-
BIST 100
16272,75%0,49
-
DOLAR
44,11% 0,08
-
EURO
50,98% -0,10
-
GRAM ALTIN
7300,61% -0,48
-
Ç. ALTIN
11762,72% -0,52
Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!
-
A+Buyut
-
A-Kucult
Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu belirten uzmanlar, deprem korkusunun belirsizlikten beslenerek kaygıyı artırabileceğini söylüyor.
Sürekli alarm halinde olmanın psikolojik ve fiziksel sağlığı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, deprem korkusu ve başa çıkma stratejileri hakkında açıklamalarda bulundu.
Belirsizlik korku ve kaygıyı besliyor
Son olarak 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli ve daha öncesinde yaşanan depremlerin, ülkemizde derin izler bıraktığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hem kayıplarımızın acısını hissetmeye devam ediyor hem de benzer bir felaketle tekrar karşılaşma ihtimaline karşı uzmanların sürekli olarak uyarılarına maruz kalıp, önlemler almaya çalışıp, zihinsel olarak da nasıl başa çıkabileceğimizi sorguluyoruz.” dedi.
Bu süreçte psikolojik açıdan zorlanmamızın başlıca sebebinin, depremin belirsizlik içermesi olduğunu dile getiren Demir, “Ne zaman nerede olacak ve biz bunu nasıl deneyimleyeceğiz tamamen belirsiz. Belirsizlik ise korku ve kaygıyı besler. Ancak önemli olan, korkunun esiri olmak değil, bilinçli ve hazırlıklı bir zihin yapısı geliştirebilmektir.” şeklinde konuştu.
Deprem beklentisi ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getiriyor
Sürekli deprem olacak korkusuyla yaşamanın duygusal beyni sürekli olarak alarm halinde tuttuğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bu durum gündelik yaşam kalitemizi düşürebilir. Zamanla panik atakların görüldüğü anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara yol açabilir.” dedi.
Beynimizin, deprem beklentisini bir tehdit olarak gördüğüne ve ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getirdiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları söyledi:
“Bu durum, vücutta stres hormonlarının sürekli yüksek kalmasına ve kronik yorgunluk, uykusuzluk, çarpıntı, dikkat dağınıklığı, tahammülsüzlük gibi belirtilere neden olabilir. Sosyal ve mesleki işlevsellik bozulabilir. İnsanlar sürekli deprem korkusu içinde yaşadığında, sosyal ilişkilerinde kopmalar yaşayabilir. Depremle ilgili tetikleyiciler, travmayı sürekli canlı tutar. Küçük sarsıntılar, yüksek sesler, bina çatlakları gibi detaylar, kişilerde yoğun korku ve kaçınma davranışlarına yol açabilir. Korku ve kaygı diğer tüm duyguları gibi doğaldır ancak fazlası yönetilebilir. Asıl mesele, kaygının bizi felç etmesine değil, bilinçli hazırlık yapmamıza yardımcı olmasını sağlamaktır.”
Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmeli
Deprem bilinciyle yaşamanın sürekli korku içinde olmak anlamına gelmediğinin altını çizen Demir, “Aradaki ince çizgiyi koruyabilmek için kontrol edebileceğiniz noktalara odaklanın. Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz ama bina güvenliğini artırabilir, acil durum çantası hazırlayabilir ve tatbikat yapabiliriz. Bu, ‘kontrol duygusunu’ güçlendirerek kaygıyı azaltır.” dedi.
Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Demir, “Sürekli olumsuz düşünceler üretmek yerine, ‘eğer deprem olursa, şu güvenli noktalara gidebiliriz’ gibi planlama yapmak daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Nefes egzersizleri, meditasyon, yoga, yürüyüş, mindfulness gibi stres yönetimi teknikleri ile psikolojik dayanıklılığınızı güçlendirin. Sürekli depremle ilgili konuşmak ve kaygıyı büyütmek yerine, bilinçli ve düzenli önlemler alın.” önerilerinde bulundu.
Felaket senaryoları bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir
Kontrolsüz haber tüketiminin kaygıyı artırdığına da dikkat çeken Demir, “Özellikle felaket senaryolarını vurgulayan içerikler, bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir.” dedi.
Bilinçli bilgi tüketimi için, güvenilir kaynaklardan bilgi alınması gerektiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şöyle devam etti:
“Günde sadece belirli bir zaman diliminde haberleri takip edin. Sürekli deprem haberleri okumak, kaygıyı artırır. Felaket senaryoları yerine bilimsel ve yapıcı içeriklere odaklanın. Medya etik kuralları maalesef bazen ihlal edebiliyor, kullanılan başlık ile haber içeriği farklı olabildiği gibi, başlıklar bireyler üstünde yoğun kaygıya neden oluyor. Bazı uzmanların ‘her an deprem olabilir’ açıklamaları sık sık medyada yer buluyor. Bu tür haberler karşısında çaresiz kalan vatandaş sadece kaygılandığı ile kalıyor. Bu sebeple haberleri tüketirken şu soruyu sorun: Bu bilgi bana gerçekten fayda sağlıyor mu, yoksa sadece kaygımı mı artırıyor?”
Çocuklara kaygı yerine bilinç kazandırılmalı
Çocukların, ebeveynlerinin duygusal durumlarını hissettiğine ve öğrendiklerine Demir, “Eğer bir ebeveyn sürekli kaygılıysa, çocuk da bu kaygıyı içselleştirir.” dedi.
Depremin, ‘Deprem bazen olabilir ama biz önlem aldık, güvendeyiz’ gibi bir dille çocuğun yaşına uygun olarak anlatılması gerektiğini vurgulayan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:
“Çocuğun kaygılarını küçümsemeyin ama büyütmeyin de. Ona güven verin. Deprem hazırlıklarını oyunlaştırarak öğretin. Çocuklar, oynayarak öğrenir ve böylece korku yerine bilinç kazanırlar. Ancak sürekli deprem konuşulmamalı, panik ve kontrolsüz bir ortam yaratılmamalı, çocuk üstünde baskı yaratılmamalı. Çocuklar yoğun duygularla başa çıkmakta yetişkinler kadar başarılı olamayabilir. Onların duygu yüklerini azaltmalısınız.” (İLKHA)
Dışişleri Bakanlığı: israilin Lübnan'a yönelik saldırılarını kınıyoruz
Malatya'da uyuşturucu operasyonu: 7 tutuklama
Konya için sis ve buzlanma uyarısı
İzmir’de uyuşturucu operasyonu: 356 bin sentetik hap ele geçirildi
Mücteba Hamanei'den ilk mesaj: Düşmanın zayıf olduğu cepheleri açabiliriz
Malatya Beydağ'ında dağ keçileri görüntülendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul'u kabul etti
Malatya'da inşaattan düşen işçi yaralandı
Gaziantep TMMOB'dan mühendise silahlı saldırıya tepki
Peygamber Sevdalıları, İzmir'de "Kudüs Günü" basın açıklaması düzenleyecek
Bakan Fidan: İran’da iç savaş çıkarma planlarına karşıyız
Öztürk: Petrol fiyatları yükseliyor, bu da üretime ek maliyetler getiriyor
Alimlerden Mescid-i Aksa'nın kapatılmasına tepki
Aksaray’da uyuşturucu operasyonu: 13 kişi tutuklandı
Malatya Büyükşehir Belediyesi'nden üniversite öğrencilerine özel etkinlik
Cizre’de minikler cami ile buluştu
Siirt’te İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy anıldı
Mücteba Hamanei'i ilk kez açıklama yapacak
Mardin’de iki otomobil çarpıştı: 3 yaralı
TİHEK’te "İslamofobi ile mücadele" paneli düzenlendi
Malatyalılardan Kürecik NATO Radar Üssü ve Patriot tepkisi
İran, siyonist Şin Bet karargahına İHA'yla hedef aldı
Kırmızı bültenle aranan 13 kişi Gürcistan’da yakalandı
Çin’in en büyük siyasi toplantısı sona erdi
İran'ın 41. dalga operasyonu başladı: "Düşmanın her seviyedeki zulmüne tereddütsüz cevap verilecek"
Fitre sadece bir yardım değil, oruçtaki kusurları tamamlayan ibadettir
Konya’da kütüphanelerde masa rezervasyonu uygulaması
Diyarbakır'da otomobil yayaya çarptı
Merkez Bsı rezervleri 197,5 milyar dolara geriledi
İlaç fiyatlarında yeni kur düzenlemesi yürürlüğe girdi
Yükleniyor






