15349,56%0,62
43,27% 0,22
50,24% -0,02
6401,25% 0,12
10384,03% 0,36
Cuma namazı çıkışında Kenan Kösen Camii önünde gerçekleştirilen açıklamayı, Peygamber Sevdalıları Kızıltepe Derneği Başkanı Yusuf Oktay okudu.
İslam âlimleri ve Filistin alimleri tarafından 13–19 Ocak tarihleri arasında ilan edilen Dünya Kudüs Haftası kapsamında yapılan basın açıklamasında, Kudüs’ün İslam ümmeti için taşıdığı akidevi, tarihi ve insani önem vurgulanırken, Gazze ve Filistin’de yaşanan işgal, abluka ve insanlık dramına dikkat çekildi.
“Bu, akidevi ve tarihi bir sorumluluktur”
Yusuf Oktay, Kudüs’ün sıradan bir şehir olmadığını vurgulayarak sözlerine şu ifadelerle başladı:
“Resulullah Aleyhisselam’ın yeryüzünde kurulan ikinci mescit diye övdüğü, ümmetin haremi, ilk kutsal kıblesi ve mabedi, Peygamberimizin miraç durağı olan Beytü’l Makdis yani Kudüs toprakları, insanlığın düşmanı, Allah’ın lanetlediği siyonistlerin necis ayaklarından temizlenmeyi beklemektedir. Bu, sadece siyasi değil; akidevi ve tarihi bir sorumluluktur. Bu nedenle bugün burada, sadece bir şehri anmak için değil; ümmetin yaralı vicdanını, insanlığın ortak sorumluluğunu ve İslam’ın bize yüklediği bu mukaddes emaneti hatırlamak için toplanmış bulunuyoruz.”
"Kudüs’ü konuşmak, insanlığı konuşmaktır”
Kudüs’ün üç semavi din için kutsal olduğuna dikkat çeken Oktay, “Hepinizin bildiği gibi Kudüs sıradan bir şehir değildir. Üç semavi din için kutsal olan bu şehir, aynı zamanda insanlığın ortak mirasıdır. Kudüs’ü konuşmak, aslında insanlığı konuşmak demektir. Kudüs; Hazreti İbrahim’den bugüne uzanan bir iman çizgisidir. Hazreti Davud’un, Hazreti Süleyman’ın, Hazreti İsa’nın ve Hazreti Muhammed Mustafa’nın Aleyhisselam mirasıdır. Kudüs, Müslümanların ilk kıblesidir. Mescid-i Aksa’nın evidir. Biz çok iyi biliyoruz ki bu kıbleye dokunan el, ümmetin yüreğini yaralamıştır. Bugün ümmetin kalbi kan ağlamaktadır. Bu nedenle Kudüs’ü konuşurken, içinde bulunduğu ağır tabloyu görmezden gelmemiz hiçbir şekilde mümkün değildir.” ifadelerine yer verdi.
Oktay, işgalin tesadüf olmadığını dile getirerek, “Bugün Kudüs işgal altındadır. Bu işgal, sistematik, planlı ve ideolojik bir yayılmacılığın sonucudur. Filistin topraklarında yaşananlar kendiliğinden gelişen olaylar değildir. Bunlar; Siyonist ideolojiyle beslenen, katil İsrail’in yıllardır sürdürdüğü Siyonist yayılmacı anlayışın ve işgalci politikaların sonucudur. Yerleşim adı altında gasp edilen topraklar, gece yarısı basılan evler, zorla göç ettirilen aileler, tutuklanan çocuklar ve kutsal mekânlara yapılan sistematik baskılar… Hiçbiri tesadüf değildir! Bunların tamamı, Siyonist İsrail’in sürdürdüğü işgal politikalarının ve Siyonist yayılmacı anlayışın doğrudan sonucudur. Bu bir işgal rejimidir. Ne acıdır ki bu işgal, uluslararası hukuka rağmen sürdürülmektedir. Bugün bu zulmü yalnızca anlatılanlardan değil; sosyal medyadan, ulusal ve yerel gazetelerin manşetlerinden çok net bir şekilde görüyoruz.” şeklinde konuştu.
“Bu bir çatışma değil, işgaldir”
Gazze’de yaşananlara da değinen Oktay, “Bunlar, israilin uyguladığı sistematik terörün belgeleridir. Bir çocuğun korku dolu bakışı hiçbir ‘güvenlik’ gerekçesiyle açıklanamaz. Bu saldırılar güvenlik kaygısıyla değil, bir işgal politikasının ürünüdür. Herkesin bildiği gibi yaşananlarda iki taraf eşit değildir. Burada işgalci vardır, işgal edilen vardır. Burada gücü elinde tutan vardır, mazlum olan vardır. Ve biz mazlumdan yanayız. Gazze, dünyanın en büyük açık hava hapishanesidir. Gazze uzun süredir açık bir abluka altındadır. Karadan, havadan ve denizden kuşatılmış bir halktır. Elektriksiz kalan hastaneler, ilaç bulamayan yaralılar, temiz suya ulaşamayan çocuklar, soğuk kış şartlarıyla boğuşan insanlar vardır.” dedi.
“Kudüs özgür olana kadar bu dava sürecektir”
Gazze’de yaşananların bilinçli bir işgal politikası olduğunu belirten Oktay, “Bunlar bir doğal afet değildir. Bir devlet krizinin sonucu değildir. Bilinçli olarak sürdürülen insanlık dışı bir işgalin sonucudur. Gazze bugün dünyanın en büyük açık hava hapishanelerinden biridir ve bu hapishanede cezalandırılanlar askerler değil; siviller, kadınlar ve çocuklardır. Hiçbir zulüm ebedi değildir.Hiçbir işgal sonsuz değildir. Kudüs nice zalimler gördü ama hep ayakta kaldı. Bugün de ayakta kalacaktır. Kudüs özgür olana kadar, Mescid-i Aksa rahat bir nefes alana kadar, Filistinli çocuklar korkuyla değil umutla uyanana kadar bu mesele bizim gündemimizde olmaya devam edecektir.” (İLKHA)