• BIST 100

    14264,61%1,67
  • DOLAR

    43,02% 0,16
  • EURO

    50,44% -0,24
  • GRAM ALTIN

    5984,94% 0,33
  • Ç. ALTIN

    10051,88% 1,21

Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!

06 Şubat 2025, Perşembe 14:09
06 Şubat 2025, Perşembe 14:09
Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!
  • Dinle
  • A+
    Büyüt
  • A-
    Küçült

Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu belirten uzmanlar, deprem korkusunun belirsizlikten beslenerek kaygıyı artırabileceğini söylüyor.

Sürekli alarm halinde olmanın psikolojik ve fiziksel sağlığı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, deprem korkusu ve başa çıkma stratejileri hakkında açıklamalarda bulundu.

Belirsizlik korku ve kaygıyı besliyor

Son olarak 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli ve daha öncesinde yaşanan depremlerin, ülkemizde derin izler bıraktığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hem kayıplarımızın acısını hissetmeye devam ediyor hem de benzer bir felaketle tekrar karşılaşma ihtimaline karşı uzmanların sürekli olarak uyarılarına maruz kalıp, önlemler almaya çalışıp, zihinsel olarak da nasıl başa çıkabileceğimizi sorguluyoruz.” dedi.

Bu süreçte psikolojik açıdan zorlanmamızın başlıca sebebinin, depremin belirsizlik içermesi olduğunu dile getiren Demir, “Ne zaman nerede olacak ve biz bunu nasıl deneyimleyeceğiz tamamen belirsiz. Belirsizlik ise korku ve kaygıyı besler. Ancak önemli olan, korkunun esiri olmak değil, bilinçli ve hazırlıklı bir zihin yapısı geliştirebilmektir.” şeklinde konuştu.

Deprem beklentisi ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getiriyor

Sürekli deprem olacak korkusuyla yaşamanın duygusal beyni sürekli olarak alarm halinde tuttuğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bu durum gündelik yaşam kalitemizi düşürebilir. Zamanla panik atakların görüldüğü anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara yol açabilir.” dedi.

Beynimizin, deprem beklentisini bir tehdit olarak gördüğüne ve ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getirdiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları söyledi:

“Bu durum, vücutta stres hormonlarının sürekli yüksek kalmasına ve kronik yorgunluk, uykusuzluk, çarpıntı, dikkat dağınıklığı, tahammülsüzlük gibi belirtilere neden olabilir. Sosyal ve mesleki işlevsellik bozulabilir. İnsanlar sürekli deprem korkusu içinde yaşadığında, sosyal ilişkilerinde kopmalar yaşayabilir. Depremle ilgili tetikleyiciler, travmayı sürekli canlı tutar. Küçük sarsıntılar, yüksek sesler, bina çatlakları gibi detaylar, kişilerde yoğun korku ve kaçınma davranışlarına yol açabilir. Korku ve kaygı diğer tüm duyguları gibi doğaldır ancak fazlası yönetilebilir. Asıl mesele, kaygının bizi felç etmesine değil, bilinçli hazırlık yapmamıza yardımcı olmasını sağlamaktır.”

Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmeli

Deprem bilinciyle yaşamanın sürekli korku içinde olmak anlamına gelmediğinin altını çizen Demir, “Aradaki ince çizgiyi koruyabilmek için kontrol edebileceğiniz noktalara odaklanın. Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz ama bina güvenliğini artırabilir, acil durum çantası hazırlayabilir ve tatbikat yapabiliriz. Bu, ‘kontrol duygusunu’ güçlendirerek kaygıyı azaltır.” dedi.

Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Demir, “Sürekli olumsuz düşünceler üretmek yerine, ‘eğer deprem olursa, şu güvenli noktalara gidebiliriz’ gibi planlama yapmak daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Nefes egzersizleri, meditasyon, yoga, yürüyüş, mindfulness gibi stres yönetimi teknikleri ile psikolojik dayanıklılığınızı güçlendirin. Sürekli depremle ilgili konuşmak ve kaygıyı büyütmek yerine, bilinçli ve düzenli önlemler alın.” önerilerinde bulundu.

Felaket senaryoları bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir

Kontrolsüz haber tüketiminin kaygıyı artırdığına da dikkat çeken Demir, “Özellikle felaket senaryolarını vurgulayan içerikler, bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir.” dedi.

Bilinçli bilgi tüketimi için, güvenilir kaynaklardan bilgi alınması gerektiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şöyle devam etti:

“Günde sadece belirli bir zaman diliminde haberleri takip edin. Sürekli deprem haberleri okumak, kaygıyı artırır. Felaket senaryoları yerine bilimsel ve yapıcı içeriklere odaklanın. Medya etik kuralları maalesef bazen ihlal edebiliyor, kullanılan başlık ile haber içeriği farklı olabildiği gibi, başlıklar bireyler üstünde yoğun kaygıya neden oluyor. Bazı uzmanların ‘her an deprem olabilir’ açıklamaları sık sık medyada yer buluyor. Bu tür haberler karşısında çaresiz kalan vatandaş sadece kaygılandığı ile kalıyor. Bu sebeple haberleri tüketirken şu soruyu sorun: Bu bilgi bana gerçekten fayda sağlıyor mu, yoksa sadece kaygımı mı artırıyor?”

Çocuklara kaygı yerine bilinç kazandırılmalı

Çocukların, ebeveynlerinin duygusal durumlarını hissettiğine ve öğrendiklerine Demir, “Eğer bir ebeveyn sürekli kaygılıysa, çocuk da bu kaygıyı içselleştirir.” dedi.

Depremin, ‘Deprem bazen olabilir ama biz önlem aldık, güvendeyiz’ gibi bir dille çocuğun yaşına uygun olarak anlatılması gerektiğini vurgulayan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çocuğun kaygılarını küçümsemeyin ama büyütmeyin de. Ona güven verin. Deprem hazırlıklarını oyunlaştırarak öğretin. Çocuklar, oynayarak öğrenir ve böylece korku yerine bilinç kazanırlar. Ancak sürekli deprem konuşulmamalı, panik ve kontrolsüz bir ortam yaratılmamalı, çocuk üstünde baskı yaratılmamalı. Çocuklar yoğun duygularla başa çıkmakta yetişkinler kadar başarılı olamayabilir. Onların duygu yüklerini azaltmalısınız.” (İLKHA)

Akreditesiz "helal uygunluk" hizmetinde cezalar artırıldı

​ İstanbul’da DAİŞ operasyonunda 67 şüpheli tutuklandı

BAE, Yemen'deki tüm askeri varlığını çektiğini duyurdu

Suudi Arabistan donanması Arap Denizi'nde konuşlandı

Türkiye'nin deniz stratejisi: Denizlerde kime karşı konuşlanıyor?

Ülkenin batı ve kuzeyi için kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı

Guterres: israilin STK yasağı Gazze'de felaketi derinleştiriyor

Esed artıklarını finanse eden ve silahlandıran "gölge ağ" deşifre edildi

53 uluslararası kuruluştan uyarı: israilin son adımları Gazze ve Batı Şeria'da insani yardımı felç edecek

BM: israilin idam yasası uluslararası hukuka açık meydan okuma

Yahudi Çeteler Ramallah'ın kuzeyinde bir evi bastı

Gazze'de işgalci kurşunlarıyla 2 şehit

BUDO'nun bazı seferlerine hava muhalefeti

TMO mavi renkli haşhaş tohumunun satışına başladı

Siirt'te merkeze bağlı 14 köy yolu açıldı, hasta vatandaş hastaneye ulaştırıldı

Ters kelepçe takılan tesettürlü bayanların görüntüleri tepkilere yol açtı: İslami kimlik cezalandırılıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan besilik hayvan ithalatı açıklaması

Malatya'da konteyner kentte yangın

Siyonist işgalciler Batı Şeria’da bir haftada 100 Filistinliyi alıkoydu

Bayrampaşa Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada tutuklama kararı

Sinop'ta feci kaza: 2 ölü, 6 yaralı

Batman’da 4 bin 201 kilometrelik köy yolu ulaşıma açıldı

Afyonkarahisar’da uyuşturucu operasyonu: 2 tutuklama

Gambiya açıklarında göçmen teknesi alabora oldu: 7 ölü, onlarca kayıp

Diyarbakır'da buzlanma nedeniyle onlarca araç yolda kaldı

Rusya Kinjal hipersonik füzeleri ile Ukrayna'daki askeri tesisleri vurdu

Rusya ile Ukrayna arasında barışın yolunu tıkayan nükleer santral krizi

Bakan Tunç’tan Fatih’te 2 aylık bebeğin ölümüyle ilgili açıklama

Adana Yüreğir’de Aralık ayı asayiş bilançosu açıklandı

ABD'den Çin'e Tayvan tepkisi

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Akreditesiz "helal uygunluk" hizmetinde cezalar artırıldı

​ İstanbul’da DAİŞ operasyonunda 67 şüpheli tutuklandı

BAE, Yemen'deki tüm askeri varlığını çektiğini duyurdu

Suudi Arabistan donanması Arap Denizi'nde konuşlandı

Türkiye'nin deniz stratejisi: Denizlerde kime karşı konuşlanıyor?

Ülkenin batı ve kuzeyi için kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı

Guterres: israilin STK yasağı Gazze'de felaketi derinleştiriyor