• BIST 100

    17132,20%0,11
  • DOLAR

    43,72% -0,01
  • EURO

    51,91% 0,02
  • GRAM ALTIN

    7022,83% -0,74
  • Ç. ALTIN

    11752,66% 0,00

Prof. Dr. Tarhan: Sıkıntı, vücudun değişim ve büyüme talebidir

13 Ocak 2025, Pazartesi 16:45
13 Ocak 2025, Pazartesi 16:45
Prof. Dr. Tarhan: Sıkıntı, vücudun değişim ve büyüme talebidir
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Duygusal hijyenin insanların ruhsal olarak hasta olmaması için geliştirilen bir kavram olduğunu ifade eden Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Fiziksel sağlığımız için gösterdiğimiz özeni duygusal sağlığımız, psikolojik sağlığımız için gösteremiyoruz.

İçimizde sebepsiz bir sıkıntı olduğu, duygusal olarak gerildiğimiz ya da duygusal olarak yaralanmaya maruz kaldığımız zamana dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, duygusal hijyen konusunu değerlendirdi.

Duygusal hijyen nedir?

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, duygusal hijyenin insanların ruhsal olarak hasta olmaması için geliştirilen bir kavram olduğunu ifade ederek, “Duygusal hijyen, fiziksel hijyenden referans alarak oluşturulmuş. Fiziksel hijyen nedir? Ufak bir yaralanma olduğu zaman, herhangi bir mikropla karşılaşıldığı zaman onun hastalık haline dönüşmemesi için neler yapacağımızla ilgili bazı kişisel uygulamalardır. Hastalığı önlemek ya özel tıbbi müdahale yapmak için...  Ama fiziksel sağlığımız için gösterdiğimiz özeni duygusal sağlığımız, psikolojik sağlığımız için gösteremiyoruz. Çünkü öbürü somut ve kolay. Bu soyut ve biraz zahmetli bir iş. Kafa yormak gerekiyor.” dedi.

Duygusal kirleniyor, duygusal yaralanıyoruz!

Günümüz yaşam şartlarında duygusal kirlenmenin ve duygusal yaralanmanın çok yaşandığını kaydeden Tarhan, “Duygusal sağlık durumu bozulduğunda, fiziksel bütünlük bozulduğundaki gibi bir ağrı hissederiz. Psikolojik bütünlüğümüzün bozulduğu zaman hissettiğimiz ağrının adı sıkıntıdır. Buna psikolojik ağrı deniyor. İçimizde sebepsiz bir sıkıntı olduğu zaman, duygusal olarak gerildiğimiz ya da duygusal olarak yaralanmayla, kirlenmeyle maruz kaldığımız zaman düşünmek lazım. Bu, kişinin kendini tanıması, psikolojik bütünlüğünü onarması ve iyileştirmesi için bir işarettir. Vücudun değişim ve büyüme talebidir. Bu nedenle sıkıntıdan korkmamak gerekir.” diye konuştu.

Mikro travmalar gelişme fırsatı sunuyor

Mikro travmaların ya da olumsuz etkilenmelerin de gelişme fırsatı sunabildiğini anlatan Tarhan, “Mesela bir çocuk için ya da iş yerindeki birisi için yok sayılma bir travmadır. Yolda giderken tanıdığın, bildiğin birinin selam vermemesi gibi... Bunlar küçük şeylerdir ama travmatik etki yapabilir. Hayat düz bir çizgi gibi gitmiyor, inişli çıkışlı. Dalgalanmalar var, şok yaşantılar var, beklenmeyen hayat olayları var, bizim dışımızda gelişen birçok sebep var.” şeklinde konuştu.

Yüzde 20’yi düzeltince yüzde 80 düzeliyor

Problemlerin yüzde 20'si çözüldüğünde genellikle problemin yüzde 80'inin çözülmüş olacağını ifade eden Tarhan, “Çünkü çoğu sorun birbirine benzer niteliktedir. Bu nedenle, asıl önemli olan problemleri doğru bir şekilde tespit etmek. İnsanı hayatında strese sokan, kaygılandıran, psikolojik bütünlüğünü sarsan durumların yüzde 80'ini de o yüzde 20'yi çözünce düzeliyor.” dedi.

Zihinsel geviş getirmeye dikkat…

Duygusal hijyen yokluğunun iletişime etkilerini de ele alan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “İnsanın, yaratılışı gereği tek başına yaşamaya uygun değildir. Sosyal ve ilişkisel bir varlıktır. Kendisiyle, ailesiyle, sosyal çevresiyle, insanlığıyla, vatanıyla ve yaratıcılığıyla ilişkiler kurar. İnsan, bir bütünün ilişkisel bir parçasıdır. Yalnızlık da travma etkisi var. Seçilmiş yalnızlık kendisine barışık olan bir yalnızlıktır ama çoğunda dışlanmışlık var, reddedilme var. Bir de zihinsel geviş getirme denilen ruminasyon yani düşünce tekrarları var.” diye konuştu.

Aşırı öz güven empatiye engel…

Duygusal zedelenmeye, duygusal kirlenmeye, yani narsistik yaralanmaya maruz kalanlarda genellikle öz saygı bozukluğu gözlemlendiğini dile getiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Burada öz saygı düşüklüğü yerine öz saygı bozukluğu demek daha doğru bir tanımlamadır. Aşırı öz saygı kendine sahte bir güven olmasını gösterir. Bu da insanı travmaya açık yapıyor. Aşırı öz güven olduğu zaman empati yapılamıyor. Öz güvenli insan ise kendi zayıf yönlerini ve güçlü yönlerini görüyor.” şeklinde konuştu.

Öz saygı insanın psikolojik bağışıklık sistemidir

Kendini özel, önemli ve üstün gören bireylerin yalnız kalmaya mahkum olduğunu da söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Öz saygısı düşük olan kişiler, genellikle sosyal olarak kabul görmek için sürekli olarak fedakarlık yaparlar. Bu da onları zamanla depresif hale getirir. Bu tür bireyler, yakınmacı, acı çeken ve ağlayan bir profil sergiler. Diğer bir grupta da her şeyi, her kusuru başkasına atan, insanlara güvenmeyen, hep kendine çalışan, hep kendisiyle ilgilenen bir kişilik ortaya çıkar. Öyle kişilerin de yaptıkları iş beğenilir ama kişilikleri sevilmez. Gücü kaybettikleri zaman yapayalnız kalırlar. Bu nedenle öz saygı insanın psikolojik bağışıklık sistemidir.” dedi.

Kusurlarını göremeyen kişi hayat yolculuğunda yol haritasını çizemiyor

Psikolojik bağışıklık sistemi sağlığı için kişinin kendisiyle barışık olabilmesinin önemli olduğunu da kaydeden Tarhan, “Kendisini sev dediğin zaman kişi kusurlarını göremiyor. Kusurlarını göremeyen kişi de hayat yolculuğunda yol haritasını çizemiyor. Önce nerede olduğunu bilecek, güçlü yönlerini, zayıf yönlerini bilecek. Ondan sonra gideceği yeri belirleyecek. Hayattaki amacını belirleyecek. Daha sonra yol haritasını yapacak. İnsanı duygusal olarak travmaya açık yapan şeylerden birisi de amaçsız bir yaşam, anlamsız bir yaşamdır.” şeklinde konuştu.

Teknolojinin kendisi bizatihi tarafsız…

Tarhan, dijital teknoloji veya sosyal medyanın bir tehdit boyutu bir de fırsat boyutu olduğunu ifade ederek, şunları dile getirdi:

“Teknolojinin kendisi bizatihi tarafsızdır. Araba kullanmak, telefon kullanmak gibi, uçağa binmek gibi. İyi amaçla kullanırsan senin hedefine yönelik hizmet eder sana. Kötü amaçla kullanırsan başın dertten kurtulmaz. Bir ego ideali olan insan teknolojiden hiç rahatsız olmaz. Teknolojiyi kendi ego ideali için bir araç gibi kullanır. Bir yere giderken en hızlı, en seri araçla gitmek, başarmak gibi.”

Gençlik idealsiz yetişiyor

Gençliğin idealsiz yetiştiğini, modernizmin de gençlere yemek, içmek, üremekten amaç sunmadığını söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şöyle devam etti:

“Böyle amacı olan bir kimse de kırılgan oluyor, travmaya açık oluyor. Narsistik yaralanma dediğimiz, istediği olmadığı zaman krize giriyor, öfke nöbetine giriyor. İnsanın hayatta hep istediği olmaz ki. Çocuk küçükken küçük araba ister. O kişi nerede duracağını bilmiyorsa ergenliğe girdikten sonra büyük araba ister. Aile alamazsa aileye düşman olur. Neden? Çocuğun isteklerini ve ihtiyaçlarını öğretemiyoruz çocuğa. Çocuğa kaynak yönetimi öğretmek lazım. Fiziksel kaynağımız vücudumuz var, sağlığımız var. Sağlığımıza dikkat ederek kullanırsak, sağlıklı yaşarız. Ama iyi kullanmazsak erken hasta oluruz. İnsan yaşamını düzenlemezse, kaynaklarını kötüye kullanırsa bedelini hemen ödüyor. Duygusal hijyen, duygusal koruyuculuk önemli. İnsanın fiziksel sağlığına gösterdiği önem kadar psikolojik sağlığına da önem göstermesi gerekli. Duygusal dayanıklı olan kişiler olayları alır, stresini yönetir, çözer ve bir şeyler öğrenerek amacına yönelik ilerler. Ama amacı olmayan bir insan hayatta her şeyi tehdit olarak görmeye başlar. Duygusal bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler travmayı yönetemediği zaman da yaralanıyor.”

16 yaşına kadar ödevler dışında haftada 20 saat sosyal medya izni olmalı

Tarhan, 16 yaşına kadar çocuklara okul, ders, ödevlerinin dışında haftada 20 saatten fazla sosyal medyaya izin vermemek gerektiğini kaydederek, hayatta anlam aramanın insanı mutlu ettiğini, insanlara uğrunda yorulacak, çile çekecek, emek verilecek bir ideali olsun, hedefi olması tavsiyesinde bulundu.

Doyum erteleme becerisinin önemine de işaret eden Tarhan, “Doyum erteleme becerisi gelişirse dürtü kontrolünü öğrenilmiş oluyor. Bu kişiler engelle karşılaştıklarında, reddedilmeyle karşılaştığında daha güçlü oluyorlar. Takıntılar geldiği zaman onu yönetiyorlar. Benlik algıları, benlik saygıları düştüğü zaman ya da yükseldiği zaman onu dengede tutabiliyorlar. Yalnızlığı giderebiliyorlar. Duygusal travma olduğu zaman bu kişiler onu taşımıyor sırtında.” dedi.

Sadece kendi çıkarı için yaşayan insan kötüdür…

Tarhan, sadece kendi çıkarı için yaşayan bir insanın kötü olduğunu dile getirerek, “Sadece kendi çıkarı için yaşamak hayvana özdeş oluyor. Yemek, içmek, üremek, barınmak… Ama insanlık bu değil ki. İnsanlık, hayvana özdeş bir yaşantı değil. Topluma faydalı olmak, insanlara faydalı olmak, ailene faydalı olmak... İdeali olan bir kişinin zorlukları aşması çok daha kolay oluyor. Duygusal olarak daha sağlam oluyor.” diye konuştu.

Tarhan, Anadolu irfanının pozitif psikoloji diye bilim dalı olduğunu da ifade ederek, “Psikolojik sağlamlık, duygusal hijyen, bunları öğretiyoruz öğrencilere…” şeklinde sözlerini tamamladı. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Şap hastalığında iyileşme sürecini hızlandıran “bitkisel sprey”

Nefesten şeker ölçümü sağlayan sensör geliştirildi

İsviçre'de tren, çığ nedeniyle raydan çıktı

İMO Gaziantep Şube Başkanlığına Mehmet Bulut seçildi

Pakistan'da patlama: 2 ölü 17 yaralı

Gaziantep'te hatalı park yapan 734 araca ceza kesildi

Adıyaman Ticaret İl Müdürlüğü’nden Ramazan öncesi denetim

İşgal kuvvetleri, Batı Şeria ve Kudüs'te geniş çaplı baskın furyası başlattı

Feqiyê Teyran’ın eğitim verdiği medrese yok olma riskiyle karşı karşıya

Diyarbakır’da "Şehitler Gecesi Gazze Şahitliği" programı düzenlendi

Aydın: Ramazanın ruhunu tüccarlar olarak yaşatabilmemiz gerekir

Batman'da aranan 35 şahıs yakalandı

Endonezya, Haziran ayına kadar Gazze'ye 8 bin kadar asker göndermeye hazır

Ramazan’da Beslenmeye Dikkat Uyarısı

Adanalılar: Şehadet bir davanın diriliş kaynağıdır

Ramazanda dengeli beslenme uyarısı: Sahur-iftar öğün dengesi doğru kurulmalı

Bangladeş'te Ramazan ayı boyunca ortaokullar tatil edildi

Bingöl’de kar ağırlığına dayanmayan deprem konutlarında çökme

Prof. Dr. Tekin: Ramazan, sadece aç kalma ayı değil, Kur'an'ı raflardan indirip kalplere indirme ayıdır

HAKSİAD Bingöl Şube Başkanı Kaya'dan esnafa 'Ramazan İndirimi' çağrısı

Tarım ÜFE ocakta aylık ve yıllık bazda arttı

Siyonist rejim Şucaiyye'ye saldırdı: Bir şehit

WSJ: ABD ordusu ilk kez mikro reaktörü havadan taşıdı

Batman'da parmağa sıkışan yüzüğe itfaiye müdahalesi

Avustralyalı gençlerin yarısı 20 yaşına kadar kaygı veya depresyon riskiyle karşı karşıya

İnşaat üretim endeksi Aralık 2025’te arttı

Abbas Arakçi'den net mesaj: Tehditlere boyun eğmek yok

HAKSİAD Şube Başkanı Çetiz: Ramazanda boykot ürünlerinden kaçının

Hizmet üretim endeksi aralıkta arttı

Afganistan'da altın madenciliği 100 bin kişiyi istihdam ediyor

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Şap hastalığında iyileşme sürecini hızlandıran “bitkisel sprey”

Nefesten şeker ölçümü sağlayan sensör geliştirildi

İsviçre'de tren, çığ nedeniyle raydan çıktı

İMO Gaziantep Şube Başkanlığına Mehmet Bulut seçildi

Pakistan'da patlama: 2 ölü 17 yaralı

Gaziantep'te hatalı park yapan 734 araca ceza kesildi

Adıyaman Ticaret İl Müdürlüğü’nden Ramazan öncesi denetim