16733,28%0,22
43,87% 0,04
51,91% 0,18
7306,08% 0,56
11830,46% -0,11
Müftü Bekiroğlu, Ramazan ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada, Ramazan'ın müminler için rahmet, mağfiret ve arınma mevsimi olduğunu söyledi.
Ramazan denildiğinde ilk akla gelenin açlık ve susuzluk olduğunu ifade eden Bekiroğlu, orucun bundan ibaret olmadığını vurguladı.
Ramazan’ın rahmet ve mağfiret ayı olduğunu belirten Müftü Bekiroğlu, "Rabbimize sonsuz hamdolsun ki bizleri bir kez daha rahmet ve mağfiret iklimi olan Ramazan-ı Şerif’e ulaştırdı. Bu ay, kulun Rabbiyle bağını kuvvetlendirdiği, kendisini muhasebeye çektiği ve hayatını yeniden gözden geçirdiği müstesna bir zaman dilimidir." dedi.
Ramazan denildiğinde ilk akla gelen şeyin açlık ve susuzluk olduğunu belirten Bekiroğlu, orucun bundan ibaret olmadığını vurguladı.
Bekiroğlu, "Ramazan-ı Şerif, insanın açlığa ya da susuzluğa ne kadar dayanabildiğini ölçen bir süreç değildir. Oruç, insanın kendi iradesini kontrol altına alabilmesi, nefsini terbiye edebilmesi ve hayatını Allah'ın rızasına uygun bir istikamette sürdürebilmesi için bir eğitim sürecidir. Bu yönüyle Ramazan, yeni bir karakter inşasına vesile olan sabır ve bilinç ayıdır." ifadelerini kullandı.
Yüce Allah'ın orucun hikmetini Kur'an-ı Kerim'de açıkladığını hatırlatan Bekiroğlu, ayeti şöyle aktardı:
'Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki sakınırsınız.' Ayetin sonunda yer alan 'Umulur ki sakınırsınız.' ifadesinde, Rabbimiz orucun asıl gayesini burada açıkça ortaya koymaktadır. Amaç sadece aç kalmak değildir; asıl hedef, takvaya ulaşmak, yani Allah'ın emir ve yasakları konusunda daha bilinçli, daha dikkatli ve daha hassas bir kul haline gelmektir." dedi.
Takvanın ne olduğuna dair sahabeden verilen örneği de paylaşan Bekiroğlu, "Hazreti Ömer, takvanın ne olduğunu Abdullah bin Mesud'a sorduğunda aldığı cevap çok çarpıcıdır. 'Dikenli ve çalılı bir yolda yürürken insan nasıl elbisesine ve bedenine zarar gelmemesi için son derece dikkatli davranırsa, işte takva da hayat yolunda Allah'ın yasaklarına karşı aynı titizliği göstermektir.' Mümin, helal ve haram sınırlarında bilinçli bir yürüyüş ortaya koymalıdır." ifadelerini kullandı.
Oruç ibadetinin yalnızca yeme ve içmeden uzak durmak olmadığını belirten Bekiroğlu, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), 'Kim yalan söylemeyi, yalanla iş yapmayı ve kötü söz söylemeyi terk etmezse, Allah'ın onun aç kalmasına ve susuz kalmasına hiçbir ihtiyacı yoktur.' Oruç, insanı kötülüklerden uzaklaştırmıyorsa, kişi orucun ruhunu tam anlamıyla kavrayamamış demektir. Demek ki oruç sadece mideye değil; dile, göze, kulağa ve bütün azalara tutulmalıdır. Gıybetten, iftiradan, kırıcı ve incitici sözlerden uzak durulmadıkça orucun manevi boyutu eksik kalır." dedi.
Hazreti Ayşe validemiz ile Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) arasında geçen bir olayı da aktaran Bekiroğlu, "Hazreti Ayşe validemiz, iftar vaktinin gelip gelmediğini sorduğunda Efendimiz ona yaptığı bir gıybeti hatırlatarak, 'Sen aslında orucunu açtın.' manasında bir uyarıda bulunmuştur. Bu olay, orucun sadece aç kalmak olmadığını, ahlaki bir arınma süreci olduğunu açıkça göstermektedir." ifadelerini kullandı.
Abdullah Bekiroğlu
Ramazan ayının aynı zamanda alışkanlıkları değiştirme süreci olduğuna dikkat çeken Müftü Bekiroğlu, 21 ila 30 gün arasında bir alışkanlığın değişebildiğine dair değerlendirmelere işaret etti.
Müftü Bekiroğlu, "Bir insan Ramazan boyunca 11-12 saat sigara içmeden durabiliyorsa, öfkesini kontrol edebiliyorsa, kötü sözden ve zararlı alışkanlıklardan uzak kalabiliyorsa, aslında bunu tamamen bırakabilecek iradeye de sahip olduğunu görmelidir. Ramazan, bize irademizin güçlü olduğunu gösteren bir eğitim sürecidir." dedi.
Ramazan sonrasında eski kötü alışkanlıklara dönülmemesi gerektiğini vurgulayan Bekiroğlu, "Bu ayda kazandığımız güzel davranışları yılın geri kalanına taşıyamazsak Ramazan'ın ruhunu tam anlamıyla kavrayamamış oluruz. Oruç, karakterimizi düzeltmeli, ahlakımızı güzelleştirmeli ve bizi kötü alışkanlıklardan tamamen arındırmalıdır." şeklinde konuştu.
Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) hutbeye çıkarken Cebrail'in duasına amin dediğini hatırlatan Müftü Bekiroğlu, "Cebrail aleyhisselam, 'Kim Ramazan ayına erişir de bu büyük rahmet ve mağfiret fırsatını değerlendirmeden, günahlarından arınmadan ve affedilmeden bayrama ulaşırsa onun burnu yerde sürülsün.' diye dua etti. 'Ben de bu duaya amin dedim.' buyurmuştur. Bu hadis, Ramazan'ın ne kadar büyük bir fırsat olduğunu bizlere açıkça göstermektedir." dedi.
Ramazan'ın manevi bir yenilenme mevsimi olduğunu belirten Müftü Bekiroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ramazan, kendimizi yenilediğimiz, hatalarımızdan arındığımız ve hayatımıza yeniden 'Bismillah' diyerek başladığımız bir diriliş mevsimidir. Nasıl ki bedenimiz oruçla arınıyorsa, Rabbimiz ruhlarımızı da arındırsın, bizleri takvaya ulaştırsın ve bayrama mağfiret olunmuş kullar olarak erişmeyi cümlemize nasip eylesin." (İLKHA)