• BIST 100

    16698,39%-0,07
  • DOLAR

    43,63% 0,02
  • EURO

    51,80% -0,23
  • GRAM ALTIN

    7100,76% 0,64
  • Ç. ALTIN

    11727,26% 0,35

Prof. Dr. Tarhan: Dostluk duygusunu kaybettiğimiz için yalnızız

25 Aralık 2025, Perşembe 13:51
25 Aralık 2025, Perşembe 13:51
Prof. Dr. Tarhan: Dostluk duygusunu kaybettiğimiz için yalnızız
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Üsküdar Üniversitesi tarafından “7. Uluslararası Yalnızlık Sempozyumu, “Gençlik ve Yalnızlık” teması ile gerçekleştirildi. Programda konuşan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Dostluk duygusunu kaybettiğimiz için yalnızız. Anad

Sempozyumun açılış konuşmalarını Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı yaptı.

“Gelecekte insanlığı bekleyen büyük tehlike yalnızlık”

Tarhan, yalnızlık konusunu gündeme getirmelerinin temel nedeninin gelecekte insanlığı bekleyen büyük bir tehlikeyi fark etmeleri olduğunu ifade ederek, “Yalnızlık Sempozyumu’nun yedincisini gerçekleştiriyoruz. Bir psikiyatrist olarak yalnızlığın neden bu kadar önemli olduğunu özellikle gelecekte bekleyen tehlikeyi gördüğümüz için gündeme getirme ihtiyacı hissettik.” dedi. Tarhan, günümüzde literatürde giderek daha fazla tartışılan “Kaliforniya Sendromu” kavramına dikkat çekerek, “Bu sendromun dört temel belirtisi var. Kaliforniya Sendromu’nun birinci belirtisi hedonizmdir; yani haz odaklı yaşam felsefesi. Aslında Aristoteles bunu 2 bin 500 yıl önce söylemişti. İki tür mutluluk vardır: Biri hedonik mutluluk, yani haz mutluluğu; diğeri ise ödomanik mutluluk, yani anlam mutluluğu.” diye konuştu.

“İnsan ancak anlam peşinde koştuğunda gerçekten mutlu olabiliyor”

Haz ve anlam mutluluğunun nörobiyolojik karşılıklarının da ortaya konduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, modern yaşamın anlam mutluluğunu ihmal ettiğini vurguladı ve “Haz mutluluğu beyinde dopaminle ilişkilidir; kısa vadeli ve geçicidir. Anlam mutluluğu ise serotoninle ilgilidir; daha yavaş salgılanır ama daha kalıcıdır. Kapitalist sistem hedonik mutluluğu tercih etmiş, anlam mutluluğunu ihmal etmiştir. Oysa insan ancak anlam peşinde koştuğunda gerçekten mutlu olabiliyor.” şeklinde konuştu. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisine de değinen Tarhan, psikolojide uzun süre göz ardı edilen önemli bir noktaya dikkat çekerek, “Maslow, son dönemde vefatından önce ihtiyaçlar hiyerarşisinin en tepesine ‘kendini gerçekleştirme’yi değil, ‘kendini aşma’yı koymuştu. Kendini aşmanın en üst noktasında ise başkalarına yardım etmek ve manevi ihtiyaçlar vardı. Bu gerçek 2017 yılında açıklandı.” ifadesinde bulundu.

“Gençlerdeki yalnızlığın nedeni dijital yalnızlık”

Gençlerde yalnızlığın en önemli nedenlerinden birinin dijital yalnızlık olduğunu da belirten Prof. Dr Tarhan, “Dijital dünyada ilişki çok ama derinlik yok. Sosyal paylaşım var ama duygusal paylaşım yok. Sosyal medya aslında sosyal değil; sanal medyadır. Duygusal aktarımın olmadığı yerde yalnızlık vardır.” dedi.

Tarhan, “Dost, insanın kendini yalnız hissettiğinde konuşabileceği kişidir. Güvenli ilişki kurabildiği, zor anında yanında olan kişidir. Dostluk duygusunu kaybettiğimiz için yalnızız. Anadolu irfanına, Doğu bilgeliğiyle Batı’nın bilimsel birikimini sentezlemeye ihtiyacımız var. Bu sorun ancak böyle çözülebilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Prof. Dr. Nazife Güngör: Yalnızlık, gündelik yaşamın içine yerleşmiş bir problem haline geldi

Konuşmasına sempozyuma katılanları selamlayarak başlayan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, “Önemli bir sempozyum, çok önemli bir konu. Son derece ciddi; çağımızın temel problemlerinden biriyle karşı karşıyayız.” dedi. Yalnızlığın artık gündelik hayatın doğal bir parçası haline geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Güngör, bireylerin yalnızlaşmasını sadece teorik bir mesele olarak değil, yaşanan ve hissedilen bir gerçeklik olarak değerlendirdi ve “Bugün artık bireylerin yalnızlaştığını sadece akademik metinlerde değil, günlük konuşmalarımızın içinde de dile getiriyoruz. Çünkü görüyoruz, hissediyoruz ve yaşıyoruz. Yalnızlık, gündelik yaşamın içine yerleşmiş bir problem haline geldi.” diye konuştu.

“Teknolojiyle birlikte aile içi ilişkiler zayıfladı”

Yalnızlaşmanın tarihsel kökenlerine de değinen Prof. Dr. Güngör, modernleşme süreciyle birlikte aile yapısında yaşanan dönüşümlerin bu süreci hızlandırdığına dikkat çekti. Prof. Dr. Güngör, “Aslında modernleşmeyle birlikte bireyin yalnızlaşmaya başladığını söyleyebiliriz. Bunun en önemli nedenlerinden biri büyük aileden, geleneksel aileden çekirdek aileye geçiştir. Elbette çekirdek ailenin modern yaşam açısından olumlu yönleri vardı; sanayileşmiş kentlerin bir gereği haline gelmişti. Ancak bu dönüşüm, kuşaklar arası kopuşu da beraberinde getirdi.” şeklinde konuştu.

Aile yapısındaki bu parçalanmanın zamanla daha derin bir yalnızlaşmaya dönüştüğünü belirten Prof. Dr. Güngör, “Teknolojiyle birlikte aile içi ilişkiler zayıfladı. Çekirdek ailelerde bile ebeveynlerle çocukların arasına teknoloji girdi. Bu aracıyla birlikte aile bireyleri giderek birbirinden kopmaya başladı. İlk etapta bu durum özerklik ve özgürlük hissi verdi; hatta bir süre bunun keyfi yaşandı. Ancak zaman içinde aile bireylerinin aynı evin içinde bile birbirleriyle iletişim kurmadığını, kursalar bile bunu artık bir araç üzerinden yaptıklarını görmeye başladık.” ifadesinde bulundu.

“Yalnızlıktan haz almaya başladık”

Günümüzde bireylerin sanal dünya ile kurduğu ilişkinin gerçek sosyal ilişkilerin yerini aldığını söyleyen Prof. Dr. Güngör, “Artık her birimiz elimizdeki mobil telefonların sunduğu sanal dünyayla ilişki kuruyoruz. Bir kafeye sohbet etmek için gidiyoruz, aynı masada oturuyoruz ama birkaç dakika sonra hepimiz o kafenin dışındayız. Aynı masadayız ama her birimiz başka bir dünyadayız.” dedi.

Bu sürecin en tehlikeli boyutunun yalnızlıktan haz almaya başlanması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Güngör, “Garip bir yalnızlaşma ve kopma yaşıyoruz. Daha da vahimi, yalnızlıktan haz almaya başladık. Bireylerin birbirine ihtiyaç duymamaya başlaması çok büyük bir tehlike. Oysa insan dediğimiz varlık sosyal bir varlıktır. Bugün bu sosyal varlık olma halinin çelişkilerini derin biçimde yaşamaya başladık.” diye konuştu.

“Makinelerle birlikte bir şeyleşme sürecine girdik”

Teknolojinin insanı makinelere bağımlı hale getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Güngör, bu süreci “şeyleşme” kavramıyla açıkladı ve “Birbirimizden uzaklaşırken makinelerle bütünleşmeye başladık. Makinelere eklemlendik. İnsan olmaktan, birey olmaktan uzaklaşıp, makinelerle birlikte bir şeyleşme sürecine girdik. Bu son derece kaygı verici bir durum.” dedi. Duyguların ve zihinsel süreçlerin de bu dönüşümden etkilendiğini vurgulayan Prof. Dr. Güngör, “Duygularımız yumuşuyor, hatta olumsuz anlamda duygularımızdan arınmaya başlıyoruz. Zihnimizi yapay zekâya, duygularımızı sanal âleme teslim ediyoruz. Bunun sonucunda yalnızlaşma ve yabancılaşmanın iç içe geçtiği çok garip bir sürecin tam ortasında bulunuyoruz.” diye sözlerini tamamladı.

Prof. Dr. Süleymanlı: Gençlerimiz zaman zaman kendilerini duyulmamış ve yalnız hissetmektedir

Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Kazakistan’ın başkenti Astana’dan çevrimiçi katılarak gençlerin dijital çağda giderek derinleşen yalnızlık deneyimlerine dikkat çekti.

Bu yıl sempozyumun ana temasının özellikle gençlik olarak belirlendiğini vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, dijitalleşmenin gençlerin sosyal ilişkilerini dönüştürdüğüne işaret ederek, “Dijital çağın sunduğu tüm iletişim imkânlarına rağmen, sosyal medya üzerinden sürekli etkileşim içinde olan gençlerimiz zaman zaman kendilerini duyulmamış ve yalnız hissetmektedir. Bu tablo, gençlerin yaşadığı yalnızlığın bireysel tercihlerden ziyade içinde bulundukları toplumsal koşullarla yakından ilişkili olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.” dedi.

Sempozyum süresince gençlerin yalnızlık deneyimlerini şekillendiren çok sayıda başlığın ele alınacağını belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Göçmen gençlikten üniversite gençliğine, dijital kuşaktan sosyal medya fenomenlerine, otizmli gençlerin özgün yalnızlık deneyimlerinden yurt dışında öğrenim gören gençlerin yaşadığı yalnızlık olgusuna kadar pek çok başlığı karşılaştırmalı bir bakış açısıyla ele alacağız. Bu gruplar, günümüzde yalnızlığın yeni ve farklı görünümlerini en yoğun biçimde deneyimleyen toplumsal kesimler arasında yer almaktadır.” diye konuştu. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Hatay’da 5 kilo 450 gram skunk ele geçirildi

Sudan'da yolcu feribotu battı: 15 ölü

Batman'da Elma Sokağı aydınlatıldı

Şanlıurfa’da iş yeri yangını paniğe neden oldu

Batman'da kuyumcu soygununda 5 kişi tutuklandı

İran Dışişleri Bakanı Arakçi’den nükleer açıklaması

Bangladeş seçimlerinde oy verme işlemi başladı

Brent petrol 69,10 dolardan işlem görüyor

Yetimler Vakfı’ndan Diyarbakır’da Ramazan öncesi yüzlerce aileye yardım

İtalya'dan göçmen teknelerine karşı "deniz ablukası" yasası

Bursa’da balıkçı dükkânında yangın: İş yeri kullanılamaz hale geldi

Rusya, WhatsApp’ı kalıcı olarak yasaklamaya hazırlanıyor iddiası

ABD'den 21 ülke için vatandaşlarına “Seyahat etmeyin” uyarısı

Malatya Radyocular Derneği Başkanı Cavlak: Radyolara sahip çıkın ki sesiniz olabilsinler

Cenevre İnsan Hakları Akademisi: Gazze'de can kaybı 200 bini aşmış olabilir

Gaziantep'te insan ticareti operasyonu: 4 tutuklama

HAKSİAD Avrupa turunu sürdürüyor: İtalya’dan Almanya’ya ticaret köprüsü

Dicle Elektrik, 2025 yılı yatırımlarını ve hedeflerini paylaştı

Siyonist rejim kadınları hedef alıyor: 7 Ekim'den bu yana 680'den fazla esir

Suriye Hükümeti, ABD’nin çekildiği stratejik Tenef Üssü’nü devraldı

Döviz kurları bugün ne kadar?

Ticaret Bakanlığı serbest bölgelerin dijital altyapısını güçlendiriyor

Çocuk suçluluğu tüm boyutlarıyla masaya yatırıldı

Altın fiyatlarında son durum

Mardin’de yoğun sis: Görüş mesafesi 10 metreye düştü

Meteoroloji'den kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı

Hızlı Destek Güçleri'nden Kadugli ve Kurmuk'a İHA saldırısı

Filistin Ulusal Komitesi Gazze'ye neden giremiyor?

HAMAS'tan "istikrar gücü" ve silah müzakereleri açıklaması: Vesayet kabul etmeyiz

Pentagon Orta Doğu'ya ikinci uçak gemisi göndermeye hazırlanıyor

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Hatay’da 5 kilo 450 gram skunk ele geçirildi

Sudan'da yolcu feribotu battı: 15 ölü

Batman'da Elma Sokağı aydınlatıldı

Şanlıurfa’da iş yeri yangını paniğe neden oldu

Batman'da kuyumcu soygununda 5 kişi tutuklandı

İran Dışişleri Bakanı Arakçi’den nükleer açıklaması

Bangladeş seçimlerinde oy verme işlemi başladı