• BIST 100

    15446,37%1,25
  • DOLAR

    43,27% 0,22
  • EURO

    50,19% -0,10
  • GRAM ALTIN

    6374,59% -0,30
  • Ç. ALTIN

    10426,81% 0,75

Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!

06 Şubat 2025, Perşembe 14:09
06 Şubat 2025, Perşembe 14:09
Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu belirten uzmanlar, deprem korkusunun belirsizlikten beslenerek kaygıyı artırabileceğini söylüyor.

Sürekli alarm halinde olmanın psikolojik ve fiziksel sağlığı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, deprem korkusu ve başa çıkma stratejileri hakkında açıklamalarda bulundu.

Belirsizlik korku ve kaygıyı besliyor

Son olarak 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli ve daha öncesinde yaşanan depremlerin, ülkemizde derin izler bıraktığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hem kayıplarımızın acısını hissetmeye devam ediyor hem de benzer bir felaketle tekrar karşılaşma ihtimaline karşı uzmanların sürekli olarak uyarılarına maruz kalıp, önlemler almaya çalışıp, zihinsel olarak da nasıl başa çıkabileceğimizi sorguluyoruz.” dedi.

Bu süreçte psikolojik açıdan zorlanmamızın başlıca sebebinin, depremin belirsizlik içermesi olduğunu dile getiren Demir, “Ne zaman nerede olacak ve biz bunu nasıl deneyimleyeceğiz tamamen belirsiz. Belirsizlik ise korku ve kaygıyı besler. Ancak önemli olan, korkunun esiri olmak değil, bilinçli ve hazırlıklı bir zihin yapısı geliştirebilmektir.” şeklinde konuştu.

Deprem beklentisi ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getiriyor

Sürekli deprem olacak korkusuyla yaşamanın duygusal beyni sürekli olarak alarm halinde tuttuğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bu durum gündelik yaşam kalitemizi düşürebilir. Zamanla panik atakların görüldüğü anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara yol açabilir.” dedi.

Beynimizin, deprem beklentisini bir tehdit olarak gördüğüne ve ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getirdiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları söyledi:

“Bu durum, vücutta stres hormonlarının sürekli yüksek kalmasına ve kronik yorgunluk, uykusuzluk, çarpıntı, dikkat dağınıklığı, tahammülsüzlük gibi belirtilere neden olabilir. Sosyal ve mesleki işlevsellik bozulabilir. İnsanlar sürekli deprem korkusu içinde yaşadığında, sosyal ilişkilerinde kopmalar yaşayabilir. Depremle ilgili tetikleyiciler, travmayı sürekli canlı tutar. Küçük sarsıntılar, yüksek sesler, bina çatlakları gibi detaylar, kişilerde yoğun korku ve kaçınma davranışlarına yol açabilir. Korku ve kaygı diğer tüm duyguları gibi doğaldır ancak fazlası yönetilebilir. Asıl mesele, kaygının bizi felç etmesine değil, bilinçli hazırlık yapmamıza yardımcı olmasını sağlamaktır.”

Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmeli

Deprem bilinciyle yaşamanın sürekli korku içinde olmak anlamına gelmediğinin altını çizen Demir, “Aradaki ince çizgiyi koruyabilmek için kontrol edebileceğiniz noktalara odaklanın. Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz ama bina güvenliğini artırabilir, acil durum çantası hazırlayabilir ve tatbikat yapabiliriz. Bu, ‘kontrol duygusunu’ güçlendirerek kaygıyı azaltır.” dedi.

Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Demir, “Sürekli olumsuz düşünceler üretmek yerine, ‘eğer deprem olursa, şu güvenli noktalara gidebiliriz’ gibi planlama yapmak daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Nefes egzersizleri, meditasyon, yoga, yürüyüş, mindfulness gibi stres yönetimi teknikleri ile psikolojik dayanıklılığınızı güçlendirin. Sürekli depremle ilgili konuşmak ve kaygıyı büyütmek yerine, bilinçli ve düzenli önlemler alın.” önerilerinde bulundu.

Felaket senaryoları bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir

Kontrolsüz haber tüketiminin kaygıyı artırdığına da dikkat çeken Demir, “Özellikle felaket senaryolarını vurgulayan içerikler, bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir.” dedi.

Bilinçli bilgi tüketimi için, güvenilir kaynaklardan bilgi alınması gerektiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şöyle devam etti:

“Günde sadece belirli bir zaman diliminde haberleri takip edin. Sürekli deprem haberleri okumak, kaygıyı artırır. Felaket senaryoları yerine bilimsel ve yapıcı içeriklere odaklanın. Medya etik kuralları maalesef bazen ihlal edebiliyor, kullanılan başlık ile haber içeriği farklı olabildiği gibi, başlıklar bireyler üstünde yoğun kaygıya neden oluyor. Bazı uzmanların ‘her an deprem olabilir’ açıklamaları sık sık medyada yer buluyor. Bu tür haberler karşısında çaresiz kalan vatandaş sadece kaygılandığı ile kalıyor. Bu sebeple haberleri tüketirken şu soruyu sorun: Bu bilgi bana gerçekten fayda sağlıyor mu, yoksa sadece kaygımı mı artırıyor?”

Çocuklara kaygı yerine bilinç kazandırılmalı

Çocukların, ebeveynlerinin duygusal durumlarını hissettiğine ve öğrendiklerine Demir, “Eğer bir ebeveyn sürekli kaygılıysa, çocuk da bu kaygıyı içselleştirir.” dedi.

Depremin, ‘Deprem bazen olabilir ama biz önlem aldık, güvendeyiz’ gibi bir dille çocuğun yaşına uygun olarak anlatılması gerektiğini vurgulayan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çocuğun kaygılarını küçümsemeyin ama büyütmeyin de. Ona güven verin. Deprem hazırlıklarını oyunlaştırarak öğretin. Çocuklar, oynayarak öğrenir ve böylece korku yerine bilinç kazanırlar. Ancak sürekli deprem konuşulmamalı, panik ve kontrolsüz bir ortam yaratılmamalı, çocuk üstünde baskı yaratılmamalı. Çocuklar yoğun duygularla başa çıkmakta yetişkinler kadar başarılı olamayabilir. Onların duygu yüklerini azaltmalısınız.” (İLKHA)

Uganda'da Museveni yeniden cumhurbaşkanı seçildi

Çanakkale açıklarında 8 düzensiz göçmen kurtarıldı

Berlin sokaklarında tarım politikalarına traktörlü tepki

ABD ve Pakistan’dan ortak askeri tatbikat

AB-MERCOSUR ticaret anlaşması 25 yıllık müzakerelerin ardından imzalandı

Pakistan'da feci kaza: 24 ölü, 45 yaralı

Trump'un gümrük vergisi kararına ilk tepki İsveç'ten: Şantaja boyun eğmeyeceğiz

Konya-Beyşehir yolunda araç yayaya çarptı

Bakan Yumaklı: Almanya ile kooperatifçilik alanında Ortak Niyet Beyanı imzaladık

Suriye ordusu stratejik önemdeki Tabka'ya girdi

Gazze'de can kaybı 71 bin 548'e yükseldi

Ukrayna'da nükleer santral için bölgesel ateşkes

Bingöl-Erzurum kara yolunda tır ve yolcu otobüsü çarpıştı: 3 yaralı

Malatya'da sahte altın dolandırıcılığı: 3 tutuklama

Rusya: Donetsk ve Zaporijya'da 2 yerleşim yerini ele geçirdik

 Trump, Grönland planını desteklemeyen 8 Avrupa ülkesine yüzde 10 gümrük vergisi getirdi

Manisa’da 18 yaşındaki Firari Yakalandı

DMM, “Türkiye’nin Suriye’de Kürtlere hasmane tutum sergilediği” iddialarını yalanladı

Konya’da yeni çevre yolu projesinde sona yaklaşıldı

Konya için soğuk hava uyarısı: Buzlanma ve don bekleniyor

Siyer Yarışması kayıt süresi uzatıldı

Konya'da ekmek fiyatına zam

Güney Marmara'da feribot seferlerine fırtına engeli

Sivas-Erzincan yolu çığ nedeniyle ulaşıma kapandı

Dışişleri Bakanı Fidan, Suudi Arabistanlı mevkidaşı ile görüştü

Basit kulak akıntısı sanıldı, kafa tabanına ulaşan kitle tespit edildi

ÇOMÜ’den meme kanseri ameliyatlarında devrim: MamoScope

Peygamber Sevdalıları Vakfı, Dünya Kudüs Haftası münasebetiyle mesaj yayımladı

Bursa Uludağ Üniversitesi’nden 3 boyutlu beton teknolojisinde öncü adım

Umut Kervanı'ndan Suriye'de insani yardım seferberliği

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Uganda'da Museveni yeniden cumhurbaşkanı seçildi

Çanakkale açıklarında 8 düzensiz göçmen kurtarıldı

Berlin sokaklarında tarım politikalarına traktörlü tepki

ABD ve Pakistan’dan ortak askeri tatbikat

AB-MERCOSUR ticaret anlaşması 25 yıllık müzakerelerin ardından imzalandı

Pakistan'da feci kaza: 24 ölü, 45 yaralı

Trump'un gümrük vergisi kararına ilk tepki İsveç'ten: Şantaja boyun eğmeyeceğiz