• BIST 100

    17132,20%0,11
  • DOLAR

    43,72% 0,19
  • EURO

    51,92% -0,02
  • GRAM ALTIN

    7075,01% 2,56
  • Ç. ALTIN

    11673,05% -0,41

Gulca Katliamı şehitleri rahmetle anıldı

05 Şubat 2026, Perşembe 22:23
05 Şubat 2026, Perşembe 22:23
Gulca Katliamı şehitleri rahmetle anıldı
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

5 Şubat 1997'de Doğu Türkistan'ın Gulca şehrinde bir Kadir Gecesi'nde yaşanan katliamda şehid olanlar, İstanbul'da düzenlenen program ile rahmet ve minnetle anıldı.

Uluslar arası Doğu Türkistan STK'lar Birliği öncülüğünde birçok sivil toplum kuruluşunun desteğiyle Zeytinburnu Kazlıçeşme Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen program, Ömer Mahsum'un Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

Abdureşit Abdulhamit

Programda bir konuşma yapan Dünya Uygur Kurultayı Başkan Yardımcısı Abdureşit Abdulhamit, "Gulca'da yaşananlar, sıradan bir güvenlik olayı ya da geçici bir toplumsal gerilim değildi. Gulca, barışçıl sivil taleplerin, ağır silahlı devlet gücüyle bastırıldığı, insanların öldürüldüğü, toplu şekilde tutuklandığı ve yüzlercesinin zorla kaybedildiği bir devlet terörü örneğiydi." dedi.

1990’lı yılların başından itibaren Çin yönetiminin Uygur halkının diline, inancına, kültürel kurumlarına ve toplumsal yaşamına yönelik baskıları sistematik olarak artırdığını hatırlatan Abdulhamit, "Bu sürecin en somut örneklerinden biri, Uygur toplumunun geleneksel kültürel meclisleri olan Uygur meşrepleridir. Meşrepler; toplumsal dayanışmayı güçlendiren, ahlaki değerleri koruyan, alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığı gibi sosyal sorunlara karşı önleyici ve iyileştirici işlevi olan kültürel yapılardır. Çin Komünist Partisi, bu yapıları 1994 yılında resmen tanımış olmasına rağmen, herhangi bir hukuki gerekçe göstermeksizin kısa süre sonra yeniden yasadışı ilan etmiştir. Bu karar, yalnızca bir kültürel faaliyetin değil, Uygur toplumunun kendi kimliğiyle var olma hakkının hedef alınması anlamına gelmekteydi." diye konuştu.

"Barışçıl gösteriler kanlı bir şekilde bastırıldı"

Uygur toplumuna karşı yapılan basılar neticesinde biriken rahatsızlığın 1997 yılının şubat ayında, Ramazan dolayısıyla yaşanan bir olayla kritik bir noktaya ulaştığını belirten Abdulhamit, "4 Şubat 1997'de, Kadir Gecesi münasebetiyle bir araya gelerek ibadet eden Uygur kadınlarının tutuklanması, bardağı taşıran son damla olmuştur. Bu tutuklamalar, halk tarafından yalnızca bireylere yönelik değil, inanç özgürlüğüne yönelik açık bir müdahale olarak algılanmıştır. Ertesi gün, 5 Şubat 1997'de, tutuklanan kadınların serbest bırakılmasını talep eden halk barışçıl bir şekilde sokaklara çıkmıştır. Ancak bu barışçıl gösterilere güvenlik güçlerinin cevabı diyalog ya da hukuk olmamış, kalabalığın üzerine rastgele ateş açılmasıyla kanlı bir şekilde bastırılması olmuştur. Çok sayıda insan hayatını kaybetmiş, binlerce kişi tutuklanmış, yüzlercesi ise zorla kaybedilmiştir. Bugün dahi birçok ailenin kayıplarının akıbeti bilinmemektedir." şeklinde konuştu.

"Uygulanan politikaların hedefi inanç ve kültürü yok etmektir"

Gulca Katliamı'nın ardından yaşanan şiddet ve baskıların sistematik hale getirildiğini aktaran Abdulhamit,  "Yöntemler değişmiş olabilir ancak hedef aynıdır. Uygur halkının kimliğini, inancını ve tarihsel hafızasını ortadan kaldırmaktır. Bugün bu değerlendirme yalnızca Doğu Türkistanlı mağdurların değil, Birleşmiş Milletler mekanizmalarının, bağımsız hukukçuların ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının da ortak kanaatidir. Doğu Türkistan'da yürütülen politikalar, Roma Statüsü'nün 7'nci maddesinde tanımlanan 'insanlığa karşı suçlar' kapsamındadır. Keyfi ve kitlesel tutuklamalar, zorla kaybetmeler, işkence, zorla çalıştırma, ailelerin sistematik biçimde parçalanması ve özellikle bir halkın dilinin, dininin, kültürünün ve tarihsel hafızasının hedef alınması, bu suçların açık göstergeleridir." dedi.

İslam âlemine Doğu Türkistan meselesine daha fazla sahip çıkılması çağrısı

Doğu Türkistan'da yaşanan zulümlere ilişkin İslam dünyasına çağrıda bulunan Abdulhamit, son olarak şu ifadeleri kullandı:

"Doğu Türkistan meselesi yalnızca bir insan hakları sorunu değil, aynı zamanda tarihi, ahlaki ve vicdani bir sorumluluktur. Sessizlik tarafsızlık değildir. Özellikle Türk ve İslam devletlerinin sessiz kalması, Çin’in zulmü sürdürmesine alan açmış durumdadır. Bunun acilen düzeltilmesi gerekmektedir. Bu vesileyle, Uygur halkının sıkıntılarını bilen, hakikatin ve hukukun yanında yer alan Türkiye'ye ve yetkili kurumlarına, Doğu Türkistan meselesinde bugüne kadar gösterdikleri duyarlılık, hassasiyet ve ilgiyi bundan sonra da güçlü bir biçimde sergileyeceğine olan inancımı paylaşarak teşekkür etmek isterim. Bu tutum, yalnızca Uygur halkı için değil, uluslararası hak hukuk mücadelesi açısından da son derece kıymetlidir."

Alimcan Buğda

29 yıl önce Doğu Türkistan halkının işgale karşı sokaklara dökülerek Allah'u Ekber nidalarıyla yürüdüğünü söyleyen Doğu Türkistan Ulemalar Birliği Başkanı Doç. Dr. Alimcan Buğda, bu olayın özgürlük mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

Abdulahat Abdurahman

Geçmişte yaşanan katliamlardan ders çıkarılması ve unutulmadan yâd edilmesi gerektiğini belirten Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Abdulahat Abdurahman, Doğu Türkistan davasının devam etmesi için tarihte yaşananların sonraki nesillere, gençlere aktarılması gerektiğini söyledi.

Halis Özdemir

Programda bir konuşma yapan Gazeteci Yazar Halis Özdemir, "Tarihte katliamını unutan milletler yok olmaya mahkûmdur. Dünyanın son yüzyılda en büyük katliam ve zulmüne uğrayan aziz Doğu Türkistanlı kardeşlerim, yüreklerinde hem bu zulmü taze bir şekilde taşıyacaklar hem tarihe emanet edecekler hem bundan ibret alacaklar ve geçmişte yaşadıkları zulümler geleceklerine ışık olacak. Bunun olabilmesi milli şuurla mümkündür." dedi. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Meteoroloji'den kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı

1967'den bu yana en tehlikeli adım: Filistin toprakları kalıcı olarak işgal ediliyor

Soykırımcı Netanyahu'dan İran için 4 şart

Lübnan'da ateşkese bir darbe daha: Bekaa'da 4 şehit

Ateşkes yalanı: Gazze'de 14 şehit

Araştırmacı-Yazar Aydın: Şubat, ümmetin en nadide çiçeklerinin toprağa düştüğü aydır

Faruk Dinç'ten gençlik uyarısı: Yozlaşmıyorlar, bilinçli şekilde yozlaştırılıyorlar

Çanakkale açıklarında 37 düzensiz göçmen yakalandı

Şanlıurfa’da bağımlılığa karşı yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi

Göktaş: Şehitler bu davanın haklılığının ve sürekliliğinin en güçlü şahitleridirler

Memiş: Şehadet, iman iddiasının ispatıdır

İlahiyatçı-Yazar Tutak: Şehadet bir bilinç ve direniş çağrısıdır

Konya’da kayıp Alzheimer hastası için arama çalışmaları sürüyor

Arjantin’de Milei karşıtı protestolarda sokaklar savaş alanına döndü

Japonya’da bıçaklı saldırı: 1 ölü, 2 yaralı

Mersin’de Ramazan ayının gelişi coşkuyla karşılandı

Şanlıurfa'da tarım işçilerini taşıyan minibüs kaza yaptı: 15 yaralı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar’dan Mersin'e ziyaret

Batman'da baraj kapakları açılıyor, yetkililerden uyarı geldi

Cansuyu Derneği'nden Ramazan öncesi 400 aileye yardım

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü

Muğla’da kuvvetli fırtına hayatı olumsuz etkiledi

Güney Afrika'da şap salgını: Ulusal afet hali ilan edildi

Nijerya'da yolcu otobüsüyle kamyonun çarpıştı: 11 ölü, 27 yaralı

Grönland gerilimi Münih Güvenlik Konferansı'na taşındı

Mardin’de evde çıkan yangında 3 kişi dumandan etkilendi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi ile bir araya geldi

Umman'da başlayan nükleer müzakerelerin ikinci turu Cenevre'de

Meteorolojiden Ege Bölesi için toz taşınımı uyarısı

Orban ile Zelenskiy arasında AB üyeliği gerginliği

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Meteoroloji'den kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı

1967'den bu yana en tehlikeli adım: Filistin toprakları kalıcı olarak işgal ediliyor

Soykırımcı Netanyahu'dan İran için 4 şart

Lübnan'da ateşkese bir darbe daha: Bekaa'da 4 şehit

Ateşkes yalanı: Gazze'de 14 şehit

Araştırmacı-Yazar Aydın: Şubat, ümmetin en nadide çiçeklerinin toprağa düştüğü aydır

Faruk Dinç'ten gençlik uyarısı: Yozlaşmıyorlar, bilinçli şekilde yozlaştırılıyorlar