Reklam
  • BIST 100

    14548,86%1,00
  • DOLAR

    48,48% 0,03
  • EURO

    56,41% 0,08
  • GRAM ALTIN

    6849,57% 0,93
  • Ç. ALTIN

    10918,59% -0,11
Reklam

Okulun ilk günlerinde kaygıyı azaltan öneriler

08 Eylül 2026, Salı 12:36
08 Eylül 2026, Salı 12:36
Okulun ilk günlerinde kaygıyı azaltan öneriler
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Okulun ilk günlerinde ağlama, ayrılmak istememe, huzursuzluk, öfke, daha fazla anne-baba yakınlığı isteme ya da akademik baskı hissetme gibi tepkiler görülebildiğine dikkat çeken uzmanlar, çocukların yaşadığı uyum sürecine ilişkin önemli önerilerde bulun

Uzun bir tatil döneminden sonra açılan okullara kimi çocuklar ilk defa anaokuluna, kimileri ilkokula, kimileri ortaokula kimileri ise sınav ile girdikleri liseye başlayacaklar. Bu dönem çocuklar için yalnızca yeni bir eğitim döneminin başlangıcı değil; aynı zamanda hayatlarında önemli bir geçiş dönemi anlamına da geliyor.

Yeni bir ortam, yeni kurallar, öğretmenler, arkadaşlar, artan akademik sorumluluklar ve ebeveynden ayrılma deneyimi, her yaş grubunda farklı şekillerde ortaya çıkıyor. Ortaokula veya sınav ile girdikleri liseye başlayan çocuklar yeni bir okul düzenine alışmaya çalışırken, lise son sınıf öğrencileri de sınavlar ve gelecek kaygısıyla karşı karşıya kalabiliyor.

Bu nedenle okulun ilk günlerinde ağlama, ayrılmak istememe, huzursuzluk, öfke, daha fazla anne-baba yakınlığı isteme ya da akademik baskı hissetme gibi tepkiler görülebiliyor.

Çocuğun zihnindeki temel soru ise aslında “Ben burada güvende miyim, bu sürecin üstesinden gelebilir miyim?” oluyor. Ayrılığı çocuğun kaygısını artıran uzun bir vedalaşmaya dönüştürmek yerine, yaşına uygun, kısa, tutarlı ve güven veren bir yaklaşım oluşturmak, çocuğun süreci daha öngörülebilir hâle getirmesine yardımcı olabiliyor.

Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Psk. Deniz Mutlu, okulun ilk günlerinde çocukların yaşadığı uyum sürecine ilişkin önemli önerilerde bulundu.

"Elimi bırakıyorum ama sevgim hep seninle"

Okul kapısında her gün aynı kısa cümleyle vedalaşmanın, çocuk için küçük ama güçlü bir güven ritüeline dönüşebildiğini belirten Mutlu,  "Elimi bırakıyorum ama sevgim hep seninle' gibi bir cümle, çocuğa yalnızca o an ayrıldığını; ebeveyniyle arasındaki bağın ise devam ettiğini hatırlatmaya yardımcı olmaktadır. Bu tür bir vedalaşma ritüelinde önemli olan, kullanılan cümlenin uzunluğu değil, tutarlı ve öngörülebilir olmasıdır. Her gün farklı açıklamalar yapmak, vedayı uzatmak ya da çocuğun ağlaması üzerine tekrar tekrar geri dönmek, ayrılık kaygısını artırabilmektedir. Buna karşılık kısa bir sarılma, aynı cümle ve kararlı bir vedalaşma, çocuğa 'Burada güvendesin, ben geri geleceğim' mesajını vermektedir. İlk günlerde çocuk ağlayabilir, ebeveyninden ayrılmak istemeyebilir ya da sınıfa girmekte zorlanabilir. Bu davranışlar her zaman okula uyum sağlayamayacağı anlamına gelmemektedir. Çocuğun yeni ortama alışabilmesi için zamana ihtiyaç duyabileceğini kabul etmek ve bu süreçte duygusunu küçümsemeden yanında olmak önem taşımaktadır. Çocuğun 'Gitmek istemiyorum' demesi karşısında uzun açıklamalar yapmak yerine, duygusunu kabul eden ve güven veren bir yaklaşım tercih edilebilir: 'Biliyorum, ayrılmak şu an zor geliyor. Ama sen güvendesin ve ben seni almaya geleceğim.' Böylece çocuğun kaygısını ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, kaygıyı yaşayabileceği ve bununla baş edebileceği mesajını vermek en önemlisidir." dedi.

Önce güven, sonra uyum

Okula güvenli bir şekilde bağlanmanın ilk adımının, çocuğun kendisinden beklenen davranışları hemen yerine getirmesini sağlamak değil, yeni ortamda kendisini güvende hissetmesine yardımcı olmak olduğunu Söyleyen Mutlu, "Çocuk öğretmenine, sınıfına ve okul rutinine alıştıkça ayrılık kaygısı da çoğu zaman azalabilmektedir. Bu ilk uyum dönemi geride kalmaya başladığında ise ebeveynlerin dikkat etmesi gereken başka bir konu öne çıkmaktadır: Çocuğun okul performansını değerlendirirken yalnızca akademik sonuçlara değil, çocuğun gelişim sürecinin tamamına bakmak gerekmektedir." diye ekledi.

Dikkati dağınık demeden önce gözlemleyin

Okulun ilk haftalarında ailelerin en sık dile getirdiği konulardan biri dikkat süresi olduğunu ifade eden Mutlu,  "Dersi dinlemiyor', 'Etkinliği tamamlamıyor', 'Çabuk sıkılıyor' gibi gözlemler önemli olsa da tek başına bir dikkat problemi olduğu anlamına gelmemektedir. Özellikle okulun başlangıç döneminde yaşanan kaygı, uyku düzenindeki değişiklikler, yoğun ekran kullanımı, yeni ortama uyum süreci ve çocuğun gelişimsel özellikleri dikkat performansını etkileyebilmektedir. Bu nedenle geçici bir uyum güçlüğü ile süreklilik gösteren bir dikkat sorununu birbirinden ayırmak önem taşımaktadır. İhtiyaç duyulduğunda yaşa uygun dikkat testleri ve psikolojik değerlendirmelerden yararlanılabilmektedir. Bu değerlendirmeler; çocuğun odaklanma, sürdürülebilir dikkat, yönerge takibi, dürtü kontrolü, çalışma hızı ve hata örüntüleri hakkında daha sistematik bilgi sağlayabilmektedir. Ancak hiçbir çocuk yalnızca bir test sonucuyla değerlendirilmemelidir. Aile görüşmesi, öğretmen gözlemleri ve çocuğun gelişim öyküsü de değerlendirme sürecinin önemli parçalarını oluşturmaktadır. Buradaki amaç çocuğa bir etiket koymak değil, ihtiyacını doğru anlamak ve gerekli desteği zamanında sunmaktır." diye konuştu.

Dikkat becerileri desteklenebilir

Dikkatin sabit ve değişmez bir özellik olmadığının, çocuğun ihtiyacına uygun çalışmalarla dikkat becerilerinin desteklenebileceğinin bilinmesi gerektiğini vurgulayan Mutlu, şöyle devam etti:

"Odaklanma, görsel ve işitsel dikkat, çalışma belleği, yönerge takibi, planlama ve dürtü kontrolü gibi beceriler uygun çalışmalarla geliştirilebilmektedir. Bu nedenle çocuğun okulun ilk dönemindeki performansını değerlendirirken 'Yapabiliyor mu, yapamıyor mu?' sorusundan çok, 'Neye ihtiyacı var ve bu beceriyi nasıl destekleyebiliriz?' sorusuna odaklanmak önem taşımaktadır.

Arkadaşın yapıyor, sen neden yapamıyorsun?' demeyin

Okula uyum sağlandıktan ve eğitim süreci ilerlemeye başladıktan sonra çocukların karşı karşıya kalabildiği en önemli risklerden biri de kıyaslanmaktır. Özellikle 1. sınıfta 'Arkadaşı okumaya geçti', 'O daha uzun süre dikkatini veriyor', 'O daha güzel yazıyor' gibi ifadeler çocuğun kendisini yetersiz hissetmesine neden olabilmektedir. Oysa her çocuğun gelişim hızı, öğrenme biçimi ve güçlü olduğu alanlar farklıdır. Çocuğun başka çocuklara yetişmesi değil, kendi gelişim çizgisi içerisinde ilerlemesi önem taşımaktadır. Bu nedenle ebeveynlerin çocuğun eksiklerine odaklanmak yerine gösterdiği çabayı fark etmesi ve gelişimini kendi önceki performansıyla değerlendirmesi daha destekleyici bir yaklaşım olacaktır. 'Daha önce yapamıyordun, şimdi bunu yapabiliyorsun' gibi ifadeler, çocuğun kendi gelişimini fark etmesine yardımcı olurken özgüvenini de desteklemektedir.

Okul başladıktan sonra ne zaman destek alınmalı

Okula uyum süreci ilerlemesine rağmen dikkat güçlükleri devam ediyor, çocuk yönergeleri takip etmekte sürekli zorlanıyor, başladığı işi tamamlamakta belirgin biçimde güçlük çekiyor veya bu durum okul performansını ve günlük yaşamını etkiliyorsa uzman değerlendirmesi yararlı olacaktır. Burada önemli olan çocuğu bir sorun üzerinden tanımlamak değil; davranışın altında yatan ihtiyacı anlamaktır. Erken dönemde yapılan doğru değerlendirmeler, çocuğun güçlü olduğu ve desteklenmesi gereken alanların daha erken fark edilmesini sağlayabilmektedir. Çocukların okula başlarken ihtiyacı olan şey mükemmel bir başlangıç değil; kendilerini güvende hissettikleri, hata yapabildikleri, duygularını ifade edebildikleri ve gerektiğinde destek alabildikleri bir başlangıçtır. Bu süreçte ebeveynlerin çocuklarına verebileceği en güçlü mesajlardan biri ise şu olabilir: 'Alışmak için zamanın var. Hata yapabilirsin. Ben sana güveniyorum.' Çünkü çocuk ilk okuldaki çantasını, ilk dersini ya da ilk ödevini yıllar sonra hatırlamayabilir. Ancak hayatının önemli bir döneminde kendisine güvenilip güvenilmediğini kolay kolay unutmaz." (İLKHA)

Ömer Faruk SEYHAN

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com
Reklam
Reklam

Lübnan'daki Filistinli mülteciler UNRWA'nın hizmet kısıtlamalarını protesto etti

İzmir’de kırtasiyelerde okul alışverişi hareketliliği başladı

Teksas'ta tarih müfredatı, uzman uyarıları ve öğrenci itirazlarına rağmen İslam'ı kötüleyen şekilde kabul edildi

Siyonist rejimden Lübnan'ın güneyine yeni hava saldırıları

OECD’den Türkiye’nin PISA başarısına övgü

Yanardağ püskürmesinden sonra Endonezya'da uçuşlar yeniden başladı

ÖZYES sonuçları erişime açıldı

Yüzlerce davayı etkileyen DNA verilerini değiştirme skandalına 10 yıllık hapis cezası

PISA 2025’te Türkiye çevre biliminde OECD ortalamasını aştı

Eğitim-Bir-Sen’den Adidas’a sert tepki

Bilecik’te otobüste sentetik ecza ele geçirildi

İşgalciler, Filistinlileri Mescid-i Aksa'dan uzaklaştırma kararlarını artırdı

Diyarbakır surlarında bitmeyen restorasyon tepkisi

Konya'da şehir hastanesi tramvay hattının ilk etabı hizmete açıldı

Siyonist rejim İngiltere'nin Kudüs'teki konsolosluğunu kapatıyor: Temsilcilere 7 gün süre

Mersin'de "İl Müftülüğü Külliyesi" değerlendirme toplantısı

Tunceli’de sahte altın operasyonu: 2 şüpheli yakalandı

Büyükbaş hayvancılık desteklerinde artış yapıldı

Şanlıurfa'da KPSS tartışmalarına tepki: Şehrimizi hedef alan saldırıları kabul etmiyoruz

Kızıltepe Kuyumcular Derneği Başkanı Güç: Yılbaşına doğru altın 8 bini bulabilir, şu an yatırım yapma zamanı

Tekirdağ'da denize girmek 2 gün yasaklandı

Traktör ve tarım ekipmanı satıcıları Batman'da kooperatifleşti

AHBİB'in ağustos ihracatı 148,4 milyon dolar oldu

Umut Kervanı’ndan Siverek’te öğrencilere kırtasiye desteği

Nepal'deki sel felaketinde can kaybı 1367'ye ulaştı

Rusya: Kiev ve Nikolayev'de askeri tesislere hava saldırısı düzenlendi

Eğitim Bir-Sen Malatya'dan MEB'e çağrı: Hatanızdan bir an önce vazgeçin

Adıyaman’a 8 milyar liralık su yatırımı

Bakan Şimşek: Türkiye, PISA sonuçlarında OECD ülkeleri arasında yükseldi

Gülümseyen şehidin kimliği ortaya çıktı: Ömer eş-Şerif

Yükleniyor

loading
Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Lübnan'daki Filistinli mülteciler UNRWA'nın hizmet kısıtlamalarını protesto etti

İzmir’de kırtasiyelerde okul alışverişi hareketliliği başladı

Teksas'ta tarih müfredatı, uzman uyarıları ve öğrenci itirazlarına rağmen İslam'ı kötüleyen şekilde kabul edildi

Siyonist rejimden Lübnan'ın güneyine yeni hava saldırıları

OECD’den Türkiye’nin PISA başarısına övgü

Yanardağ püskürmesinden sonra Endonezya'da uçuşlar yeniden başladı

ÖZYES sonuçları erişime açıldı

Reklam
Yeni Slow Radyo