15949,16%-1,08
43,97% 0,06
51,06% -0,70
7318,05% -2,88
11883,93% -2,69
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) açıklamalarda bulunan HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, ABD ve siyonist işgal rejiminin İran'a saldırıları, emeklilerin bayram ikramiyelerini ve Epstein pedofili çetesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
“Bir okulun hedef alınması sonucu bir günde 160 masum kızımız katledilmiştir”
ABD ve siyonist terör rejiminin, uyarıları dikkate almayarak bölgeyi topyekûn bir savaşa sürüklediğini belirten Demir, Washington yönetiminin tercihini barıştan değil, siyonist rejimin güvenliğinden yana kullandığını vurguladı.
Saldırıların sadece İran'ı değil tüm İslam coğrafyasını hedef aldığının altını çizen Demir, " İran’a yönelik yapılan bu saldırılar İslam coğrafyasına yöneltilmiş açık bir saldırı ve bir devlet terörü örneğidir. Bu saldırılarda insanlık vicdanını yaralayan yeni bir katliam yaşanmış; çocuk katilleri tarafından bir okulun hedef alınması sonucu bir günde 160 masum kızımız katledilmiştir. Okulların, hastanelerin, sivil yerleşim yerlerinin, özellikle çocukların hedef alınmasını 'başarı' olarak sunan ve bununla övünen bu vahşi zihniyet, bölgeyi bilinçli şekilde kan gölüne çevirmektedir." ifadelerini kullandı.
"Uluslararası hukuk fiilen ortadan kalkmıştır"
Gazze'deki soykırıma ve İran’a saldırılara karşı sessiz kalan uluslararası topluma sert tepki gösteren Demir, " Birleşmiş Milletler sistemi bir kez daha iflas etmiştir. Uluslararası hukuk fiilen ortadan kalkmış, küresel düzen güçlünün hukukuna teslim edilmiştir. Dünya bugün adalet ilkeleriyle değil, iki haydut gücün dayattığı kuralsızlıkla ilerlemektedir." dedi.
“Türkiye, saldırılara karşı hazırlık yapmalı”
Bölge ülkelerine çağrı yapan HÜDA PAR Milletvekili Demir, ABD ve işgal rejiminin bölgede dost olmadığını ve geçici olduklarını hatırlatarak şunları kaydetti:
"Bölge ülkeleri, ABD’nin veya işgal rejiminin çıkarları için değil; kendi halklarının ortak çıkarları ve bölgenin istikrarı için siyasi, askeri ve ekonomik iş birliklerini artırmalıdır. Başta Türkiye olmak üzere tüm bölge ülkeleri bu saldırgan stratejiler karşısında her türlü hazırlıklarını yapmalıdır. İran’a yönelik saldırılar başarılı olursa hedefin Türkiye başta olmak üzere bölge ülkeleri olacağı unutulmamalıdır.
ABD’nin askeri üsleri bölge için kaos üretmektedir. Bu üsler bölgesel barışı korumamakta; aksine bölgeyi savaşların, suikastların ve istikrarsızlığın merkezine dönüştürmektedir. Bölge ülkeleri ortak bir irade ortaya koyarak ABD askeri üslerinin kapatıldığını ilan etmeli ve dış müdahaleye dayalı güvenlik anlayışına son vermelidir."
"Emeklinin bayram ikramiyesi en az 18 bin TL olmalıdır"
Ekonomik gelişmelere de değinen Demir, yaklaşan bayram öncesi emekli ikramiyelerinin reel olarak ciddi biçimde eridiğine dikkat çekti.
Önceki yıllarla kıyaslama yapan Demir, "2018 yılında asgari ücret bin 603 TL, en düşük emekli maaşı bin 250 TL iken ikramiye bin TL olarak belirlenmişti. Yani ikramiye asgari ücretin yaklaşık yüzde 62’sine denk geliyor ve emekli bir maaşa yakın ikramiye alıyordu. Bugün asgari ücret 28.075 TL, en düşük emekli maaşı ise 20 bin TL'dir. 2018 yılındaki oranın korunabilmesi için, 2026 yılı itibarıyla bayram ikramiyesinin en az 18 bin TL olması gerekmektedir." şeklinde konuştu.
“Bayram ikramiyeleri memurlara verilen maaş artışları oranında artırılmalı”
Emekli bayram ikramiyelerinin sabit bir tutar olarak belirlenmesinden vazgeçilmesi gerektiğini belirten Demir, “Bayram ikramiyeleri; her yıl yeniden değerleme oranında ya da altı ayda bir memurlara verilen maaş artışları oranında otomatik olarak artırılmalı, böylece ikramiyenin satın alma gücü kalıcı şekilde korunmalıdır. Sosyal adaletin sağlanması için emeklilerin uğradığı bu kayıplar bir an önce telafi edilmelidir.” dedi.
"Epstein çetesi, siyonizmin şantaj ve ifsad sistemidir"
Açıklamasının son bölümünde dünyayı sarsan Epstein belgelerine değinen Demir, dünya elitlerinin bu sapkınlık adasında şantajla esir alınıp siyonizme hizmet etmeye mecbur bırakıldığını söyledi.
Küresel çapta sermaye, siyaset, medya ve akademi dünyasından birçok ismin bu sapkınlık adasında buluştuğunu belirten Demir, "Epstein; çocuk avcılığı, çocuklara tecavüz, şeytani ritüellerle katledilen çocukların etlerini yiyip kanlarını içmek şeklinde bir hayat biçiminin adı olmuştur. Sapkınlık adasında yolları kesişen dünya elitleri şantaj karşılığı esir alınmış, siyonizme hizmet etmeye mecbur bırakılmışlardır." ifadelerini kullandı.
“İlahi okuyan çocuklara gösterdikleri tepkinin çeyreğini Epstein’a göstermediler”
Küresel pedofili çetesinin "cinsiyet eşitliği" ve "cinsel yönelim" maskesi altında yürüttüğü sosyal ifsad projelerine karşı toplumu uyaran Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çocuklar kaçırılıyor, tecavüze uğruyor, şeytani ayinlerde öldürülüyor. Peki, her fırsatta aile kurumunu tecavüz aracı olarak ilan edip ‘kimsenin namusu değiliz, bedenimiz bize ait’ deyip sokaklara fırlayan bu kesimler ne yapıyor? Hiçbir şey! Gündemlerine alabiliyorlar mı? Asla! Okulda ilahi okuyan çocuklara gösterdikleri tepkinin çeyreğini bile Epstein sapkınlığına gösteremiyorlar.”
“Epstein fedaileri için durum bundan böyle hiç de parlak olmayacak”
“Siyonizmin şantaj ve fonlama sistemi açığa çıktı” diyen Demir, “Epstein ifsad sisteminin kirli yüzü deşifre oldu. Pedofili çetesi için deyim yerindeyse sokak başlarında torbacılık yapan sözde “kadın özgürlükçüsü” Epstein fedaileri için de durum bundan böyle hiç de parlak olmayacaktır.” diyerek sözlerini noktaladı. (İLKHA)