-
BIST 100
15873,27%-1,56
-
DOLAR
44,45% 0,28
-
EURO
51,37% 0,28
-
GRAM ALTIN
6276,29% 0,49
-
Ç. ALTIN
10614,40% 0,00
Sessiz ilhak: Siyonist rejim Batı Şeria'yı "güvenlik" kılıfıyla parça parça yutuyor
-
A+Buyut
-
A-Kucult
Siyonist rejim, Batı Şeria'yı resmen ilhak etmeden fiilen kontrol altına alıyor. "Güvenlik" adı altında yürütülen strateji, Filistin devletinin zeminini parça parça ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Siyonist rejimin Batı Şeria'ya yönelik politikası artık açık bir ilhak ilanına ihtiyaç duymuyor. Sahada kurulan fiili düzen, herhangi bir yasal karar olmaksızın bölgenin tüm denetimini ele geçirmeyi amaçlayan yeni bir aşamaya işaret ediyor. Bu yaklaşım, doğrudan ilhak yerine "güvenlik" kavramı üzerinden ilerleyen daha düşük maliyetli ancak daha kalıcı bir yöntem olarak öne çıkıyor.
Bu strateji, "çatışmayı yönetmek" yerine doğrudan sona erdirmeyi hedefleyen bir hat izliyor. Ancak söz konusu "sona erdirme", Filistinlilerin haklarını tanıyan bir çözüm değil; aksine, Filistin devletinin siyasal, coğrafi ve toplumsal temellerini dağıtmayı esas alan bir tasfiye süreci olarak ilerliyor.
2022 sonunda kurulan aşırı sağcı hükümetle birlikte Batı Şeria'daki dönüşüm hız kazandı. Siyonist rejim, Gazze'ye yönelik saldırılar ve bölgesel krizler nedeniyle dünyanın dikkatinin dağılmasını fırsata çevirerek geri dönüşü zor fiili durumlar oluşturuyor.
Uzmanlara göre bu süreç, ideolojik bir söylemden ziyade çok aşamalı bir "nihai çözüm" planına dayanıyor. Bu plan, önce Filistinlilerin bağımsız bir devlet kurmasına imkân tanıyacak tüm siyasi ve coğrafi unsurları ortadan kaldırmayı, ilhakı ise yalnızca sembolik bir ayrıntıya dönüştürmeyi amaçlıyor.
Bu çerçevede "güvenlik kontrolü", geçici bir önlem olmaktan çıkıp tam kapsamlı bir egemenlik aracına dönüşmüş durumda. Siyonist rejim; sınırlar, doğal kaynaklar, hareket özgürlüğü ve yaşam alanları üzerinde tam denetim kurarken, bir işgalci devletin üstlenmesi gereken hukuki ve uluslararası sorumluluklardan bilinçli biçimde kaçınıyor.
Sahadaki en dikkat çekici unsurlardan biri ise silahlı Yahudi çetelerin rolü. İşgalcilerin koruması altında hareket eden bu yapılar, Filistinlilere yönelik saldırılarda ön cephede yer alırken, resmî kurumlara da "inkâr edilebilirlik" alanı sağlıyor. Ordu ile Yahudi çeteler arasındaki bu iç içe geçmiş yapı, fiili yönetimin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda.
Batı Şeria'daki günlük yaşam, bu politikanın doğrudan sonucu olarak giderek dayanılmaz hale getiriliyor. Şiddetli Yahudi çete saldırıları, ekonomik kuşatma ve kapsamlı hareket kısıtlamaları Filistinlilerin varlığını sürekli bir baskı altında tutuyor. Amaç, Filistinlileri doğrudan sürmek değil; yaşamı katlanılmaz kılarak yavaş bir zorunlu göçe zemin hazırlamak.
Tüm bu tabloya rağmen Filistinlilerin özellikle kırsal bölgelerde toprağa tutunma iradesi dikkat çekiyor. Aile bağları ve toplumsal dayanışma, işgalin yayılmasına karşı son savunma hattı olarak öne çıkıyor. Ancak bu direniş, sahadaki güç dengesizliğini tek başına değiştirmeye yetmiyor.
Gerçekte siyonist rejim Batı Şeria'yı halihazırda kendi egemenlik alanı gibi yönetiyor. Bu nedenle "ilhak" tartışması, sahadaki uygulamalar dikkate alındığında büyük ölçüde biçimsel bir tartışmaya dönüşmüş durumda. Uygulanan kontrol mekanizması, ilan edilmiş bir ilhaktan özde farklı değil.
ABD yönetiminin tutumu ise bu süreci kolaylaştıran unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Washington, açık bir ilhak adımına karşı mesafeli dururken, adım adım ilerleyen fiili ilhaka göz yumuyor. Bu durum, siyonist rejime ciddi bir manevra alanı sağlıyor.
Filistinli siyaset bilimcilere göre, yalnızca ABD'den gelecek tepkilere bel bağlamak gerçekçi değil. Asıl ihtiyaç, Filistin cephesinde ortak bir hedef etrafında yeniden toparlanmak, bölünmüşlüğü aşmak ve ulusal temsil mekanizmalarını güçlendirmek.
Aksi halde mevcut tablo, Filistinlilerin siyasetten arındırıldığı, yaşamlarının ise "güvenlik" adı altında yönetildiği kalıcı bir işgal düzenine doğru ilerlemeye devam edecek. (İLKHA)
İçişleri Bakanı Çiftçi: Sokak çetelerine ve onları cazip göstermeye kalkışanlara geçin vermeyeceğiz
Elazığ'da 9 ayrı suçtan 16 yıl hapis cezası bulunan şahıs yakalandı
Grossi'den İran'daki nükleer santrale yönelik olası saldırıda "radyasyon" uyarısı
Diyarbakır Valiliği'nden yol kenarına bırakılan EYP'nin patlamasına ilişkin açıklama
Trump: İran'ın enerji santralini 10 gün boyunca vurmayacağız
İletişim Başkanlığı ev sahipliğinde STRATCOM Zirvesi başlıyor
Siyonist genelkurmay başkanı: israil "ordusu" çöküşün eşiğinde!
Ticaret Bakanı Bolat: Bakan Kyle ile verimli bir görüşme gerçekleştirdik
İranlı general Şikarçi: Operasyonlarımızda 1321 siyonist ve 800 Amerikan öldü
Müftü Aruk: Diziler toplumsal ahlakı olumsuz etkiliyor
Kapıkule'de 2 yolcunun montunda 12 kilo uyuşturucu yakalandı
Pezeşkiyan'dan bölgedeki ABD üslerini hedef almalarına ilişkin İslam ülkelerine çağrı
Doğu Akdeniz'de fırtına bekleniyor
Türkiye'den Karadeniz'de Türklerin işlettiği gemiye yönelik saldırıya tepki
Mersin'de metruk bina park halindeki aracın üzerine çöktü
Belediye Başkanı Taşkın: Önümüzdeki hafta 3 bin işyeri hemşerilerimizle buluşacak
Ordu'da sahile insansız deniz veya hava aracı vurdu
İran, ABD'nin 15 maddelik dayatmasına resmi yanıtını iletti
İstanbul’da mevzuata aykırı uzatma ağlarına el konuldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın bir farkı var mı?
Malatya'da şap alarmı: TİGEM işletmesi karantinaya alındı
HÜDA PAR Milletvekili Dinç, Meclis'te Ali Şükrü Bey'i andı
Muş’ta "dur" ihtarına uymayan sürücüye 215 bin TL ceza
Bakan Uraloğlu: 31 Mart’a kadar kapalı havalimanlarına uçuş yapılmayacak
Ukrayna krizi derinleşiyor: Kiev’den belirsiz suçlamalar ve Donbas pazarlığı
Enfeksiyon Uzmanı Dr. Demir: Çamurlu suda enfeksiyonların bulaşma riski yüksek
Milli Eğitim Bakanlığı Kültür Eserleri Çalıştayı Bursa'da yapıldı
Şanlıurfa'da otomobil şarampole yuvarlandı: 1 yaralı
Prof. Dr. Çağın: Bağırsak sağlığı ihmal edilmemeli
Fırtına nedeniyle Gökçeada ve Bozcaada feribot seferleri iptal edildi
Yükleniyor







