• BIST 100

    9668,36%1,33
  • DOLAR

    38,81% 0,36
  • EURO

    43,29% -0,25
  • GRAM ALTIN

    3996,59% -0,90
  • Ç. ALTIN

    6506,72% 0,56

Sabra ve Şatilla katliamları unutulmadı

GÜNDEM 16.09.2024 10:08:24 0
Sabra ve Şatilla katliamları unutulmadı

​Hıristiyan Falanjist milislerin, siyonist işgalci rejimin gözetiminde, Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Filistin mülteci kamplarına düzenlediği ve 3 bini aşkın insanın katledildiği Sabra ve Şatilla katliamlarının üzerinden 42 yıl geçti.

Tarihi kanlı sayfalarla dolu olan siyonist işgal rejimi, Filistinlilere yönelik direkt ve dolaylı olarak sayısız katliamlara imza attı.

Hafızalardaki yerine koruyan bu katliamlardan biri de 16 Eylül 1982'de başlayan ve 3 gün süren Sabra ve Şatilla katliamlarıydı.

42 yıl önce aşırı sağcı Hıristiyan Falanjist milisler, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde bulunan Sabra ve Şatilla Filistin mülteci kamplarına siyonist işgal rejiminin himayesinde saldırdı.

Menfur saldırılarda aralarında savunmasız kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu 3 binden fazla Müslüman şehid edildi.

Müslümanlar, öyle vahşi bir şekilde katledilmişti ki çoğunun cesetleri tanınmaz hale gelmişti.

İşgalci siyonistler katliama göz yumdu

Sabra ve Şatilla kampları, "uluslararası sözleşme ile koruma altına alınmış" olmasına rağmen Ariel Şaron komutasındaki işgalci siyonist ordu, kampları kuşatma altına alarak Filistinlilerin kaçmalarına engel oldu. Daha sonra ise Falanjist milisler tarafından kamp sakinlerinin katledilmesine göz yumdu.

Katliamın ilk gününde dönemin siyonist Genelkurmay Başkanı Rafael Eytan, Falanjistlerin temsilcileriyle buluşmuş ve onlara "Devam edin, yarın sabah saat 05.00'e kadar size süre" şeklindeki emir vermişti. Bu ifadeler katliamda işgalci siyonist rejimin açık ve büyük bir sorumluğunun olduğunu ortaya koymaya yetiyordu.

Ateşkes hiçe sayıldı

Halbuki Filistin Kurtuluş örgütünün 18 Ağustos'ta kabul edilen ateşkes çerçevesinde Beyrut'taki kamplarda yaşayan Filistinli sivillerin güvenliğine dair işgal rejimi ve ABD'den teminat alınmıştı.

Katliamın en büyük tanıklarında biri de Gazeteci Robert Fisk'ti. Fisk, The Independent gazetesinde yazısında dehşet manzaralarını şöyle anlatıyordu:

"18 Eylül 1982'de Sabra ve Şatilla kampında bulunanlar için Şaron, ardında şişmiş cesetler, tecavüz edilmiş, işkenceye uğramış ve sonra da katledilmiş kadınlar ve bebekler bırakan bir kasaptır. Olaydan 18 yıl sonra bugün bu caddelerde dolaşırken katliam manzaraları hala gözlerimin önünden gitmiş değil.

Biraz ötede Sabra Camisi'ne giden yolda 90 yaşında, beyaz sakallı ve pijamalarıyla Nuri Bey'i görüyorum. Ölü bedeninin yanı başında yün başlığı ve bastonu duruyor. İlerideki dar sokakta yemek tencerelerinin yanında yatan iki kadın cesedi var… Cesedin birkaç metre ötesinde çürüdüğü için bedenleri morarmış, bir çöp gibi oraya fırlatılmış bebekler..."

Beyrut kasabı Şaron

Katliamın ardından dünya kamuoyunda büyük tepkiler gelmeye başladı. Tepkilerin dozunu düşürmek isteyen işgal rejimi, katliamı araştırmak üzere göstermelik bir komisyon kurmak zorunda kaldı. Komisyon Şubat 1983'te yayımladığı raporda, Falanjist milislerin lideri Eli Hubeyka'yı doğrudan, Ariel Şaron'u ise bireysel olarak sorumlu tuttu.

Ariel Şaron, katliamdan sorumlu olarak daha sonra "Beyrut kasabı" olarak anılmaya başlanmış ve savunma bakanlığından istifa etmek zorunda kalmıştı. Ancak işgal rejimi Şaron'u, hükümetin bir parçası olarak öne çıkardı, 2001 yılında ise rejimin başbakanlığı görevine getirdi.

Aradan geçen 42 yıla rağmen katliam cezasız bırakıldı

Katliamın mağdurları her ne kadar, 2001 yılında Belçika'da Şaron aleyhine insanlık suçu işlediği gerekçesiyle dava açsa da emperyalist ABD ve işgal rejimin baskı ve tehditleri, Belçika'yı bu davanın açılmasına olanak veren yasayı değiştirmek zorunda bırakmıştı. Nitekim dava 2002'de düşürüldü.

Dava düşmeden önce katliamın başaktörü Falanjist Lübnan Güçleri'nin önde gelen isimlerinden Eli Hubeyka, Şaron aleyhinde şahitlik yapacağını ilan etmiş, ardından birkaç gün sonra Beyrut'ta aracına konulan bombanın patlamasıyla öldürülmüştü.

Birleşmiş Milletler 16 Aralık 1982'deki katliamı kınamış ve "bunun bir soykırım olduğunu" ilan etmişti ancak aradan geçen 42 yıla rağmen halen hiçbir yargılama ve ceza işlemi gerçekleşmedi. (İLKHA) 

Gazze'de sağlık ve sosyal hizmetleri durma noktasına geldi

Kolombiya'da dron saldırısı: 1 ölü, 20 yaralı

Bingöllü çocuklar: Gazze için harekete geçin

Sakarya'da zincirleme kaza: 3 yaralı

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: Kuraklık nedeniyle zarar yüzde 100’lere dayanmış durumda. Çiftçi destek bekliyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Suudi Arabistan'a gidiyor

Lavrov ile Rubio, Rusya-Ukrayna müzakerelerini görüştü

Otomobilde şarjda bırakılan telefon yangına sebep oldu

ABD'yi fırtına ve hortum vurdu: 23 ölü

Van'da sağlık sektörüne güç katan firma: MSK Medikal

Peru’da 6 büyüklüğünde deprem

İstanbul'da 244 hafız için icazet merasimi düzenlendi

İlahiyatçı Erdem: İsraf sadece bireysel değil, toplumsal sonuçları olan bir felakettir

Şeyh Halid'in türbesine yoğun ziyaretçi ilgisi

Kamyon ile minibüs çarpıştı: 3 yaralı

Polonya'da yarın cumhurbaşkanı seçimi yapılacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev ile görüştü

Portekiz erken genel seçim için sandık başına gidecek

Meteorolojinin uyardığı Bursa'da sağanak yağış etkili oluyor

Şanlıurfa’da organize suç operasyonu: 8 şüpheli tutuklandı

Çevre haftası öncesi geri dönüşüm yarışması başlıyor

Topladıkları 250 bin TL.'yi Gazze için bağışladılar

Minikler paralarını Gazze için bağışladı

Adıyaman Havaalanı'nda nisan ayında 33 bin 859 yolcuya hizmet verildi

Depremzede esnaf: İş yerim çalışmaya uygun inşa edilmedi

Takla atan araç ters döndü: 1 yaralı

Avşo Deresi'nde kapsamlı temizlik çalışması

13 metrekarelik atölyede dört sanatı tek bir çatı altında yaşatıyor

Kınalı keklik avlayan şahsa 63 bin lira ceza

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde ki konferansta Filistin’de yaşanan hukuksuzluklar konuşuldu

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ