• BIST 100

    14769,06%2,12
  • DOLAR

    43,03% 0,05
  • EURO

    50,36% 0,13
  • GRAM ALTIN

    6170,88% -0,73
  • Ç. ALTIN

    10159,23% 0,00

Sahte gülümseme bile beyni olumlu etkiliyor!

14 Nisan 2025, Pazartesi 18:11
14 Nisan 2025, Pazartesi 18:11
Sahte gülümseme bile beyni olumlu etkiliyor!
  • Dinle
  • A+
    Büyüt
  • A-
    Küçült

Gülmenin ruh sağlığını olumlu etkilediğini belirten uzmanlar, sahte bir gülümsemenin bile beyni olumlu etkileyerek ruh halini iyileştirdiğini söylüyor.

Gülmenin sadece eğlenceli bir tepki değil, aynı zamanda öğrenilebilen bir beceri olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Sena Kalaz Güven, gülmenin bulaşıcı etkisinin arkasında ayna nöronlar ve empati mekanizmalarının bulunduğunu ifade etti.

Güven, gülmenin ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinden bahsetti.

Gülmek bulaşıcıdır…

‘Gülmek bulaşıcıdır’ ifadesinin güçlü bir psikolojik ve nörobilimsel temeli olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Sena Kalaz Güven, “İnsan beyni, özellikle de ayna nöron sistemi, başkalarının duygularını ve davranışlarını algılayıp taklit etmeye yatkındır. Bu sayede birinin gülüşünü gördüğümüzde, beynimizde aynı kasları harekete geçiren bölgeler uyarılır ve biz de istemsizce gülümseyebilir ya da gülebiliriz.” dedi.

Bu mekanizmanın, empati kurma becerimizin bir parçası olduğunu aktaran Güven, “Aynı zamanda gülmek, insanları birbirine yakınlaştıran ve grup içi sosyal bağları güçlendiren evrimsel bir işlev taşır. Tehdit içermeyen, güven verici bir iletişim şekli olarak, grup içindeki uyumu artırır. Bu süreç, duygusal bulaşma yoluyla da işler. Tıpkı ağlamanın ya da esnemenin çevredeki insanlara yayılması gibi, gülme de benzer bir şekilde çevreye yayılarak ortak bir ruh hali yaratır. Ayrıca otomatik taklit davranışı da bu durumun temelindedir. Beynimiz başkalarının mimiklerini fark ettiğinde, bilinçdışı düzeyde onları taklit etmeye eğilimlidir. Tüm bu nörobiyolojik ve sosyal mekanizmalar bir araya geldiğinde, gülmenin neden bu kadar bulaşıcı olduğunu ve insan ilişkilerinde neden bu kadar güçlü bir rol oynadığını anlamak mümkün olur.” açıklamasını yaptı.

Gülmek sadece bir tepki değil, aynı zamanda öğrenilebilen bir beceri

Çocukların yetişkinlere kıyasla daha fazla güldüğünü ve yetişkinlikte bu doğal eğilimin kaybedildiğine değinen Güven, “Çocuklar, dünyayı keşfetme sürecinde merak, oyun ve hayal gücüyle iç içe oldukları için günde yüzlerce kez gülebilirken, yetişkinler artan sorumluluklar, stres, toplumsal roller ve duygusal baskılar nedeniyle bu doğal eğilimi zamanla kaybeder.” dedi.

Yetişkinlikte gülmenin, genellikle kontrollü ve sosyal bağlamlara ilişkili hale geldiğini ifade eden Güven, “Oysa çocuklar anın neşesini özgürce yaşarlar. Bu içsel neşeyi geri kazanmak için mizahı ve oyunu yaşamımıza daha bilinçli bir şekilde dahil etmek, küçük şeylerden keyif almayı yeniden öğrenmek, kendimize ve çevremize karşı daha esnek ve şefkatli olmak önemlidir. Çünkü gülmek sadece bir tepki değil, aynı zamanda ruhsal sağlığımızı destekleyen, öğrenilebilen bir beceridir.” şeklinde konuştu.

Sahte bir gülümseme bile ruhsal dengeyi korumada güçlü bir adım

Sahte bir gülümsemenin bile beynin mutlulukla ilişkili bölgelerini, özellikle de dopamin ve serotonin gibi ‘iyi hissetme’ kimyasallarını etkileyen sistemleri harekete geçirebildiğine dikkat çeken Güven, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu duruma psikolojide ‘geri bildirim hipotezi’ denir. Yani yüz kaslarımızı gülümseme pozisyonuna getirdiğimizde, beynimiz bu kas hareketini mutlulukla ilişkilendirerek, gerçekten mutlu olmasak bile ruh halimizi olumlu yönde etkileyebilir. Zorla da olsa gülümsemek, stres hormonlarını azaltabilir, kalp atış hızını dengeleyebilir ve zamanla içsel bir rahatlama sağlayabilir. Bu yüzden ‘mış gibi yapmak’ bazen düşündüğümüzden daha etkili olabilir. Çünkü bedenimizle verdiğimiz sinyaller, zihinsel ve duygusal durumumuzu şekillendirebilir. Özellikle zor zamanlarda bilinçli olarak gülümsemeye çalışmak, ruhsal dengeyi korumada küçük ama güçlü bir adım olabilir.”

İşte gülmenin reçetesi

“Hayatı fazlasıyla ciddiye alan ancak gülmenin ruh sağlığına iyi geldiğine inanan kişilere, önce gülmenin sadece neşeli anlara değil, zorlayıcı duygularla başa çıkma sürecine de katkı sağladığını hatırlatmak gerekir.” diyen Uzman Klinik Psikolog Sena Kalaz Güven, sözlerini şöyle tamamladı:

“Gülmek stresi azaltır, kaygıyı yumuşatır, duygusal yükleri hafifletir ve hatta insan ilişkilerini daha sıcak ve samimi hale getirir. Kişilere önerim, gülmeyi hafife alınacak bir şey değil, ruhsal dengeyi korumak için bir beceri gibi görmeleri olur. Eğer bir ‘gülme reçetesi’ yazacak olsaydım, içerisine her gün keyif aldıkları bir komedi dizisinden bir bölüm izlemeyi, mizah anlayışlarına hitap eden stand-up gösterileri ya da komik videoları takip etmeyi, kendilerini güldüren bir arkadaşla haftalık görüşmeler planlamayı, gün içinde bilinçli olarak birkaç dakika aynaya bakıp gülümsemeyi, mizah içeren kitaplar veya karikatürler okumayı, komik anıları not ettikleri bir ‘gülme günlüğü’ tutmayı ve zaman zaman gülme yogası veya grup mizah atölyelerine katılmayı dahil ederdim.

Ayrıca, ciddi bir hayatın içinde mizaha yer açmanın, insanın kendine de bir nefes aralığı yaratması anlamına geldiğini vurgulamak isterim. Çünkü gülmek sadece eğlence değil, aynı zamanda güçlü bir psikolojik savunma ve iyileşme mekanizmasıdır.” (İLKHA)

Sosyal medyada yaş sınırı tartışması: Algoritmalar çocuklar için riskleri artırıyor

36 il için “Sarı” kodlu uyarı: Sağanak, fırtına ve çığ tehlikesi

Yeşilay’dan ekran bağımlılığına karşı farkındalık kampanyası

Yeşilay'dan ekran bağımlılığına karşı farkındalık çalışması: Saat Dokuz, Ekranda Yokuz

BESO Başkanı Çiftçi: Karz-ı Hasen Projesiyle Esnafı borç baskısından kurtarmak istiyoruz

Halep'te çatışmalar yeniden alevlendi: PKK/SDG yerleşim yerlerini hedef aldı

Kültürel yapısı değişse de tarihi dokusu değişmeyen semt: Cibali

Diyarbakır'da toplanmayan çöpler sokaklara yayıldı

Eğitim-Bir-Sen'den CİMER kararı açıklaması

Malatya'da ruhsatsız silah operasyonu: 4 gözaltı

Yetimler Vakfı Afganistan'da yetim çocuklara yetim aylığı dağıttı

Malatya'da karla mücadele ekipleri bir araya geldi

Siyonist rejim zindanlarında 323 Filistinli esir şehit edildi

Gümüşhane’ye 1,4 milyar liralık içme suyu yatırımı

Diyarbakır’da rahatsızlanan vatandaş helikopterle hastaneye ulaştırıldı

Bingöl’e yeni vali atandı

Ensarullah Hareketi: Bölgede ve dünyada yaşananlar, birbirinden kopuk olaylar değil

HÜDA PAR Bingöl İl Başkanlığı’ndan Kızılay’a kan bağışı

Esnafa konut müjdesi ve araç teslimatı

Elazığ’da 24 saati aşkın su kesintisi: Soğukta uzun çeşme kuyrukları oluştu

Sur esnafından belediyeye tepki: Bir hafta geçti halen hizmet yok

Filistin'i böl ve yut planı sürüyor: İşgalciler Batı Şeria'yı ikiye ayırıyor

Bingöl’de 2026 yılının ilk il sağlık yöneticileri değerlendirme toplantısı yapıldı

GSS borcu olanlara sağlık hizmeti için süre uzatımı

Samanyolu’nun en detaylı radyo haritası oluşturuldu: 60 bin ışık yıllık görüntü

Ankara’da 12 saat su kesintisi uyarısı

Rektum kanseri kapalı yöntemle başarıyla tedavi edildi

Yükseköğretim mezunları işgücüne katılımda ilk sırada

Diyarbakır merkezli kablo hırsızlığı operasyonu: 6 tutuklama

15 yaş altına sosyal medya düzenlemesi geliyor

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Sosyal medyada yaş sınırı tartışması: Algoritmalar çocuklar için riskleri artırıyor

36 il için “Sarı” kodlu uyarı: Sağanak, fırtına ve çığ tehlikesi

Yeşilay’dan ekran bağımlılığına karşı farkındalık kampanyası

Yeşilay'dan ekran bağımlılığına karşı farkındalık çalışması: Saat Dokuz, Ekranda Yokuz

BESO Başkanı Çiftçi: Karz-ı Hasen Projesiyle Esnafı borç baskısından kurtarmak istiyoruz

Halep'te çatışmalar yeniden alevlendi: PKK/SDG yerleşim yerlerini hedef aldı

Kültürel yapısı değişse de tarihi dokusu değişmeyen semt: Cibali