• BIST 100

    14991,40%0,51
  • DOLAR

    43,14% 0,10
  • EURO

    50,34% 0,08
  • GRAM ALTIN

    6377,90% 0,18
  • Ç. ALTIN

    10268,60% 0,00

Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!

06 Şubat 2025, Perşembe 14:09
06 Şubat 2025, Perşembe 14:09
Deprem bilinciyle yaşamak sürekli korku içinde olmak anlamına gelmiyor!
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu belirten uzmanlar, deprem korkusunun belirsizlikten beslenerek kaygıyı artırabileceğini söylüyor.

Sürekli alarm halinde olmanın psikolojik ve fiziksel sağlığı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, deprem korkusu ve başa çıkma stratejileri hakkında açıklamalarda bulundu.

Belirsizlik korku ve kaygıyı besliyor

Son olarak 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli ve daha öncesinde yaşanan depremlerin, ülkemizde derin izler bıraktığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hem kayıplarımızın acısını hissetmeye devam ediyor hem de benzer bir felaketle tekrar karşılaşma ihtimaline karşı uzmanların sürekli olarak uyarılarına maruz kalıp, önlemler almaya çalışıp, zihinsel olarak da nasıl başa çıkabileceğimizi sorguluyoruz.” dedi.

Bu süreçte psikolojik açıdan zorlanmamızın başlıca sebebinin, depremin belirsizlik içermesi olduğunu dile getiren Demir, “Ne zaman nerede olacak ve biz bunu nasıl deneyimleyeceğiz tamamen belirsiz. Belirsizlik ise korku ve kaygıyı besler. Ancak önemli olan, korkunun esiri olmak değil, bilinçli ve hazırlıklı bir zihin yapısı geliştirebilmektir.” şeklinde konuştu.

Deprem beklentisi ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getiriyor

Sürekli deprem olacak korkusuyla yaşamanın duygusal beyni sürekli olarak alarm halinde tuttuğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bu durum gündelik yaşam kalitemizi düşürebilir. Zamanla panik atakların görüldüğü anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara yol açabilir.” dedi.

Beynimizin, deprem beklentisini bir tehdit olarak gördüğüne ve ‘savaş ya da kaç’ tepkisini sürekli aktif hale getirdiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları söyledi:

“Bu durum, vücutta stres hormonlarının sürekli yüksek kalmasına ve kronik yorgunluk, uykusuzluk, çarpıntı, dikkat dağınıklığı, tahammülsüzlük gibi belirtilere neden olabilir. Sosyal ve mesleki işlevsellik bozulabilir. İnsanlar sürekli deprem korkusu içinde yaşadığında, sosyal ilişkilerinde kopmalar yaşayabilir. Depremle ilgili tetikleyiciler, travmayı sürekli canlı tutar. Küçük sarsıntılar, yüksek sesler, bina çatlakları gibi detaylar, kişilerde yoğun korku ve kaçınma davranışlarına yol açabilir. Korku ve kaygı diğer tüm duyguları gibi doğaldır ancak fazlası yönetilebilir. Asıl mesele, kaygının bizi felç etmesine değil, bilinçli hazırlık yapmamıza yardımcı olmasını sağlamaktır.”

Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmeli

Deprem bilinciyle yaşamanın sürekli korku içinde olmak anlamına gelmediğinin altını çizen Demir, “Aradaki ince çizgiyi koruyabilmek için kontrol edebileceğiniz noktalara odaklanın. Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz ama bina güvenliğini artırabilir, acil durum çantası hazırlayabilir ve tatbikat yapabiliriz. Bu, ‘kontrol duygusunu’ güçlendirerek kaygıyı azaltır.” dedi.

Felaket senaryoları yerine çözüm odaklı düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Demir, “Sürekli olumsuz düşünceler üretmek yerine, ‘eğer deprem olursa, şu güvenli noktalara gidebiliriz’ gibi planlama yapmak daha sağlıklı bir yaklaşım olur. Nefes egzersizleri, meditasyon, yoga, yürüyüş, mindfulness gibi stres yönetimi teknikleri ile psikolojik dayanıklılığınızı güçlendirin. Sürekli depremle ilgili konuşmak ve kaygıyı büyütmek yerine, bilinçli ve düzenli önlemler alın.” önerilerinde bulundu.

Felaket senaryoları bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir

Kontrolsüz haber tüketiminin kaygıyı artırdığına da dikkat çeken Demir, “Özellikle felaket senaryolarını vurgulayan içerikler, bilinçaltında sürekli bir tehdit algısı oluşturabilir.” dedi.

Bilinçli bilgi tüketimi için, güvenilir kaynaklardan bilgi alınması gerektiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şöyle devam etti:

“Günde sadece belirli bir zaman diliminde haberleri takip edin. Sürekli deprem haberleri okumak, kaygıyı artırır. Felaket senaryoları yerine bilimsel ve yapıcı içeriklere odaklanın. Medya etik kuralları maalesef bazen ihlal edebiliyor, kullanılan başlık ile haber içeriği farklı olabildiği gibi, başlıklar bireyler üstünde yoğun kaygıya neden oluyor. Bazı uzmanların ‘her an deprem olabilir’ açıklamaları sık sık medyada yer buluyor. Bu tür haberler karşısında çaresiz kalan vatandaş sadece kaygılandığı ile kalıyor. Bu sebeple haberleri tüketirken şu soruyu sorun: Bu bilgi bana gerçekten fayda sağlıyor mu, yoksa sadece kaygımı mı artırıyor?”

Çocuklara kaygı yerine bilinç kazandırılmalı

Çocukların, ebeveynlerinin duygusal durumlarını hissettiğine ve öğrendiklerine Demir, “Eğer bir ebeveyn sürekli kaygılıysa, çocuk da bu kaygıyı içselleştirir.” dedi.

Depremin, ‘Deprem bazen olabilir ama biz önlem aldık, güvendeyiz’ gibi bir dille çocuğun yaşına uygun olarak anlatılması gerektiğini vurgulayan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çocuğun kaygılarını küçümsemeyin ama büyütmeyin de. Ona güven verin. Deprem hazırlıklarını oyunlaştırarak öğretin. Çocuklar, oynayarak öğrenir ve böylece korku yerine bilinç kazanırlar. Ancak sürekli deprem konuşulmamalı, panik ve kontrolsüz bir ortam yaratılmamalı, çocuk üstünde baskı yaratılmamalı. Çocuklar yoğun duygularla başa çıkmakta yetişkinler kadar başarılı olamayabilir. Onların duygu yüklerini azaltmalısınız.” (İLKHA)

Han Yunus'ta siyonist işgalcilerin ateşiyle bir Filistinli sağlıkçı şehit oldu

Adıyaman’da suç örgütüne operasyon: 22 gözaltı

Cizre Kaymakamı Baycar, eğitim çalışmalarını yerinde inceledi

İşgalciler Batı Şeria ve Kudüs'te en az 45 Filistinliyi alıkoydu

Orman köylüsü ailelere 2,55 milyar liralık ORKÖY desteği

ABD tarifeleri etkisiz kaldı: Çin küresel ticarette rekor kırdı

Rektör Şındak: Siirt Tıp Fakültesi ile ilgili kapanma ya da protokol iptali yok

Pompeo’dan küstah açıklama: Tarih kitapları Gazze’nin mağdurlarını yazmamalı

Malatya'nın ikinci hayvan barınağı hizmete başladı

Yemen'de siyasi diyaloglar hız kazanıyor: Ensarullah da sürece dâhil

"Hayalimdeki laboratuvar" resim yarışması başvuruları başladı

Doğal gaz santralinde ilave ünitelerle üretim artacak

Meclis’e emekli aylığı çağrısı

Mersin İl Sağlık Müdürlüğünde Mali Koordinasyon Toplantısı Gerçekleştirildi

Şanlıurfa’da tarihi eser operasyonu

Sağlık-Sen Siirt Şube Başkanı Eviz’den İLKHA’ya 10 Ocak ziyareti

Dürzi lider Hicri siyonist rejimi "koruyucu" ilan edip Suriye'nin bölünmesini savundu

Biruni Üniversitesi YÖK’ün "Bilim Kafe" etkinlikleriyle 6 ilde gençlerle buluştu

İstanbul Valiliği’nden gıda güvenliği genelgesi

Paravan şirketlerle dolandırıcılık yapan 15 şüpheli yakalandı

İleri Sürüş Teknikleri Uzmanı Mert: Buzlanmalarda yapılan en yaygın hata ani frenleme yapmaktır

Yeşilay Başkanı Dinç: Kumarın yasalı veya yasa dışı olanı yoktur

Siyonist rejim Ramazanda Müslümanların Mescid-i Aksa'ya girişini kısıtlayacak

Siirt’te küçük çocuğun yuttuğu madeni para başarılı operasyonla çıkarıldı

Mersin’de dolandırıcılık operasyonu: 15 şüpheli yakalandı

Tiroid ve paratiroid hastalıklarında uluslararası eğitim Bursa'da gerçekleştirildi

Bitlis’te kırsal kesimlerde hayat durdu: 229 köye ulaşım kesildi

Avustralya 544 bin sosyal medya hesabını askıya aldı

Peygamber Sevdalıları Vakfı'ndan Dünya Kudüs Haftası ve Miraç Kandili mesajı

Yeryüzü Doktorları 12 ülkede yardım ve sağlık nöbeti tuttu

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Han Yunus'ta siyonist işgalcilerin ateşiyle bir Filistinli sağlıkçı şehit oldu

Adıyaman’da suç örgütüne operasyon: 22 gözaltı

Cizre Kaymakamı Baycar, eğitim çalışmalarını yerinde inceledi

İşgalciler Batı Şeria ve Kudüs'te en az 45 Filistinliyi alıkoydu

Orman köylüsü ailelere 2,55 milyar liralık ORKÖY desteği

ABD tarifeleri etkisiz kaldı: Çin küresel ticarette rekor kırdı

Rektör Şındak: Siirt Tıp Fakültesi ile ilgili kapanma ya da protokol iptali yok