14864,84%0,67
43,15% 0,25
50,27% 0,03
6194,18% 0,00
10114,17% 0,41
Açıklamasına çalışan gazetecilerin gününü kutlayarak başlayan Göçer, "Kamuoyunun doğru, tarafsız ve hızlı bilgilendirilmesi adına gece gündüz demeden, her türlü zorlu şarta rağmen büyük bir özveriyle görev yapan tüm basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü tebrik ediyorum. Gazetecilik, sadece bir meslek değil; halkın sesi, hakikatin savunucusu ve adaletin tecellisi yolunda hayati öneme sahip onurlu bir sorumluluktur." dedi.
"Basın toplumun aynasıdır"
Basının önemine değinen Göçer, "Gelişmiş toplumların en temel sütunlarından biri olan basın hürriyeti, toplumun aynasıdır. Gazeteciler, toplumun sorunlarını gündeme taşıyarak çözüm yolları aranmasına vesile olan, idareciler ile halk arasında köprü vazifesi gören gizli kahramanlardır. Bu önemli görevi icra ederken meslek ahlakından ödün vermeyen, kalemini haktan ve hakikatten ayırmayan tüm basın emekçilerine şükranlarımı sunuyorum." ifadelerini kullandı.
"Sadece görevlerini yaptıkları için katledilmektedir"
siyonist işgalin katlettiği gazetecileri hatırlatan Göçer, "Ancak bu yıl 10 Ocak’ı, basın tarihinin en karanlık ve en acı tablolarından birine şahitlik ederek karşılıyoruz. İşgalci siyonist rejimin Gazze’de yürüttüğü soykırımda, hakikati dünyaya haykıran gazeteciler açıkça hedef alınmaktadır. Modern dünyanın gözü önünde cereyan eden bu vahşette, kalem ve kamera kuşanmış basın mensupları, sadece görevlerini yaptıkları için katledilmektedir. Gazze’deki basın mensupları, bugün dünyanın en tehlikeli görevini ifa etmektedirler. Kendi ailelerini, çocuklarını ve evlerini kaybetmelerine rağmen; açlık, susuzluk ve ölüm tehdidi altında enkaz yığınları arasından dünyaya, 'Buradayız ve hakikati haykırmaya devam ediyoruz.' mesajı vermektedirler. Onların bu direnişi, insanlık onurunun ve gazetecilik mesleğinin zirvesidir." şeklinde konuştu.
"Susturulan her gazeteci, insanlığın ortak kaybıdır"
Gazetecilerin katledilmesinin kabul edilemeyeceğine değinen Göçer, "Siyonist rejim, işlediği savaş suçlarının üzerini örtmek için önce gazetecileri susturmak istemektedir. Şehit edilen her bir gazeteci, aslında susturulmak istenen bir vicdandır. Ancak bilinmelidir ki; hakikatin sesi bombalarla kesilemez. Gazze'de canı pahasına görüntü servis eden, haber geçen ve dünyaya gerçeği ulaştıran her bir basın mensubu, tarihin sayfalarına birer kahramanlık destanı olarak kazınmaktadır. Uluslararası basın kuruluşlarını, insan hakları örgütlerini ve tüm dünyayı Gazze’deki gazetecilere yönelik sistematik saldırılara karşı somut adımlar atmaya davet ediyoruz. Sadece kınamak yetmez; gazetecilerin can güvenliğinin sağlanması ve bu katliamların sorumlularının uluslararası mahkemelerde hesap vermesi için daha gür bir ses çıkarılmalıdır. Susturulan her gazeteci, insanlığın ortak kaybıdır." dedi.
Göçer, ifadelerini şu şekilde tamamladı:
"Bu duygu ve düşüncelerle, başta ilimizde görev yapan basın mensuplarımız olmak üzere tüm gazetecilerin gününü kutluyorum. Görevi başında hayatını kaybeden tüm basın şehitlerimize, özellikle de Gazze’de hakikat mücadelesi verirken şehadet mertebesine erişen yiğit gazetecilere Allah’tan rahmet diliyorum. Kaleminizin hür, vicdanınızın daim olmasını temenni ederim." (İLKHA)