• BIST 100

    16124,69%0,46
  • DOLAR

    44,35% 0,05
  • EURO

    51,39% 0,26
  • GRAM ALTIN

    6435,83% 0,20
  • Ç. ALTIN

    10945,35% 0,00

Metiner: Kürt meselesi, Kürtleri mesele olarak gören CHP’nin inkarcı zihninin bir ürünüdür

15 Şubat 2025, Cumartesi 18:48
15 Şubat 2025, Cumartesi 18:48
Metiner: Kürt meselesi, Kürtleri mesele olarak gören CHP’nin inkarcı zihninin bir ürünüdür
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Eski Milletvekili Mehmet Metiner, "Kürt meselesi, Kürtleri mesele olarak gören CHP’nin inkarcı zihninin bir ürünüdür. Kürtlere yönelik inkar, asimilasyon ve baskı politikalarının oluşturduğu trajik bir mesele asla 'Kürt meselesi' olarak tanımlamaz." dedi

HÜDA PAR'ın Kürt meselesinin tarihi, toplumsal ve siyasi boyutlarının ele alındığı "Kürt Meselesine İnsani Çözüm Çalıştayı" Diyarbakır'da gerçekleşti.

Çalıştayın ilk oturumunda eski Milletvekili Mehmet Metiner, "Geçmişten Günümüze Kürt meselesine Çözüm Arayışları ve Neticeleri" başlıklı bir sunum yaptı.

Kürt meselesi tabirinin yanlış olduğunu savunan Metiner, "Peki nedir mesele? Şudur: Kuruluş sürecinde cumhuriyet halk partili iktidar seçkinleri, Kürt varlığını ve aidiyetini modern ulus-devlet projesi için bir tehdit olarak gördükleri için inkara yöneldiler. Devlet marifetiyle Türk ismi üzerinden homojen bir ulus yaratmak istedikleri için Kürtlerin ayrı bir kavim olarak varlığını inkar ederek dilini ve kültürünü yasaklama yoluna gittiler. Bunu da sistematik ve acımasız asimilasyon yaptılar. Milli mücadelenin kurucu ve güçlü aktörlerinden biri olan Kürtler, Cumhuriyetin ilanından kısa bir süre sonra durduk eyer farklı kavmi aidiyetleri dolayısıyla mesele olarak görülüp ötekileştirildiler." dedi.

"Kürt meselesi, Kürtleri mesele olarak gören CHP’nin inkarcı zihninin bir ürünüdür"

Kürtlerin bizatihi kendilerinin, "mesele" çıkarmadığını, ama ne yazık ki Kürtlerin "mesele" olarak görüldüğünü söyleyen Metiner, “Kürt meselesi, Kürtleri mesele olarak gören CHP’nin inkarcı zihninin bir ürünüdür. O yüzden sanki Kültlerin kendisi meselenin bizatihi aktörüymüş gibi anlaşılmaya müsait bir tanım üzerinden yol yürümeyi yanlış bulduğumu önemlilikle vurgulamak isterim. Çünkü Kürtlere yönelik inkar, asimilasyon ve baskı politikalarının oluşturduğu trajik bir mesele asla 'Kürt meselesi' olarak tanımlamaz."

Bunu söylemenin, Kürtlerin hiç bir meselesinin olmadığı anlamına gelmediğini söyleyen Metiner, "Türkiye’de inkar ve asimilasyondan kaynaklı bir 'Kürt meselesi' yok ama Kürtlerin meselesi var. Kürtlerin demokratik ve kültürel talepleri var. Kürtlerin o eski Türkiye’deki terörle yanlış mücadele yöntemlerinden kaynaklı mağduriyetleri ve sosyal sorunları var. Sayın Cumhurbaşkanımızın inkar ve asimilasyonu sonlandıran devrimci adımına eşlik eden güçlü demokratik ve kültürel adımları hiç kuşkusuz tarihi önemdedir. Ama hala giderilmesi gereken meseleler ve atılması gereken adımlar var." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bu meseleye sunduğu desteğin, artık bu meselelerin kökten çözümü için gerekli zihni ve psikolojik zeminin oluştuğunu gösterdiğini söyleyen Metiner, herkesin bu elverişli çözüm zeminine yeni ve uzlaşıcı müspet katkı sağlaması gerektiğini söyledi.

Metiner, "Büyük resme baktığımız zaman sözünü ettiğim inkarın yalnızca Kürtlere yönelik olmadığını görürüz. O modern ulus-devlet projesinin mağdurları arasında Türkler de vardır. Bunu bilmek, çözüm için gerekli olan anlayışta ortaklaşmak adına çok gerekli. Doğrudur: Türklerin kavmî olarak kimlikleri inkar edilmemiş, dili yasaklanmamıştır ama Türk’ü tarih sahnesinde Türk kılan İslami ve geleneksel tüm özellikleri de laikçilik ve modernlik adına yok varsayılmış, devlet, memleket ve toplum hayatından sökülüp atılmak istenmiştir. Batıperest CHP yönetici eliti verili Türk’ü asla beğenmemiş, hatta onu çağdaşlaşmanın ve sekülerleşmenin önünde bir iç tehdit olarak görmüş, o yüzden devlet marifetiyle 'makbul Türk' inşa etme yoluna gitmiştir. Müslüman-dindar-muhafazakar Türk’ün kendisi adı Türk olan bir devlette CHP yönetici elitinin tepeden inmeci Batıcı zorla modernleştirmeci politikalarının mağduru ve mazlumu olmuştur." diye konuştu.

"Gövdesi sadece Türk veya Kürt olan ama beyni, aklı ve yaşam tarzı bütünüyle Batılı olan yeni bir vatandaş yaratılmak istenmiştir"

Türklerin de Kürtlerin de aslında seküleştirilmek istendiğini ifade eden Metiner, "Gövdesi sadece Türk veya Kürt olan ama beyni, aklı ve yaşam tarzı bütünüyle Batılı olan yeni bir vatandaş yaratılmak istenmiştir. Modern ulus-devletin tek tipleştirici, farklılıklara zinhar izin vermeyen homojenleştirici ideolojisi, biryandan modernlik üzerinden İslami-geleneksel inanç ve yaşam tarzlarını biçen, biryandan da Fransız tipi ulusçuluk anlayışı üzerinden Kürtlerin ve diğer toplulukların farklılıklarını hayalî bir tek ulus kimliği potasında eritmeye dönük adeta bir giyotin işlevi görmüştür." diye ekledi.

Metiner, şöyle devam etti:

"Kürt meselesi ola tanımlanan mesele 1984’ten itibaren silahlı bir ayaklanma ve terör dolayısıyla gündemimize geldi. Ve yine üzülerek belirtmek isterim ki hep çözümlenmek istenen şey de bu terör belası oldu.

Terör konuşulurken Kürdün adı dahi zikredilmek istenmedi, Kültlerin meselesi görmezlikten gelindi. Dolayısıyla kayda değer çözüm önerileri gündeme getirilmedi. Getirmek isteyenler de baskılandı. “Kürtçü-bölücü” diye suçlandı. Kürt dememek için birileri 'terör sorunu', birileri, 'Güneydoğu sorunu' dedi. Ekonomik sorun' dedi. Çünkü Kürdün adını anmak yasaktı. Kürt kavminin varlığını iddia etmek suçtu. Kürtçe sokakta dahi konuşulması yasak olan bir dildi.

Birileri de 'Kürt meselesi' dedi bu süreçte. Tanım yanlış bile olsa Kürde dikkat çekmek için böyle dedi. Şimdi mesele anlaşıldığına göre artık yanlış tanımda ısrarın da lüzumu yok.

Terörün tırmandığı döneme kadar bu meselede devlet adına kayda değer çözüm arayışlarına yönelen hiç olmadı. Devleti yönetenler sadece terör odaklı politikalar geliştirdiler. Şayet Kürtlere yönelik inkar, asimilasyon ve zor politikaları olmamış olsaydı dağa çıkan bir örgütün yaşama şansı olmazdı.

Bunu söylemek, dağa çıkmaya veya teröre meşruiyet veya haklılık atfetmek anlamına gelmiyor asla. Bize göre hiç bir haklı neden veya gerekçe ne dağa çıkmayı ne de terörü meşrulaştırır.

Cumhuriyet tarihinde bu meseleyi sadece terör boyutuyla değil, asıl sözünü ettiğim boyutuyla adını da koyarak cesaretle çözmeye kalkan tek lider Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur.

Şimdi yeni bir dönemin eşiğinde bulunuyoruz. Ya birlikte Türkiye’yi inşa edip hepimizin kazanacağı bir döneme kapı aralayacağız ya da yabancı düşman güçlerin oyununa gelip birbirimize kaybettirmeyi sürdüreceğiz."

Metiner, "Devletimiz tek olmalı bizim. Hiç kimsenin bir diğerinin varlığını inkar etmediği tek bir millet olmalıyız. Tek bir vatanımız ve tek bir bayrağımız olmalı bizim. Resmi dilimiz tek olmalı ama bu ülkenin bütün dilleri hür ve serbest olmalı. En az resmi dilimiz kadar kıymetli ve muteber olmalı. Resmi dilimizin tek olması, diğer dillerimizin kamusal hayatın işlevsel bir aktörü olmasına mani bir durum teşkil etmez. Bunu formüle edecek tarihi tecrübeye sahibiz biz. İlla bu ülkedeki tüm dillerin resmi dil olarak kabul edilmesi gerekmiyor, ama resmiyette kabulün sosyal barışımızı güçlendirecek bir pratiğe dönüşmesi sağlanabilir. Eğitim dilimiz Türkçe olmalı, ama diğer dillerimizin hepimize ait devletimizin okullarında öğrenimi ve öğretimi sağlanmalı. Ana dilde eğitim yerine ana dilin öğrenimi ve öğretimi kapsamlı ve derinlikli bir formüle pekala kavuşturulabilir." diye konuştu. (İLKHA)

Ömer Faruk SEYHAN

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Bakan Gürlek: Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var

CENTCOM'a göre, İran ile savaşta 290 ABD askeri yaralandı

Guterres, İran'a karşı savaşı sona erdirmeye çağırdı

İzmir açıklarında lastik bottaki 37 düzensiz göçmen yakalandı

Bakan Fidan, İranlı mevkidaşı ile görüştü

Orta Doğu’daki savaş STRATCOM’da masaya yatırılacak

Bakan Çiftçi: Türkiye-İran sınırında tedbirler alınmış durumda

Erakçi: Düşman İran'ı bölmekte ve hızlı zafere ulaşmakta başarısız oldu

Bakan Fidan: Türkiye dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır

Pezeşkiyan'dan Macron'a: Kapsamlı savunmada kararlıyız

İBB davasına bir soruşturma daha

Siirt minibüslerinin Batman Havalimanı'na giriş yasağı yolcuları mağdur ediyor

Trump’tan, ABD havaalanlarına Ulusal Muhafız gönderme seçeneği

MEAB sözleşmeli eğitim personeli yerleştirme sonuçları açıklandı

İran: ABD'ye ait savaş uçağını düşürdük

Lübnan'da ölü sayısı 1094'e yükseldi

Trabzon'da fındık fabrikası deposunda yangın

Köstence Hünkâr Camii yeniden ihya ediliyor

Danimarka Başbakanı istifa etti  

HÜDA PAR’dan Erbil saldırısına ilişkin taziye ve sağduyu çağrısı

Malatya'da 22 Mart Dünya Su Günü Resim Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu

İranlı sözcü: ABD diplomasisi güvenilmez

Bakan Bayraktar: Yeraltı doğal gaz depolarımız yüzde 71 oranında dolu

Ağrı Dağı’nda kayıp kadın dağcı aranıyor

Kuzey Kore ve Belarus’tan Batı’ya karşı dayanışma mesajı

Şırnak'ta tarihi mağara mantar üretim tesisine dönüştü

Almanya ordusu yapay zekâ ile savaş kararlarını hızlandırmayı planlıyor

Bursa'da kaçak kazı yapan 2 kişi suçüstü yakalandı

Milli Eğitim Akademisi hazırlık eğitimi kayıt süreci başladı

Bakan Fidan, Çinli mevkidaşı Wang Yi ile görüştü

Yükleniyor

loading
Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Bakan Gürlek: Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var

CENTCOM'a göre, İran ile savaşta 290 ABD askeri yaralandı

Guterres, İran'a karşı savaşı sona erdirmeye çağırdı

İzmir açıklarında lastik bottaki 37 düzensiz göçmen yakalandı

Bakan Fidan, İranlı mevkidaşı ile görüştü

Orta Doğu’daki savaş STRATCOM’da masaya yatırılacak

Bakan Çiftçi: Türkiye-İran sınırında tedbirler alınmış durumda