-
BIST 100
16159,56%0,68
-
DOLAR
44,36% 0,05
-
EURO
51,46% -0,09
-
GRAM ALTIN
6479,24% 1,62
-
Ç. ALTIN
10914,09% 1,40
Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!
-
A+Buyut
-
A-Kucult
Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu belirten uzmanlar, deprem korkusunun belirsizlikten beslenerek kaygıyı artırabileceğini söylüyor.
Sürekli alarm halinde olmanın psikolojik ve fiziksel sağlığı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, deprem korkusu ve başa çıkma stratejileri hakkında açıklamalarda bulundu.
Belirsizlik korku ve kaygıyı besliyor
Son olarak 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli ve daha öncesinde yaşanan depremlerin, ülkemizde derin izler bıraktığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hem kayıplarımızın acısını hissetmeye devam ediyor hem de benzer bir felaketle tekrar karşılaşma ihtimaline karşı uzmanların sürekli olarak uyarılarına maruz kalıp, önlemler almaya çalışıp, zihinsel olarak da nasıl başa çıkabileceğimizi sorguluyoruz.” dedi.
Bu süreçte psikolojik açıdan zorlanmamızın başlıca sebebinin, depremin belirsizlik içermesi olduğunu dile getiren Demir, “Ne zaman nerede olacak ve biz bunu nasıl deneyimleyeceğiz tamamen belirsiz. Belirsizlik ise korku ve kaygıyı besler. Ancak önemli olan, korkunun esiri olmak değil, bilinçli ve hazırlıklı bir zihin yapısı geliştirebilmektir.” şeklinde konuştu.
Deprem beklentisi ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getiriyor
Sürekli deprem olacak korkusuyla yaşamanın duygusal beyni sürekli olarak alarm halinde tuttuğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bu durum gündelik yaşam kalitemizi düşürebilir. Zamanla panik atakların görüldüğü anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara yol açabilir.” dedi.
Beynimizin, deprem beklentisini bir tehdit olarak gördüğüne ve ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getirdiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları söyledi:
“Bu durum, vücutta stres hormonlarının sürekli yüksek kalmasına ve kronik yorgunluk, uykusuzluk, çarpıntı, dikkat dağınıklığı, tahammülsüzlük gibi belirtilere neden olabilir. Sosyal ve mesleki işlevsellik bozulabilir. İnsanlar sürekli deprem korkusu içinde yaşadığında, sosyal ilişkilerinde kopmalar yaşayabilir. Depremle ilgili tetikleyiciler, travmayı sürekli canlı tutar. Küçük sarsıntılar, yüksek sesler, bina çatlakları gibi detaylar, kişilerde yoğun korku ve kaçınma davranışlarına yol açabilir. Korku ve kaygı diğer tüm duyguları gibi doğaldır ancak fazlası yönetilebilir. Asıl mesele, kaygının bizi felç etmesine değil, bilinçli hazırlık yapmamıza yardımcı olmasını sağlamaktır.”
Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmeli
Deprem bilinciyle yaşamanın sürekli korku içinde olmak anlamına gelmediğinin altını çizen Demir, “Aradaki ince çizgiyi koruyabilmek için kontrol edebileceğiniz noktalara odaklanın. Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz ama bina güvenliğini artırabilir, acil durum çantası hazırlayabilir ve tatbikat yapabiliriz. Bu, ‘kontrol duygusunu’ güçlendirerek kaygıyı azaltır.” dedi.
Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Demir, “Sürekli olumsuz düşünceler üretmek yerine, ‘eğer deprem olursa, şu güvenli noktalara gidebiliriz’ gibi planlama yapmak daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Nefes egzersizleri, meditasyon, yoga, yürüyüş, mindfulness gibi stres yönetimi teknikleri ile psikolojik dayanıklılığınızı güçlendirin. Sürekli depremle ilgili konuşmak ve kaygıyı büyütmek yerine, bilinçli ve düzenli önlemler alın.” önerilerinde bulundu.
Felaket senaryoları bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir
Kontrolsüz haber tüketiminin kaygıyı artırdığına da dikkat çeken Demir, “Özellikle felaket senaryolarını vurgulayan içerikler, bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir.” dedi.
Bilinçli bilgi tüketimi için, güvenilir kaynaklardan bilgi alınması gerektiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şöyle devam etti:
“Günde sadece belirli bir zaman diliminde haberleri takip edin. Sürekli deprem haberleri okumak, kaygıyı artırır. Felaket senaryoları yerine bilimsel ve yapıcı içeriklere odaklanın. Medya etik kuralları maalesef bazen ihlal edebiliyor, kullanılan başlık ile haber içeriği farklı olabildiği gibi, başlıklar bireyler üstünde yoğun kaygıya neden oluyor. Bazı uzmanların ‘her an deprem olabilir’ açıklamaları sık sık medyada yer buluyor. Bu tür haberler karşısında çaresiz kalan vatandaş sadece kaygılandığı ile kalıyor. Bu sebeple haberleri tüketirken şu soruyu sorun: Bu bilgi bana gerçekten fayda sağlıyor mu, yoksa sadece kaygımı mı artırıyor?”
Çocuklara kaygı yerine bilinç kazandırılmalı
Çocukların, ebeveynlerinin duygusal durumlarını hissettiğine ve öğrendiklerine Demir, “Eğer bir ebeveyn sürekli kaygılıysa, çocuk da bu kaygıyı içselleştirir.” dedi.
Depremin, ‘Deprem bazen olabilir ama biz önlem aldık, güvendeyiz’ gibi bir dille çocuğun yaşına uygun olarak anlatılması gerektiğini vurgulayan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:
“Çocuğun kaygılarını küçümsemeyin ama büyütmeyin de. Ona güven verin. Deprem hazırlıklarını oyunlaştırarak öğretin. Çocuklar, oynayarak öğrenir ve böylece korku yerine bilinç kazanırlar. Ancak sürekli deprem konuşulmamalı, panik ve kontrolsüz bir ortam yaratılmamalı, çocuk üstünde baskı yaratılmamalı. Çocuklar yoğun duygularla başa çıkmakta yetişkinler kadar başarılı olamayabilir. Onların duygu yüklerini azaltmalısınız.” (İLKHA)
İçişleri Bakanı Ağrı’da
ABD’nin Kızıldeniz başarısızlığı Hürmüz’de tekrar ediyor
Mardin’de karton yüklü tır devrildi
Bakan Gürlek’in tapu kayıtlarını sorgulayan ilçe tapu müdürü tutuklandı
Diyarbakır’da çöken yolun sebebi ortaya çıktı
Şanlıurfa’da kuvvetli sağanak uyarısı
Gaziantep'te 15 bin ton mısır açık artırma usulüyle satışa sunuldu
Uluslararası ayakkabı fuarı 74'üncü kez kapıları açtı
Bakan Fidan, Suriye, Katar ve Özbekistanlı mevkidaşlarıyla görüştü
Bakan Çiftçi: Nevruz etkinlikleri kapsamında 209 kişi gözaltına alındı
Ulusal Pediatri Kış Kongresi Bursa’da gerçekleştirilecek
Rusya-İran hattına saldırı: Siyonist rejim stratejik tedarik yolunu bombaladı
Mardin’de otomobilin çarptığı kadın hayatını kaybetti
"Hesap ve IBAN Bilgisi Paylaşma Suçtur" seminerleri sürüyor
Evlenecek gençlere faizsiz kredi ve indirim desteği
Kapanan köy yolları yeniden ulaşıma açıldı
Bingöl'de okulda 'Kar spreyi' paniği: 30 öğrenci hastaneye kaldırıldı
İzmir Serbest Bölgesi’ndeki rüşvet soruşturmasında 34 sanık hakkında dava
Gazze'de şehit sayısı 72 bin 265'e yükseldi
Ramazan sonrası düzenli beslenme alışkanlığını kazanmak için izlenmesi gereken yol
Bingöl’de kuzuların anneleriyle buluşma anı kalpleri ısıttı
Bakan Göktaş: Gençlere 10 milyar 734 milyon lira kredi desteği sağladık
Uzmanından kritik uyarı: Geçmeyen öksürük veremin habercisi olabilir
TKDK, IPARD III kapsamında 2026 yılı çağrı takvimini açıkladı
“Her gebeye bir ebe” uygulamasıyla anne adaylarına yakın takip
Türkiye ile İngiltere arasında Eurofighter için teknik ve lojistik destek anlaşması
Batman'da sera üretimine nem uyarısı
Siirt'te hastane önündeki yol yeniden çöktü
Ürün değişikliği başvurularında son tarih 15 Nisan
İngiltere’de 300 gencin evinde sosyal medya yasakları ve zaman sınırlaması test ediliyor
Yükleniyor







