• BIST 100

    14814,96%0,31
  • DOLAR

    43,04% 0,05
  • EURO

    50,34% 0,04
  • GRAM ALTIN

    6150,72% -1,06
  • Ç. ALTIN

    10131,50% -0,25

Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!

06 Şubat 2025, Perşembe 14:09
06 Şubat 2025, Perşembe 14:09
Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!
  • Dinle
  • A+
    Büyüt
  • A-
    Küçült

Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu belirten uzmanlar, deprem korkusunun belirsizlikten beslenerek kaygıyı artırabileceğini söylüyor.

Sürekli alarm halinde olmanın psikolojik ve fiziksel sağlığı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, deprem korkusu ve başa çıkma stratejileri hakkında açıklamalarda bulundu.

Belirsizlik korku ve kaygıyı besliyor

Son olarak 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli ve daha öncesinde yaşanan depremlerin, ülkemizde derin izler bıraktığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hem kayıplarımızın acısını hissetmeye devam ediyor hem de benzer bir felaketle tekrar karşılaşma ihtimaline karşı uzmanların sürekli olarak uyarılarına maruz kalıp, önlemler almaya çalışıp, zihinsel olarak da nasıl başa çıkabileceğimizi sorguluyoruz.” dedi.

Bu süreçte psikolojik açıdan zorlanmamızın başlıca sebebinin, depremin belirsizlik içermesi olduğunu dile getiren Demir, “Ne zaman nerede olacak ve biz bunu nasıl deneyimleyeceğiz tamamen belirsiz. Belirsizlik ise korku ve kaygıyı besler. Ancak önemli olan, korkunun esiri olmak değil, bilinçli ve hazırlıklı bir zihin yapısı geliştirebilmektir.” şeklinde konuştu.

Deprem beklentisi ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getiriyor

Sürekli deprem olacak korkusuyla yaşamanın duygusal beyni sürekli olarak alarm halinde tuttuğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bu durum gündelik yaşam kalitemizi düşürebilir. Zamanla panik atakların görüldüğü anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara yol açabilir.” dedi.

Beynimizin, deprem beklentisini bir tehdit olarak gördüğüne ve ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getirdiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları söyledi:

“Bu durum, vücutta stres hormonlarının sürekli yüksek kalmasına ve kronik yorgunluk, uykusuzluk, çarpıntı, dikkat dağınıklığı, tahammülsüzlük gibi belirtilere neden olabilir. Sosyal ve mesleki işlevsellik bozulabilir. İnsanlar sürekli deprem korkusu içinde yaşadığında, sosyal ilişkilerinde kopmalar yaşayabilir. Depremle ilgili tetikleyiciler, travmayı sürekli canlı tutar. Küçük sarsıntılar, yüksek sesler, bina çatlakları gibi detaylar, kişilerde yoğun korku ve kaçınma davranışlarına yol açabilir. Korku ve kaygı diğer tüm duyguları gibi doğaldır ancak fazlası yönetilebilir. Asıl mesele, kaygının bizi felç etmesine değil, bilinçli hazırlık yapmamıza yardımcı olmasını sağlamaktır.”

Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmeli

Deprem bilinciyle yaşamanın sürekli korku içinde olmak anlamına gelmediğinin altını çizen Demir, “Aradaki ince çizgiyi koruyabilmek için kontrol edebileceğiniz noktalara odaklanın. Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz ama bina güvenliğini artırabilir, acil durum çantası hazırlayabilir ve tatbikat yapabiliriz. Bu, ‘kontrol duygusunu’ güçlendirerek kaygıyı azaltır.” dedi.

Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Demir, “Sürekli olumsuz düşünceler üretmek yerine, ‘eğer deprem olursa, şu güvenli noktalara gidebiliriz’ gibi planlama yapmak daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Nefes egzersizleri, meditasyon, yoga, yürüyüş, mindfulness gibi stres yönetimi teknikleri ile psikolojik dayanıklılığınızı güçlendirin. Sürekli depremle ilgili konuşmak ve kaygıyı büyütmek yerine, bilinçli ve düzenli önlemler alın.” önerilerinde bulundu.

Felaket senaryoları bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir

Kontrolsüz haber tüketiminin kaygıyı artırdığına da dikkat çeken Demir, “Özellikle felaket senaryolarını vurgulayan içerikler, bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir.” dedi.

Bilinçli bilgi tüketimi için, güvenilir kaynaklardan bilgi alınması gerektiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şöyle devam etti:

“Günde sadece belirli bir zaman diliminde haberleri takip edin. Sürekli deprem haberleri okumak, kaygıyı artırır. Felaket senaryoları yerine bilimsel ve yapıcı içeriklere odaklanın. Medya etik kuralları maalesef bazen ihlal edebiliyor, kullanılan başlık ile haber içeriği farklı olabildiği gibi, başlıklar bireyler üstünde yoğun kaygıya neden oluyor. Bazı uzmanların ‘her an deprem olabilir’ açıklamaları sık sık medyada yer buluyor. Bu tür haberler karşısında çaresiz kalan vatandaş sadece kaygılandığı ile kalıyor. Bu sebeple haberleri tüketirken şu soruyu sorun: Bu bilgi bana gerçekten fayda sağlıyor mu, yoksa sadece kaygımı mı artırıyor?”

Çocuklara kaygı yerine bilinç kazandırılmalı

Çocukların, ebeveynlerinin duygusal durumlarını hissettiğine ve öğrendiklerine Demir, “Eğer bir ebeveyn sürekli kaygılıysa, çocuk da bu kaygıyı içselleştirir.” dedi.

Depremin, ‘Deprem bazen olabilir ama biz önlem aldık, güvendeyiz’ gibi bir dille çocuğun yaşına uygun olarak anlatılması gerektiğini vurgulayan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çocuğun kaygılarını küçümsemeyin ama büyütmeyin de. Ona güven verin. Deprem hazırlıklarını oyunlaştırarak öğretin. Çocuklar, oynayarak öğrenir ve böylece korku yerine bilinç kazanırlar. Ancak sürekli deprem konuşulmamalı, panik ve kontrolsüz bir ortam yaratılmamalı, çocuk üstünde baskı yaratılmamalı. Çocuklar yoğun duygularla başa çıkmakta yetişkinler kadar başarılı olamayabilir. Onların duygu yüklerini azaltmalısınız.” (İLKHA)

Siirt’te takozsuz tüfekle avlanan şahsa 19 bin tl ceza

3 milletvekili AK Parti'ye geçti

Batman'da kapanan köy yolları yeniden ulaşıma açıldı

HAMAS heyeti Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılması için Kahire’de

Battalgazi Belediyesi bir yılda yapılan hizmetleri açıkladı

Şanlıurfa’da 2 yıllık asayiş bilançosu

İstanbul’da sıcaklıklar düşüyor, fırtına ve kuvvetli yağış uyarısı

Şanlıurfa’da narkotik operasyonu

Diyarbakır’da çatılardan düşen buzlar korkutuyor

Şeker hastası değil ama insülin verildi iddiası

Gazze'de bulunan son Siyonist esirin cesedi için arama çalışmaları yeniden başladı

Batman'da kura heyecanı gözyaşlarına sahne oldu

Cizre Milli Eğitim Müdürü İke, okullarda incelemelerde bulundu

Gaziantep'te ruhsatsız silah operasyonu: 3 gözaltı

Şanlıurfa dahil 63 ilde zehir satışçılarına darbe

Batman'da aç kalan yaban domuzları yerleşim yerlerine yaklaştı

Bingöl’de 150 umreci dualarla kutsal topraklara uğurlandı

E-Ticaretin belirli kurallar çerçevesinde yürütülmesi gerekiyor

Diyarbakır’da 2025’te 4 bin 368 trafik kazası: 36 ölü, 6 bin 122 yaralı

Yalova'da silahlı saldırı: Bir ölü, bir gözaltı

2025’te Türkiye genelinde 34,4 milyon trafik cezası uygulandı

2025 yılı trafik kazası bilançosu: 2 bin 500 ölü 400 bin yaralı

Onkoloji servisinden yazarlığa: Onkoloji koridorlarından kitap sayfalarına uzanan yolculuk

Gaziantep'te 9 bin 927 aranan şahıs yakalandı

HÜDA PAR: En düşük emekli maaşı asgari ücretin altında kalmamalı

Baskılara değil hizmete bakıldı: Siirt’te Kızılkaya ile devam

HÜDA PAR Dış İlişkiler Başkanı İmir: ABD’nin Venezuela saldırısı ve Maduro’yu kaçırması kabul edilemez

Gaziantep'te 2025'te 612 kilogram uyuşturucu ele geçirildi

Gaziantep'te araması bulunan 2 bin 2 şahıs yakalandı

HAKSİAD’dan Filistin Alimler Birliği’ne ziyaret

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Siirt’te takozsuz tüfekle avlanan şahsa 19 bin tl ceza

3 milletvekili AK Parti'ye geçti

Batman'da kapanan köy yolları yeniden ulaşıma açıldı

HAMAS heyeti Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılması için Kahire’de

Battalgazi Belediyesi bir yılda yapılan hizmetleri açıkladı

Şanlıurfa’da 2 yıllık asayiş bilançosu

İstanbul’da sıcaklıklar düşüyor, fırtına ve kuvvetli yağış uyarısı