-
BIST 100
18581,31%0,24
-
DOLAR
45,35% 0,25
-
EURO
53,48% 0,50
-
GRAM ALTIN
6880,80% 0,96
-
Ç. ALTIN
11021,24% -0,26
Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!
-
A+Buyut
-
A-Kucult
Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu belirten uzmanlar, deprem korkusunun belirsizlikten beslenerek kaygıyı artırabileceğini söylüyor.
Sürekli alarm halinde olmanın psikolojik ve fiziksel sağlığı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, deprem korkusu ve başa çıkma stratejileri hakkında açıklamalarda bulundu.
Belirsizlik korku ve kaygıyı besliyor
Son olarak 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli ve daha öncesinde yaşanan depremlerin, ülkemizde derin izler bıraktığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hem kayıplarımızın acısını hissetmeye devam ediyor hem de benzer bir felaketle tekrar karşılaşma ihtimaline karşı uzmanların sürekli olarak uyarılarına maruz kalıp, önlemler almaya çalışıp, zihinsel olarak da nasıl başa çıkabileceğimizi sorguluyoruz.” dedi.
Bu süreçte psikolojik açıdan zorlanmamızın başlıca sebebinin, depremin belirsizlik içermesi olduğunu dile getiren Demir, “Ne zaman nerede olacak ve biz bunu nasıl deneyimleyeceğiz tamamen belirsiz. Belirsizlik ise korku ve kaygıyı besler. Ancak önemli olan, korkunun esiri olmak değil, bilinçli ve hazırlıklı bir zihin yapısı geliştirebilmektir.” şeklinde konuştu.
Deprem beklentisi ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getiriyor
Sürekli deprem olacak korkusuyla yaşamanın duygusal beyni sürekli olarak alarm halinde tuttuğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bu durum gündelik yaşam kalitemizi düşürebilir. Zamanla panik atakların görüldüğü anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara yol açabilir.” dedi.
Beynimizin, deprem beklentisini bir tehdit olarak gördüğüne ve ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getirdiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları söyledi:
“Bu durum, vücutta stres hormonlarının sürekli yüksek kalmasına ve kronik yorgunluk, uykusuzluk, çarpıntı, dikkat dağınıklığı, tahammülsüzlük gibi belirtilere neden olabilir. Sosyal ve mesleki işlevsellik bozulabilir. İnsanlar sürekli deprem korkusu içinde yaşadığında, sosyal ilişkilerinde kopmalar yaşayabilir. Depremle ilgili tetikleyiciler, travmayı sürekli canlı tutar. Küçük sarsıntılar, yüksek sesler, bina çatlakları gibi detaylar, kişilerde yoğun korku ve kaçınma davranışlarına yol açabilir. Korku ve kaygı diğer tüm duyguları gibi doğaldır ancak fazlası yönetilebilir. Asıl mesele, kaygının bizi felç etmesine değil, bilinçli hazırlık yapmamıza yardımcı olmasını sağlamaktır.”
Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmeli
Deprem bilinciyle yaşamanın sürekli korku içinde olmak anlamına gelmediğinin altını çizen Demir, “Aradaki ince çizgiyi koruyabilmek için kontrol edebileceğiniz noktalara odaklanın. Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz ama bina güvenliğini artırabilir, acil durum çantası hazırlayabilir ve tatbikat yapabiliriz. Bu, ‘kontrol duygusunu’ güçlendirerek kaygıyı azaltır.” dedi.
Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Demir, “Sürekli olumsuz düşünceler üretmek yerine, ‘eğer deprem olursa, şu güvenli noktalara gidebiliriz’ gibi planlama yapmak daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Nefes egzersizleri, meditasyon, yoga, yürüyüş, mindfulness gibi stres yönetimi teknikleri ile psikolojik dayanıklılığınızı güçlendirin. Sürekli depremle ilgili konuşmak ve kaygıyı büyütmek yerine, bilinçli ve düzenli önlemler alın.” önerilerinde bulundu.
Felaket senaryoları bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir
Kontrolsüz haber tüketiminin kaygıyı artırdığına da dikkat çeken Demir, “Özellikle felaket senaryolarını vurgulayan içerikler, bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir.” dedi.
Bilinçli bilgi tüketimi için, güvenilir kaynaklardan bilgi alınması gerektiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şöyle devam etti:
“Günde sadece belirli bir zaman diliminde haberleri takip edin. Sürekli deprem haberleri okumak, kaygıyı artırır. Felaket senaryoları yerine bilimsel ve yapıcı içeriklere odaklanın. Medya etik kuralları maalesef bazen ihlal edebiliyor, kullanılan başlık ile haber içeriği farklı olabildiği gibi, başlıklar bireyler üstünde yoğun kaygıya neden oluyor. Bazı uzmanların ‘her an deprem olabilir’ açıklamaları sık sık medyada yer buluyor. Bu tür haberler karşısında çaresiz kalan vatandaş sadece kaygılandığı ile kalıyor. Bu sebeple haberleri tüketirken şu soruyu sorun: Bu bilgi bana gerçekten fayda sağlıyor mu, yoksa sadece kaygımı mı artırıyor?”
Çocuklara kaygı yerine bilinç kazandırılmalı
Çocukların, ebeveynlerinin duygusal durumlarını hissettiğine ve öğrendiklerine Demir, “Eğer bir ebeveyn sürekli kaygılıysa, çocuk da bu kaygıyı içselleştirir.” dedi.
Depremin, ‘Deprem bazen olabilir ama biz önlem aldık, güvendeyiz’ gibi bir dille çocuğun yaşına uygun olarak anlatılması gerektiğini vurgulayan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:
“Çocuğun kaygılarını küçümsemeyin ama büyütmeyin de. Ona güven verin. Deprem hazırlıklarını oyunlaştırarak öğretin. Çocuklar, oynayarak öğrenir ve böylece korku yerine bilinç kazanırlar. Ancak sürekli deprem konuşulmamalı, panik ve kontrolsüz bir ortam yaratılmamalı, çocuk üstünde baskı yaratılmamalı. Çocuklar yoğun duygularla başa çıkmakta yetişkinler kadar başarılı olamayabilir. Onların duygu yüklerini azaltmalısınız.” (İLKHA)
Almanya'da öğrenciler zorunlu askerliğe karşı sokaklara çıktı
ABD'de hantavirüs nedeniyle 3.seviye acil durum ilan edildi
Küresel Sumud Filosu aktivisti Demir: Sumud, küresel bir intifadadır
Kurbanlık sevkinde denetim istasyonuna uğramayana 132 bin lira ceza
Tayvan'da ABD'den iki ayrı silah alımını finanse etmek için ek savunma bütçesine onay
Hürmüz’de çatışma: İran ve ABD karşı karşıya
Trump duyurdu: Rusya ve Ukrayna arasında 3 günlük ateşkes
Saadet Partisi’nde kayyum davası
Kastamonu’da kene vakası: KKKA nedeniyle ölüm
Mali’den Ukrayna’ya terör suçlaması
Umut Kervanı'ndan Viranşehir’de yetim çocuklara giyim yardımı
Muğla’da orman yangınlarına karşı yeni önlemler
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Boyraz: Hayalini kurmadığınız hiçbir şeyin hikâyesini yazamazsınız
Diyarbakır'da otel inşaatında yangın: 6 kişi dumandan etkilendi
Hantavirüs tehlikesi büyüyor: Dünyayı hantavirüs endişesi sardı
Almanya tek kullanımlık elektronik sigaraları yasaklamaya hazırlanıyor
Bakan Yumaklı: Hedefimiz 2028'de su ürünlerinde 3 milyar dolar ihracat
Siyonist rejimden Lübnan'ın güneyine hava saldırısı
Meksika’da AVM’de yangın: 5 ölü, 12 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan BAE Devlet Başkan Yardımcısı Şeyh Mansur'u kabul etti
Dışişleri Bakanı Fidan İranlı mevkidaşı Arakçi ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hedefimiz savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye
AB'den Polanya'ya SAFE programı kapsamında kredi desteği
AB-ABD arasında jet yakıtı işbirliği adımı
Hürmüz Boğazı'nda İran ordusu ile ABD donanması arasında çatışma
Güney Kore'de sıkıyönetimden sonraki ilk yerel seçim hazırlığı
Lübnan Hizbullahı, işgal askerlerini hedef aldı
Mısır'dan Birleşik Arap Emirlikleri'ne kritik sevkiyat
Çiftçilere 5,4 milyar lira tarımsal destek ödemesi hesaplara aktarılıyor
AB, havayolu şirketlerine tazminat ve yakıt kuralları belirledi.
Yükleniyor







