• BIST 100

    16345,82%-0,38
  • DOLAR

    43,60% 0,16
  • EURO

    51,57% 0,37
  • GRAM ALTIN

    6942,61% 3,13
  • Ç. ALTIN

    11654,37% 0,11

Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!

06 Şubat 2025, Perşembe 14:09
06 Şubat 2025, Perşembe 14:09
Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu belirten uzmanlar, deprem korkusunun belirsizlikten beslenerek kaygıyı artırabileceğini söylüyor.

Sürekli alarm halinde olmanın psikolojik ve fiziksel sağlığı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, deprem korkusu ve başa çıkma stratejileri hakkında açıklamalarda bulundu.

Belirsizlik korku ve kaygıyı besliyor

Son olarak 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli ve daha öncesinde yaşanan depremlerin, ülkemizde derin izler bıraktığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hem kayıplarımızın acısını hissetmeye devam ediyor hem de benzer bir felaketle tekrar karşılaşma ihtimaline karşı uzmanların sürekli olarak uyarılarına maruz kalıp, önlemler almaya çalışıp, zihinsel olarak da nasıl başa çıkabileceğimizi sorguluyoruz.” dedi.

Bu süreçte psikolojik açıdan zorlanmamızın başlıca sebebinin, depremin belirsizlik içermesi olduğunu dile getiren Demir, “Ne zaman nerede olacak ve biz bunu nasıl deneyimleyeceğiz tamamen belirsiz. Belirsizlik ise korku ve kaygıyı besler. Ancak önemli olan, korkunun esiri olmak değil, bilinçli ve hazırlıklı bir zihin yapısı geliştirebilmektir.” şeklinde konuştu.

Deprem beklentisi ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getiriyor

Sürekli deprem olacak korkusuyla yaşamanın duygusal beyni sürekli olarak alarm halinde tuttuğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bu durum gündelik yaşam kalitemizi düşürebilir. Zamanla panik atakların görüldüğü anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara yol açabilir.” dedi.

Beynimizin, deprem beklentisini bir tehdit olarak gördüğüne ve ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getirdiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları söyledi:

“Bu durum, vücutta stres hormonlarının sürekli yüksek kalmasına ve kronik yorgunluk, uykusuzluk, çarpıntı, dikkat dağınıklığı, tahammülsüzlük gibi belirtilere neden olabilir. Sosyal ve mesleki işlevsellik bozulabilir. İnsanlar sürekli deprem korkusu içinde yaşadığında, sosyal ilişkilerinde kopmalar yaşayabilir. Depremle ilgili tetikleyiciler, travmayı sürekli canlı tutar. Küçük sarsıntılar, yüksek sesler, bina çatlakları gibi detaylar, kişilerde yoğun korku ve kaçınma davranışlarına yol açabilir. Korku ve kaygı diğer tüm duyguları gibi doğaldır ancak fazlası yönetilebilir. Asıl mesele, kaygının bizi felç etmesine değil, bilinçli hazırlık yapmamıza yardımcı olmasını sağlamaktır.”

Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmeli

Deprem bilinciyle yaşamanın sürekli korku içinde olmak anlamına gelmediğinin altını çizen Demir, “Aradaki ince çizgiyi koruyabilmek için kontrol edebileceğiniz noktalara odaklanın. Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz ama bina güvenliğini artırabilir, acil durum çantası hazırlayabilir ve tatbikat yapabiliriz. Bu, ‘kontrol duygusunu’ güçlendirerek kaygıyı azaltır.” dedi.

Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Demir, “Sürekli olumsuz düşünceler üretmek yerine, ‘eğer deprem olursa, şu güvenli noktalara gidebiliriz’ gibi planlama yapmak daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Nefes egzersizleri, meditasyon, yoga, yürüyüş, mindfulness gibi stres yönetimi teknikleri ile psikolojik dayanıklılığınızı güçlendirin. Sürekli depremle ilgili konuşmak ve kaygıyı büyütmek yerine, bilinçli ve düzenli önlemler alın.” önerilerinde bulundu.

Felaket senaryoları bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir

Kontrolsüz haber tüketiminin kaygıyı artırdığına da dikkat çeken Demir, “Özellikle felaket senaryolarını vurgulayan içerikler, bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir.” dedi.

Bilinçli bilgi tüketimi için, güvenilir kaynaklardan bilgi alınması gerektiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şöyle devam etti:

“Günde sadece belirli bir zaman diliminde haberleri takip edin. Sürekli deprem haberleri okumak, kaygıyı artırır. Felaket senaryoları yerine bilimsel ve yapıcı içeriklere odaklanın. Medya etik kuralları maalesef bazen ihlal edebiliyor, kullanılan başlık ile haber içeriği farklı olabildiği gibi, başlıklar bireyler üstünde yoğun kaygıya neden oluyor. Bazı uzmanların ‘her an deprem olabilir’ açıklamaları sık sık medyada yer buluyor. Bu tür haberler karşısında çaresiz kalan vatandaş sadece kaygılandığı ile kalıyor. Bu sebeple haberleri tüketirken şu soruyu sorun: Bu bilgi bana gerçekten fayda sağlıyor mu, yoksa sadece kaygımı mı artırıyor?”

Çocuklara kaygı yerine bilinç kazandırılmalı

Çocukların, ebeveynlerinin duygusal durumlarını hissettiğine ve öğrendiklerine Demir, “Eğer bir ebeveyn sürekli kaygılıysa, çocuk da bu kaygıyı içselleştirir.” dedi.

Depremin, ‘Deprem bazen olabilir ama biz önlem aldık, güvendeyiz’ gibi bir dille çocuğun yaşına uygun olarak anlatılması gerektiğini vurgulayan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çocuğun kaygılarını küçümsemeyin ama büyütmeyin de. Ona güven verin. Deprem hazırlıklarını oyunlaştırarak öğretin. Çocuklar, oynayarak öğrenir ve böylece korku yerine bilinç kazanırlar. Ancak sürekli deprem konuşulmamalı, panik ve kontrolsüz bir ortam yaratılmamalı, çocuk üstünde baskı yaratılmamalı. Çocuklar yoğun duygularla başa çıkmakta yetişkinler kadar başarılı olamayabilir. Onların duygu yüklerini azaltmalısınız.” (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Batman'da "Umre Ödüllü Siyer Yarışması" büyük ilgi gördü

Refah Sınır Kapısı hasta tahliyesi ve insani yardımlar için yeniden açıldı

Viranşehir'de Siyer Yarışmasına yoğun ilgi

Yaçin: Peygamberimizin hayatını okuyan bir toplum, geleceğe yön verecek ve istikbali aydınlık bir toplum olacaktır

İstanbul'da 30 bini aşkın kişi "Siyer Yarışması"na katıldı

ABD’den işgal rejimi şirketiyle 210 milyon dolarlık misket bombası anlaşması

Gaziantep'te 28 yıl hapis cezası bulunan hükümlü yakalandı

Çin'de fabrika patlaması: 8 ölü

Gaziantep'te 18 yıl hapis cezası bulunan firari yakalandı

Ankara'da Siyer Yarışması heyecanı yaşandı

Siyer sevdası engel tanımadı, kırık ayağıyla Siyer Yarışmasına girdi

BA-MED’den Esnaf ve Sanatkârlar Odası’na Ziyaret

Bursa’da Siyer Yarışması başladı

Barış Kurulu, ilk zirvesini 19 Şubat'ta yapmayı planlıyor

Mardin’de soluk borusuna cisim kaçan çocuk hayatını kaybetti

Diyarbakır'da siyer yarışması başladı

Mardin’de Siyer Yarışması heyecanı 12 bini aşkın katılımcıyla başladı

HÜDA PAR Mardin’de “Ana Dilimi Seçiyorum” paneli düzenledi

Türkiye geneli yapılan Siyer Yarışması başladı

Sahte plakalı çalıntı araç operasyonunda 2 kişi gözaltına alındı

Afganistan'da ısınmak için kullanılan tüp patladı: 8 ölü

Kırmızı bültenle aranan 15 suçlu Türkiye’ye getirildi

Kudüs ve Ramallah'ta siyonist saldırılar

Batman Sera Organize Tarım Bölgesi uluslararası yatırımcıların ilgi odağında

Uzmanlar uyardı: Az sigara içmek de güvenli değil

Gaziantep’te Siyer-i Nebi yarışmasına binlerce kişi katılacak

Gübre yüklü tır devrildi: 4 yaralı

Japonya erken genel seçim için sandık başında

Elazığ'da 6 köy karantinaya alındı

Otomotivde yerli katkı oranı uygulamasına geçici istisna getirildi

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Batman'da "Umre Ödüllü Siyer Yarışması" büyük ilgi gördü

Refah Sınır Kapısı hasta tahliyesi ve insani yardımlar için yeniden açıldı

Viranşehir'de Siyer Yarışmasına yoğun ilgi

Yaçin: Peygamberimizin hayatını okuyan bir toplum, geleceğe yön verecek ve istikbali aydınlık bir toplum olacaktır

İstanbul'da 30 bini aşkın kişi "Siyer Yarışması"na katıldı

ABD’den işgal rejimi şirketiyle 210 milyon dolarlık misket bombası anlaşması

Gaziantep'te 28 yıl hapis cezası bulunan hükümlü yakalandı