16345,82%-0,38
43,60% 0,02
51,63% 0,13
7061,32% 1,72
11792,60% 0,00
Filistin Esirler Araştırma Merkezi, siyonist rejimin Filistinli esirlere karşı idari tutuklama politikasını benzeri görülmemiş bir düzeye taşıdığı uyarısında bulundu. Merkez, bu uygulamanın uluslararası hukukun çizdiği sınırları aşan, sistematik ve kasıtlı bir sindirme politikası haline geldiğini vurguladı.
Merkez Müdürü Riyad el-Eşkar, yaptığı açıklamada, Gazze’ye yönelik soykırım savaşının başlamasından bu yana idari tutuklama kararlarında dramatik bir artış yaşandığını belirtti. Buna göre, 7 Ekim 2023 öncesinde yaklaşık 1300 olan idari "tutuklu" sayısı, Şubat 2026 itibarıyla 3 bin 500’ü aşarak yaklaşık yüzde 270 oranında arttı.
Eşkar, bu artışın rastlantısal olmadığını, aksine Filistin toplumunun etkili kesimlerini uzun süreli biçimde cezaevlerinde tutmayı hedefleyen planlı bir stratejinin parçası olduğunu ifade etti. Bu yolla esirlerin yıllarının tüketildiğini, sosyal hayatlarının ve geleceklerinin bilinçli şekilde tahrip edildiğini söyledi.
Açıklamada, işgalcilerin serbest bırakılan çok sayıda Filistinliyi kısa süre sonra yeniden alıkoyduğu, bazı esirlerin ise yıllarca idari tutuklama altında tutulduğu aktarıldı. Uygulamanın özellikle üniversite öğrencileri, akademisyenler, gazeteciler, toplumsal önderler ve siyasi temsilcileri hedef aldığı, kadınlar, çocuklar ve yaşlıların da bu politikadan muaf tutulmadığı vurgulandı.
Merkez verilerine göre, 1967’den bu yana Filistinliler hakkında 75 binden fazla idari tutuklama kararı çıkarıldı. Bu kararların yarısından fazlasının, mevcut "tutukluluk" sürelerini uzatan yenileme kararları olduğu belirtildi. İdari tutuklama uygulamasının özellikle son dönemde toplam esir sayısının yaklaşık yüzde 35’ine ulaştığı ifade edildi.
Açıklamada, işgalci istihbarat servisi Şin Bet’in idari tutuklama dosyalarını tamamen gizli bilgilere dayandırdığı, esirlere yöneltilen suçlamaların açıklanmadığı ve savunma hakkının fiilen ortadan kaldırıldığına dikkat çekildi. Bu durumun, adil yargılanma ilkesinin açık ihlali olduğu kaydedildi.
Merkez ayrıca, en az 90 Filistinli çocuğun idari tutuklama altında bulunduğunu, 16 kadın esirin de bu kapsamda cezaevlerinde tutulduğunu bildirdi. El Halil’den 17 yaşındaki Hena Hammâd’ın "tutukluluğunun" üç kez üst üste uzatılması, uygulamanın geldiği noktaya örnek olarak gösterildi.
Hak merkezi, idari tutuklamanın toplu cezalandırma aracı olarak kullanıldığını vurgulayarak, uluslararası toplumu bu hukuksuz uygulamaya karşı somut ve bağlayıcı adımlar atmaya çağırdı. (İLKHA)