• BIST 100

    16651,45%-0,07
  • DOLAR

    43,48% 0,19
  • EURO

    51,57% -0,90
  • GRAM ALTIN

    6786,60% -9,85
  • Ç. ALTIN

    11923,69% -6,97

HÜDA PAR Diyarbakır'da "Ana Dilimi Seçiyorum" paneli düzenledi

31 Ocak 2026, Cumartesi 22:06
31 Ocak 2026, Cumartesi 22:06
HÜDA PAR Diyarbakır
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

HÜDA PAR Eğitim İşleri Başkanlığı tarafından okullardaki seçmeli ders dönemine dikkat çekmek ve anadil konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla Diyarbakır'da "Zimanê Xwe Dibijêrim / Ana Dilimi Seçiyorum" başlıklı panel düzenlendi.

HÜDA PAR Eğitim İşleri Başkanlığı tarafından, okullardaki seçmeli ders sürecine dikkat çekmek ve anadil konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla Diyarbakır'da panel düzenlendi. "Zimanê Xwe Dibijêrim / Ana Dilimi Seçiyorum" başlıklı düzenlenen panelde dil çeşitliliğinin ilahi bir nimet ve zenginlik olduğu, anadilde eğitimin seçmeliden çıkarılarak kesintisiz bir şekilde tanınması gerektiğine vurgu yapıldı.

Eğitim, kültür ve kimlik ekseninde anadilin öneminin ele alındığı programda, anadilde eğitimin bireysel gelişimden toplumsal barışa uzanan yönleri kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Merkez Yenişehir ilçesinde bulunan Diyarbakır Öğretmen Evi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen panel, Ammar Zeren Hoca'nın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Kur'an- Kerim tilavetinin ardından HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Eğitim İşleri Başkanı Yahya Oğraş, programın açılış konuşmasını yaptı.

Yahya Oğraş

"Dil çeşitliliği ilahi bir nimet ve zenginliktir"

Konuşmasında eğitimi ve öğretimi vazgeçilmez bir hak olarak gördüklerini belirten Oğraş, "Bizler eğitim ve öğretim hakkını temel bir insan hakkı olarak görüyoruz. Bu bilinci tesis etmek bizler için bir görev ve sorumluluktur. Bugün burada bu meselenin öncüsü, savunucusu ve takipçisi olmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Kutsal Kitabımızın ilk emri 'Oku'dur. Bu emir, salt bir talimat değil bilakis insanı bilgi, tefekkür ve iletişimle kuşatan ilahi bir çağrıdır. Okumanın ve konuşmanın olduğu her yerde insanın ruhuna nakşolmuş bir dil vardır. Yüce Rabbimiz buyurur ki: 'Göklerin ve yerin yaratılması ile dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O'nun (varlığını ve kudretini gösteren) delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır.' (Rum: 22) Bu çeşitlilik, bir nimet ve zenginliktir. Ne var ki, Anayasa'nın 42. maddesi, bu fıtri hakkın önünde bir engel olarak durmaktadır. Bu engelin kaldırılması samimi tüm siyasi aktörlerin ve insani sorumluluğudur." diye belirtti.

"Bir dili susturmak, vicdanı durdurmaktır"

Panelin yalnızca bir bilgilendirme faaliyeti olmadığını, aynı zamanda toplumsal hafızayı diri tutma çabası olduğunu ifade eden Oğraş, "'Dilimi Konuşuyor, İnancımı Yaşıyorum' temasıyla düzenlediğimiz bu panel, sadece bir bilgilendirme platformu değil aynı zamanda hafızayı canlandırma çabasıdır. Zira dil, kimliğin taşıyıcı damarıdır. Onu kaybeden toplumlar hafızasını, benliğini ve nihayetinde ruhunu kaybetmeye mahkûmdur. Büyük İslam Alimi Bediüzzaman Said Nursi'nin Medresetü'z-Zehra projesindeki vizyoner formülasyonu, bize yol gösterici bir pusula sunar: 'Lisân-ı Arabî vâcip, Kürdî câiz, Türkî lâzım.' Bu üçlü denge, çok dilli eğitimi bir medeniyet projesi olarak ortaya koyar. Cemil Meriç'in o muhteşem tespitini burada anmadan geçemeyiz: 'Her dil, bir vicdandır. Kelimeler, bu vicdanın çarpan damarlarıdır.' Bir dili susturmak, vicdanı durdurmaktır." şeklinde konuştu.

"Anadilde eğitim, 'seçmeli' ve 'sınırlı' bir lütuf olmaktan çıkarılarak ilk kademeden son kademeye kadar kesintisiz bir şekilde tanınmalı"

Tarih boyunca kültürlere yönelik saldırıların dilden başladığını belirten Oğraş, "Tarih bize şunu öğretmiştir; kültürlere ve medeniyetlere yönelik saldırılar, her zaman dilden başlar. Bu topraklar, yüzyıllar boyunca farklı dillerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı bir tecrübeye sahiptir. Toplumsal birlik, tek tipleşme üzerinden değil farklılıkların tanınması ve karşılıklı saygı temelinde güçlenir. Eğitim politikalarının da bu tarihsel ve toplumsal gerçekliği dikkate alması önemlidir." ifadelerini kullandı.

Mevcut mevzuatın anadillerin seçmeli ders olarak öğretilmesine sınırlı imkân tanıdığını belirten Oğraş, "Mevcut mevzuat, seçmeli dersler için anadillerin öğretilmesi için sınırlı da olsa bir imkân sunmaktadır. Ancak bizim talebimiz anadilde eğitimin 'seçmeli' ve 'sınırlı' bir lütuf olmaktan çıkarılarak ilk kademeden son kademeye kadar kesintisiz bir şekilde tanınmasıdır. Anadilinin eğitim sürecinde daha kapsayıcı ve erişilebilir biçimde yer alması hem bireysel gelişime hem de toplumsal barışa katkı sağlayacaktır." dedi.

"Öğrencilerin köklerine ait dersleri de seçebilmesi bütünlüklü bir kimlik inşası için elzemdir"

Öğrencilerin kendi anadilleriyle birlikte Kur'an-ı Kerim, Siyer ve Temel Dini Bilgiler gibi dersleri seçebilmesinin bütünlüklü bir kimlik inşası açısından önemli olduğunu ifade eden Oğraş, son olarak şunları kaydetti:

"Anadilini seçen bir öğrencinin aynı zamanda Kur'an-ı Kerim, Siyer ve Temel Dini Bilgiler gibi köklerine ait dersleri de seçebilmesi bütünlüklü bir kimlik inşası için elzemdir. Tarihsel kültürümüz, istikbalimizi aydınlatan en değerli hazinemizdir. Bu panelin, bu kutlu ve insani davada yeni ufuklar açmasını, hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinize saygılarımı sunuyorum."

Serkan Ramanlı

"Dillerimiz Allah'ın ayetlerinden birer ayettirler"

Oğraş'ın konuşmasının ardından HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, selamlama konuşmasını gerçekleştirdi.

Yeni neslin anadilini kaybetmemesi gerektiğini vurgulan Ramanlı, "Bizler istiyoruz ki yeni nesil anadilini kaybetmesin ve anadilleri ile konuşsunlar. İster Zazaca ister Kurmanci olsun dillerini konuşulabilsin. Türkiye'nin 86 milyon vatandaşı var. Kimin dili Türkçeden farklı ise ana dillerini öğrensinler, konuşsunlar, yazsınlar ve okusunlar. Çünkü bizler en başta bunu söyledik. Dillerimiz Allah'ın ayetlerinden birer ayettirler. Ne küfre sebep oluyor ne de baş eğmemize sebeptir. Kimse kimliği ile, kavmi ve dili ile bizim üzerimizde üstünlük sağlayamaz. O kişi kendisini büyük de sanmasın, çünkü bizler bunu kabul etmiyoruz." dedi.

"Kürdçülük propagandasını yapmadan önce bizlerin konuşmamızla, yazımızla, okumamızla ve zihnimizle Kürd olmamız lazım"

Kürtçenin bugün geldiği noktaya da değinen Ramanlı, anadilin eğitim dili olmamasının ve resmi statüye sahip olmamasının en büyük yaralardan biri olduğunu ifade etti.

Ramanlı, "Bugün herkes anadilimizin neden bu halde olduğunu biliyor. Neden bizim dilimiz okullarda bir ders dili değildir ya da kendi dilimizle eğitim göremiyoruz? Neden bizim dilimiz resmi bir dil değil, neden eğitimde seçmeli bir ders olarak karşımızda? Acaba bizim dilimiz zengin ya da tarihi bir dil değil midir? En büyük acı ve yaramız budur ki, biz Kürdler olarak diyoruz ki 'Bizler halkımızın davasını sürdürüyoruz' lakin çoğunluk olarak bizim daha kendimizden haberimiz yok. Bizim kendi dilimizden haberimiz yok. O kimseler ki bizim adımıza mücadele edenler, zaten yönlerini kendi dilimize bile çevirmiyorlar. Bizim dilimizle konuşmuyorlar. Kendi dilimize kıymet vermiyorlar. O 'halkımızın hakları için mücadele ediyoruz' diyenler Kürd'ün tarihinden, edebiyatından ve kültüründen bihaberdirler. Onlara sorduğun vakit ise sanki bir duvar ile konuşuyorsun. Bu söylediklerinin bir temeli yok içi boş. Bu doğru bir şey midir? Hayır. Kürdçülük propagandasını yapmadan önce bizlerin konuşmamızla, yazımızla, okumamızla ve zihnimizle Kürd olmamız lazım. Kürdçülük bir elbise gibi üzerimizde görünmesi lazım. Allah razı olsun kardeşlerimiz bugün bu şuuru artırmak istiyorlar." ifadelerini kullandı.

"Kürdçeye sahip çıkmazsak kimse bizim yerimize sahip çıkmaz"

"Çocuklarımızın yönünü Kürdçeye çevirmeliyiz." diyerek konuşmasına devam eden Ramanlı, "Neden? Çünkü elimizde böyle bir imkân var. Ben böyle inanıyorum ki eğer kendimizi biraz sıkarsak ve bu seçmeli derslerin seçilmesini 60 binden 6 milyona çıkarırsak inanın bu seçmeli olan ders mecburi bir hale dönüşecektir. Bundan dolayı Kürdçe eğitim de devletin ve hükümetin gündemine girecektir. Eğer bizler buna sırtımızı dönersek inanın bizim dilimiz, kültürümüz ve tarihimiz kimsenin umurunda olmaz. Eğer bizler sahip çıkmazsak kimse sahip çıkmaz. Kimse bizim adımıza gelip bizi kurtarmaz. Kendi kurtacımız bizleriz. Bizler de bu paneller ve diğer etkinlikler ile istiyoruz ki bu şuuru artıralım." diye belirtti.

Son 40 yıldır bölgede yaşanan çatışma ve kan ortamının topluma zarar verdiğini belirten Ramanlı, bu ortamdan uzak durulması halinde kimlik, dil ve kültür çalışmalarının daha güçlü bir şekilde yürütülebileceğini belirterek, "Eğer bizler, kendimize ve dilimize sahip çıkmazsak, bu şuuru artırmazsak, dost, akraba ve komşularımızla paylaşmazsak, artırmazsak ve teşvik etmezsek bizler yerimizde sayacağız." dedi.

"Son iki yılda HÜDA PAR'ın çalışmalarıyla seçmeli ders tercihleri 20-25 binden 60 bine yükseldi"

HÜDA PAR'ın son iki yılda anadil konusunda yürüttüğü çalışmalar neticesinde seçmeli ders tercihlerinin 20-25 binden 60 bine yükseldiğini aktaran Ramanlı, şunları kaydetti:

"Çok değil bu son 2 yılda HÜDA PAR bu tür çalışmalarda sesini yükseltmiştir. Bunun sonucunda 20-25 bin seçmeli ders tercih edilirken bu sayı 60 bine çıkmıştır. Çalışma olduğu vakit bereket de vardır. Mücadele varsa ilerlemekte vardır. Bizler hala bile gücümüzü fazlasıyla bu işe vermemişiz. Eğer verirsek bunun daha da ileriye gideceğine inanıyorum. Bu iş sadece HÜDA PAR ve diğer STK'ların çalışmasıyla olacak iş de değildir. Yük, hepimizin yüküdür. Bu yük bütün siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşların yüküdür. Amaç ve niyetimiz de bu yöndedir. Bizler istiyoruz ki teşvik olsun ki başkaları da bu çalışmaya dahil olsunlar. Bizler milletimiz için hayırda öncülük edelim. Onlar da bize baksınlar ve O şimdiye kadar yıllarca bu işe kulağını kapatanlar, gözünü yumanlar ve mesuliyetini yerine getirmeyenler da bu sefer bülbül gibi bu işi ilan etsinler. Ben umutluyum. Bizler istikrar ve samimice bu işi devam ettirirsek Allah'ın izni ile bu tercihler milyonları bulacaktır. Ve eğer bu milyonlara ulaşırsa devlet de hükümet de buna kulak asmayacaktır. Allah'ın rızası için olan bir işte hayır ve bereket olacaktır."

Program, moderatörlüğünü Fatih Taş'ın yaptığı panel oturumuyla devam etti. Panelde Eğitimci Hüdai Morsümbül, Ramazan Tekdemir ve Doç. Dr. Mehmet Mekin Meçin konuşmacı olarak yer aldı. Panelde Kurmanci ve Zazaki'nin önemi üzerinde durulurken, dillerin tarihsel serüveni, kültürel kimlik üzerindeki etkisi ve anadil hakkının toplumsal karşılığı çeşitli yönleriyle ele alındı. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

STK'ların ortak çalışmasıyla hazırlanan "Suriye Raporu" kamuoyu ile paylaşıldı

Malatya'da otobüs ile otomobil çarpıştı: 2 yaralı

HAMAS: İşgal rejiminin asılsız iddiaları katliamlarını meşrulaştırma girişimi

Aliyev ile Pezeşkiyan bölgesel konuları görüştü

İngiltere Başbakanı Starmer, Japonya’da

HÜDA PAR Diyarbakır'da "Ana Dilimi Seçiyorum" paneli düzenledi

Şırnak'ta 142 kilogram uyuşturucu ele geçirildi

Mozambik'te kolera salgını kaynaklı can kayıplarında artış

Mardin’de otobüste epilepsi nöbeti geçiren yaşlı adam öldü

ABD'de on binler göçmen polisinin uygulamalarını protesto için meydanlarda

Karabük'te servis minibüsü kaza yaptı: 17 yaralı

Küba lideri Diaz-Canel'den Trump’a "gümrük vergisi" tepkisi

Orban: Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılımı birlik topraklarına savaş getirir

Umut Kervanından Ağrı’ya sosyal market, Suriye’ye yardım köprüsü

ABD'den Suudi Arabistan'a 9 milyar dolarlık Patriot satışı

Şırnak'ta trafik kazası: 5 yaralı

Kars'ta otomobil refüje çarptı: 4 yaralı

İran'da 2 ayrı patlama: 5 ölü, 14 yaralı

Feribot seferlerine fırtına engeli

Malatya'da "Dünya Esirler ile Dayanışma Günü" yürüyüşü

Mardin’de iki grup arasında silahlı kavga 1’i ağır 4 yaralı

Prof. Dr. Öztürkmen: Gelecek nesiller için toprak, su ve doğanın sürdürülebilir şekilde kullanılması gerekir

Molla Er: Kudüs, Batı Şeria ve Gazze direnişinin gücünün kaynağı şehit liderlerin bıraktıkları mirastır

Üniversitelerden çocuklara uzanan doğa ve iklim eğitimi modeli

Diyarbakır’da kayıp kadını bulmak için çalışmalar devam ediyor

Umut Kervanı’ndan lösemiyi yenen Zafer için hayırseverlere destek çağrısı

Malatya'da Diyarbakırlılar taziye evi dualarla açıldı

"Sektör Kampüste Programı" 3 yılda 22 bin öğrenciye ulaştı

Ataşehir’de 4 katlı iş yerinde yangın

İran’da bir binada patlama: 4 ölü, 10 yaralı

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


STK'ların ortak çalışmasıyla hazırlanan "Suriye Raporu" kamuoyu ile paylaşıldı

Malatya'da otobüs ile otomobil çarpıştı: 2 yaralı

HAMAS: İşgal rejiminin asılsız iddiaları katliamlarını meşrulaştırma girişimi

Aliyev ile Pezeşkiyan bölgesel konuları görüştü

İngiltere Başbakanı Starmer, Japonya’da

HÜDA PAR Diyarbakır'da "Ana Dilimi Seçiyorum" paneli düzenledi

Şırnak'ta 142 kilogram uyuşturucu ele geçirildi