-
BIST 100
15807,88%-0,41
-
DOLAR
44,45% 0,09
-
EURO
51,24% 0,11
-
GRAM ALTIN
6415,56% -0,03
-
Ç. ALTIN
10645,44% 0,00
Gaziantepli tasarımcıdan depremden koruyan yatak
14 Ocak 2024, Pazar 12:20
14 Ocak 2024, Pazar 12:20
-
A+Buyut
-
A-Kucult
Gaziantepli tasarımcıdan depremden koruyan yatak
Türkiye’de son dönemde sıklıkla yaşanan depremlerden sonra, Gaziantepli çelik kasa üreticisi deprem anında insanların içine sığınabileceği 60 ila 600 ton yük taşıyabilen deprem yatağı geliştirdi. Fiyatın 50 bin lira ile 500 bin lira aralığında olduğunu söyleyen üretici Haluk Dündar, “Deprem anında insanların sandviç olan binalardan kendilerine bir yaşam üçgeni oluşturacakları ve kendilerini ezilmelerini önleyecek bir çelik konstrüksiyon bir yapı olduğunu söyledi.
Gaziantep’te 59 yıldır çelik kasa ve yüksek güvenlikli ürünler üreten bir firma, yaşanan depremlerden sonra gelen talep üzerine önceden geliştirdikleri deprem ranzasını daha da geliştirerek deprem yatağına dönüştürüyor.
Çevresi tamamen yüksek dirençli çelik konstrüksiyonla kaplı olan 600 kilo ağırlığındaki ranza, 600 tona kadar yük taşıyabiliyor. Deprem ranzası enkaz altına kaldığı zaman küçük yerleri kazıp eşmesi için kazma, kürek, küçük bir akü, aydınlatma, insanlara ulaşabilmesi için telefonunu şarj edebileceği bir şarj yeri, sireni, düdüğü, deprem çantası mevcut. Bunların içerisine ekstra olarak hava tüpü, oksijen tüpü eklenebiliyor.
“8 büyüklüğünde depreme kadar dayanacak şekilde yapılıyor”
Yapılan deprem yatak ve ranzalarının 8 büyüklüğündeki depremlere kadar dayanıklı olduklarını belirten çelik kasa ve yüksek güvenlikli ürünler üreten firma sorumlusu Haluk Dündar, “Deprem yatağı, deprem anında insanların sandviç olan binalardan kendilerine bir yaşam üçgeni oluşturacakları, ezilmelerini önleyecek bir çelik konstrüksiyon bir yapıdır. Deprem anında insanların ezilmesini, hayatlarını kaybetmesini engeller. Kalın çelik konstrüksiyonlarla üretim yapıldığı için bunlar 60 ila 600 ton kapasitedeki yükleri taşıyabilecek şekilde yapılan yapılardır. Bu yapıların ranza tarzında olan deprem yatakları var, masa şeklinde olan deprem yatakları var. Bunlar ranza şeklinde yatarken koyacak şekilde olanlar var. Bunların değişik kullanım yerleri mevcut. 2 kişiden başlayıp 8 kişiye kadar alabilecek kapasitede üretiliyor ve 8 büyüklüğünde depreme dayanacak şekilde yapılıyor. Zaten esas ağırlığı insanların vücuduna ulaşmaması için ekstra bir güvenlik yaşam üçgeni oluşturmak buradaki esas amaç odur. İçinde kendi her türlü yiyecek, içecek depolama imkanı ve yel gözleri mevcuttur. Enkaz altına kaldığı zaman küçük yerleri kazıp eşmesi için kazma, kürek, küçük bir akü, aydınlatma, insanlara ulaşabilmesi için telefonunu şarj edebileceği bir şarj yeri, sireni, düdüğü, deprem çantası mevcut. Bunların içerisine ekstra olarak hava tüpü, oksijen tüpü eklenebiliyor” dedi.
“Deprem yatağının içinde 1 ay bile kalsa yaşama ihtimalini çok büyük”
Dündar, “Kişinin enkaz altında deprem yatağının içinde 1 ay bile kalsa yaşama ihtimalini çok büyük derecede arttıracak her türlü imkan mevcut oluyor. Yani orada ezilmesini ve açlıktan, susuzluktan, havasızlıktan dolayı ölmesini engelleyecek en üst tedbirler alınıyor. Bunların fiyatları 50 bin TL’den 500 bin TL ye kadar çıkıyor” şeklinde konuştu.
“İstanbul’da da büyük bir deprem olma ihtimali mevcut”
İstanbul’da 250 yılda bir deprem yaşandığı için bilim adamları tarafından büyük bir deprem beklediklerini söyleyen Dündar, dirençli yapılara ihtiyaç olduğunu da belirterek, “Bizim depreme dayanıklı yapılara ihtiyacımız var. Yani şu anda beklenen bir İstanbul depremi var, olması ihtimali büyük olan. 1010 yılında İstanbul’da bir deprem olmuş, hatta ada çökmüş. Şimdi 1250 yılında İstanbul’da deprem olmuş, çok büyük can kayıpları olmuştu. 1509 yılında da çok büyük bir deprem olmuş hatta küçük kıyamet demişler. O dönemde Yavuz Sultan Selim padişah olduğu dönemde İstanbul büyük ölçüde yıkılmış. 1750 yıllarında yaklaşık 250 yıl aralıklarla o zamanda da büyük bir deprem olmuş. Şu andaki bilim adamlarının dediklerine göre ise şu anda 250 yıllık süre geçmiş durumdadır. İstanbul’da da büyük bir deprem olma ihtimali mevcut. Şu anda bizim depreme dayanıklı binalara, yapılara ve her türlü imkana şu anda ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
“Ülke olarak depreme dayanıklı yapılara ihtiyacımız var”
Ülkemizde depreme dayanıklı yapılara ihtiyacımız olduğunu söyleyen Haluk Dündar, “İnsanlarımız her türlü böyle bina alırken veya iş yeri alırken, deprem izolatörü, deprem yataklı böyle yapılara öncelikli ihtiyaçlar mevcut. Bunu da ülkemizin iktidarıyla, muhalefetiyle bu konuya ağırlık verilmeli. Bu durum insanların can ve mal kaybına, ülkenin ekonomisine büyük bir zarar verebilecek bir durumdur. Bununla ilgili her türlü tedbirin alması lazım ve halkımızın da bu konuda depreme karşı duyarlı olmalıdır. Evi alırken bunlara özellikle çok dikkat etmesi gerekiyor. Ülke olarak depreme dayanıklı yapılara ihtiyacımız var” diye konuştu.
Gaziantep’te 59 yıldır çelik kasa ve yüksek güvenlikli ürünler üreten bir firma, yaşanan depremlerden sonra gelen talep üzerine önceden geliştirdikleri deprem ranzasını daha da geliştirerek deprem yatağına dönüştürüyor.
Çevresi tamamen yüksek dirençli çelik konstrüksiyonla kaplı olan 600 kilo ağırlığındaki ranza, 600 tona kadar yük taşıyabiliyor. Deprem ranzası enkaz altına kaldığı zaman küçük yerleri kazıp eşmesi için kazma, kürek, küçük bir akü, aydınlatma, insanlara ulaşabilmesi için telefonunu şarj edebileceği bir şarj yeri, sireni, düdüğü, deprem çantası mevcut. Bunların içerisine ekstra olarak hava tüpü, oksijen tüpü eklenebiliyor.
“8 büyüklüğünde depreme kadar dayanacak şekilde yapılıyor”
Yapılan deprem yatak ve ranzalarının 8 büyüklüğündeki depremlere kadar dayanıklı olduklarını belirten çelik kasa ve yüksek güvenlikli ürünler üreten firma sorumlusu Haluk Dündar, “Deprem yatağı, deprem anında insanların sandviç olan binalardan kendilerine bir yaşam üçgeni oluşturacakları, ezilmelerini önleyecek bir çelik konstrüksiyon bir yapıdır. Deprem anında insanların ezilmesini, hayatlarını kaybetmesini engeller. Kalın çelik konstrüksiyonlarla üretim yapıldığı için bunlar 60 ila 600 ton kapasitedeki yükleri taşıyabilecek şekilde yapılan yapılardır. Bu yapıların ranza tarzında olan deprem yatakları var, masa şeklinde olan deprem yatakları var. Bunlar ranza şeklinde yatarken koyacak şekilde olanlar var. Bunların değişik kullanım yerleri mevcut. 2 kişiden başlayıp 8 kişiye kadar alabilecek kapasitede üretiliyor ve 8 büyüklüğünde depreme dayanacak şekilde yapılıyor. Zaten esas ağırlığı insanların vücuduna ulaşmaması için ekstra bir güvenlik yaşam üçgeni oluşturmak buradaki esas amaç odur. İçinde kendi her türlü yiyecek, içecek depolama imkanı ve yel gözleri mevcuttur. Enkaz altına kaldığı zaman küçük yerleri kazıp eşmesi için kazma, kürek, küçük bir akü, aydınlatma, insanlara ulaşabilmesi için telefonunu şarj edebileceği bir şarj yeri, sireni, düdüğü, deprem çantası mevcut. Bunların içerisine ekstra olarak hava tüpü, oksijen tüpü eklenebiliyor” dedi.
“Deprem yatağının içinde 1 ay bile kalsa yaşama ihtimalini çok büyük”
Dündar, “Kişinin enkaz altında deprem yatağının içinde 1 ay bile kalsa yaşama ihtimalini çok büyük derecede arttıracak her türlü imkan mevcut oluyor. Yani orada ezilmesini ve açlıktan, susuzluktan, havasızlıktan dolayı ölmesini engelleyecek en üst tedbirler alınıyor. Bunların fiyatları 50 bin TL’den 500 bin TL ye kadar çıkıyor” şeklinde konuştu.
“İstanbul’da da büyük bir deprem olma ihtimali mevcut”
İstanbul’da 250 yılda bir deprem yaşandığı için bilim adamları tarafından büyük bir deprem beklediklerini söyleyen Dündar, dirençli yapılara ihtiyaç olduğunu da belirterek, “Bizim depreme dayanıklı yapılara ihtiyacımız var. Yani şu anda beklenen bir İstanbul depremi var, olması ihtimali büyük olan. 1010 yılında İstanbul’da bir deprem olmuş, hatta ada çökmüş. Şimdi 1250 yılında İstanbul’da deprem olmuş, çok büyük can kayıpları olmuştu. 1509 yılında da çok büyük bir deprem olmuş hatta küçük kıyamet demişler. O dönemde Yavuz Sultan Selim padişah olduğu dönemde İstanbul büyük ölçüde yıkılmış. 1750 yıllarında yaklaşık 250 yıl aralıklarla o zamanda da büyük bir deprem olmuş. Şu andaki bilim adamlarının dediklerine göre ise şu anda 250 yıllık süre geçmiş durumdadır. İstanbul’da da büyük bir deprem olma ihtimali mevcut. Şu anda bizim depreme dayanıklı binalara, yapılara ve her türlü imkana şu anda ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
“Ülke olarak depreme dayanıklı yapılara ihtiyacımız var”
Ülkemizde depreme dayanıklı yapılara ihtiyacımız olduğunu söyleyen Haluk Dündar, “İnsanlarımız her türlü böyle bina alırken veya iş yeri alırken, deprem izolatörü, deprem yataklı böyle yapılara öncelikli ihtiyaçlar mevcut. Bunu da ülkemizin iktidarıyla, muhalefetiyle bu konuya ağırlık verilmeli. Bu durum insanların can ve mal kaybına, ülkenin ekonomisine büyük bir zarar verebilecek bir durumdur. Bununla ilgili her türlü tedbirin alması lazım ve halkımızın da bu konuda depreme karşı duyarlı olmalıdır. Evi alırken bunlara özellikle çok dikkat etmesi gerekiyor. Ülke olarak depreme dayanıklı yapılara ihtiyacımız var” diye konuştu.
Fırtına deniz ulaşımını vurdu: İDO ve BUDO'da çok sayıda sefer iptal
Trump'tan yine tehdit: İran'ın petrolünü ve uranyumunu ele geçirebiliriz
18 il için "sarı" kodlu uyarı: Sağanak, kar ve fırtına bekleniyor
Gazze'de ateşkese rağmen katliam sürüyor: 2 şehit
Siyonist rejim ve ABD'den kirli saldırı: İran ve Lübnan'da sivil altyapı hedef alınıyor
İran ve Hizbullah'tan çok cepheli misilleme: ABD üsleri ve işgal hedefleri vuruldu
Bakan Kurum: Gıda israfı sadece bugünü değil, yarını da tüketir
Hindistan'a ait LPG tankerleri Hürmüz Boğazı'ndan geçti
Pezeşkiyan: ABD'de halk, ülkeyi yöneten israilli krallardan yoruldu
Adana’da bir binanın damında torpillerin patlaması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti
Kuzey Kore'de yeni nesil roket motoru test edildi
COP31 kapsamında Çevre ve İklim Medya Turları'nın ilki düzenlendi
Muğla'da kaçak avlanan 80 kilogram kefal balığına el konuldu
ABD'den Katar'daki vatandaşlarına uyarı
Arap Birliği Genel Sekreterliğine Nebil Fehmi seçildi
Manisa'da uyuşturucu operasyonu: 2 tutuklama
CHP Genel Başkanı Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Dışişleri Bakanı Fidan, Pakistan Başbakanı Şerif ile görüştü
Gazze'de alıkonulan 5 Filistinli esir serbest bırakıldı
Mersin'de trafik kazasında yaralanan kişi hayatını kaybetti
Çin ile Kuzey Kore arasında uçak seferleri yeniden başlatılacak
Meteorolojiden çok sayıda il için sağanak uyarısı
Dışişleri Bakanı Fidan, Mısırlı mevkidaşı Abdulati ile görüştü
Gazze'de can kaybı 72 bin 278'e yükseldi
İçişleri Bakanlığından 18 il için kar ve sağanak uyarısı
Slovakya’dan AB’ye veto tehdidi
Harkov Bölgesi'nde bir yerleşim yeri daha Rusya'nın kontrolüne geçti
Yapıcıoğlu'ndan IKBY Başkanı Barzani'ye "geçmiş olsun" telefonu
Uzmandan obezite uyarısı: Hareketsiz yaşam obezite riskini artırıyor
Mardin’de kuyumcudan 60 bin liralık yüzük çalındı: O anlar güvenlik kamerasına yansıdı
Yükleniyor







