• BIST 100

    16166,38%3,62
  • DOLAR

    44,08% 0,07
  • EURO

    51,25% 0,12
  • GRAM ALTIN

    7392,92% 0,52
  • Ç. ALTIN

    11864,39% 0,00

Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!

06 Şubat 2025, Perşembe 14:09
06 Şubat 2025, Perşembe 14:09
Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu belirten uzmanlar, deprem korkusunun belirsizlikten beslenerek kaygıyı artırabileceğini söylüyor.

Sürekli alarm halinde olmanın psikolojik ve fiziksel sağlığı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, deprem korkusu ve başa çıkma stratejileri hakkında açıklamalarda bulundu.

Belirsizlik korku ve kaygıyı besliyor

Son olarak 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli ve daha öncesinde yaşanan depremlerin, ülkemizde derin izler bıraktığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hem kayıplarımızın acısını hissetmeye devam ediyor hem de benzer bir felaketle tekrar karşılaşma ihtimaline karşı uzmanların sürekli olarak uyarılarına maruz kalıp, önlemler almaya çalışıp, zihinsel olarak da nasıl başa çıkabileceğimizi sorguluyoruz.” dedi.

Bu süreçte psikolojik açıdan zorlanmamızın başlıca sebebinin, depremin belirsizlik içermesi olduğunu dile getiren Demir, “Ne zaman nerede olacak ve biz bunu nasıl deneyimleyeceğiz tamamen belirsiz. Belirsizlik ise korku ve kaygıyı besler. Ancak önemli olan, korkunun esiri olmak değil, bilinçli ve hazırlıklı bir zihin yapısı geliştirebilmektir.” şeklinde konuştu.

Deprem beklentisi ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getiriyor

Sürekli deprem olacak korkusuyla yaşamanın duygusal beyni sürekli olarak alarm halinde tuttuğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bu durum gündelik yaşam kalitemizi düşürebilir. Zamanla panik atakların görüldüğü anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara yol açabilir.” dedi.

Beynimizin, deprem beklentisini bir tehdit olarak gördüğüne ve ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getirdiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları söyledi:

“Bu durum, vücutta stres hormonlarının sürekli yüksek kalmasına ve kronik yorgunluk, uykusuzluk, çarpıntı, dikkat dağınıklığı, tahammülsüzlük gibi belirtilere neden olabilir. Sosyal ve mesleki işlevsellik bozulabilir. İnsanlar sürekli deprem korkusu içinde yaşadığında, sosyal ilişkilerinde kopmalar yaşayabilir. Depremle ilgili tetikleyiciler, travmayı sürekli canlı tutar. Küçük sarsıntılar, yüksek sesler, bina çatlakları gibi detaylar, kişilerde yoğun korku ve kaçınma davranışlarına yol açabilir. Korku ve kaygı diğer tüm duyguları gibi doğaldır ancak fazlası yönetilebilir. Asıl mesele, kaygının bizi felç etmesine değil, bilinçli hazırlık yapmamıza yardımcı olmasını sağlamaktır.”

Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmeli

Deprem bilinciyle yaşamanın sürekli korku içinde olmak anlamına gelmediğinin altını çizen Demir, “Aradaki ince çizgiyi koruyabilmek için kontrol edebileceğiniz noktalara odaklanın. Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz ama bina güvenliğini artırabilir, acil durum çantası hazırlayabilir ve tatbikat yapabiliriz. Bu, ‘kontrol duygusunu’ güçlendirerek kaygıyı azaltır.” dedi.

Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Demir, “Sürekli olumsuz düşünceler üretmek yerine, ‘eğer deprem olursa, şu güvenli noktalara gidebiliriz’ gibi planlama yapmak daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Nefes egzersizleri, meditasyon, yoga, yürüyüş, mindfulness gibi stres yönetimi teknikleri ile psikolojik dayanıklılığınızı güçlendirin. Sürekli depremle ilgili konuşmak ve kaygıyı büyütmek yerine, bilinçli ve düzenli önlemler alın.” önerilerinde bulundu.

Felaket senaryoları bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir

Kontrolsüz haber tüketiminin kaygıyı artırdığına da dikkat çeken Demir, “Özellikle felaket senaryolarını vurgulayan içerikler, bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir.” dedi.

Bilinçli bilgi tüketimi için, güvenilir kaynaklardan bilgi alınması gerektiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şöyle devam etti:

“Günde sadece belirli bir zaman diliminde haberleri takip edin. Sürekli deprem haberleri okumak, kaygıyı artırır. Felaket senaryoları yerine bilimsel ve yapıcı içeriklere odaklanın. Medya etik kuralları maalesef bazen ihlal edebiliyor, kullanılan başlık ile haber içeriği farklı olabildiği gibi, başlıklar bireyler üstünde yoğun kaygıya neden oluyor. Bazı uzmanların ‘her an deprem olabilir’ açıklamaları sık sık medyada yer buluyor. Bu tür haberler karşısında çaresiz kalan vatandaş sadece kaygılandığı ile kalıyor. Bu sebeple haberleri tüketirken şu soruyu sorun: Bu bilgi bana gerçekten fayda sağlıyor mu, yoksa sadece kaygımı mı artırıyor?”

Çocuklara kaygı yerine bilinç kazandırılmalı

Çocukların, ebeveynlerinin duygusal durumlarını hissettiğine ve öğrendiklerine Demir, “Eğer bir ebeveyn sürekli kaygılıysa, çocuk da bu kaygıyı içselleştirir.” dedi.

Depremin, ‘Deprem bazen olabilir ama biz önlem aldık, güvendeyiz’ gibi bir dille çocuğun yaşına uygun olarak anlatılması gerektiğini vurgulayan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çocuğun kaygılarını küçümsemeyin ama büyütmeyin de. Ona güven verin. Deprem hazırlıklarını oyunlaştırarak öğretin. Çocuklar, oynayarak öğrenir ve böylece korku yerine bilinç kazanırlar. Ancak sürekli deprem konuşulmamalı, panik ve kontrolsüz bir ortam yaratılmamalı, çocuk üstünde baskı yaratılmamalı. Çocuklar yoğun duygularla başa çıkmakta yetişkinler kadar başarılı olamayabilir. Onların duygu yüklerini azaltmalısınız.” (İLKHA)

Ömer Faruk SEYHAN

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Kastamonu'da aranan 21 kişi yakalandı

Ardahan Vali Yardımcısı Kasımoğlu görevden uzaklaştırıldı

İzmir’de yangın bölgesinde doğal gençleştirme tamamlandı

Standart dışı plakalara kesilen cezalar iptal edildi

Burdur’da helikopter destekli trafik denetiminde 38 sürücüye ceza

Eskişehir’de oto hırsızlığı operasyonu: 11 gözaltı

Dışişleri Bakanı Fidan, İtalyan mevkidaşı ile Tajani görüştü

ÖNDER Ankara iftarı 'Yıllardır Önder' temasıyla düzenlendi

İstanbul’da su ürünleri denetiminde 169 kalkan balığına el konuldu

Endonezya, Hindistan'dan BrahMos füze sistemini tedarik edecek

Hürmüz Boğazı'nda enerji krizi: Tarihin en büyük petrol krizi kapıda

Putin ile Pezeşkiyan "ABD ve israilin İran'a karşı sebepsiz saldırganlığını" görüştü

Mardin’de sopalı kavga kamerada: 1 yaralı

Gazze'de insani kriz derinleşiyor

GÜney Kore'den ham petrol kararı

İtalya'da çiftçiler maliyetlerdeki artışları protesto etti

Denizli’de 3.7 büyüklüğünde deprem

BM Genel Sekreteri Guterres Türkiye'ye gelecek

Dışişleri Bakanı Fidan, İranlı mevkidaşı Arakçi ile görüştü

İngiliz savaş gemisi doğu Akdeniz'e doğru yola çıktı

Costa: Orta Doğu'daki savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya

Samsun'da kamyon ile tramvay çarpıştı: 3 yaralı

ABD Savaş Bakanı: İran'a saldırılarımız en yoğun günü bugün!

AB: Mevcut petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artış Rusya için beklenmedik gelirler sağlayabilir

Lübnan ve Suriye liderleri telefon görüşmesinde sınır güvenliğini ele aldı

Yasaklı içeriklere erişim engellenmeyince Rusya'dan Google'a ceza geldi

Hollanda'nın İran Büyükelçiliği geçici olarak Azerbaycan'a taşındı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile görüştü

Azerbaycan, İran'a yardım gönderdi

Lavrov ve Arakçi bölgedeki son gelişmeleri ele aldı

Yükleniyor

loading
Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Kastamonu'da aranan 21 kişi yakalandı

Ardahan Vali Yardımcısı Kasımoğlu görevden uzaklaştırıldı

İzmir’de yangın bölgesinde doğal gençleştirme tamamlandı

Standart dışı plakalara kesilen cezalar iptal edildi

Burdur’da helikopter destekli trafik denetiminde 38 sürücüye ceza

Eskişehir’de oto hırsızlığı operasyonu: 11 gözaltı

Dışişleri Bakanı Fidan, İtalyan mevkidaşı ile Tajani görüştü