14915,65%1,02
43,12% 0,21
50,20% -0,08
6245,46% 0,83
10147,72% 0,77
Bekiroğlu, Miraç'tan gelen hediyeler içerisinde mü'minler için namazın ayrı bir öneminin olduğuna değinerek, Müslümanın hayatında vazgeçilmezlerin başında olması gerektiğini ifade etti.
"Hüzün Yılı olarak nitelendirilmektedir"
İsra ve Miraç'ın hüzün yılından sonra gelmesinin ehemmiyetine vurgu yapan Müftü Bekiroğlu, "İsra suresinde Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) Miraç mucizesinden bahsedilmektedir. İsra Suresi’nin başında yer alan ayette şöyle buyrulmaktadır, 'Kulu Muhammed Mustafa'yı (Sallallahu aleyhi ve sellem) bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya götüren ve oradan da göğe yükselten Allah her türlü noksanlıktan münezzehtir. O, hakkıyla işiten ve hakkıyla görendir.' Ayet-i kerime bu şekilde İsra ve Miraç mucizesini haber vermektedir. Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) nübüvvetinin Mekke döneminin sonlarına doğru, yani Medine'ye hicretten yaklaşık bir buçuk yıl önce Miraç mucizesi meydana gelmiştir. Bu dönem; Müslümanlara boykotun uygulandığı, Hazreti Hatice'nin (radıyallahu anha) ve amcası Ebu Talib'in vefat ettiği, Taif'e tebliğ amacıyla gidildiği ve dönüşte Taiflilerin taşlı saldırısına uğranıldığı, bedenen ve ruhen büyük sıkıntıların yaşandığı bir dönemdir. İslam tarihinde bu dönem "Hüzün Yılı" olarak nitelendirilmektedir." dedi.
Müftü Bekiroğlu, "Böylesine zor bir yılda Cenab-ı Allah, Peygamber Efendimizi (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) ferahlatmak, ona moral ve destek vermek için Miraç mucizesini ikram etmiştir. Peygamber Efendimiz, bir gecede Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan da semaya yükselmiş ve ümmetine üç önemli hediye ile geri dönmüştür." ifadelerini kullandı.
"Tövbe kapısı kıyamete kadar açıktır"

Abdullah Bekiroğlu
Allah'ın bağışlayıcı olduğuna değinen Müftü Bekiroğlu, "Bu hediyelerin ilki, Allah'a şirk koşmamak şartıyla bütün günahların bağışlanabileceği müjdesidir. İman eden, şirke düşmeyen müminler günahkar olsalar bile samimi bir tövbe ile Allah'tan bağışlanma dilediklerinde affedileceklerdir. Cenab-ı Allah, tövbe kapısının kıyamete kadar, can bedeni terk edinceye kadar açık olduğunu bildirmektedir. Şirk iki kısımdır: İnançta şirk ve ibadette şirk. İnançta şirk, Allah'ın zat ve sıfatlarına başkalarını ortak koşmaktır ve bu durum küfürdür. Mekke müşrikleri de Allah'a inandıklarını, ancak putları O'na ortak kabul ettiklerini söylüyorlardı. Allah'ın zatına ve sıfatlarına ait özellikleri başkalarına vermek, bilerek ve isteyerek yapıldığında kişiyi imandan çıkarır. İbadette şirk ise yapılan ibadette niyetin bozulması, ihlasın zedelenmesi ve gösterişe yer verilmesidir. Bu tür şirk inancı bozmaz; ancak ibadetin sevabını yok eder ve uzun vadede tehlike arz eder. Namaz kılarken ya da sadaka verirken insanların övgüsünü hedeflemek riya kapsamına girer. Cenab-ı Allah, ibadetlerin yalnızca kendi rızası için yapılmasını emretmektedir." şeklinde konuştu.
"Beş vakit namaz Miraç'ta hediye olarak verildi"
Namazın mü'minin Miraç'ı olduğuna değinen Müftü Bekiroğlu, "Miraç Gecesi'nde ümmeti Muhammed'e Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) vasıtasıyla verilen müjdelerden biri de Bakara suresinin son iki ayetidir. Peygamber Efendimiz, Amenerresûlü diye başlayan bu ayetleri yatmadan önce okuyan kimseye bunların yeterli olacağını buyurmuştur. Bu ayetlerde iman esasları, peygamberlere iman ve Allah’tan bağışlanma ile yardım isteme öğretilmektedir. Miraç mucizesi ile verilen üçüncü hediye ise beş vakit namazdır. Namaz, dinin direğidir. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) vefatına yakın zamanlarda namaz konusunda ümmetini ısrarla uyarmıştır. Namazı terk eden kimse hemen kafir olmaz; ancak küfre düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Bilerek ve isteyerek bir vakit namazı terk eden kimsenin Allah'ın korumasından mahrum kalacağı bildirilmiştir." dedi.
"Namaz, mümin için rahmet, bereket ve bir koruma kalkanıdır"
Namazın mü'min için ehemmiyetine değinen Müftü Bekiroğlu, "Bu nedenle hem kendimiz hem de aile fertlerimiz namaz konusunda hassas olmalı, örnek olmalıyız. Cenab-ı Allah, 'Ehline namazı emret ve bunda sabırlı ol.' buyurarak bu sorumluluğu bizlere yüklemiştir. Namazsız bir toplumdan, namazsız bir aileden hayır beklenemez. Namaz, imandan sonra Müslümanlar için en kıymetli ibadettir. Günde beş vakit namaz, insanı Allah'ı hatırlamaya ve hayatın meşguliyetleri arasında uyanık kalmaya davet eder." ifadelerini kullandı.
"Kudüs ve Mescid-i Aksa, Müslümanlar için mukaddestir"
Kudüs'ün Müslümanlar için mekan olarak da önemli bir yer olduğunu belirten Müftü Bekiroğlu, "Miraç mucizesinin gerçekleştiği mekan olan Kudüs ve Mescid-i Aksa, Müslümanlar için mukaddes bir yerdir. Aynı zamanda ümmetin birlik ve beraberliğini temsil eder. Müslümanların ihtilafları bir kenara bırakıp birlik olmaları, Kudüs'ün, Filistin'in ve Gazze'nin kurtuluşu için zaruridir. Ümmetin birliği olmadan ilahi yardımın gelmesi mümkün değildir. Rabbimiz, idrak edeceğimiz Miraç Gece'lerini Kudüs’ün, Filistin'in ve Gazze'nin kurtuluşuna vesile eylesin. Allah hepinizden razı olsun. " şeklinde konuştu. (İLKHA)