• BIST 100

    15525,63%-1,13
  • DOLAR

    44,08% 0,04
  • EURO

    51,02% -0,33
  • GRAM ALTIN

    7236,43% -0,89
  • Ç. ALTIN

    11764,73% -1,49

Sabra ve Şatilla katliamları unutulmadı

16 Eylül 2024, Pazartesi 10:08
16 Eylül 2024, Pazartesi 10:08
Sabra ve Şatilla katliamları unutulmadı
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

​Hıristiyan Falanjist milislerin, siyonist işgalci rejimin gözetiminde, Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Filistin mülteci kamplarına düzenlediği ve 3 bini aşkın insanın katledildiği Sabra ve Şatilla katliamlarının üzerinden 42 yıl geçti.

Tarihi kanlı sayfalarla dolu olan siyonist işgal rejimi, Filistinlilere yönelik direkt ve dolaylı olarak sayısız katliamlara imza attı.

Hafızalardaki yerine koruyan bu katliamlardan biri de 16 Eylül 1982'de başlayan ve 3 gün süren Sabra ve Şatilla katliamlarıydı.

42 yıl önce aşırı sağcı Hıristiyan Falanjist milisler, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde bulunan Sabra ve Şatilla Filistin mülteci kamplarına siyonist işgal rejiminin himayesinde saldırdı.

Menfur saldırılarda aralarında savunmasız kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu 3 binden fazla Müslüman şehid edildi.

Müslümanlar, öyle vahşi bir şekilde katledilmişti ki çoğunun cesetleri tanınmaz hale gelmişti.

İşgalci siyonistler katliama göz yumdu

Sabra ve Şatilla kampları, "uluslararası sözleşme ile koruma altına alınmış" olmasına rağmen Ariel Şaron komutasındaki işgalci siyonist ordu, kampları kuşatma altına alarak Filistinlilerin kaçmalarına engel oldu. Daha sonra ise Falanjist milisler tarafından kamp sakinlerinin katledilmesine göz yumdu.

Katliamın ilk gününde dönemin siyonist Genelkurmay Başkanı Rafael Eytan, Falanjistlerin temsilcileriyle buluşmuş ve onlara "Devam edin, yarın sabah saat 05.00'e kadar size süre" şeklindeki emir vermişti. Bu ifadeler katliamda işgalci siyonist rejimin açık ve büyük bir sorumluğunun olduğunu ortaya koymaya yetiyordu.

Ateşkes hiçe sayıldı

Halbuki Filistin Kurtuluş örgütünün 18 Ağustos'ta kabul edilen ateşkes çerçevesinde Beyrut'taki kamplarda yaşayan Filistinli sivillerin güvenliğine dair işgal rejimi ve ABD'den teminat alınmıştı.

Katliamın en büyük tanıklarında biri de Gazeteci Robert Fisk'ti. Fisk, The Independent gazetesinde yazısında dehşet manzaralarını şöyle anlatıyordu:

"18 Eylül 1982'de Sabra ve Şatilla kampında bulunanlar için Şaron, ardında şişmiş cesetler, tecavüz edilmiş, işkenceye uğramış ve sonra da katledilmiş kadınlar ve bebekler bırakan bir kasaptır. Olaydan 18 yıl sonra bugün bu caddelerde dolaşırken katliam manzaraları hala gözlerimin önünden gitmiş değil.

Biraz ötede Sabra Camisi'ne giden yolda 90 yaşında, beyaz sakallı ve pijamalarıyla Nuri Bey'i görüyorum. Ölü bedeninin yanı başında yün başlığı ve bastonu duruyor. İlerideki dar sokakta yemek tencerelerinin yanında yatan iki kadın cesedi var… Cesedin birkaç metre ötesinde çürüdüğü için bedenleri morarmış, bir çöp gibi oraya fırlatılmış bebekler..."

Beyrut kasabı Şaron

Katliamın ardından dünya kamuoyunda büyük tepkiler gelmeye başladı. Tepkilerin dozunu düşürmek isteyen işgal rejimi, katliamı araştırmak üzere göstermelik bir komisyon kurmak zorunda kaldı. Komisyon Şubat 1983'te yayımladığı raporda, Falanjist milislerin lideri Eli Hubeyka'yı doğrudan, Ariel Şaron'u ise bireysel olarak sorumlu tuttu.

Ariel Şaron, katliamdan sorumlu olarak daha sonra "Beyrut kasabı" olarak anılmaya başlanmış ve savunma bakanlığından istifa etmek zorunda kalmıştı. Ancak işgal rejimi Şaron'u, hükümetin bir parçası olarak öne çıkardı, 2001 yılında ise rejimin başbakanlığı görevine getirdi.

Aradan geçen 42 yıla rağmen katliam cezasız bırakıldı

Katliamın mağdurları her ne kadar, 2001 yılında Belçika'da Şaron aleyhine insanlık suçu işlediği gerekçesiyle dava açsa da emperyalist ABD ve işgal rejimin baskı ve tehditleri, Belçika'yı bu davanın açılmasına olanak veren yasayı değiştirmek zorunda bırakmıştı. Nitekim dava 2002'de düşürüldü.

Dava düşmeden önce katliamın başaktörü Falanjist Lübnan Güçleri'nin önde gelen isimlerinden Eli Hubeyka, Şaron aleyhinde şahitlik yapacağını ilan etmiş, ardından birkaç gün sonra Beyrut'ta aracına konulan bombanın patlamasıyla öldürülmüştü.

Birleşmiş Milletler 16 Aralık 1982'deki katliamı kınamış ve "bunun bir soykırım olduğunu" ilan etmişti ancak aradan geçen 42 yıla rağmen halen hiçbir yargılama ve ceza işlemi gerçekleşmedi. (İLKHA) 

Ömer Faruk SEYHAN

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Çocuklarda ekran karşısında yemek masum mu?

BAE'de askeri helikopter düştü: 2 ölü

Çin-Rusya yolcu treni seferleri 6 yıl aradan sonra yeniden başladı

Vaiz Karanfil: Zekât bireysel yardımdan öte İslam hukukuna göre sistematik şekilde verilmeli

İşgalin Lübnan'a saldırısında 20 şehit 55 yaralı

Umut Kervanı İzmir'de Ramazan ayı vesilesiyle yüzlerce aileye yardımda bulundu

Umut Kervanı Adana'da çocuklara yönelik giyim yardımında bulundu

Eğitimci Haras, suça sürüklenen çocuklarla ilgili konuştu: Temel sebep maneviyattan uzaklaşmak

Başkan Er: Altyapıdan ulaşıma, çevre projelerinden sanayi yatırımlarına kadar birçok alanda önemli çalışmalar yürütüyoruz

Putin, İran'ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hamanei'yi tebrik etti

Gaziantep'te çeşitli suçlardan aranan 2 şahıs yakalandı

Adana’da uyuşturucu operasyonunda bir kişi tutuklandı

İzmir’de kağıt havlu yüklü TIR’da yangın

Malatya Büyükşehir Belediyesinden öğrencilere izleme ve değerlendirme sınavı

Bağımlılıkla mücadelede 'Batman modeli': AMATEM'in temeli atıldı

Diyarbakır'a kaynağı bilinmeyen bir cisim düştü: Uzman ekipler incelemede

Gaziantep Osmanlı Camii'nde imece usulü iftar hazırlanıyor

Umut Kervanı’nın hazırladığı yardım tırı Van’dan Suriye’ye doğru yola çıktı

Mardin halkı: Kentte 10 gündür su yok, perişan olduk

Boğazına şeker kaçan öğrenci öğretmenin Heimlich manevrasıyla kurtarıldı

7 Yaşındaki Zeynep'ten Gazze'deki yetimlere anlamlı bağış

TİGEM’in 13,5 bin tonluk mısır satışı GTB’de gerçekleştirildi

MSB: İran'dan ateşlenen füze imha edildi

Miniklerin Kur'an-ı Kerim tilaveti duygulandırdı

Endonezya'nın en aktif yanardağı Marapi patladı

İzmir'de hırsızların açtığı ateş sonucu ev sahibi öldü

Batman'da 250 yetim aileye Ramazan desteği

İzmir’de bir haftada yaklaşık 30 bin sürücüye trafik cezası

Ortadoğu’daki Savaşların Batman Ekonomisine Etkisi

Yetimler Vakfı Malatya'daki yetimleri sevindirdi

Yükleniyor

loading
Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Çocuklarda ekran karşısında yemek masum mu?

BAE'de askeri helikopter düştü: 2 ölü

Çin-Rusya yolcu treni seferleri 6 yıl aradan sonra yeniden başladı

Vaiz Karanfil: Zekât bireysel yardımdan öte İslam hukukuna göre sistematik şekilde verilmeli

İşgalin Lübnan'a saldırısında 20 şehit 55 yaralı

Umut Kervanı İzmir'de Ramazan ayı vesilesiyle yüzlerce aileye yardımda bulundu

Umut Kervanı Adana'da çocuklara yönelik giyim yardımında bulundu