• BIST 100

    17168,40%0,32
  • DOLAR

    43,74% 0,22
  • EURO

    51,84% -0,19
  • GRAM ALTIN

    6986,08% 1,27
  • Ç. ALTIN

    11731,12% 0,00

TAB Başkanı Şahin: 1 kilo balın üretim maliyeti 325 TL’ye çıktı, satış fiyatı ise 230 TL seviyesinde kaldı

08 Ağustos 2025, Cuma 14:10
08 Ağustos 2025, Cuma 14:10
TAB Başkanı Şahin: 1 kilo balın üretim maliyeti 325 TL’ye çıktı, satış fiyatı ise 230 TL seviyesinde kaldı
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

​​​​​​​Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ziya Şahin, 2025 bal maliyet raporunu açıkladı: 1 kilo balın üretim maliyeti 325 TL’ye çıktı, satış fiyatı ise 230 TL seviyesinde kaldı. Küçük ölçekli arıcılar üretim yaptıkça zarar ediyor.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Genel Başkanı Ziya Şahin, TAB Bilim Komisyonu’nun alt birimi olan Arıcılık Ekonomisi Bilim Komisyonu tarafından hazırlanan 2025 yılı bal maliyet raporunu kamuoyuyla paylaştı.

Rapora göre, bu yıl 1 kilogram kır çiçeği balının ortalama üretim maliyeti 325 TL’ye yükselirken, satış fiyatı 230 TL seviyesinde kaldı. Özellikle 100 kovan ve altı kapasiteye sahip küçük işletmelerde maliyet 355 TL’ye kadar çıkıyor ve koloni başına ortalama bin 700 TL zarar oluşuyor.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Genel Başkanı Ziya Şahin, tarafından basına açıklama yapıldı.

Şahin "Her yıl Türkiye'de ve dünyada arı günü olarak kutlanan ve bu yıl da 14'ncüsü Balıkesir’de düzenlenecek 20 Mayıs Dünya Arı Günü'ne ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında açıklama yapan Türkiye Arı Yetiştiriciliği Merkez Birliği (TAB) Genel Başkanı Ziya Şahin, bu yıl 'Gelecek Arının Kanadında' sloganıyla kutlamaların yapılacağını açıkladı. Türkiye olarak, flora varlığı ve arı ırk ve ekotipleri açısından gen merkezi konumundayız. Aynı zamanda; 8,9 milyon koloni varlığımız ve 95 bin tonluk bal üretimimizle dünya sıralamasında ikinci sırada yer alıyoruz. Bu büyük bir başarı gibi görünse de, bugün sizlerle paylaşacağım veriler, arıcılığın bu potansiyeli sürdürebilme konusunda ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu gösteriyor." dedi.

"Sektörümüz hala mazot desteğinden yoksundur"

"Arıcılık, ülkemizde yalnızca bir meslek değil; aynı zamanda bitkisel üretimin sigortası, biyolojik çeşitliliğin teminatı, kırsal ekonominin temel taşıdır." diyen Şahin, şunları aktardı:

"Ancak bu kadar stratejik öneme sahip bir sektörün büyüyememesi, üretim ve üretici sayısının azalması yalnızca arıcıları değil; doğrudan tüm toplumu ve gıda sistemimizi etkiler. Bizler yıllardır, arıcılık sektörü yeterince desteklenmediği takdirde sektörden kopuşların yaşanacağını ve sektörün küçüleceğini dile getiriyoruz. 2025 yılı verileri de, ne yazık ki bu kopuşun artık başladığını gösteriyor. Bu yıl geçtiğimiz yıla oranla; koloni sayımızda, arıcı sayımızda ve bal üretimimizde düşüş yaşandığını açıkça görüyoruz. Destekleme politikalarına baktığımızda tarımın diğer alanlarında – örneğin bitkisel üretimde mazot, gübre, tohumluk; hayvancılıkta ise yem, aşı, yatırım gibi kalemlerde – çok yönlü destekler verildiğini görüyoruz. Ancak arıcılık ne yazık ki sadece kovan başı desteklemeyle sınırlı kalmış durumda. Oysa arıcılık, yalnızca bir üretim faaliyeti değildir. Arıcılığın, gıda güvenliği, tozlaşma ve ekosistem dengesi açısından taşıdığı rol çok büyüktür. Gezginci arıcılığın bu süreçteki potansiyeli de son derece yüksektir. Ancak sektörümüz hala mazot desteğinden yoksundur."

"2025 yılında 1 kilogram kır çiçeği balının ortalama üretim maliyeti 325 TL olarak hesaplanmıştır"

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği olarak bu yıl arıcılığı bilimle buluşturmak adına 8 adet bilimsel komisyon kurduklarını belirten Şahin "Bu komisyonlardan biri olan Arıcılık Ekonomisi Komisyonumuz, 2025 yılına ilişkin süzme bal üretim maliyetlerini detaylı şekilde analiz etti ve bir rapor hazırladı. Maliyetler hazırlanırken, nakliye, besleme, işçilik, verim gibi birçok parametre dikkate alındı.  Bugün bu verileri kamuoyuyla paylaşmak ve çözüm önerilerimizi sizlere sunmak istiyoruz. Yapılan maliyet analizine göre, 2025 yılında 1 kilogram kır çiçeği balının ortalama üretim maliyeti 325 TL olarak hesaplanmıştır. Geçtiğimiz yıl kovan başına ortalama bal verimi 11 kilogram civarındayken, bu yıl mevsim koşullarının etkisiyle kovan başına 15–17 kilogram arasında bir verim beklenmektedir. Ancak verimdeki bu artış beklentisi, özellikle 100 koloni ve altı kapasiteye sahip küçük işletmelerde yaşanan maliyet baskısını hafifletmeye yetmemiştir. Bu işletmelerde 1 kilogram balın üretim maliyeti 355 TL’ye kadar çıkmaktadır. Piyasaya bakıldığında ise, 2025 yılı için öngörülen ortalama bal satış fiyatı yalnızca 230 TL seviyesindedir. Bu veriler özellikle arıcılık sektörümüzün büyük bir kısmını oluşturan küçük işletmelerin sürdürülebilirliğinin tehlikede olduğunu göstermektedir. Küçük ölçekli işletmelerimiz (100 kovan ve altı) üretim yaptıkça zarar etmektedir. Bu işletmelerin koloni başına ortalama bin 700 TL zarar ettiği hesaplanmıştır. Türkiye’deki arıcılık işletmelerinin yaklaşık yüzde 70’i 100 koloni ve altı ölçekte faaliyet göstermektedir. Yani bu tablo, sektörün büyük kısmının sürdürülemez hale geldiğini ortaya koymaktadır." ifadelerine yer verdi.

"Ekonomik açıdan bakıldığında da; taklit ve tağşişli bal; fiyatları düşürmekte, gerçek üreticiyi rekabet edememesine yol açmaktadır"

Açıklamasının devamında Şahin "Ancak arıcılık sektörünün yalnızca ekonomik değil, gıda güvenliği temelli bir krizle de karşı karşıya olduğunu belirtmek isterim. Bugün arıcılığın önündeki en büyük tehditlerden biri de baldaki taklit ve tağşiştir. Ekonomik açıdan bakıldığında da; taklit ve tağşişli bal; fiyatları düşürmekte, gerçek üreticiyi rekabet edememesine yol açmaktadır. Tüketiciye sunulan bazı balların içerisine şeker şuruplarının eklenmesi ya da arı görmeden tamamen fabrikasyon şekilde bal üretimi yapılması, yalnızca tüketici sağlığını değil, emeğiyle üretim yapan gerçek arıcılarımızı da doğrudan mağdur etmektedir. Bu durum Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da malumu olup; taklit ve tağşişle ilgili kamu nezdinde çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar için teşekkür ediyor, devamlılık sağlamasını sektörümüz adına talep ediyoruz. Biz alın teriyle, bin bir emekle dağda, kırda, ovada bal üreten arıcılarımızın ürününün, merdiven altı üretimle aynı rafta satılmasına itiraz ediyoruz. Bu noktada hem tüketici bilincinin artırılması hem de denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz." diye konuştu.

"2022’den bu yana süzme bal üretim maliyetleri, satış fiyatından daha hızlı artmıştır"

Verilerin çok açık olduğunu aktaran Şahin "2022’den bu yana süzme bal üretim maliyetleri, satış fiyatından daha hızlı artmıştır. 2024 ve 2025 yıllarında arıcının geliri negatife dönmüştür. İklim değişikliği gibi çeşitli sebeplerden, verimin düşmesi maliyetleri daha da artırmaktadır. Özellikle 300 kovanın altındaki işletmeler ciddi zarar etmektedir. Bugün burada paylaştığımız veriler sadece bir maliyet hesabı değildir. Bunlar, binlerce üreticimizin yaşam mücadelesidir. Buradan kamuoyuna ve yetkililere açık bir çağrıda bulunmak istiyorum: Arıcılığı yaşatmak için: Arıcının emeğini koruyacak, hakkaniyetli bir fiyat politikası oluşturulmalıdır. Küçük ve orta ölçekli arıcılarımız desteklenmelidir. Girdi maliyetlerini azaltan destekleme modelleri acilen uygulamaya konulmalıdır. Sözleşmeli arıcılık kamu eliyle yaygınlaştırılmalı, arıcının hakkı korunmalı, emeği güvence altına alınmalıdır. Üretimden tüketime arı ürünleri kayıtlı ve izlenebilir hale getirilmelidir. Yerli ırk ve ekotiplerimiz korunmalı, ıslah çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Arıcılık işletmelerindeki desteklemeler dizayn edilirken; çalışan desteği (hayvansal üretime verilen çoban desteği gibi) verilmelidir." şeklinde belirtti.

"Unutmayalım ki, arı yoksa tarım da yoktur"

Şahin "Arıcılık, yalnızca bal üretmek değildir. Arıcılık, tarımın sigortasıdır, biyoçeşitliliğin teminatıdır, kırsalda tutunmaya çalışan binlerce ailenin yaşam biçimidir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, küçük işletmelerimiz üretimi sürdüremez hâle gelmiştir. Bu artık yalnızca bir üretici sorunu değil, ulusal düzeyde bir tarım ve gıda güvenliği meselesidir. Unutmayalım ki, arı yoksa tarım da yoktur. Eğer arıcılığımıza sahip çıkmazsak, sadece bal değil; meyve, sebze ve tarımsal üretimin tamamı tehlikeye girecektir. Bu vesileyle sizleri, tüm kamuoyunu ve yetkili kurumlarımızı arıcılığa sahip çıkmaya davet ediyor; üreticimizin sesine kulak vermeye çağırıyorum." dedi.

"Orman yangınlarında bizim esas kaybımız, bal üretim alanlarımızdır"

Açıklama sonrası orman yangınlarıyla ilgili sorulan soruya da Şahin "Orman yangınlarının yazın her bölgede yaşandığını biliyorsunuz. Bu yangınlar genelde geçmiş yıllarda Ege ve Akdeniz civarında meydana geldi. Ege ve Akdeniz civarındaki bütün alanlarımız, özellikle çam balı üretim alanlarımızın bulunduğu bölgelerdi. Orada, 100 bin hektarlık çam balı ormanlarımızdan 2020 yılından bu yana yanan ormanlar sebebiyle yüzde onluk bir kayıp yaşandı. Biz, kaybedilen alanların yerine Orman Genel Müdürlüğümüz tarafından yeniden dikim yapılmasını talep ediyoruz. Diğer taraftan bu sene, biraz da Karadeniz’e doğru, Bartın’a doğru yangınlar arttı. Tabii ki, artan bu yangınlar neticesinde son aldığımız verilerle, illerimizden gelen bilgilere göre yaklaşık 2 bin civarında arı kovanı yandı. Bakınız, biz Türkiye Arıcılar Birliği olarak arı kovanlarının yanmasından, yani 3 bin-5 bin arı kovanının yanmasından doğan zararı ikame edebiliriz. Ancak bizim esas kaybımız, bal üretim alanlarımızdır. Balı ürettiğimiz alanları ormanlardan, orman içindeki ve kenarındaki köylerimizden temin ediyoruz. Dolayısıyla yangınlar, Türk arıcılığına çok ciddi zarar veriyor." cevabını verdi.

Şahin "Buradan şunu da ifade etmek istiyorum: Türkiye Arıcılar Birliği, 24 yıldır faaliyet gösteriyor. Dünya arıcılığında 100 yıllık bir geçmiş varken, biz bir asır sonra başladık. Ancak bugün dünyayı yakaladık. Dünyada önemli bir konuma geldik. Bizim söylemeye çalıştığımız şey şu: Yangınlar ve küresel iklim değişikliği sebebiyle bakanlığımız ve ilgili kurumlardan ciddi destek bekliyoruz. Bu yangınlar canımızı yakıyor. Bal üretimindeki düşüşün en temel nedenleri bunlardır. Bu nedenle yangın çıktığında, ilk olarak köydeki yangını söndürenler arıcılarımızdır, köylü halkımızdır. Orman teşkilatına güvenmediğimizi söylemiyorum. Ancak köy insanımıza da çok değer verilmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum." diyerek sözlerine son verdi. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Manaf’a Bir Barış Ödülü Daha: Dünyaca Ünlü Yazar Egeyön Barış Ödülünü Aldı

AFAD Başkanı Pehlivan, Çin Büyükelçisi Jiang Xuebin’i kabul etti

Tavuk eti üretimi Aralık 2025’te yıllık yüzde 7,1 arttı

Uzman Dr. Akın: Sigara her yıl 8 milyon kişinin ölümüne yol açıyor

Afyonkarahisar’da silah operasyonu: 2 şüpheli hakkında işlem başlatıldı

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy Batman'da

Bursa'da geleceğin hava ve uzay araçları için yüksek sıcaklık dayanımlı kompozitler üretiliyor

Gümrük kapılarında yüklü miktarda uyuşturucu ele geçirildi

Ücretli çalışan sayısı Aralık 2025’te yıllık bazda yüzde 1,2 arttı

Türkiye Aile Hareketi Başkanı Ergincan:  Eski eş bir ömür boyu geçim kapısı olamaz

Dr. Şahan: Çocuklukta görme bozukluğu öğrenmeyi engelliyor

Gümrüklerde uyuşturucu operasyonu: 886 kilo esrar, 200 kilo metamfetamin ele geçirildi

Bangladeş'te BNP birinci olurken Cemaat-i İslami ana muhalefette kaldı

HÜDA PAR Batman İl Başkanı Şahin'den Kürtçe seçmeli ders çağrısı

Cuma Hutbesi: Ramazan iklimi

12 ilde organize suç operasyonu: 109 şüpheli yakalandı

Brent petrol 67,04 dolardan işlem görüyor

5 ilde 36 şüpheliye döviz dönüşüm operasyonu

Uzun süre oturmak çoklu hastalık riskini artırıyor

Batman'da süt ürünleri fabrikasında yangın

17 ilde 58 şüpheliye bahis ve dolandırıcılık operasyonu

8 ilde müstehcenlik operasyonu: 25 şüpheliye işlem

HAKSİAD Ankara Şubesi'nden TBMM’deki “Ümmetin İmtihanı: Gazze” sergisine ziyaret

Meteoroloji’den 49 il için “Sarı kodlu” uyarı

Otobüste sigara tartışması cezayla sonuçlandı

Taksicilere “Taksi mali cihaz” ve kartla ödeme zorunluluğu

İran'a karşı yeni senaryo: Muhaliflere 6 bin Starlink terminali iddiası

İstanbul merkezli 11 ilde FETÖ operasyonu: 93 vergi müfettişi gözaltında

Gaziantep'te silahlı saldırıya karışan 7 şüpheli tutuklandı

Mahmud Basal: Gazze'de enkaz altında 8 bin şehit var, 3 bin kişi kayıp

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Manaf’a Bir Barış Ödülü Daha: Dünyaca Ünlü Yazar Egeyön Barış Ödülünü Aldı

AFAD Başkanı Pehlivan, Çin Büyükelçisi Jiang Xuebin’i kabul etti

Tavuk eti üretimi Aralık 2025’te yıllık yüzde 7,1 arttı

Uzman Dr. Akın: Sigara her yıl 8 milyon kişinin ölümüne yol açıyor

Afyonkarahisar’da silah operasyonu: 2 şüpheli hakkında işlem başlatıldı

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy Batman'da

Bursa'da geleceğin hava ve uzay araçları için yüksek sıcaklık dayanımlı kompozitler üretiliyor