunu daha iyi anlar ve kelimeleri daha hızlı tanır. Terapistler, çocuğun okuduğu metni anlamasını sağlamak için okuma stratejileri öğretir. Örneğin, bir metni okurken ana fikirleri bulma, önemli detayları ayırt etme ve okuduğunu özetleme gibi beceriler kazandırılır.” değerlendirmesinde bulundu.

Erken dönemde neler yapabilir?

Dil ve konuşma açısından desteğe ihtiyacı olduğuna karar verilen çocukların fonolojik farkındalık becerileri, dil ve kelime dağarcığı gelişimini oyun temelli yaklaşımlar yardımıyla desteklenebildiğini kaydeden Hazel Ezgi Dündar, “Erken dönemde yapılan müdahaleler okuma güçlüğünün, akademik pek çok zorluğun ve bunların sonucunda yaşanacak psikolojik güçlüklerin önlenmesine yardımcı olur. Böylece çocukların daha güçlü bir dil temeli oluşturarak akademik başarılarını artırmalarına ve duygusal gelişimlerini sağlıklı ilerletmelerini destekler.” şeklinde sözlerini tamamladı. (İLKHA)

ABD'de sokaklar savaş alanına döndü: Minneapolis'te bir kişi daha vurularak öldürüldü

Siirt'te bir fırın Miraç Kandili vesilesiyle vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulundu

Emekli maaşı düzenlemesi komisyonda kabul edildi

Siirt Umut Kervanı’ndan Miraç Kandili’nde ihtiyaç sahiplerine gıda yardımı

Suç örgütlerini övücü paylaşımlara 325 gözaltı

Gazze anlaşmasının ilk aşamasında 1244 ihlal, 449 şehit

Mersin Eğitim Bir-Sen İl Başkanı Yıldız : Ücrette dengesizlik, gelirde adaletsizlik bitsin

Rusya: Ukrayna’daki yabancı askeri birlikler Rus ordusu için meşru hedef

HÜDA PAR Milletvekili Dinç: Madde bağımlılarının sahneye çıkması yasaklanmalı

ABD güçleri Venezuela bağlantılı 6'ncı petrol tankerine el koydu

Adana halkından Miraç Kandili’nde birlik çağrısı: Gazze, Kudüs ve İslam coğrafyası için ortak ses olalım

İran Dışişleri Bakanı, Mısır ve Hindistan'daki mevkidaşlarıyla son gelişmeleri görüştü

Bitlis’te atıl okul, öğretmenin çabasıyla drama sınıfına dönüştü

Umut Kervanı Cizre’de Miraç Kandili vesilesiyle muhtaç ailelere yardım ulaştırdı

Kocaeli’de organize suçlara yönelik operasyonda 18 şüpheli gözaltına alındı

Memur-Sen Bursa'dan kamuda ücret adaletsizliğine tepki

Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş'tan Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne ziyaret

HÜDA PAR İktisat Başkanı Gültekin: 30 Euro'ya kadar vergisiz alışveriş yeniden başlamalı

HÜDA PAR Batman İl Başkanı Şahin: Trafik terörüne dur diyelim

Yetimler Vakfı Miraç Kandili'nde de Gazzelilere günlük sıcak yemek desteğini sürdürdü

Van’da kalbinde 4 santim kitle bulunan kadın sağlığına kavuştu

İşgal kuvvetleri, Suriye'nin güneyine baskın yaparak 3 sivili alıkoydu

Çiftçi’den Gazetemize Nezaket Ziyareti

Şırnak Memur-Sen'den "Adalet" çağrısı

DMM: Öğretmenlerle ilgili CİMER başvurusu iddiaları dezenformasyon

Polonya Başbakanı Tusk: Grönland’a asker göndermeyeceğiz

HÜDA PAR Mersin İl Başkanı Demir: Kudüs’e yönelik ümmet bilinci güçlenmeli

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Medyaya parmak sallayacağınıza görevinizi yapın

Memur-Sen Van Şubesi’nden ücrette denge, gelirde adalet talebi!

Rusya’da İçişleri Bakanlığına ait eğitim merkezinde patlama: 9 yaralı

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


ABD'de sokaklar savaş alanına döndü: Minneapolis'te bir kişi daha vurularak öldürüldü

Siirt'te bir fırın Miraç Kandili vesilesiyle vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulundu

Emekli maaşı düzenlemesi komisyonda kabul edildi

Siirt Umut Kervanı’ndan Miraç Kandili’nde ihtiyaç sahiplerine gıda yardımı

Suç örgütlerini övücü paylaşımlara 325 gözaltı

Gazze anlaşmasının ilk aşamasında 1244 ihlal, 449 şehit

Mersin Eğitim Bir-Sen İl Başkanı Yıldız : Ücrette dengesizlik, gelirde adaletsizlik bitsin