• BIST 100

    9475,19%-0,10
  • DOLAR

    38,01% 0,26
  • EURO

    41,76% -0,64
  • GRAM ALTIN

    3770,50% -0,68
  • Ç. ALTIN

    6139,04% -0,40

Op. Dr. Asar: Normal doğum, önceliğimiz ve birinci tercihimizdir

SAĞLIK 8.11.2024 15:35:39 0
Op. Dr. Asar: Normal doğum, önceliğimiz ve birinci tercihimizdir

Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Rabia Betül Asar, normal doğum ile sezaryen doğum arasındaki farka değinerek, normal doğumun daha fizyolojik bir süreç olduğundan normal doğumun öncelik ve birinci tercih old

Normal doğum sırasında anne tarafından salgılanan oksitosin hormonunun rahim kasılmalarını kolaylaştırarak doğumu hızlandırdığını belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Rabia Betül Asar, aynı zamanda anne ve bebek arasında çok daha kuvvetli bir bağ kurulmasını sağladığına da dikkat çekti.

“Tüm gebelerimizin, doğumda hiçbir şekilde korkmadan ilk planda normal doğum düşünmelerini önemsiyoruz”

Tüm gebelerin, korkusuzca öncelikle normal doğumu tercih etmeleri gerektiğini kaydeden Asar, “Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki birinci önceliğimiz normal doğumdur. Eğer tıbbi bir endikasyon yok ise sezaryeni tercih etmeyiz. Sezaryen ameliyatı, geçirilmiş önceki rahim ameliyatı, gebelik zehirlenmesi, bebeğin eşinin annenin rahim ağzında olması (plasenta previa ) bebekte gelişim geriliği, fetal distress dediğimiz bebeğin sıkıntıya girme gibi durumlarla karşılaştığımızda elimizde güçlü bir silahtır. Birinci önceliğimiz değildir. Tüm gebelerimizin doğumda hiçbir şekilde korkmadan ilk planda normal doğum düşünmelerini önemsiyoruz.” şeklinde ifade etti.

"Normal doğumda sezaryende olduğu gibi anesteziye bağlı yan etkiler görülmez"

Op. Dr. Rabia Betül Asar

Normal doğumun avantajları hakkında bilgi veren Asar, “Normal doğum daha fizyolojik bir süreçtir. İyileşme süresi daha kısadır. Lohusalarımız normal doğum sonrası bebekleriyle daha hızlı buluşurlar. Bağırsak fonksiyonlarının daha hızlı normale dönmesi de doğum sonrası iyileşme ve rahatlamayı hızlandıran bir faktördür. Enfeksyon riski normal doğumda daha azdır. Doğum sonrası komplikasyon yaşama olasılığı daha azdır. Kansızlık görülme sıklığı daha azdır. Normal doğum sonrası oksitosin hormonu daha fazla salgılanır. Dolayısıyla bebekle bağ kurma daha sağlam olmakla beraber lohusa depresyonu da daha az görülmektedir. Normal doğumda sezaryende olduğu gibi anesteziye bağlı yan etkiler (baş ağrısı sırt omuz ağrısı vesaire gibi) görülmez.” ifadelerine yer verdi.

"Normal doğum bebeklerinde, sezaryen ile doğanlara kıyasla kan şekerini daha iyi dengeledikleri izlenmiştir"

Asar, normal doğum sürecinin bebek açısından da avantajlarına değinerek, “Bebeğin bağırsak florasını olumlu yönde etkiler. Bebek, annenin doğum kanalından geçişi esnasında yararlı flora bakterilerine maruz kalır. Mikrobiata dediğimiz bu flora, bebeğin bağışıklık sisteminde direkt olarak önemli rol oynar. İleride meydana gelebilecek bir bağışıklık sistemi ile ilgili problemlerin, otoimmün hastalıkların önüne geçtiği çalışmalar ile gösterilmiştir. Bebekte solunum yollarına ait problem yaşama riski daha azdır.  Doğum kanalından sıkışarak geçen bebek, akciğerdeki amniyon sıvısını çok rahat dışarı atabilir. Yoğun bakıma girme oranları daha düşük izlenmiştir. Normal doğumdan sonra bebek çok daha erken emzirilmeye başlanır. Anne sütü alınımı açısından ve anne ile bebek arasındaki bağın güçlenmesi açısından bu durum çok önemlidir. Normal doğum esnasında annenin yaşadığı fizyolojik stresin salgılamış olduğu hormonların bebeğin doğum sonrası hayata daha iyi adapte olmasında önemli rol aldığı da çalışmalar ile gösterilmiştir. Normal doğum bebeklerinde, sezaryen ile doğanlara kıyasla kan şekerini daha iyi dengeledikleri izlenmiştir.” şeklinde aktardı.

Asar, “Yapılan araştırmalar, normal doğum ile doğan bebeklerde hem motor hem de bilişsel gelişimlerin daha olumlu olduğunu vurgulamaktadır. Hem kısa hem de uzun vadede olan avantajlarından dolayı, normal doğum önceliğimiz ve birinci tercihimizdir. Bununla beraber doğum yöntemi seçimi her zaman anne ve bebek için en güvenilir ve en uygun olan seçenekler değerlendirilerek yapılmaktadır. Doğum eylemi spontan başlamalıdır. Herhangi bir risk faktörü bulunmadığı durumlarda doğumun spontan başlaması çok önem arz etmekte ve travayda yapılan sezaryen anne ve bebek için daha iyi bir durumdur. Travay boyunca salgılanan hormonlar bebeğin doğum sonrası hayatına adaptasyonunu çok daha kolaylaştırmaktadır.” dedi.

“Sezaryen sadece gerektiğinde başvurulması gereken bir kurtarma ameliyatıdır”

Bazı gebelerde normal doğum korkusunun olduğuna dikkat çeken Asar, “Hanımların doğumla ilgili yorumları, medyada doğumun ele alınış şekli nedeniyle tüm toplum doğum olayından korkmuş durumda. Bunun önüne geçebilecek en önemli çalışmalar gebe hazırlık okulları ve buralarda görevli tecrübeli ebelerimiz. Burada doğumun tamamen fizyolojik bir süreç olduğu ve aksi bir durum olmadığı takdirde tüm gebelerimizin normal doğuma uygun fizyolojiye sahip olduklarına inanmalıdırlar. Sağlığımız ve sevme kapasitemiz büyük oranda yaşamımızın erken döneminde şekillenir. Ve doğumun şekli ve niteliğine göre de bu süreç tüm hayatımızı etkileyici rol oynar. Doğum tecrübesinin niteliği doğum şeklinden çok daha önemlidir. Sezaryen sadece gerektiğinde başvurulması gereken bir kurtarma ameliyatıdır.” ifadelerini kaydetti.

Sezaryen doğum  oranlarında artış nedenlerini sıralayan Asar, “Şehirleşme, sezaryanın uzun vadede üriner sistem sağlamlığının ve sağlıklı cinsel hayatın koruyucusu olduğu inancı, annenin tercih hakkı. Bununla beraber anneyle ilgili riskleri azaltan tıbbi ve teknolojik gelişmeler, ilk gebeliklerde ileri anne yaşının artmış olması, obezitenin, çoğul gebeliklerin artmış olması, tıbbi hizmetlere ulaşılabilirliğin artmış olması, anne anksiyetesi gibi sebepleri yer almaktadır. Sezaryen ancak doğal yollardan doğumun anne ve bebek için ciddi riskler taşıdığı durumlarda uyguladığımız kurtarıcı bir ameliyattır. Sezaryen operasyonunun da her büyük ameliyat gibi riskleri vardır. Anne ile ilgili riskler geçirilen her sezaryen ile bir miktar daha artar. Hem mevcut gebelik hem de sonraki gebelikler için ciddi riskler taşır hale gelir.” şeklinde belirtti.

Asar, normal doğumların teşviki noktasında çalışmaların yapılması hususunda toplumun üzerine düşen görevleri aktararak, “Doğumların güzelleşmesi için hep birlikte çalışmalıyız. Toplumdaki olumsuz doğum algısını düzeltmeye yönelik çalışmalar artırılmalı, doğumun mucizevî yönü ve güzelliği anlatılmalıdır. Genç kızlar, anne adayları anneliğe hazırlanmalı, gebelik ve doğum eğitimleri yaygınlaştırılmalıdır. Değerlerimiz ve kültürümüze uyumlu eğitimler ve doğum ortamları hazırlanmalı, medyada doğumun yer alış şeklinin düzeltilmesi için çalışılmalıdır. En önemlisi sezaryen operasyonunun kötülüğü değil de normal doğumun güzelliği, herkes tarafından vurgulanırsa toplumca daha verimli sonuçlar alacağımıza inanıyoruz.” şeklinde dile getirdi. (İLKHA)

EGM'den gözaltındaki kadınların aranma şekline yönelik iddialara açıklama

Türkiye'nin ilk jet motoru ihracatı gerçekleşti

ABD, 208 Venezuelalı göçmeni sınır dışı etti

Ebu Ubeyde: Hayattaki esirleri son derece tehlikeli güvenlik önlemleri altında tutma kararı aldık

Kontrolden çıkan otomobil bariyerlere çarptı: 1 yaralı

Lübnan Başbakanı, saldırılarını durdurması için işgale baskı çağrısında bulundu

Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan yeşil enerji koridoru anlaşması imzaladı

Malatya için kuvvetli yağış uyarısı

Şanlıurfa'da trafik çilesi bitmiyor

Bakan Bayraktar, Romanyalı mevkidaşıyla bir araya geldi

Kronik uykusuzluk öğrenmeyi güçleştirip, hafıza problemlerine yol açabiliyor!

Fındık ihracından 1,7 milyar dolarlık gelir

Endonezya'da meydana gelen heyelanda 10 kişi öldü

Telefonu gece boyunca şarjda bırakmak yangın riski taşıyor!

Şevval ayında tutulan nafile orucunun önemi?

"2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi" raporu: "Yeşil ve dijital dönüşümle de küresel rekabet gücü arttırılacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ABD ile görüşmelerde vergi ile ilgili yapılandırmalar ana başlıkları teşkil edebilir

İl Başkanı Bakan: Vatandaşın işini çözmeyecekseniz, o koltukta durmayın!

Bursa’da hafta sonu yağmur bekleniyor

Umut Kervanı'ndan Gazze'yi yalnız bırakmama çağrısı: Açlıkla pençeleşen kardeşlerimize yardım eli uzatalım

Eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Filistin’i Filistinsizleştirme projelerine şahit oluyoruz

HÜDA PAR heyetinden Bingöl’de esnaf ziyareti

36 yıldır faaliyette olan TBMM Camii Kompleksi'nde ezan okunmuyor

İBB'nin cami girişine koyduğu mobil tuvaletlerin kaldırılmamasına tepki

Cenin’e yönelik saldırılarda 74'üncü gün: 36 şehit, 21 bin mülteci

Esnaf ve vatandaşlar tepkili: israil ürünleri boykot edilmeli, yerli ürünler değil

Siyonist rejim 17 yaşındaki Filistinli çocuğu şehit etti

2. Uluslararası Kütüphane ve Teknoloji Festivali İstanbul'da başladı

İran’dan Cenevre’deki BM İnsan Hakları Konseyi kararına tepki

Gazze'de şehit sayısı 50 bin 609'a yükseldi

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ