15036,80%0,81
43,12% 0,00
50,40% 0,37
6364,11% 1,82
10268,62% 0,98
Kendi ülkelerindeki iktidarları devirmek için ABD desteğine ve müdahalesine umut bağlayan devrik İran Şah'ının oğlu Rıza Pehlevi ile Venezuelalı Maria Corina Machado, Donald Trump'a sadakat yarışına girdi.
İran'da riyalin değer kaybıyla başlayan ve 538 kişinin hayatını kaybettiği protestolar, 1979 devriminden bu yana sürgünde olan devrik Şah'ın oğlu Rıza Pehlevi'yi sahaya sürmek isteyenler için bir ümit olarak görüldü.
FOX News ekranlarından doğrudan ABD Başkanı Donald Trump'a seslenen Pehlevi, iş birliği teklifinde bulunarak, "Sayın Başkan… Hem biz hem de siz İran'ı yeniden büyük yapabilelim. Bu yolda ortak olalım. İlk fırsatta İran'a dönmeye hazırım." dedi.
Kendisini geçiş sürecinin doğal lideri olarak lanse etmek isteyen Pehlevi, "Daha önce de söylediğim gibi, liderlik etmeye hazırım. Ancak nihai tercih halka aittir. Benim şu anki görevim, geçiş sürecinin gerçekleşmesini sağlamaktır. İnsanların adımı anmasının nedeni de bana güven duymalarıdır." ifadelerini kullandı.
Trump ise, Pehlevi'nin bu çıkışına karşı temkinli yaklaşarak, "Bunun şu aşamada uygun olup olmayacağından emin değilim. Kimin öne çıkacağını izlememiz gerektiğini düşünüyorum." yanıtını verdi.
Benzer bir durum, Venezuela'da yaşanıyor. ABD'nin saldırısıyla ülkesinden kaçırılan Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun alıkonulmasının ardından yeniden sahneye çıkan muhalif lider Maria Corina Machado, Trump'ın gözüne girebilmek için aldığı Nobel Barış Ödülü'nü Trump ile paylaşmaya hazır olduğunu açıkladı.
Machado, 3 Ocak'taki saldırıyı "adaletin tiranlığı yendiği gün" olarak tanımlarken, ödül hakkında ise, "Bu ödül Venezuela halkının ödülüdür. Elbette onu Trump'a vermek ve onunla paylaşmak isteriz." açıklamasını yaptı.
Maria Corina Machado, iktidara gelebilmek için adeta ülkesinin kaynaklarını ABD'ye sunmaya hazır olduğunu belirterek, Trump yönetimine şu vaatlerde bulundu: "Trump beni iktidara taşırsa Venezuela'da büyük bir özelleştirme başlatacağım. Petrol, gaz, altın ve altyapı dâhil yaklaşık 1,7 trilyon dolarlık tüm ulusal varlıkları özel sektöre açacağım."
Machado, iktidara gelmeleri halinde Venezuela'yı ABD'nin "ana müttefiki" ve kıtanın enerji merkezi yapma sözü verdi.
Ancak Trump'ın, Machado için kullandığı "Onun lider olması zor. Ülke içinde destek ve saygı görmüyor. İyi bir kadın ama ülkesinde saygı görmüyor" sözleri, muhalif liderin planlarını altüst etti.
Washington kulislerinde, Machado'nun Nobel'i bizzat kabul etmesinin, bu ödülü uzun süredir arzulayan Trump'ı öfkelendirdiği ve bunun stratejik bir hata olduğu konuşuldu.
Gerek Pehlevi gerekse Machado, kendi ülkelerindeki siyasi dönüşümü halkın iradesinden ziyade, Washington'dan gelecek bir onaya bağlamış durumda.
Her iki ismin de kendi ülkelerindeki seçilmiş ya da mevcut yönetimlerin devrilmesi için ABD müdahalesini meşru gören halleri, iktidara gelebilmek için ülkelerine ihanet yarışı olarak değerlendiriliyor. (İLKHA)