• BIST 100

    15612,37%0,44
  • DOLAR

    43,28% 0,06
  • EURO

    50,79% 0,76
  • GRAM ALTIN

    6579,12% 1,29
  • Ç. ALTIN

    10613,56% 0,86

Dr. Gökşenoğlu: Donuk omuz kalıcı hareket kısıtlılığına yol açabilir

10 Ocak 2026, Cumartesi 10:57
10 Ocak 2026, Cumartesi 10:57
Dr. Gökşenoğlu: Donuk omuz kalıcı hareket kısıtlılığına yol açabilir
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Gökşen Gökşenoğlu, omuz ekleminde gelişen ağrı ve sertlik nedeniyle araba kullanma, giyinme ya da yukarı uzanma gibi basit hareketlerin bile zamanla imkânsız hâle gelebildiğini belirterek, erken teşhisin büy

Doç. Dr. Gökşenoğlu, "Hayatı tehdit etmese de donuk omuz sendromunda tedavide geç kalınması durumunda iyileşme süreci uzuyor, omuz hareketlerinde kalıcı kısıtlılık gelişebiliyor ve ağrı kronikleşebiliyor. Oysa erken dönemde başlanan tedaviyle iyileşme süresi belirgin şekilde kısalıyor" dedi.

30'lu yaşlarda görülme sıklığı artıyor

Dünya genelinde nüfusun yaklaşık yüzde 2–5'ini etkileyen donuk omuz sendromu, Türkiye'de de benzer oranlarda görülüyor. Son yıllarda hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşması, diyabet ve tiroit hastalıklarındaki artış, yaralanma ya da ameliyat sonrası uzun süreli hareketsizlik gibi nedenlerle donuk omuz vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Eskiden 40 yaş altındaki bireylerde nadir görülen bu sendromun, günümüzde aynı risk faktörleri nedeniyle 30'lu yaşlarda da daha sık ortaya çıktığı bildiriliyor. Ayrıca 40 yaş üzerindeki kadınlarda görülme riskinin erkeklere göre 2 ila 4 kat daha fazla olduğu ifade ediliyor. Menopoz dönemindeki hormonal değişimler ve otoimmün hastalıkların kadınlarda daha yaygın olması bu risk artışında etkili faktörler arasında gösteriliyor.

Omzun uzun süre hareketsiz kalması riski artırıyor

Donuk omuz sendromunun en sık görülen tipi, nedeni net olarak belirlenemeyen idiopatik formu oluşturuyor. Bununla birlikte omuz yaralanmaları, cerrahi müdahaleler sonrası omzun uzun süre hareketsiz kalması riski artırıyor. Diyabet hastalarında ise yüksek kan şekeri nedeniyle dolaşım bozukluğu, inflamasyona yatkınlık ve kolajendeki yapısal değişiklikler donuk omuz gelişimini kolaylaştırıyor. Bu nedenle diyabet hastalarında riskin normal bireylere göre 2 ila 4 kat arttığı belirtiliyor. Tiroit bozuklukları, Parkinson ve kalp-damar hastalıkları da risk faktörleri arasında yer alıyor.

Hastalık genellikle gece ağrısıyla başlıyor

Donuk omuzda omuz eklem kapsülünün iltihaplanıp kalınlaşması zamanla sertliğe ve hareket kısıtlılığına yol açıyor. Hastalık çoğunlukla haftalar ya da aylar içinde yavaş ilerliyor. İlk dönemde özellikle geceleri hissedilen omuz ağrısı ön plana çıkıyor. Bu ağrılar uyku kalitesini bozarak kronik yorgunluğa neden olabiliyor. İlerleyen evrelerde ise eklem sertliği artıyor, kolu kaldırmak zorlaşıyor; giyinme, yemek yeme, saç tarama gibi günlük rutinler bile büyük bir çaba gerektiriyor.

Tam iyileşme bir yılı bulabiliyor

Tedavide temel hedef, ağrıyı azaltmak ve omuz ekleminin hareket açıklığını yeniden kazandırmak. İyileşme süresi hastanın genel sağlık durumu ve tedaviye başlama zamanına göre değişiyor. Çoğu hasta 3 ila 6 ay içinde günlük yaşamına dönebilirken, bazı vakalarda tam iyileşme bir yıla kadar uzayabiliyor. Doç. Dr. Gökşenoğlu, erken tanı ve uygun tedaviyle hastaların büyük bölümünün omuz fonksiyonlarını tamamen ya da büyük ölçüde geri kazandığını belirtiyor.

Tedavide ilk basamak fizik tedavi

Donuk omuz tedavisinde ilk aşamada fizik tedavi ve ilaç uygulamaları tercih ediliyor. Germe ve güçlendirme egzersizleriyle omzun hareket kapasitesi artırılırken, antiinflamatuar ilaçlar ve eklem içine yapılan kortikosteroid enjeksiyonları ağrının kontrol altına alınmasına yardımcı oluyor. Gerekli durumlarda, eklem kapsülünün sıvı ile genişletilmesini amaçlayan hidrodilatasyon yöntemi uygulanabiliyor. Şiddetli ve diğer tedavilere yanıt vermeyen vakalarda ise cerrahi seçenek gündeme geliyor.

Hidrodilatasyon cerrahi ihtiyacını azaltabiliyor

Son yıllarda öne çıkan hidrodilatasyon yöntemi, minimal invaziv bir uygulama olarak dikkat çekiyor. Omuz eklemi içine steril sıvı enjekte edilerek kapsülün kontrollü şekilde gerilmesi ve yapışıklıkların azaltılması hedefleniyor. Çoğunlukla görüntüleme eşliğinde uygulanan bu yöntemin, fizyoterapi ile birlikte yapıldığında ağrıyı hızla azalttığı ve hareket açıklığını artırdığı belirtiliyor. Doç. Dr. Gökşenoğlu, hidrodilatasyonun en önemli avantajının iyileşme sürecini hızlandırması ve cerrahi müdahale ihtiyacını önemli ölçüde azaltması olduğunu ifade ediyor. (İLKHA)

Avrupa Komisyonu: Grönland'ın egemenliği pazarlık konusu değildir

Evde sporun yeni adresi: Yapay zekâ destekli egzersiz ve fitness planları

Yemen Başkanlık Konseyi, BAE'yi güneyde gizli hapishaneler ve ağır ihlallerle suçladı

Konya Akşehir’de uyuşturucu operasyonu

Ege kıyılarında kuvvetli rüzgar ve fırtına uyarısı

Kamçatka'da aşırı kar fırtınası: Kar kalınlığı 2 metreyi aştı

Ürdün’den UNRWA binalarının yıkımına tepki

Burak Gross Alışveriş Merkezi 5. Yılını Coşkuyla Kutladı

Kovancılar ve Palu'daki TOKİ mağdurlarına ilişkin açıklama

Ben Gvir'den skandal baskın: UNRWA yerleşkesinde yıkım

Adıyaman İl Müftüsü Haliloğlu: Kudüs, Müslümanların ortak davasıdır

TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan İspanya’ya taziye mesajı

Abdi'nin Şam ziyareti beklentileri boşa çıkardı

İşgal rejimi Batı Şeria ve Kudüs’te birçok bölgeye baskın düzenledi

Batman'da bahis operasyonu: 4 tutuklama

Uzm. Dr. Arcak: Çocuklarda ateş düşürücü için yapılan en büyük yanlış hemen antibiyotiğe başvurmaktır

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yılına özel yarışma düzenlenecek

Şanlıurfa’da yarın birçok ilçede planlı elektrik kesintisi uygulanacak

İslam’i kimliğinden dolayı okul müdürüne sürgün iddiası

MEB yabancı dil öğrencileri için 3 aylık dergi çıkardı

Uzmanı uyardı: Çocuklarda kış enfeksiyonlarına dikkat

Filipinler'de tekne battı: 14 kayıp

Kan sulandırıcı kullanımında yanlış bilinenler hayati risk oluşturuyor

İşgal rejimi çıkmazda: Ordu alarm veriyor, iç kriz derinleşiyor

Dr. Hüseyin Sudan: Kudüs bir inanç meselesidir

TÜBİTAK ile Arnavutluk arasında bilimsel iş birliği görüşmeleri yapıldı

Harran Üniversitesi Hastanesi’nden bölgede bir ilk: Aort anevrizmasına tam kapalı girişim

Karbon salımı şirketler için maliyete dönüşüyor

Kış lastiği hayati önem taşıyor: Güvenlik lastikle başlıyor

Prof. Dr. Çelik: Cenaze evine yemek götürmek sünnettir

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Avrupa Komisyonu: Grönland'ın egemenliği pazarlık konusu değildir

Evde sporun yeni adresi: Yapay zekâ destekli egzersiz ve fitness planları

Yemen Başkanlık Konseyi, BAE'yi güneyde gizli hapishaneler ve ağır ihlallerle suçladı

Konya Akşehir’de uyuşturucu operasyonu

Ege kıyılarında kuvvetli rüzgar ve fırtına uyarısı

Kamçatka'da aşırı kar fırtınası: Kar kalınlığı 2 metreyi aştı

Ürdün’den UNRWA binalarının yıkımına tepki