14264,61%1,67
43,02% 0,16
50,44% -0,24
5984,94% 0,33
10051,88% 1,21
Baba mesleği olan küçükbaş hayvancılığı 25 yıldır Darende Yarımca Mahallesi'nde sürdüren Servet Gündoğan, hayvancılığın kuşaktan kuşağa aktarılan bir emek ve bilgi işi olduğunu belirterek, gençlerin üretime yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Hayvancılığın bir ülkenin tarımıyla birlikte olmazsa olmazı olduğunun altını çizen Gündoğan, "Yirmi beş yıldır baba mesleği hayvanlığı yapıyorum. Babamızdan öğrendiklerimizi, Allah'ın izniyle biz de kendi çocuklarımızla artıracağız. Onlar da kendi çocuklarına bu şekilde kuşak kuşak gidecek. Hayvancığın çoğaltılmasını istiyoruz. Bundan dolayı gençlerimize sevdirilmesini istiyoruz. Hayvancılık olsun, tarım olsun, bir ülkenin olmazsa olmazıdır. Üreten her zaman kazanır, üreten her zaman baş üstünde tutulur." dedi.
"Hayvancılık emek, sabır ve alın teri ister"
Yaklaşık 600 küçükbaş hayvanı bulunduğunu ifade eden Gündoğan, yılda ortalama 750 kuzu aldıklarını belirtti. Hayvancılığın severek yapıldığında ciddi bir kazanç sağladığını dile getiren Gündoğan, "Bu seneki kuzularımız biraz erken oldu. Kurbana yetişsin diye, daha bir canlı kilo alsın diye yetiştiriyoruz. Biz genelde damızlık yetiştiriyoruz. Kuzuların erken kuzulaması, daha bir bahara erken çıkması, otluğa erken çıkması, anneleriyle beraber yayılması daha iyi olur ve daha az bir şekilde masraf olur. Hiçbir iş kolay değildir. Her işin mutlaka zor bir tarafı vardır. Hayvancılık emek, sabır ve alın teri ister." diye konuştu.
"Eskiden peynir, tereyağı ve yoğurt gibi ürünler evlerde daha yaygın üretiliyordu"
Eskiden peynir, tereyağı ve yoğurt gibi ürünlerin evlerde daha yaygın üretildiğini hatırlatan Gündoğan, "Mesela peynirini yapıyorlar, tereyağını yapıyorlar, genelde kuzusu besleyip kurbanlığa gidiyor, kesime gidiyor. Biz bunu önceden yapıyorduk ama şu an çağdan dolayı artık yapmıyoruz ama yapanlar çok. Örneğin doğal tereyağının insan sağlığı açısından ne kadar sağlıklı olduğu herkesçe biliniyor. Yoğurt ha keza, etin lezzeti zaten tartışılmaz. Kasaplar, beslediğimiz kuzuların etinin lezzetinin daha değişik olduğunu söylüyorlar. Akdeniz tarafına kurbana götürdüğümüzde etinin lezzetinin daha farklı olduğunu bize söylüyorlar. Kimse sanmasın çiftçi bilgisizdir, bu hep çiftçinin bilgisinden kaynaklanıyor." ifadelerini kullandı.
"Fiyatlar çok yüksek, devletimizin el atması lazım"
Bu yıl özellikle arpa ve saman fiyatlarında ciddi artışlar yaşandığını dile getiren Gündoğan, üreticinin zor durumda kaldığını belirtti. Kooperatifler aracılığıyla temin edilen yemlerin maliyetinin de yüksek olduğuna dikkat çeken Gündoğan, "Örneğin bu sene arpada olsun, samanda olsun, sıkıntılar çektik. Fiyatlar çok yüksek. Buna devletimizin bir el atması lazım. Mesela kooperatifler bize arpa veriyorlar ama başka yerden de alsak aynı fiyata geliyor. O yüzden biz almayı bıraktık. Üretebildiğimiz kadar kendimiz üretiyoruz ve köylerimizden alıyoruz." dedi. (İLKHA)