-
BIST 100
15807,88%-0,41
-
DOLAR
44,37% 0,19
-
EURO
51,18% -0,07
-
GRAM ALTIN
6417,41% 2,74
-
Ç. ALTIN
10535,37% -0,74
Bipolar bozukluk son yıllarda artış eğiliminde!
-
A+Buyut
-
A-Kucult
Bipolar bozukluğun, depresyon ve mani dönemlerinin birbirini izlediği iki uçlu bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, toplumda görülme sıklığının son yıllarda artma eğiliminde olduğuna dikkat çekiyor.
Hastalık genellikle anksiyete, madde kullanımı ve metabolik sorunlarla birlikte görüldüğünü ifade eden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sermin Kesebir, 30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında bipolar bozukluğun belirtileri, eşlik eden rahatsızlıkları, döngüsel hassasiyetleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Bipolar bozukluk, depresyon ve mani dönemlerinden oluşuyor!
Bipolar bozukluğun, yineleyen depresyon dönemleri ile bu durumun tam zıttı olan hipomani ve mani dönemlerinin birbirini izlediği iki uçlu bir tablo olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Depresyon sürecinde çökkün bir duygu durum, psikomotor aktivitede azalma; özsaygı, uyku, iştah ve cinsel istekte belirgin değişiklikler ile bilişsel işlevlerde gerileme görülür. Bu durumun bir adım ötesinde değersizlik ve yetersizlik hisleri, daha ileri aşamalarda ise suçluluk duygusu ve intihar düşünceleri tabloya eşlik edebilir.” dedi.
Hipomanik veya manik dönemlerin depresyondan farkına değinen Prof. Dr. Kesebir, “Bu dönemler depresyonun tam zıttı özellikler taşır; özgüvende, enerjide ve psikomotor aktivitede ciddi bir artış yaşanır. Uyku ihtiyacının azalmasıyla birlikte seyreden bu ataklar, klasik bir bipolar bozukluk döngüsü içerisinde depresyon dönemlerini takip eder.” şeklinde konuştu.
Bipolar bozukluk eş tanı açısından zengin bir hastalıktır!
Bipolar bozukluğun toplumda görülme sıklığının yaklaşık yüzde 1 civarında olduğunu dile getiren Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Ancak son yıllarda bir artma eğilimi söz konusudur. Bu artışta, antidepresan ve stimülan (uyarıcı) ilaçların kullanımının büyük bir rolü olduğu düşünülmektedir.” dedi.
Bu bozukluğa sıklıkla eşlik eden diğer rahatsızlıklardan bahseden Prof. Dr. Kesebir, şunları söyledi:
“Bipolar bozukluk eş tanı açısından zengin bir hastalıktır; anksiyete (kaygı) bozuklukları, alkol ve madde kullanım bozuklukları sıklıkla beraber görülür. Son yıllarda daha sıklıkla gördüğümüz bir metabolik sendrom da eşlik ediyor. Başlangıçta ilaç yan etkisi gibi tanımlandıysa da bir eş tanı olarak ele alıyoruz. Glukoz metabolizması bozuklukları, kalp-damar-beyin hastalıkları ve kan yağlarında düzensizlik, ürik asit metabolizmasında düzensizlik ve bir takım kan parametrelerinde düzensizlikle karakterizedir.”
Bipolar bozukluk döngüsel ritimlere karşı çok hassas!
Hastalığın ortaya çıkmasında genetik yükün oldukça etkili olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Aile öyküsünde genellikle başka bireylerde de bu tanıya rastlanır.” dedi.
Bozukluğun ayrıca döngüsel ritimlere karşı çok hassas olduğuna da işaret eden Prof. Dr. Kesebir, “Kendi içinde depresyon ve mani dönemlerinin bir seyri olmakla birlikte mevsim geçişleri, uyku düzenindeki bozulmalar, kadınlarda adet döngüsü değişiklikleri, menarş yaşı, menopoz yaşı, döngüsel ritimlerle ilişkili bir ve hatta iklim/coğrafya değişiklikleri klinik tabloyu doğrudan etkileyebilir.” açıklamasını yaptı.
Akut dönemde farklı tedavi yöntemleri uygulanabiliyor!
Bipolar bozukluk tedavisinin ikiye ayrılabileceğini aktaran Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Akut dönem (hastalık dönemi) tedavisi ve koruyucu tedavi. Çünkü bipolar hastalarımız hastalık dönemleri dışında sağlıklı bireyler ve pek çoğumuzdan daha yaratıcılar; dolayısıyla iyi bir tedaviyle hayatı işlevsel olarak kotarabiliyorlar.” dedi.
Akut dönem tedavisinin hastalık belirtilerinin tedavisi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kesebir, bu dönemde farmakolojik ajanlar, psikoterapi ve gerekirse somatik tedaviler olduğu; transkranial manyetik uyarı ya da elektrokonvulsif tedavi gibi seçeneklerin uygulanabildiği bilgisini paylaştı.
Koruyucu tedavide psikoeğitim olmazsa olmaz!
Koruyucu tedavinin ise hastalık dönemlerinin yinelemesini önlemeye yönelik olduğunu ve ömür boyu sürdüğünü vurgulayan Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Farmakolojik tedavide bugün halihazırda dünya çapında altın standart ilacımız lityumdur. Bir diğer koruyucu tedavide kullandığımız ilaç grubu ise antiepileptikler, antikonvülzanlar yani epilepsi ilaçlarıdır; bunlar da lityum kadar tarihsel bir geçmişe sahiptir.” ifadelerini kullandı.
Koruyucu tedavide psikoterapileri ‘olmazsa olmaz’ diye nitelendiren Prof. Dr. Kesebir, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu psikoterapilerin de başında aslında psikoeğitim geliyor. Psikoeğitim; hastaya hastalığı tanıtmak, hasta yakınlarına o akut hastalık döneminin geldiğini anlamamızı sağlayan ön belirtileri bildirmek ve bu belirtiler görüldüğü zaman ilk olarak ne yapacaklarını öğretmektir.” (İLKHA)
İran Hürmüz Boğazı'ndan 20 geminin geçişine izin verdi
ABD'de hemzemin geçitte tren minibüse çarptı: 5 ölü
Bölge Ekonomisi Diyarbakır’da Masaya Yatırıldı
Mısır'da kamu ve özel sektörde uzaktan çalışma kararı
Lübnan'da basın aracı hedef alındı: 3 gazeteci katledildi
Malatya'da traktör kazası: 2 yaralı
Cibuti açıklarında göçmen teknesi battı: 9 ölü, 45 kayıp
Siyonist işgalciler Mescid-i Aksa'yı bir aydır kapalı tutuyor
Çin'de alevlere teslim olan binanın çatısında mahsur kalanlar hastaneye kaldırıldı
Dışişleri Bakanı Fidan Pakistan'a gidiyor
Küba’da olası bir ABD saldırısına karşı hazırlıklar devam ediyor
Meteorolojiden bazı iller için sarı kodlu uyarı
Şanlıurfa'da iki otomobil çarpıştı: 3 kişi yaralandı
Şanlıurfa'da seyir halindeki otomobile silahlı saldırı
Şanlıurfa'da soba gazı sızıntısı: Aynı aileden 5 kişi hastaneye kaldırıldı
Şanlıurfa'da otomobil şarampole devrildi: Aynı aileden 5 yaralı
Lübnan'a yönelik siyonist rejimin saldırıları sürüyor: Şehit sayısı 1189'a yükseldi
Yetimler Vakfı, kurban hazırlıklarını masaya yatırdı
Hindistan'da yakıt krizi: Halk LPG tüplerini doldurmak için uzun kuyruk oluşturdu
Cizre’de petrol boru hattında sızıntı paniğe yol açtı
Pazarcı esnafı: Akaryakıta gelen zam ve nakliye ücretlerinin artışı ürün fiyatlarının yükselmesine yol açtı
Batman'da ortak tepki: Coğrafyamızda işgalci asker istemiyoruz
Bipolar bozukluk son yıllarda artış eğiliminde!
Prof. Dr. Ulaş: Çocuklara yönelik şefkat merkezli bir yaklaşım göstermekle doğru sonuçlara ulaşılabilir
Büyükşehir Belediye Başkanı Er: Malatya teknolojik altyapısıyla modern bir şehir haline gelecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beçiroviç ile görüştü
Pezeşkiyan: İran'ın savunma tepkisinin saldırıların kaynağına yönelik olması doğaldır
Şırnak'ta istinat duvarı yağışa dayanamadı
Aniden yola fırlayan çocuk ölümden döndü
Eğil ve Kocaköy'e doğalgaz müjdesi: Kamulaştırma süreci başladı
Yükleniyor







