15870,43%-0,89
44,07% 0,18
51,07% -0,21
7206,46% 0,36
11734,45% -1,11
Gaziantep İl Müftülüğünde düzenlenen ihtida programıyla Naoki olan ismini Müslüman sonra Muhammed Abdullah ismini aldı.
Naoki, Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Ensari Yentürk, Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök ve ilçe müftülerinin hazır bulunduğu programda Kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu.
İslam'a girme nedeninin Müslümanlarda kibarlık ve fedakârlık olduğunu dile getiren Muhammed Abdullah, "İlk başta beni etkileyen şey, herkesin gerçekten çok nazik olmasıydı. İnsanlara bir şeyler verme ve başkalarına yardım etme ruhlarının çok güçlü olduğunu düşündüm ve bunu öğrenmek istedim. Bu yüzden camide kalmama izin verdiler. Orada çeşitli etkinliklere katıldım, namazlara iştirak ettim. Sonra bana, ‘Bugün buraya gidelim.’ diye davette bulundular ve ben de bu şekilde buraya gelmiş oldum." dedi.
"Japonya'da kimse İslam hakkına bir şey bilmiyor"
Muhammed Abdullah
İslam'ın yanlış bilidiğine değinen Muhammed Abdullah, "İslam’la ilgili bilgileri okulda, tarih gibi derslerde biraz öğreniyoruz. Mesela dünyada İslam’ın hangi bölgelerde yaygın olduğu gibi genel bilgiler. Ama içeriği veya öğretileri hakkında ayrıntılı bir şey öğrenmemiştim. Benim ailem ve arkadaşlarım da dahil olmak üzere Japonya’daki birçok insan İslam hakkında pek bir şey bilmiyor. Hatta bazıları İslam hakkında biraz korkutucu bir imaja sahip. Bu yüzden ben de onlara aslında hiç de öyle olmadığını, insanların çok nazik ve iyi olduklarını anlatmaya çalışıyorum." ifadelerini kullandı.
"Kalacak yer aradım"
Gaziantep'e gelince insanların camiye kendisini yönlendirdiğini dile getiren Muhammed Abdullah, "Gürcistan’dan Türkiye’ye bisikletle girdim ve bisikletle Gaziantep’e geldim. Yanımda sadece bir çadır vardı, bu yüzden gece uyurken çok üşüyordum. Bu nedenle şehirdeki insanlara, bugünlük kalabileceğim bir yer olup olmadığını sordum. Sonra bana imamı tanıttılar. Evet, şu an için kendimde tamamen değiştiğimi hissettiğim bir şey yok. Ancak insanların nezaketini ve iyiliğini yeniden görmüş oldum. Bu yüzden bundan sonra da öğrenmeye ve araştırmaya devam etmek istiyorum." şeklide konuştu.
"Fedakarlık onu etkiledi"
Mustafa kılınç
Haci Yasin Kaplan Cami İmamı Mustafa Kılınç, "Hafta sonu hem yorgun hem de bitkin bir halde bisikletiyle gelmişti. Bisikletinde de bir arıza vardı. Ben genel olarak dışarıdan gelenlere hemen, camide odamız var, buyurun burada oturun. derim. Onu da öyle görünce burada kalabileceğini söyledim. Kendisi sabah gidecekti, fakat ben bırakmadım. Tekrar kalmasını rica ettim. Dün gidecekti ama ben, hayır, burada kalacağız. dedim. Ayrıca bizim haftalık olarak Müslümanların bir araya geldiği cuma namazımız var. Onu da görmesini istediğimi söyledim. Etkilendiği için bugüne kadar kalmaya devam etti. Bu süreçte bizim ona sürekli yakınlık göstermemiz onu çok etkiledi. Kendisi benimle şöyle bir şey paylaştı. Bizim odada kalırken çocuğu kanser hastası olan bir hastane arkadaşımız da vardı. O da burada kalmak zorunda kalmıştı. Onları da çocuklarıyla birlikte bir gün ikram odasına misafir ettik. Daha sonra kendisini yabancı hissetmedi. Çocuklar onunla oynamak istedi. Fakat kendisi aç olduğu için oynamak istemedi. Sonra bana dedi ki: 'Ben kendimden çok korktum.' Neden? diye sordum. 'Çünkü Müslümanlar çok fedakar ama ben aç olduğum için çocuklarla oynamak istemedim.' dedi. Daha sonra yemek yedikten sonra heyecanını ve enerjisini toparlayıp çocuklarla oynamış. O zaman kendi kendine, 'Neden böyle davrandım?' diye düşünmüş. Bunun üzerine ben de ona fedakarlıktan bahsettim. İslam'da fedakarlığın önemine vurgu yaptım. Çünkü onu en çok etkileyen şey fedakarlık olmuştu." dedi. (İLKHA)