• BIST 100

    18135,83%0,46
  • DOLAR

    46,83% 0,03
  • EURO

    53,47% -0,21
  • GRAM ALTIN

    6181,85% -1,39
  • Ç. ALTIN

    10018,75% 0,56

Dijital oyunları yasaklamak değil, doğru sınırlar koymak gerekiyor!

07 Temmuz 2026, Salı 17:41
07 Temmuz 2026, Salı 17:41
Dijital oyunları yasaklamak değil, doğru sınırlar koymak gerekiyor!
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Dijital oyunların tamamen yasaklanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Çocuk Gelişimi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, doğru seçilmiş dijital oyunların çocukların bilişsel ve sosyal gelişimini destekleyebileceğini, ancak kontrolsüz kullanım

Şiddet içerikli oyunların çocukta duyarsızlaşmaya neden olarak, gerçek hayattaki acı ve şiddete karşı tepkisizleşmeyi beraberinde getirebileceğini ifade eden Çocuk Gelişimi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, 8 Temmuz Video Oyunları Günü dolayısıyla dijital oyunların çocuk gelişimi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Dijital oyun kavramı çocukluk dönemine taşındı

8 Temmuz Video Oyunları Gününün kökeni Amerika Birleşik Devletleri’ne dayandığını ve popüler kültürün de etkisiyle takvimlerimize girdiğini kaydeden Demet Gülaldı, “Teknolojinin ilerlemesiyle fiziki sınırların kalktığı dijital dünyada, artık belirli bir coğrafyada değil küresel ağlar üzerinde milyarlarca insanı birleştiren bir gün durumuna gelmiştir. Dijital teknolojilerin bu denli gelişmesi geleneksel oyun kültürünü de derinden etkilemiş ve dijital oyun kavramını çocukluk dönemine taşımıştır.” dedi.

Çocuk gelişimi açısından oyunun; çocuğun dünyayı anlamlandırma, bilişsel süreçlerini yapılandırma ve sosyal rolleri deneyimleme alanı olduğuna vurgu yapan Demet Gülaldı, “Dolayısıyla dijital oyunlar, modern çocuk için yalnızca bir eğlence aracı değil, aynı zamanda yeni nesil bir sosyalleşme, öğrenme ve kültürel etkileşim alanıdır. Ancak kritik olan nokta, teknolojinin kendisinden ziyade, çocuğun bu teknolojiyle kurduğu ilişkinin niteliğidir. Dijital oyunların çocuk gelişimine etkisi; içerik yönetimi, süre denetimi ve ebeveyn rehberliği gibi çok boyutlu değişkenlerin dengelenmesiyle şekillenmektedir.” diye konuştu.

Dijital oyunları tamamen yasaklamak pedagojik açıdan doğru değil

Dijital oyunların çocukların yaşamından tamamen çıkarılmasının gerçekçi bir yaklaşım olmadığını ifade eden Dr. Demet Gülaldı, şunları söyledi:

"Dijital oyunları çocukların yaşamından tamamen yasaklamak günümüz dünyasında gerçekçi bir yaklaşım olmadığı gibi, pedagojik açıdan da sağlıklı değildir. Tamamen yasaklayıcı bir tutum, çocuğu akran grubunun ortak iletişim dilinden soyutlayarak sosyal dışlanma hissi yaratabilir. Dahası, katı yasaklar çocukta "merakı ve gizli arayışları" tetikler; çocuk ebeveyn denetiminden uzak, kontrolsüz alanlarda bu ihtiyacını doyurmaya çalışırken gizliliğe ve yalana yönelebilir. Bu nedenle asıl sağlıklı yaklaşım, yasaklamak değil, çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarını gözeterek doğru ve net sınırlar koymaktır.”

Ailelerin dijital okuryazar olması gerekiyor

Bir dijital oyunun çocuk için uygun olup olmadığını değerlendirebilmenin ailelerin dijital okuryazarlık düzeyiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Demet Gülaldı, şöyle devam etti:

“Bir dijital oyunun çocuk gelişimi açısından faydalı olup olmadığını anlamak ise ebeveynler açısından dijital okuryazarlık gerektirmektedir. Aileler oyun seçerken ilk olarak PEGI (Avrupa Genel Oyun Bilgi Sistemi) veya ESRB (Eğlence Yazılımları Denetleme Kurulu) gibi uluslararası yaş derecelendirme etiketlerine dikkat etmelidir. Bu kuruluşlar sadece yaş sınırı koyan yapılar değil aynı zamanda; oyunların içindeki dijital satın alımlar (kumar/loot box eğilimleri), şiddet, argo veya korku unsurlarını mikro düzeyde analiz ederek çocuk ve ergen psikolojisini korumayı amaçlayan gelişimsel koruma mekanizmalarıdır.”

Oyun çocuğu pasif bir izleyici konumunda bırakmamalı

Bir oyunun çocuğu pasif bir izleyici konumunda bırakmaması gerektiğini ifade eden Dr. Demet Gülaldı, “Oyunun çocuğu pasif bir izleyici mi yaptığı yoksa strateji kurmaya, planlama yapmaya ve mantık yürütmeye mi teşvik ettiği analiz edilmelidir. İçerikte küfür, argo, siber zorbalık riskine açık kontrolsüz sohbet odaları veya kumar davranışını tetikleyebilecek oyun içi satın alma (loot box) mekanizmalarının bulunmaması kritik birer kriterdir.” ifadesinde bulundu.

Şiddet içerikli oyunlar çocuklarda duyarsızlaşmaya yol açabilir

Yaşa uygun olmayan oyun tercihlerinin çocukların gelişimini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Dr. Demet Gülaldı, şunları kaydetti:

“Yaşa uygun olmayan oyun tercihleri; çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişiminde olumsuz yönde etkileyebilir.  Özellikle erken çocukluk döneminde kurgu ile gerçek ayrımı henüz tam yapılamadığından, korku ve yoğun gerilim içeren ögeler kaygı bozukluklarına ve uyku düzensizliklerine yol açabilir. Bu noktada en büyük risklerden biri de şiddet içerikli oyunlardır. Yoğun şiddete maruz kalmak, çocukta duyarsızlaşmaya neden olarak gerçek hayattaki acı ve şiddete karşı tepkisizleşmeyi beraberinde getirir. Sorunların şiddet yoluyla çözülebileceğine dair yanlış bir şema geliştiren çocuklarda, okul ortamında akran zorbalığı, dürtüsellik ve öfke patlamaları gözlemlenebilir.” şeklinde konuştu.

Strateji geliştiren oyunlar çocukların bilişsel becerilerini destekleyebilir

Doğru seçilmiş ve yapılandırılmış dijital oyunların çocuklar için güçlü birer eğitsel araca dönüşebileceğine işaret eden Dr. Demet Gülaldı, “Strateji, bulmaca ve simülasyon oyunları çocukların analitik düşünme, dikkat süresi ve görsel-uzamsal algı gibi bilişsel becerilerini geliştirir; onlara ‘eğer bunu yaparsam ne olur?’ sorusu üzerinden sebep-sonuç ilişkisi kurmayı öğretir. Açık dünya ve inşa etme (sandbox) oyunları çocukların hayal güçlerini dijital bir tuvalde somutlaştırarak yaratıcılıklarını besler. Çok oyunculu ve iş birliğine dayalı (co-op) oyunlar ise ortak bir amaca ulaşmak için liderlik yapma, rol paylaşımı, yardımlaşma ve kriz anında takım olarak hareket etme gibi sosyal becerileri kazandırır.” dedi.

Ekran, çocuk bakıcısı olarak kullanılmamalı

Ekran süresinin yalnızca saat üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Gülaldı, “Ekran başında geçirilen süreyi daha faydalı hale getirmek için ailelerin ekranı bir bebek bakıcısı olarak görmekten vazgeçmesi gerekir. En sağlıklı yöntem, oyunu aile içi bir aktiviteye dönüştürerek çocukla birlikte oynamak ve oyun üzerine (Burada neden bu stratejiyi seçtin?) sohbet etmektir. Oyun oynama süresi çocuğun yaşına göre belirlenmeli; ancak asıl denge, oyunun çocuğun uyku, beslenme, ders çalışma, fiziksel aktivite ve yüz yüze sosyalleşme gibi hayati rutinlerini engellememesi üzerinden kurulmalıdır. Bu kurallar kriz anlarında değil, sakin bir zamanda çocukla birlikte bir ‘Medya Sözleşmesi’ imzalanarak net ve esnemeyen kurallarla belirlenmelidir.” diye konuştu.

Davranışsal bağımlılık belirtileri ciddiye alınmalı

Dijital oyunların zamanla bağımlılık davranışına dönüşebileceği konusunda aileleri uyaran Gülaldı, “Dijital oyunların bir hobi olmaktan çıkıp bir bağımlılığa veya gerçek hayattan kaçış mekanizmasına dönüştüğünü gösteren işaretlere karşı uyanık olunmalıdır. Çocuk ekran başından kalkması istendiğinde aşırı öfke ve saldırganlık gösteriyorsa, oyun için uykusundan ve yemeğinden vazgeçiyorsa, okul başarısında ani düşüşler yaşıyor, gerçek arkadaşlarından uzaklaşıp daha önce keyif aldığı etkinlikleri tamamen bırakıyorsa bu durum alarm zillerinin çaldığını gösterir. Günümüzde uluslararası tanı kitaplarında ‘İnternet Oyun Oynama Bozukluğu’ bir davranışsal bağımlılık olarak yerini almıştır. Başta ergenler ve gençler olmak üzere, bu durumdan etkilenen bireylerde uzun vadeli ve ciddi sonuçlara yol açabilmektedir.” şeklinde konuştu.

Aşırı oyun oynama davranışı başka bir problemin maskelenmiş bir sonucu olabilir

Uyarılarda bulunan Dr. Demet Gülaldı, sözlerini şöyle tamamladı:

“Eğer internet oyunlarıyla aşırı zihinsel meşguliyet, oyun oynanmadığında huzursuzluk, anksiyete veya öfke gibi yoksunluk belirtileri, oyunu bırakma veya kontrol etme girişimlerinin başarısız olması, oyun dışındaki eski hobilerine ve eğlencelere karşı ilginin azalması, oyun nedeniyle eğitim, sosyal ilişkiler veya iş hayatında bozulma gibi belirtiler görülüyorsa ve bu belirtiler çocuğun günlük işlevselliğini birkaç haftadır olumsuz etkiliyorsa, ebeveynler hiç vakit kaybetmeden bir uzmandan profesyonel destek almalıdır. Unutulmamalıdır ki, aşırı oyun oynama davranışı bazen çocuğun gerçek hayatta yaşadığı akran zorbalığı, akademik başarısızlık veya aile içi huzursuzluk gibi başka bir problemin maskelenmiş bir sonucu olabilir.”  (İLKHA)

Ömer Faruk SEYHAN

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Küba: ABD yaptırımlar Küba halkı üzerinde ağır insani ve ekonomik sonuçlar doğuruyor

Aydın'da yangına müdahale eden arazöz alevlerin arasında kaldı

Kalkışa hazırlanan yolcu uçağında büyük panik

Siyonist rejimden Lübnan'a ateşkese rağmen peş peşe saldırılar

Aydın'da zirai alanda yangın: Söndürme çalışmaları devam ediyor

Kırıkkale'de iki otomobil çarpıştı: 6 yaralı

ABD'de asit tankeri alarmı

NATO'dan Ukrayna'ya yeni destek hazırlığı: 140 milyar Euro masada

Türkiye ile Kanada arasında STA müzakereleri başlatıldı

Türkiye'den Şam'daki bombalı saldırılara kınama

Hindistan’da heyelan felakete yol açtı: 3 ölü, 9 yaralı

Trump'ın 850 bin havai fişeklik gösterisi sonrası "Kırmızı Alarm": Washington zehirlendi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile heyetler arası görüşmeye başkanlık etti

Bangladeş'te muson yağmurları toprak kaymasına yol açtı: 9 kişi hayatını kaybetti

İklim değişikliğine dirençli köyler için ilk adım atıldı

Zelenskiy'den NATO'ya bir kez daha Patriot füzesi talebi: Lütfen bize daha fazla hava savunma füzesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Trump'la görüşmesinde İran ve Gazze açıklamaları

Malatya'da yapılan denetimlerde 128 araca cezai işlem uygulandı

Afyonkarahisar’da bir haftada 31 aranan şahıs yakalandı

Kolombiya'da siyasi kriz: Petro, Espriella'nın meşruiyetini tanımıyor

Malatya'da FETÖ'den haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 3 kişi yakalandı

Gaziantep'te seyir halindeki belediye otobüsü alev aldı

NATO'ya tepki içeren billboard sonrası HÜDA PAR merkez binasının elektriği kesildi!

Kremlin: NATO Zirvesi'ni yakından izleyeceğiz

Kastamonu'da aranan 19 kişi yakalandı

Haftalığını Gazze'deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak üzere Umut Kervanı'na bağışladı

Umut Kervanı Mardin Başkanı Önen: Siyonistlere ait ürünlerin boykot edilmesi kararlılıkla sürdürülmeli

ABD'nin dış ticaret açığı son 14 ayın en yüksek seviyesine ulaştı

Sudan'da altın madeninde göçük. 15 ölü, 1 yaralı

Hindistan'da cami yeri gasp edilerek yapılan tapınakta kendi mensupları tarafından bağış hırsızlığı

Yükleniyor

loading
Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Küba: ABD yaptırımlar Küba halkı üzerinde ağır insani ve ekonomik sonuçlar doğuruyor

Aydın'da yangına müdahale eden arazöz alevlerin arasında kaldı

Kalkışa hazırlanan yolcu uçağında büyük panik

Siyonist rejimden Lübnan'a ateşkese rağmen peş peşe saldırılar

Aydın'da zirai alanda yangın: Söndürme çalışmaları devam ediyor

Kırıkkale'de iki otomobil çarpıştı: 6 yaralı

ABD'de asit tankeri alarmı

Yeni Slow Radyo