• BIST 100

    16041,75%1,46
  • DOLAR

    43,99% 0,09
  • EURO

    51,15% -0,12
  • GRAM ALTIN

    7239,38% -0,24
  • Ç. ALTIN

    11873,13% -0,94

3 yaşından sonra hala çoğu sesi yanlış çıkarıyorsa dikkat!

22 Ekim 2024, Salı 16:55
22 Ekim 2024, Salı 16:55
3 yaşından sonra hala çoğu sesi yanlış çıkarıyorsa dikkat!
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Uzmanlar, dil ve konuşma bozukluklarının çocukların hem sosyal hem de akademik gelişimlerini doğrudan etkileyebildiğini dile getirdi.

Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, 22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü nedeniyle, okula yeni başlayan çocuklarda sıkça görülen dil ve konuşma bozukluklarını değerlendirdi.

Okul çağında en sık görülen dil ve konuşma bozuklukları neler?

Okul çağındaki çocuklarda en sık görülen dil ve konuşma bozukluklarının konuşma sesi bozuklukları, akıcılık bozuklukları ve ses bozuklukları olduğunu ifade eden Hazel Ezgi Dündar, “Konuşma sesi bozuklukları çoğunlukla bazı sesleri yanlış üretme örneğin ‘araba’ yerine ‘ayaba’ deme şekline görünür. Bazen de sesleri dilin kurallarına uygun şekilde üretememe, yer değiştirme, ses/hece ekleme ve çıkartma ya da konuşma seslerine dair farkındalığa sahip olmama şeklinde kendini gösterebilir. Akıcılık bozuklukları ise duraklamalar, tekrarlar ve uzatmalar şeklinde görülebilir. Çocuklarda ses bozukluğu olduğu ise sesinde kısıklık, tizlik, nefeslilik ve sesini zorlanarak çıkartma durumları gözlemlendiğinde düşünülebilir.” dedi.

Sosyal ortamlarda daha çekingen kalabiliyorlar

Dil ve konuşma bozukluklarının çocukların hem sosyal hem de akademik gelişimlerini doğrudan etkileyebildiğini dile getiren Dündar, “Sosyal olarak, bu çocuklar kendilerini doğru ve anlaşılır bir şekilde ifade edemedikleri için akranlarıyla iletişim kurmakta zorluk yaşayabilirler. Bu, onların arkadaş edinmesini ve grup oyunlarına katılmasını zorlaştırabilir, hatta özgüven eksikliğine ve içe kapanıklığa neden olabilir. Örneğin, anlaşılırlığı düşük olan, kekemelik veya ses bozukluğu olan bir çocuk, sınıf içinde konuşmaktan çekinebilir, bu da onların sosyal ortamlarda daha çekingen kalmalarına yol açabilir.” diye konuştu.

Akademik başarıları da olumsuz etkilenebiliyor

Akademik açıdan, dil ve konuşma becerilerinin okuma, yazma, dinleme ve anlama gibi akademik yeteneklerin temelini oluşturduğunu kaydeden Dündar, “Konuşma bozukluğu olan çocuklar dil becerileri akranları ile eş seviyede gelişmediğinde akademik başarıları da olumsuz etkilenebilir.” diye belirtti.

Okuma problemlerinin, çocukların okuma hızında, doğruluğunda ve anlama becerilerinde yaşıtlarına göre gerilik göstermesi ile tanımlandığını da kaydeden Dündar, “Yaygın okuma problemlerinde, çocukların harfleri doğru bir şekilde tanıyamaması veya kelimeleri doğru sıralama ve heceleme konusunda yaşadıkları zorluklarla karakterizedir. Ayrıca, okuma sırasında çok yavaş olabilirler ve okuduğu metni anlamada zorluk yaşayabilirler. Tüm bu yaşanan zorluklar özellikle fonolojik farkındalık, kelime dağarcığı ve diğer dil alanlarındaki becerilerin yeterli seviyede gelişememesinden kaynaklanabilir.” şeklinde konuştu.

Erken yaşlardaki okuma problemlerinin ileriye dönük etkileri neler olabilir?

Okuma ve okuduğunu anlama güçlükleri erken yaşta fark edilip müdahale edilmezse, çocuğun eğitim hayatı boyunca ve sonrasında ciddi sorunlara yol açabildiğini de ifade eden Dündar, şöyle devam etti:

“Bu çocukların, yaşıtlarıyla aralarındaki akademik fark zamanla açılabilir. Ayrıca, bu güçlükler çocukların özgüvenini düşürebilir. Kendini başarısız hissetme ve okuma-yazma aktivitelerinden kaçınma gibi davranışlar, uzun vadede öğrenmeye karşı olumsuz bir tutum geliştirmelerine neden olabilir. Okuma becerisi akademik hayatın her aşamasında önemlidir; bu nedenle okuma problemleri olan çocuklar, gelecekte de bilgi edinme ve anlama konusunda sıkıntılar yaşayabilirler. Erken dönemde çözüme kavuşturulmayan okuma güçlükleri, iş hayatında dahi kendini gösterebilir.”

Ebeveynler neler yapabilir?

Ebeveynlerin, çocukların dil ve okuma becerilerini geliştirmek için evde çeşitli stratejiler uygulayabileceğini de söyleyen Dündar, “Öncelikle, çocukla konuşmaya ve ona kitap okumaya vakit ayırmak çok önemlidir. Kitap okuma alışkanlığını küçük yaşlarda kazandırmak, çocuğun kelime dağarcığını genişletir ve dil becerilerini geliştirir. Bunun yanında, günlük konuşma pratiği için ebeveynler çocuklarıyla her gün bolca sohbet etmeli, onları kelimeleri doğru kullanmaya teşvik etmeli ve konuşmalarına pozitif geri bildirim vermelidir. Harflerle, kelimelerle veya seslerle ilgili oyunlar oynayarak çocuğun dil ve okuma becerilerini eğlenceli bir şekilde geliştirmek mümkündür. Çocuklar okuma veya konuşma hataları yaptığında ebeveynler sabırlı olmalı ve onları düzeltici, motive edici şekilde yönlendirmelidir.” dedi.

Dil ve konuşma terapisti ne zaman değerlendirilmeli?

“Eğer bir çocuk 3 yaşından sonra hala çoğu sesi yanlış çıkarıyorsa, 4 yaşından sonra hala birçok kelimeyi anlaşılamayacak şekilde söylüyorsa, kekemelik belirtileri gösteriyorsa (örneğin, 6 aydan uzun süren tekrarlar, bloklar, uzatmalar), ses tonu veya volümünde anormallikler varsa (örneğin sürekli ses kısıklığı), yaşıtlarına kıyasla dil becerileri belirgin şekilde geri kalıyorsa, anlamlı cümleler kurmakta zorlanıyor ve kelime dağarcığı sınırlıysa, mutlaka bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirilmelidir.” diyen Hazel Ezgi Dündar, erken değerlendirmenin, sorunların büyümeden çözüme kavuşturulmasında önemli rol oynadığını da dile getirdi.

Terapistlerin rolü nedir?

Dil ve konuşma terapistlerinin okuma güçlüğü yaşayan çocuklarla çalışırken, çocukların dil becerilerini ve fonolojik farkındalıklarını geliştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Hazel Ezgi Dündar, “Terapistler, sesleri ayırt etme ve kelimeleri parçalara ayırma gibi fonolojik farkındalık becerilerini geliştirir. Bu beceriler, çocuğun harf-ses ilişkisini kurmasına yardımcı olur. Bazı çocuklar, harfleri/sesleri yanlış ürettikleri için okuma güçlüğü yaşarlar. Artikülasyon problemleri bu sebeple okuma yeteneğini doğrudan etkiler. Terapistler, çocuğun doğru sesleri çıkarması ve bu sesleri farkındalıkla okuma sürecine katması için çalışır. Okuma güçlüğü çeken çocuklar genellikle sınırlı bir kelime dağarcığına sahiptir. Terapistler, çocuklarla kelime öğrenme ve anlamlandırma çalışmaları yaparak kelime dağarcığını genişletir. Bu sayede çocuklar okuduğunu daha iyi anlar ve kelimeleri daha hızlı tanır. Terapistler, çocuğun okuduğu metni anlamasını sağlamak için okuma stratejileri öğretir. Örneğin, bir metni okurken ana fikirleri bulma, önemli detayları ayırt etme ve okuduğunu özetleme gibi beceriler kazandırılır.” değerlendirmesinde bulundu.

Erken dönemde neler yapabilir?

Dil ve konuşma açısından desteğe ihtiyacı olduğuna karar verilen çocukların fonolojik farkındalık becerileri, dil ve kelime dağarcığı gelişimini oyun temelli yaklaşımlar yardımıyla desteklenebildiğini kaydeden Hazel Ezgi Dündar, “Erken dönemde yapılan müdahaleler okuma güçlüğünün, akademik pek çok zorluğun ve bunların sonucunda yaşanacak psikolojik güçlüklerin önlenmesine yardımcı olur. Böylece çocukların daha güçlü bir dil temeli oluşturarak akademik başarılarını artırmalarına ve duygusal gelişimlerini sağlıklı ilerletmelerini destekler.” şeklinde sözlerini tamamladı. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: Dünya derin bir ahlaki kriz yaşıyor

Hizbullah misilleme operasyonlarını sürdürüyor: İşgalcilere 5 kilometre geri çekilme çağrısı

İran'dan Tel Aviv'e "Hayber Şekan" füzeleri: Yarım saatte 3 dalga misilleme

Türkiye'nin Doha Büyükelçiliği’nden Katar'daki vatandaşlara ulaşım duyurusu

Hatay’da durdurulan araçta çuval içerisinde 4 kalaşnikof tüfek ele geçirildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Başta Batı dünyası olmak üzere uluslararası toplum olanları izlemekle yetiniyor

Tokat'ta kar nedeniyle yolu kapanan köydeki hasta helikopterle hastaneye kaldırıldı

Hırvatistan Orta Doğu’daki askerlerini geri çekiyor

Kastamonu’da yurt dışı bağlantılı narkotik operasyonu: 3 tutuklama

Siirt’te silahlı kavga: 1 ölü

HÜDA PAR, ABD ve işgalcilerin 'sahte bayrak' oyununa karşı uyardı

Bursa'da tarihi eser operasyonu: 1 gözaltı

Ağrı’da Ramazan ayının neşesi, minik ellere tatlı ikramı yapılıyor

Hakkari’de 25 yıl hapis cezası bulunan hükümlü yakalandı

HÜDA PAR Milletvekili Dinç: Çınar’daki altyapı ve elektrik sorunları çözülmeli

Orban: Drujba petrol boru hattının açılması için Ukrayna'yı siyasi ve mali baskı araçlarıyla zorlayacağız

İngiliz bakan, İran'a saldırılardaki rolleri hakkında kaçamak cevaplar verdi

ABD, Kuveyt Büyükelçiliği'ni kapattı

Küba ile Ekvador arasında büyükelçi krizi

Cezayir’de askeri nakliye uçağı düştü: 2 ölü, 4 yaralı

BAE'ye gitmekte olan Fransa uçağı geri dönmek zorunda kaldı

DSÖ: Nükleer tesislerin zarar görmesi cddi halk sağlığı sonuçlarına yol açabilir

HÜDA PAR Ağrı Gençlik Kolları’ndan teravih çıkışı salep dağıtıldı

Benzin, motorin ve otogaza zam

Hindistan'da savaş uçağı kayboldu

İran: Ateşkes talebinde bulunmadık, ABD ile müzakere etmeyeceğiz

Ukrayna, Karadeniz'de Rus birliklerini vurdu

Siyonist işgalcilerin Gazze'ye saldırılarında şehit sayısı 72 bin 120'ye yükseldi

Tarımsal destekleme ödemeleri çiftçilerin hesaplarına aktarılacak

Siyonist-ABD'den İran'da sivillere saldırı: 17 şehit

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: Dünya derin bir ahlaki kriz yaşıyor

Hizbullah misilleme operasyonlarını sürdürüyor: İşgalcilere 5 kilometre geri çekilme çağrısı

İran'dan Tel Aviv'e "Hayber Şekan" füzeleri: Yarım saatte 3 dalga misilleme

Türkiye'nin Doha Büyükelçiliği’nden Katar'daki vatandaşlara ulaşım duyurusu

Hatay’da durdurulan araçta çuval içerisinde 4 kalaşnikof tüfek ele geçirildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Başta Batı dünyası olmak üzere uluslararası toplum olanları izlemekle yetiniyor

Tokat'ta kar nedeniyle yolu kapanan köydeki hasta helikopterle hastaneye kaldırıldı