GÜNDEM 16.09.2024 10:08:24 0

Sabra ve Şatilla katliamları unutulmadı

Sabra ve Şatilla katliamları unutulmadı
Haberi Sesli Oku

​Hıristiyan Falanjist milislerin, siyonist işgalci rejimin gözetiminde, Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Filistin mülteci kamplarına düzenlediği ve 3 bini aşkın insanın katledildiği Sabra ve Şatilla katliamlarının üzerinden 42 yıl geçti.

Tarihi kanlı sayfalarla dolu olan siyonist işgal rejimi, Filistinlilere yönelik direkt ve dolaylı olarak sayısız katliamlara imza attı.

Hafızalardaki yerine koruyan bu katliamlardan biri de 16 Eylül 1982'de başlayan ve 3 gün süren Sabra ve Şatilla katliamlarıydı.

42 yıl önce aşırı sağcı Hıristiyan Falanjist milisler, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde bulunan Sabra ve Şatilla Filistin mülteci kamplarına siyonist işgal rejiminin himayesinde saldırdı.

Menfur saldırılarda aralarında savunmasız kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu 3 binden fazla Müslüman şehid edildi.

Müslümanlar, öyle vahşi bir şekilde katledilmişti ki çoğunun cesetleri tanınmaz hale gelmişti.

İşgalci siyonistler katliama göz yumdu

Sabra ve Şatilla kampları, "uluslararası sözleşme ile koruma altına alınmış" olmasına rağmen Ariel Şaron komutasındaki işgalci siyonist ordu, kampları kuşatma altına alarak Filistinlilerin kaçmalarına engel oldu. Daha sonra ise Falanjist milisler tarafından kamp sakinlerinin katledilmesine göz yumdu.

Katliamın ilk gününde dönemin siyonist Genelkurmay Başkanı Rafael Eytan, Falanjistlerin temsilcileriyle buluşmuş ve onlara "Devam edin, yarın sabah saat 05.00'e kadar size süre" şeklindeki emir vermişti. Bu ifadeler katliamda işgalci siyonist rejimin açık ve büyük bir sorumluğunun olduğunu ortaya koymaya yetiyordu.

Ateşkes hiçe sayıldı

Halbuki Filistin Kurtuluş örgütünün 18 Ağustos'ta kabul edilen ateşkes çerçevesinde Beyrut'taki kamplarda yaşayan Filistinli sivillerin güvenliğine dair işgal rejimi ve ABD'den teminat alınmıştı.

Katliamın en büyük tanıklarında biri de Gazeteci Robert Fisk'ti. Fisk, The Independent gazetesinde yazısında dehşet manzaralarını şöyle anlatıyordu:

"18 Eylül 1982'de Sabra ve Şatilla kampında bulunanlar için Şaron, ardında şişmiş cesetler, tecavüz edilmiş, işkenceye uğramış ve sonra da katledilmiş kadınlar ve bebekler bırakan bir kasaptır. Olaydan 18 yıl sonra bugün bu caddelerde dolaşırken katliam manzaraları hala gözlerimin önünden gitmiş değil.

Biraz ötede Sabra Camisi'ne giden yolda 90 yaşında, beyaz sakallı ve pijamalarıyla Nuri Bey'i görüyorum. Ölü bedeninin yanı başında yün başlığı ve bastonu duruyor. İlerideki dar sokakta yemek tencerelerinin yanında yatan iki kadın cesedi var… Cesedin birkaç metre ötesinde çürüdüğü için bedenleri morarmış, bir çöp gibi oraya fırlatılmış bebekler..."

Beyrut kasabı Şaron

Katliamın ardından dünya kamuoyunda büyük tepkiler gelmeye başladı. Tepkilerin dozunu düşürmek isteyen işgal rejimi, katliamı araştırmak üzere göstermelik bir komisyon kurmak zorunda kaldı. Komisyon Şubat 1983'te yayımladığı raporda, Falanjist milislerin lideri Eli Hubeyka'yı doğrudan, Ariel Şaron'u ise bireysel olarak sorumlu tuttu.

Ariel Şaron, katliamdan sorumlu olarak daha sonra "Beyrut kasabı" olarak anılmaya başlanmış ve savunma bakanlığından istifa etmek zorunda kalmıştı. Ancak işgal rejimi Şaron'u, hükümetin bir parçası olarak öne çıkardı, 2001 yılında ise rejimin başbakanlığı görevine getirdi.

Aradan geçen 42 yıla rağmen katliam cezasız bırakıldı

Katliamın mağdurları her ne kadar, 2001 yılında Belçika'da Şaron aleyhine insanlık suçu işlediği gerekçesiyle dava açsa da emperyalist ABD ve işgal rejimin baskı ve tehditleri, Belçika'yı bu davanın açılmasına olanak veren yasayı değiştirmek zorunda bırakmıştı. Nitekim dava 2002'de düşürüldü.

Dava düşmeden önce katliamın başaktörü Falanjist Lübnan Güçleri'nin önde gelen isimlerinden Eli Hubeyka, Şaron aleyhinde şahitlik yapacağını ilan etmiş, ardından birkaç gün sonra Beyrut'ta aracına konulan bombanın patlamasıyla öldürülmüştü.

Birleşmiş Milletler 16 Aralık 1982'deki katliamı kınamış ve "bunun bir soykırım olduğunu" ilan etmişti ancak aradan geçen 42 yıla rağmen halen hiçbir yargılama ve ceza işlemi gerçekleşmedi. (İLKHA) 

Trump, "karşılıklı tarifeler" konusunda en az yüzde 10’luk gümrük vergili yürütme emirleri imzaladı

İşgalci siyonistlerden Şam ve Hama’ya hava saldırıları

İsviçre'de 8 milyar dolardan fazla Rus varlığı donduruldu  

Zambiya’da maymun çiçeği vakası 36’ya yükseldi

İran ve Bahreyn ilişkileri düzeltmek istiyor

Rus askeri uçağı düştü: Bir ölü

WhatsApp hesabınızı saldırılara karşı nasıl korursunuz?

Ramazan Bayramı'nda Bursa'da binlerce kişiye trafik cezası kesildi

Türkiye’den siyonist bakanın Mescid-i Aksa baskınına tepki

Diyabetlilerde topuk çatlağı kangrene kadar gidebiliyor!

Balıklıgöl'ün ikizinde sona doğru gelindi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde hortum hasara yol açtı 

Bingöl’de sahipsiz hayvanlar için yeni adımlar

Endonezya'daki yanardağ kül püskürttü

Siirt’te çatıdan düşen kadın ağır yaralandı

HAKSİAD Genel Başkanı Turgut’tan CHP’nin boykot çağrılarına tepki

Bakan Yerlikaya: Esnaflarımızın yanında olmaya devam edeceğiz

Uludağ’daki otel yangınında ölü sayısı 3’e yükseldi

Bingöl-Erzurum karayolunda trafik kazası: 5 yaralı

Japonya'da 6.2 büyüklüğünde deprem

İtafiye ekipleri minik kediyi bulunduğu yerden kurtardı

Batman Valiliği seyircisiz oynanan maçta stadyum keyfi yaşattı

Hintliler 2024 yılında siber suçlardan 2,67 milyar dolar kaybetti

Özbekistan ile İran, ticaret ve ekonomik iş birliğini artıracak

Gazze Şeridi'nde şehit sayısı 50 bin 423'e ulaştı

DEİK Başkanı Olpak: Boykotlarda sadece şirketler değil ülke ekonomisi de yara alır

Bakan Tekin'den boykot tepkisi

Elazığ’da sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi

Sağlık Bakanlığı’ndan Dünya Otizm Farkındalık Günü paylaşımı

ECB Başkanı: ABD tarifeleri dünyaya zarar veriyor:

Yükleniyor