15124,55%0,02
43,18% 0,04
50,32% 0,05
6405,99% -0,37
10352,53% -0,20
İki uçlu duygu durum bozukluğu (bipolar bozukluk), manik ve depresif dönemlerle seyreden ciddi bir ruhsal hastalık olarak öne çıkıyor.
Psikiyatrist Uzmanı Dr. Ömer Öz, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, iki uçlu duygu durum bozukluğu olarak bilinen bipolar bozukluğun manik ve depresif dönemlerle seyreden ciddi bir ruhsal hastalık olduğunu belirtti.
Öz, özellikle manik dönemde görülen belirtilerin tanı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
"Bipolar bozukluk manik ve depresif dönemlerle seyrediyor"
Bipolar bozukluk, halk arasında lalk arasında manik ve depresif olarak bilindiğini belirten Öz, "İnsanlar depresyonun ne olduğunu çok iyi biliyorlar. Sürekli üzüntülü hissetme, bakımını yapamama, karamsar düşünceler, uyku sorunları ve evden çıkamama gibi sorunlar bilinen şeylerdir. Kişi çok az uyur. Ama az uyumasına rağmen sürekli enerjik olur; hiç durmadan konuşur, cümleleri birbirine bağlamaz, çok fazla para harcar ve hazza yönelik davranışlar artar. Kişi çok fazla para harcadığı için onun da bir gerginliği olur. Kişinin daha sinirli görülmesiyle bipolardan şüphelenebiliriz. Kişi bir kez bile bu tarz manik dönem yaşadığında bipolar bozukluk tanısını alır." dedi.
"Manik dönem tanı için belirleyici olabiliyor"
Tedaviye gönüllü başvurunun büyük önem taşıdığını belirten Öz, "Temel sorun, kişilerin böyle bir problem yaşadığını kendilerinin değil, daha çok çevrelerinin fark etmesidir. Depresyon yaşayan bir insan genelde kendisi fark eder; ama mani denilen, çok sinirli, şüpheci, çok konuşkan ve enerjik durumda olan kişiler tedavi olmaları gerektiğini düşünmezler. “Problem yok” denilerek geç gelinir. Yakınları fark ettiği an, hızlıca hastaneye getirmeleri gerekir. Çünkü bu tip durumlarda sadece terapilerle iyileşme olmaz; ilaç tedavisi şarttır. Erken başvurular, atakların sıklığını ve şiddetini azaltır." şeklinde konuştu.
"Tedaviye gecikme atakların şiddetini artırıyor"
Bipolar bozukluğun günlük yaşam üzerindeki etkilerine de değinen Öz, "Çok sinirlisiniz, gerginsiniz, kimseyle iletişim kuramıyorsunuz; böylelikle işinizde de problemler yaşarsınız.” demektedir. Çok fazla para harcanıyorsa maddi sorunlar yaşanır. Hiç uyunmadığı için sürekli performansla ilgili sorunlar ortaya çıkar. Kafa dalgın olur. Bunlar bipolar bozukluğun kriterlerinden bir tanesidir. Hayatı etkiliyor olması da önemlidir. Bipolarda kişi her zaman bildiğimiz kişi değildir; o kişideki farklılığı fark edersiniz." diye belirtti.
"Bipolar bozukluk günlük yaşamı doğrudan etkiliyor"
Hastalığın okul, iş ve sosyal ilişkileri de olumsuz etkilediğini belirten Öz,"Bipolar bozukluğun okul, iş ve sosyal ilişkiler üzerindeki yansımaları vardır. Okul performansı düşer. Depresif kişi okula gitmek istemez, çünkü dikkatini veremez. Çok sinirli olunca insanlarla anlaşamaz. İnsan, karşısındakinin söylediklerinden hep bir anlam çıkarır ve alınır. Bu durumda iş hayatı da imkânsız olur. Aile hayatını da ciddi şekilde etkiler. Aşırı kıskançlık atakları ve düşünceleri olunca ailede, eş ve ebeveyn arasında ciddi sorunlar oluşur." ifadesinbi kullandı.
"Davranışlardaki belirgin değişiklikler dikkat çekiyor"
Depresif dönemlerde görülen duygusal değişikliklere değinen Öz, "Depresif dönemlerde duygusal değişiklikler ortaya çıkar. Kişi sürekli ağlamaklı olur. Hiçbir şeye enerji bulamaz. Sürekli yatar, kolunu kaldıracak hali olmaz. Beyni durmuş gibidir. Çok uzun düşünür ya da çok uyur. Sürekli ya yemek yer ya da hiç yemez. Alışkanlıklar değişir. Duygu durumu, kişinin yüz ifadesinden anlaşılabilir." ifadelerini kullandı.
"Düzenli takiple ataklar kontrol altına alınabiliyor"
Düzenli doktor takibinin atakları önlemede çok etkili olduğunu vurgulayan Öz, "Düzenli doktor takibiyle atakları önleyebiliriz. Bir kişi bir kere atak geçirdikten sonra depresyon ve mani atağı yaşayabilir. Tedavisiz kaldığında tekrarlama oranı artabilir. Tedaviyle birlikte kişi, hayatı etkilemeyecek şekilde hastalığıyla yaşamayı öğrenebilir. Aylarca sürebilecek bir sorun, basit bir tedaviyle atlatılabilir. Yatış ve başka tedavilere gerek kalmadan, erken doktora başvurulması olumlu yanıt alınmasını sağlar." diye konuştu. (İLKHA)