-
BIST 100
15807,88%-0,41
-
DOLAR
44,37% 0,19
-
EURO
51,18% -0,07
-
GRAM ALTIN
6417,41% 2,74
-
Ç. ALTIN
10535,37% -0,74
Prof. Dr. Ergüder: Ramazan, sigara ve bağımlılıklarla mücadelede büyük bir fırsat
-
A+Buyut
-
A-Kucult
Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, Ramazan ayında uzun süreli orucun sigarayı bırakmak için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, “Bir ay boyunca nikotin isteğine ‘hayır’ diyebilen kişi, bağımlılığı kalıcı olarak terk edebilir.” dedi.
Ramazanı kötü alışkanlıkları bırakmaya fırsat olarak görmek konusunda İLKHA muhabirine değerlendirmede bulunan Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, Ramazan ayının sigara başta olmak üzere alkol, uyuşturucu, kumar ve dijital bağımlılıklardan kurtulmak için önemli bir dönem olduğunu söyledi.
Oruç sayesinde günün büyük bölümünde sigara içilmediğini hatırlatan Ergüder, "Ramazan ayı, sigara içenler için aslında iyi bir fırsattır. Zaten Ramazan ayında yaklaşık 14-15 saat sigara içmiyoruz. Eğer kişiler iftardan sonra da sahura kadar sigara içme isteklerini erteleyebilirlerse, Ramazan ayını fırsat bilerek sigarayı bırakabilirler. Bizim de kişilere önerimiz şudur: Sigaranın içinde nikotin denen, yüksek derecede bağımlılık yapıcı bir madde vardır. Nikotin; esrar, eroin ve alkolden daha güçlü bağımlılık yapıcı bir maddedir. Aslında nikotin, vücut için gerekli bir madde değildir." dedi.
"Şeytanlar kişiye sigara içmesi yönünde baskı yapar"
Konuyla ilgili konuşmasının devamında Ergüder, şunları aktardı:
"Ancak insanlar ilk sigarayı içtiklerinde, tütünü akciğerlerine çektiklerinde nikotin akciğerlerden kana karışır ve beyne gider. Beyinde bizim dopamin dediğimiz, haz verici bazı maddelerin salgılanmasına neden olur. Bu süreçte insan beyninde nikotin reseptörleri meydana gelir. İnsan beyni çok akıllıdır ve bu reseptörler sürekli nikotine ihtiyaç duyar. Kandaki nikotin miktarı azaldığında bu reseptörlerden bir sinyal gider ve kişi tekrar sigara içme ihtiyacı hisseder. Normalde günde bir paket sigara içen bir insan yaklaşık 20 miligram nikotin alır. Ramazan ayında ise kişi sahurdan iftara kadar zaten sigara içmemektedir. Bu süreçte sigara içme isteği geldiğinde bunu erteleyebilir. Biz buna mecazi olarak 'beyindeki şeytanlar' diyoruz. Bu 'şeytanlar', kişiye sigara içmesi yönünde baskı yapar. Ramazan bir inanç ayıdır ve oruç tuttuğumuz için bu isteği erteleriz. Beynimizden gelen şeytanların verdikleri 'sigara iç' emirlerini erteleyebilirsek, bir süre sonra sigarayı bırakmamız mümkün olur."
"Sigara bırakmak için Ramazan ayı bir fırsattır"
Ergüder, "Eğer bir kişi iftara kadar sigara içmemeyi başarır ve iftardan sonra da sahura kadar gelen sigara içme isteğini erteleyebilirse, bu erteleme süresi uzadıkça sigarayı bırakma ihtimali artar. Bir kişi Ramazan ayında bir ay boyunca sigara içmemeyi başarabilirse ve beyinden gelen nikotin reseptörlerinin (nikotin şeytanları) 'sigara iç' isteklerine 'hayır' diyebilirse, sonrasında sigara içmemeye devam edebilir. Bir ay boyunca sigara içmemeyi başaran kişilerin, hayatları boyunca sigara içmeme oranı yüzde 10'a kadar gelebiliyor. Bu nedenle Ramazan ayı bir fırsattır. Zaten oruç tutuyor, ibadetlerimizi yapıyoruz. Bunu fırsat bilerek beyindeki nikotin reseptörlerinden şeytanlardan gelen 'sigara iç' talimatlarına 'hayır' diyebilir ve bunları erteleyebilirsek, sigarayı bırakmış oluyoruz." şeklinde belirtti.
Tüm bağımlılıklara şeytani alışkanlıklar dediklerini belirten Ergüder, "Bu sadece sigara ile sınırlı değildir; alkol, kumar ve uyuşturucu bağımlılıkları için de geçerlidir. Bunların hepsine hayır denebilir. Zaten oruç tutanlar bu ay boyunca bunlardan uzak durmaktadır. Bir ay çok önemli bir süredir. Eğer kişi bir ay boyunca bu bağımlılıklardan uzak durmayı başarabilirse, hayatı boyunca da bu maddelerden uzak durabilir. Bu yüzden Ramazan ayında sadece sigara ve nikotin değil; tüm maddelerden alkolden zaten alkol dinimizce haram olduğu için kimse alkol kullanmıyordur. Uyuşturucu da kullanmıyordur. Kumar ve dijital bağımlılıklar gibi alışkanlıklardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışmak lazım." diye konuştu.
"Dünyadaki pek çok İslam ülkelerinde alkol ve uyuşturucu kullanım oranlarının Batılı ülkelere göre çok daha düşüktür "
Kötü alışkanlıkları terk etmek için maneviyatın çok etkili olduğuna değinen Ergüden, "Zaten uyuşturucu ve alkol, dinimizce haram olan maddelerdir. Bu nedenle Müslüman ülkelerde ve Türkiye’de alkol ve uyuşturucu kullanım oranları, Batılı ülkelerle kıyaslandığında oldukça düşüktür. Ancak tüm bunların arkasında büyük endüstriler vardır. Tütün endüstrisi, alkol endüstrisi, uyuşturucu kartelleri ve son zamanlarda giderek artan kumar sektörü… Özellikle bahis ve kumar oyunları vesaire bunların akasında çok büyük endüstriler var. Bu yapılar, insanları bu ürünlere bağımlı hâle getirerek milyarlarca dolar para kazanıyorlar. Bu nedenle manevi değerlerimiz, inançlarımız, örf ve adetlerimiz son derece önemlidir. Ne yazık ki son yıllarda ülkemizde de alkol ve uyuşturucu kullanımında, tütün kadar olmasa da artışlar görüyoruz. Özellikle kumar meselesi çok önemli bahis meselesi oldukça önemlidir. Dijital medya da bu süreçte etkili bir faktördür. Artık çocuklar cep telefonları aracılığıyla her türlü kötü alışkanlıklara özellikle TikTok gibi sosyal medya mecraları üzerinden ulaşabiliyorlar. Bu nedenle, tekrar vurgulamak gerekir ki maneviyat bağımlılıkları önlemede çok önemli bir etkendir. Nitekim dünyadaki pek çok Müslüman/İslam ülkelerinde alkol ve uyuşturucu kullanım oranlarının Batılı ülkelere göre çok daha düşüktür." dedi.
"Teknolojinin kötüye kullanımı ciddi sonuçlar doğurabilmektedir"
Son olarak Ergüden, "Öte yandan teknoloji bağımlılığı da son yıllarda gelişen önemli bir sorundur. Teknolojinin kendisi gerekli ve faydalıdır. Bilgiye, kaynaklara, yayınlara ve yeniliklere bu sayede ulaşıyoruz. Ancak teknolojinin kötüye kullanımı ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle kontrollü ve bilinçli kullanım büyük önem taşımaktadır. Dünyada pek çok ülke, özellikle 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimine çeşitli kısıtlamalar getirmeye başlamıştır. Ülkemizde de özellikle 15 yaş altındaki çocukların bu mecralara erişiminin sınırlandırılması gerektiği kanaatindeyim. Çünkü çocuklar sosyal medya grupları aracılığıyla çok hızlı bir şekilde birbirleriyle iletişim kurabilmekte, bazen suça sürüklenebilmekte ve çeşitli zararlı alışkanlıklara yönlendirilebilmektedir. Bunlarla birlikte uyuşturucu, alkol ve tütün kullanımına yönelmede dijital medya önemli bir araç hâline gelmiştir. Çocuklar bu ürünlere ilişkin içeriklere sosyal medya ve dijital platformlar vasıtasıyla çok hızlı bir şekilde ulaşabiliyorlar." diye konuştu. (İLKHA)
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani'nin evine bombalı saldırı
5G kullanmak için ne gerekli?
Meteorolojiden 10 il için sarı kodlu uyarı
Ülke genelinde kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı
Fransa’da kamyon şoförlerinden akaryakıt zammına protesto
Malatya'da otomobil takla atarak ters döndü: 1 yaralı
İran Hürmüz Boğazı'ndan 20 geminin geçişine izin verdi
ABD'de hemzemin geçitte tren minibüse çarptı: 5 ölü
Bölge Ekonomisi Diyarbakır’da Masaya Yatırıldı
Mısır'da kamu ve özel sektörde uzaktan çalışma kararı
Lübnan'da basın aracı hedef alındı: 3 gazeteci katledildi
Malatya'da traktör kazası: 2 yaralı
Cibuti açıklarında göçmen teknesi battı: 9 ölü, 45 kayıp
Siyonist işgalciler Mescid-i Aksa'yı bir aydır kapalı tutuyor
Çin'de alevlere teslim olan binanın çatısında mahsur kalanlar hastaneye kaldırıldı
Dışişleri Bakanı Fidan Pakistan'a gidiyor
Küba’da olası bir ABD saldırısına karşı hazırlıklar devam ediyor
Meteorolojiden bazı iller için sarı kodlu uyarı
Şanlıurfa'da iki otomobil çarpıştı: 3 kişi yaralandı
Şanlıurfa'da seyir halindeki otomobile silahlı saldırı
Şanlıurfa'da soba gazı sızıntısı: Aynı aileden 5 kişi hastaneye kaldırıldı
Şanlıurfa'da otomobil şarampole devrildi: Aynı aileden 5 yaralı
Lübnan'a yönelik siyonist rejimin saldırıları sürüyor: Şehit sayısı 1189'a yükseldi
Yetimler Vakfı, kurban hazırlıklarını masaya yatırdı
Hindistan'da yakıt krizi: Halk LPG tüplerini doldurmak için uzun kuyruk oluşturdu
Cizre’de petrol boru hattında sızıntı paniğe yol açtı
Pazarcı esnafı: Akaryakıta gelen zam ve nakliye ücretlerinin artışı ürün fiyatlarının yükselmesine yol açtı
Batman'da ortak tepki: Coğrafyamızda işgalci asker istemiyoruz
Bipolar bozukluk son yıllarda artış eğiliminde!
Prof. Dr. Ulaş: Çocuklara yönelik şefkat merkezli bir yaklaşım göstermekle doğru sonuçlara ulaşılabilir
Yükleniyor







