• BIST 100

    15475,71%-0,76
  • DOLAR

    43,29% 0,06
  • EURO

    50,79% 0,09
  • GRAM ALTIN

    6743,34% 1,90
  • Ç. ALTIN

    10993,04% 2,81

Sabra ve Şatilla katliamları unutulmadı

16 Eylül 2024, Pazartesi 10:08
16 Eylül 2024, Pazartesi 10:08
Sabra ve Şatilla katliamları unutulmadı
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

​Hıristiyan Falanjist milislerin, siyonist işgalci rejimin gözetiminde, Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Filistin mülteci kamplarına düzenlediği ve 3 bini aşkın insanın katledildiği Sabra ve Şatilla katliamlarının üzerinden 42 yıl geçti.

Tarihi kanlı sayfalarla dolu olan siyonist işgal rejimi, Filistinlilere yönelik direkt ve dolaylı olarak sayısız katliamlara imza attı.

Hafızalardaki yerine koruyan bu katliamlardan biri de 16 Eylül 1982'de başlayan ve 3 gün süren Sabra ve Şatilla katliamlarıydı.

42 yıl önce aşırı sağcı Hıristiyan Falanjist milisler, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde bulunan Sabra ve Şatilla Filistin mülteci kamplarına siyonist işgal rejiminin himayesinde saldırdı.

Menfur saldırılarda aralarında savunmasız kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu 3 binden fazla Müslüman şehid edildi.

Müslümanlar, öyle vahşi bir şekilde katledilmişti ki çoğunun cesetleri tanınmaz hale gelmişti.

İşgalci siyonistler katliama göz yumdu

Sabra ve Şatilla kampları, "uluslararası sözleşme ile koruma altına alınmış" olmasına rağmen Ariel Şaron komutasındaki işgalci siyonist ordu, kampları kuşatma altına alarak Filistinlilerin kaçmalarına engel oldu. Daha sonra ise Falanjist milisler tarafından kamp sakinlerinin katledilmesine göz yumdu.

Katliamın ilk gününde dönemin siyonist Genelkurmay Başkanı Rafael Eytan, Falanjistlerin temsilcileriyle buluşmuş ve onlara "Devam edin, yarın sabah saat 05.00'e kadar size süre" şeklindeki emir vermişti. Bu ifadeler katliamda işgalci siyonist rejimin açık ve büyük bir sorumluğunun olduğunu ortaya koymaya yetiyordu.

Ateşkes hiçe sayıldı

Halbuki Filistin Kurtuluş örgütünün 18 Ağustos'ta kabul edilen ateşkes çerçevesinde Beyrut'taki kamplarda yaşayan Filistinli sivillerin güvenliğine dair işgal rejimi ve ABD'den teminat alınmıştı.

Katliamın en büyük tanıklarında biri de Gazeteci Robert Fisk'ti. Fisk, The Independent gazetesinde yazısında dehşet manzaralarını şöyle anlatıyordu:

"18 Eylül 1982'de Sabra ve Şatilla kampında bulunanlar için Şaron, ardında şişmiş cesetler, tecavüz edilmiş, işkenceye uğramış ve sonra da katledilmiş kadınlar ve bebekler bırakan bir kasaptır. Olaydan 18 yıl sonra bugün bu caddelerde dolaşırken katliam manzaraları hala gözlerimin önünden gitmiş değil.

Biraz ötede Sabra Camisi'ne giden yolda 90 yaşında, beyaz sakallı ve pijamalarıyla Nuri Bey'i görüyorum. Ölü bedeninin yanı başında yün başlığı ve bastonu duruyor. İlerideki dar sokakta yemek tencerelerinin yanında yatan iki kadın cesedi var… Cesedin birkaç metre ötesinde çürüdüğü için bedenleri morarmış, bir çöp gibi oraya fırlatılmış bebekler..."

Beyrut kasabı Şaron

Katliamın ardından dünya kamuoyunda büyük tepkiler gelmeye başladı. Tepkilerin dozunu düşürmek isteyen işgal rejimi, katliamı araştırmak üzere göstermelik bir komisyon kurmak zorunda kaldı. Komisyon Şubat 1983'te yayımladığı raporda, Falanjist milislerin lideri Eli Hubeyka'yı doğrudan, Ariel Şaron'u ise bireysel olarak sorumlu tuttu.

Ariel Şaron, katliamdan sorumlu olarak daha sonra "Beyrut kasabı" olarak anılmaya başlanmış ve savunma bakanlığından istifa etmek zorunda kalmıştı. Ancak işgal rejimi Şaron'u, hükümetin bir parçası olarak öne çıkardı, 2001 yılında ise rejimin başbakanlığı görevine getirdi.

Aradan geçen 42 yıla rağmen katliam cezasız bırakıldı

Katliamın mağdurları her ne kadar, 2001 yılında Belçika'da Şaron aleyhine insanlık suçu işlediği gerekçesiyle dava açsa da emperyalist ABD ve işgal rejimin baskı ve tehditleri, Belçika'yı bu davanın açılmasına olanak veren yasayı değiştirmek zorunda bırakmıştı. Nitekim dava 2002'de düşürüldü.

Dava düşmeden önce katliamın başaktörü Falanjist Lübnan Güçleri'nin önde gelen isimlerinden Eli Hubeyka, Şaron aleyhinde şahitlik yapacağını ilan etmiş, ardından birkaç gün sonra Beyrut'ta aracına konulan bombanın patlamasıyla öldürülmüştü.

Birleşmiş Milletler 16 Aralık 1982'deki katliamı kınamış ve "bunun bir soykırım olduğunu" ilan etmişti ancak aradan geçen 42 yıla rağmen halen hiçbir yargılama ve ceza işlemi gerçekleşmedi. (İLKHA) 

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Aydın açıklarında 29 düzensiz göçmen yakalandı

Ticaret Bakanlığı zincir market temsilcileriyle toplantı yaptı

Suudi Arabistan'ın petrol ihracatı son iki buçuk yılın en yüksek seviyesine ulaştı

İşgalin Lübnan'a saldırılarında çoğu gazeteci 19 kişi yaralandı

Balıkesir'de 4,4 büyüklüğünde bir deprem daha

ABD, DEAŞ tutuklularını Suriye'den Irak'a transfer etmeye başladı

Gaziantep’te motokuryelerin trafiğe çıkışı 2 gün süreyle yasaklandı

Trump, Avrupa'ya yönelik planlanan gümrük vergilerini durdurdu

Barış Konseyi'ne 35 ülkenin katılması bekleniyor

Kastamonu’da uyuşturucu operasyonu: 19 gözaltı

Mersin Erdemli’de 3.9 büyüklüğünde deprem

Trump: Avrupa, doğru yönde gitmiyor

Cenin'de Siyonist saldırıların üzerinden bir yıl geçti: Yerinden etme, yıkım ve kısıtlamalar sürüyor

Çalışma Meclisi "Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm" gündemiyle toplanacak

Türkiye'nin de aralarında olduğu 8 Müslüman ülke Barış Konseyi'ne katılma kararlarını açıkladı

Ağrı’da zincirleme trafik kazası: 6 yaralı

HAMAS ve İslami Cihad'dan 3 gazetecinin şehit edilmesine tepki

Rekabet Kurumu'ndan TEMU iddialarına yanıt

Bakan Tekin, Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanı Amrullayev’le görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brezilya Devlet Başkanı'yla görüştü

Saadet Partisi’nden HÜDA PAR Mersin İl Başkanlığı’na hayırlı olsun ziyareti

İspanya'daki demiryolu kazasında ölü sayısı 43'e yükseldi

İngiltere, ABD'nin tehditlerine rağmen Grönland konusunda geri adım atmayacağını belirtti

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç Gençlik ve Spor Bakanı Bak ile bir araya geldi

Endonezya'da tren ile minibüs çarpıştı: 7 ölü

Siirt’te kar temizlerken düşen 16 yaşındaki genç ekiplerce kurtarıldı

Siirt tarımsal yatırım rehberi yayımlandı

Siyonistler, vahşice saldırılarını sürdüyor: 3'ü gazeteci 11 şehit

Balıkesir'de 4,5 büyüklüğünde deprem

Göçerlerin zorlu kış şartlarındaki yaşam mücadelesi

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Aydın açıklarında 29 düzensiz göçmen yakalandı

Ticaret Bakanlığı zincir market temsilcileriyle toplantı yaptı

Suudi Arabistan'ın petrol ihracatı son iki buçuk yılın en yüksek seviyesine ulaştı

İşgalin Lübnan'a saldırılarında çoğu gazeteci 19 kişi yaralandı

Balıkesir'de 4,4 büyüklüğünde bir deprem daha

ABD, DEAŞ tutuklularını Suriye'den Irak'a transfer etmeye başladı

Gaziantep’te motokuryelerin trafiğe çıkışı 2 gün süreyle yasaklandı