• BIST 100

    16649,43%-0,01
  • DOLAR

    43,48% 0,00
  • EURO

    51,58% -0,01
  • GRAM ALTIN

    6677,59% -1,62
  • Ç. ALTIN

    11383,46% -2,09

Direniş liderlerinin sürgündeki zaferi Mercu'z Zuhur 33'üncü yılında

17 Aralık 2025, Çarşamba 23:29
17 Aralık 2025, Çarşamba 23:29
Direniş liderlerinin sürgündeki zaferi Mercu
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Siyonist işgalin, 17 Aralık 1992'de sınır dışı ettiği HAMAS ve İslami Cihad hareketlerinin yüzlerce üyesi ve lideri, Güney Lübnan'ın Mercu'z-Zuhur bölgesinde çektikleri sıkıntıları nimete dönüştürerek Filistin davasını dünya kamuoyuna duyurarak büyük bir

Filistin'deki İslami direniş hareketi HAMAS'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Tugayları, o dönem elindeki işgalci esir Başçavuş Nissim Tolenado'yu işgal zindanlarındaki Şeyh Ahmed Yasin ile takas yapmak istemiş ve işgalci rejimi 14 Aralık 1992'ye mühlet tanımıştı.

İşgal rejimiyle esir takası konusunda bir anlaşma sağlanamaması ve işgalcinin Şeyh Ahmed Yasin'i serbest bırakmaması üzerine, belirlenen nihai süreden iki gün sonra Kassam Tugayları işgalci esir Nissim Tolenado'nun cesedini Kudüs-Eriha yolu üzerine attı. 

Bu olay üzerine işgal rejiminin başbakanı İzak Rabin adeta aklını kaçıracak gibi oldu ve artık ne yapacağını şaşırmış durumdaydı. Rabin, İşgal rejiminin parlamentosu durumundaki Knesset'ten HAMAS'a karşı savaş ilan etti ve işgal rejimi 17 Aralık 1992 gecesi, büyük çoğunluğunu bu hareketin ileri gelenlerinin oluşturduğu ve aralarında İslami Cihad hareketinin lider ve üyelerinin de olduğu 416 Filistinliyi, evine baskın düzenleyerek onları zorla çıkarıp yolcu taşımaya uygun olmayan araçlara, kamyonetlere vs. bindirip o zaman henüz siyonistlerin işgali altında olan Güney Lübnan'ın Mercu'z-Zuhur bölgesine götürüp bıraktı. 

İşgal rejimi, onların kendilerine bir sığınak aramak zorunda kalacaklarını ve Filistin'deki direnişin motor gücünün sahadan çıkarılmış olacağını, böylece direnişin ateşinin söneceğini umuyordu. Ancak işgal, kendisini hareketin yeniden canlanmasıyla karşı karşıya buldu ve HAMAS, kendi topraklarında ve halkı arasında daha da kök saldı.

Bu arada Avrupa'daki muhtelif devletlerin yöneticileri sürgündeki Filistinlileri kendi ülkelerine davet etti. Ama sürgündekiler, öz yurtlarına dönmekten başka bir çözüme razı olmadıklarını bildirdi ve dönme konusunda ısrarlarını sürdürdüler. Onlar, döndüklerinde işgal güçlerinin kendilerini zindana atması ihtimalinin güçlü olduğunu düşünmelerine rağmen yine de vatanlarına dönmekte ısrar ediyorlardı. 

Mercu'z-Zuhur tecrübesi HAMAS ve İslami Cihad hareketlerinin tarihinde önemli bir dönüm noktasını teşkil ediyordu; zira güney Lübnan'daki kampları, uluslararası medyanın ilgi odağı haline geldi ve aynı zamanda ilişkileri genişletme ve işgal karşıtlarına yönelik enerjileri harekete geçirme fırsatına dönüştü.

Sürgün edilenler, Güney Lübnan'da kaldıkları süre boyunca siyaset, düşünce ve eğitim konularında çeşitli komitelerde işlerini organize ettiler ve şehit Dr. Abdülaziz Rantisi'yi resmi sözcüleri olarak atadılar.

Uluslararası baskılar sonucunda 19 Şubat 1993'te Güvenlik Konseyi'nin 977 sayılı kararıyla derhal evlerine dönmeleri öngörüldü, çoğu bir yıl içinde geri döndü, çok azı ülke dışında kalmayı tercih etti.

Mihnetten nimete dönüşüm

Sınır dışı edilenler, medya komitesi ve beslenme ve ihtiyaç takip komitesinin yanı sıra Filistin bölgelerinden 23 kişilik bir komite oluşturdu.

Sınır dışı edilenler arasında doktorlar, yöneticiler ve çeşitli mesleklerden kişiler de vardı. Batı Şeria halkı ile Gazze halkı ilk kez bir kampta toplandı. Sürgündekiler, Kuveyt'ten kendilerine telefon getirip sınır dışı edilmelerinin ardından işgal altındaki topraklardaki aileleriyle iletişim kurabildiler.

Sınır dışı edilen Filistinliler ile sınır dışı kampını çevreleyen Lübnan köylerinin sakinleri arasında bugüne kadar devam eden yakın bir ilişki oluştu.

Sürgün edilenlerin açık havada yaşaması ve gerekli ihtiyaçlardan yoksun olması nedeniyle yağmurlu ve karlı hava koşulları, sürgünlerin hastalıklara yakalanmasına neden olsa da onlar topraklarında geri dönme arzusundan hiçbir zaman vazgeçmediler.

Sürgün edilen Filistinlilerden biri, görünürde mihnet olarak gözüken bu sürgün sonrası özellikle dönemin işgal başbakanı İzak Rabin'in bu Filistinlileri tek bir yere sınır dışı etmekle hata yaptığını söylediğini hatırlatarak, sürgünün Filistin davasını yaymak için çok yüksek bir İslami platforma dönüştüğüne dikkat çekiyordu.

Sürgün edilenler, özellikle yazın gelmesiyle birlikte kampı çektikleri tüm sıkıntıları bir kenara atarak,  “yazlık tatil yeri” olarak tanımlardı. İmkanlar yetersiz olmasına rağmen çadırlar düzenlenmiş ve mutfaklar kurulmuş, Mercu'z-Zuhur adında bir cami kurulmuştu.

Sürgün yeri kültürel alana dönüştürüldü

Kamp, her komitenin günlük olarak buluştuğu, kültürel ve tanışma alanıydı ve başkanlığını HAMAS'ın kurucularından biri olan, 2004 yılında siyonist bir suikastta şehit edilen ve hareketin 2000'li yıllardaki Gazze lideri Abdülaziz Al-Rantisi yapıyordu.

Sürgün edilenler, Geri Dönüş Yürüyüşü, Hasta Yürüyüşü, Kefen Yürüyüşü gibi birçok etkinlik gerçekleştirerek BM Güvenlik Konseyi'ne mesaj gönderiyordu.

Kampta, kimin hastaneye nakledilmesi gerektiğine karar vermek için hastalar için bir sağlık komitesi oluşturulmuş, hatta komşu El-Merc bölgesinde yaşayanlar bile sağlık odasına gelip tedavi görüyorlardı. Bu durum sürgündekiler ile yerel halk arasında sevgi ve muhabbet oluşmasını sağlıyordu.

Evet, sonunda işgal rejimi Mercu'z-Zuhur sürgünlerinin dönüşlerini kabul etmek zorunda kalmıştı. Aradan bir yıl geçtikten sonra sürgündekilerin tümü yurtlarına dönmeyi başarmıştı.

Böylece siyonist işgal karşısında gösterilen kararlılık önemli bir zafer kazanmış oldu ve bu olay da "Mercu'z-Zuhur Direnişi" olarak tarihe geçti. 

Direniş, sürgün, şehadet…

Ne hazindir ki o gün sürgün edilenler arasında doktor Ömer Farawneh de bulunuyor ve Farawneh, kısırlık tedavisi uzmanlık alanı olduğundan kamp dışından birçok hasta onun yanına tedaviye geliyordu. Son olarak Jinekolog ve İslam Üniversitesi Beşeri Tıp Fakültesi eski dekanlığını yapan Farawneh, işgalcilerin 15 Ekim 2023'te Gazze'ye düzenlediği bombalı saldırıda eşi, çocukları ve torunlarından 13 kişi ile birlikte şehit olmuştu.

İşgal uçakları ayrıca Batı Şeria ve Gazze'de HAMAS ve İslami Cihad hareketlerinin çok sayıda liderini suikastle öldürdü; bunların en önemlileri 2001'de Gazze'de birlikte suikaste uğrayan Cemal Mansur ve Cemal Salim'in yanı sıra 2004'te Gazze'de Rantisi, 2024'te Tahran'ı ziyaret ederken şehit edilen Haniyeh ve diğerleri…

Bugün, 33 yıllık sürgünün ardından ve işgalin HAMAS'ı ortadan kaldırma ve yok etme çabalarıyla yürüttüğü umutsuz savaşlara rağmen, HAMAS dağlar kadar dimdik ayakta durmakta ve Mescid-i Aksa ile Filistin'i özgürleştirmeye dayalı İslami projesini sürdürmektedir. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Mersin'de kontrolden çıkan araç yayalara çarptı: 3 ölü, 4 yaralı

İran’dan zenginleştirilmiş uranyum transferi iddialarına yalanlama

İstanbul Havalimanı’nda 200 bin adet kaçak tıbbi sülük ele geçirildi

Mardin’de yangında ölen evli çift yan yana defnedildi

Trump: Hindistan, Rusya'dan petrol alımını durdurdu, gümrük vergisi düşürülecek

Berat Kandili Siirt’te üç dilde mevlidlerle ihya edildi

Mardin’de Ramazan ayının müjdecisi Berat Kandili idrak edildi

Malatya'da Beraat Kandili coşkuyla idrak edildi

Beraat Kandili Cizre’de dualarla ihya edildi

Mersin'de mevzuata aykırı egzoz ve plakasız araç kullanan sürücüye ceza

Rusya'dan ABD-İran müzakerelerinde 'uranyum depolama' önerisi

Malatya'da otomobilin çarptığı yaya hayatını kaybetti

Malatya'da iki otomobil çarpıştı: 5 yaralı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Suudi Arabistan ve Mısır’ı ziyaret edecek

Axios: Witkoff ile Arakçi nükleer anlaşmayı İstanbul'da görüşecek

Batman'da Berat Kandili dualarla idrak edildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Suriye halkının huzur içinde yaşadığı bir komşu görmek istiyoruz

HÜDA PAR Antalya İl Başkanlığından esnafa "Beraat" ziyareti

Tarsus Umut Kervanı’ndan Berat Kandili vesilesiyle ihtiyaç sahiplerine yardım

Mersin’de fırtına ve yoğun toz etkili oldu

Yunanistan, Anayasayı revize etme sürecini başlattı

Muğla’da makine arızası yapan teknedeki 2 kişi kurtarıldı

Kosta Rika'da Laura Fernandes devlet başkan seçildi

Afrika'nın ilk ağır yük çöl demiryolu Cezayir'de hizmete açıldı

Somali, güvenlik geçişini güçlendirmek için bir savunma kurulu oluşturdu

AB'den Rusya'ya yeni yaptırım kararı

Malatya Valisi Yavuz: Ailelerin yaşadığı dramı görmezden gelemeyiz

Macaristan, Rusya'dan enerji ithalatına getirilen yasağa karşı AB Adalet Divanı'na dava açtı

Barrot: Avrupa'ya Rusya ile doğrudan bir iletişim kanalı gerekli

Çorum'da tır ile cip çarpıştı: 4 yaralı

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Mersin'de kontrolden çıkan araç yayalara çarptı: 3 ölü, 4 yaralı

İran’dan zenginleştirilmiş uranyum transferi iddialarına yalanlama

İstanbul Havalimanı’nda 200 bin adet kaçak tıbbi sülük ele geçirildi

Mardin’de yangında ölen evli çift yan yana defnedildi

Trump: Hindistan, Rusya'dan petrol alımını durdurdu, gümrük vergisi düşürülecek

Berat Kandili Siirt’te üç dilde mevlidlerle ihya edildi

Mardin’de Ramazan ayının müjdecisi Berat Kandili idrak edildi