17185,58%-0,19
43,76% 0,02
51,73% 0,25
7064,83% 0,74
11636,31% 0,00
Tütün ürünlerinin dumanının zamanla hem fiziksel hem de psikolojik bağımlılık oluşturduğunu ifade eden İçten, esas bağımlılık yapıcı maddenin nikotin olduğunu söyledi.
Nikotinin beyinde dopamin salınımını artırarak geçici bir rahatlama ve haz hissi oluşturduğunu kaydeden İçten, bu durumun özellikle stres, kaygı ve depresyon gibi olumsuz duygularla baş etmede “kendini ilaçlama” aracı olarak kullanılabildiğini vurguladı.
İçten, “Yeşilay danışmanlık merkezlerinde 5 farklı bağımlılık türünde (kumar, tütün, teknoloji, madde ve alkol) uzman psikologlar ve sosyal hizmet uzmanları tarafından destek sağlamaktadır. Psikoterapi destek türü, bağımlılığın altında yatan nedenler, eşlik eden ruhsal problemler ve başa çıkma stratejilerini içermektedir. Sosyal destekte türü, boş zamanları planlama, aile ilişkilerinin iyileştirilmesi ve sosyal çevreyi düzenleme süreçleri yer almaktadır. Görüşmeler haftada bir gün merkezlerde yüz yüze gerçekleştirilmektedir. Ücretsiz, ilaçsız ve yataksız (ayaktan) bir hizmet sağlamaktadır. Görüşmeler gizlilik esasına dayanır. Bilgilerin farklı bir kurum veya kişiyle paylaşılması gibi bir durum bulunmamaktadır. Danışanın izni doğrultusunda danışanın aile ile görüşmelerde gerçekleşebilmektedir Aile görüşmeleri; kişiye bu süreçte nasıl destek olunabilir, doğru yaklaşım nasıl olmalıdır, sağlıklı iletişim nasıl olur gibi konular çerçevesinde gerçekleşir Kişi desteği kabul etmiyorsa, kişi dışı görüşmelerden bahsedilir. Kişi dışı görüşmeler, kişinin sürece dahil olmaması veya uygun olmaması (psikozu olması gibi) durumlarda yakınları ile yapılan görüşmelerdir. Kişi dışı görüşmelerde; kişinin yakınının süreçle ilgili bir yol haritası oluşturmasında uzman ile yapacağı iş birliği oldukça önemlidir. Kişiyle nasıl iletişim kurulacağı, motivasyonunun nasıl arttırılabileceğini, sürecin iş birliği içerisinde nasıl yürütülebileceği gibi konularda gerçekleştirilir.” dedi.
“Tütün ürünlerinin içerisinde 4 binden fazla bağımlılık yapıcı madde bulunmaktadır”
İçten, tütün bağımlılığının etkilerine ilişkin değerlendirmesinde ise şunları kaydetti:
“Tütün ürünlerinin dumanlarının solunması zamanla kişide fiziksel ve psikolojik bağımlılık oluşturur. Esas bağımlılık yapıcı madde nikotindir. Tütün ürünlerinin içerisinde 4 binden fazla bağımlılık yapıcı madde bulunmaktadır. Tütün bağımlılığı kısa sürede oluşur. Bağımlılık ve yoksunluk şiddeti yüksektir. Sık sık aşerme yaşanabilir. Tütün kullanımı kalp-damar hastalıkları, kanser, akciğer hastalıkları, psikiyatrik sorunlar ve deride erken yaşlanma gibi bazı sorunlara yol açabilmektedir. Sigara bağımlılığının oluşumunda psikolojik faktörler önemli rol oynar. Nikotin, beyinde dopamin salınımını artırarak geçici bir rahatlama ve zevk hissi oluşturur, bu da özellikle stres, anksiyete veya depresyon gibi negatif duygularla başa çıkmak için 'kendini ilaçlama'mekanizması olarak kullanılabilir. Sigara, sadece nikotin değil, ritüeldir. Sabah kahvesiyle, stres anında, yalnızken, mola verirken, sosyal ortamlarda bu tekrarlar, beyinde 'sigara = rahatlama / ödül' bağlantısını kurar. Sigara, birçok kişi için bir duygu düzenleme stratejisidir. Kaygıyı bastırmak, öfkeyi yatıştırmak, yalnızlıkla baş etmek, can sıkıntısını doldurmak. Buradaki kritik nokta şudur; sigara rahatlatmaz, duyguyu erteletir. Ama beyin bunu 'rahatladım' diye kodlar. Bu yüzden bırakınca kişi daha sinirli, daha huzursuz ve daha boşlukta hisseder. Aslında bu, sigarasız duygularla ilk kez yüzleşme halidir. 'İstediğim zaman bırakırım', 'Beni sakinleştiren tek şey bu', 'Şimdi bırakmak için doğru zaman değil', 'Zaten çok içmiyorum'. Bu düşünceler, sigarayı değil bırakmayı tehdit gibi gösterir. Özetle tütün bağımlılığının fizyolojik yönüyle beraber psikolojik ve davranışsal boyutlarının da etkili olduğunu söyleyebiliriz.”
“Kaygı, öfke, yalnızlık ve değersizlik duygularını yönetmekte zorlanan çocuklar sigaraya daha yatkın olabilmektedir”
Son yıllarda sigaraya başlama yaşının erken dönemlere inmesinde birden fazla etken rol olduğunu aktaran İçten, “Son yıllarda sigaraya başlama yaşının bu kadar erken dönemlere inmesinde birden fazla etken rol oynamaktadır. Özellikle akran etkisi, rol model olarak görülen yetişkinler, sosyal medya ve dijital içeriklerde sigaranın normalleştirilmesi, aile içi denetimin azalması ve duygusal regülasyon becerilerinin henüz gelişmemiş olması önemli faktörlerdir. Ergenlik dönemi kimlik arayışının yoğun olduğu, aidiyet ihtiyacının arttığı bir dönemdir. Bu dönemde sigara, bazı çocuklar için büyümüş hissetme, bir gruba ait olma ya da stresle baş etme aracı gibi algılanabilmektedir. Özellikle kaygı, öfke, yalnızlık ve değersizlik duygularını yönetmekte zorlanan çocuklar sigaraya daha yatkın olabilmektedir. Ruh sağlığı açısından bakıldığında ise erken yaşta sigara kullanımı; dürtü kontrolünde zayıflama, kaygı ve depresif belirtilerin artışı, bağımlılığa yatkınlık, ilerleyen yaşlarda madde kullanım bozuklukları için ciddi bir risk oluşturmaktadır. Ayrıca gelişimsel olarak beyin hâlâ olgunlaşma sürecindeyken nikotinle tanışılması, stresle sağlıklı baş etme becerilerinin gelişimini de olumsuz etkilemektedir.” diye belirtti.
Sigarayı bırakma sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan İçten, “Sigarayı bırakmak isteyen bireylerde en sık karşılaştığımız psikiyatrik zorlukların başında anksiyete artışı, sinirlilik, duygudurum dalgalanmaları, yoğun istek ve uyku problemleri gelmektedir. Birçok birey sigarayı yalnızca bir alışkanlık değil, aynı zamanda duygularını düzenleme aracı olarak kullandığı için bırakma sürecinde bu duygularla baş etmekte zorlanabilmektedir. Özellikle altta yatan depresyon, kaygı bozukluğu, travmatik yaşantılar ya da stresli yaşam olayları varsa, sigarayı bırakma süreci kişi için daha zorlayıcı hale gelebilmektedir. Bu noktada sıkça 'irade eksikliği' olarak yorumlanan durumun aslında çoğu zaman psikolojik bir mücadele olduğunu görmek gerekir.” ifadelerine yer verdi.
“Sigara bırakma süreci yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da ele alınması gereken bütüncül bir süreçtir”
Profesyonel desteğin önemine dikkat çeken İçten, son olarak şunları söyledi:
“Profesyonel destek bu nedenle son derece önemlidir. Psikolojik destek sayesinde birey; sigarayı hangi duygusal ihtiyaçlar için kullandığını fark eder, tetikleyicilerini tanır, daha sağlıklı baş etme yolları geliştirir, bırakma sürecinde yaşanan zorlanmaları normalleştirerek sürecin içinde kalabilir. Araştırmalar, psikolojik destek alan bireylerde sigarayı bırakma başarısının anlamlı düzeyde arttığını göstermektedir. Bu nedenle sigara bırakma süreci yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da ele alınması gereken bütüncül bir süreçtir.” (İLKHA)