15932,29%0,76
43,37% 0,03
51,40% 0,21
7083,96% 2,00
11659,05% 2,93
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret kapsamında Ankara’ya gelen İspanya Temsilciler Meclisi Başkanı Francina Armengol Socias ile TBMM’de bir araya geldi.
Heyetler arası görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Kurtulmuş, Türkiye ile İspanya arasında ticaretten savunmaya, enerjiden kültüre kadar birçok alanda güçlü ilişkiler bulunduğunu vurgulayarak, iki ülkenin bölgesel ve küresel meselelerde ortak tutum sergilediğini ifade etti.
TBMM'de heyetler arası görüşme sonrası Kurtulmuş ve Socias ortak basın toplantısı düzenlendi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, toplantıdaki konuşmasında, İspanya ve Türkiye arasında olumlu gündemin bulunduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in uyumlu ikili ilişkileri sürdürdüğünü belirtti.
İki ülke arasında ticaret, savunma, sanayisi, enerji ve denizcilik sektörü ile turizm, eğitim ve kültür alanlarında güçlü ilişkilerin bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türk Hava Yollarının (THY) İspanya'nın şehirlerine yaptığı uçuşların da Türkiye ile İspanya'yı yakınlaştırdığını söyledi.
Kurtulmuş, İspanya'nın büyük kültürel miraslarından olan Endülüsler'den kalma mirasın da iki halkı birbirine yakınlaştıran tarihi birikim olduğunu vurguladı.
Türkiye ile İspanya'nın son dönemde birçok konuda ortak görüşlerde birleştiğini dile getiren Kurtulmuş, Gazze'de ilan edilen ateşkese rağmen devam eden soykırım karşısında İspanya Hükümeti'nin ve İspanyol Halkı'nın tavrını takdire şayan bulduklarını kaydetti.
İspanya'nın, Filistin Devleti'ni tanıdığını ve iki devletli çözümden başka yol olmadığını ilan ettiğini hatırlatan Kurtulmuş, başka ülkelerin de Filistin'i tanıyarak mücadeleyi güçlendirdiğini belirtti.
Kurtulmuş, 10 sene önce İspanyol Senato Başkanı'nın, 28 yıl önce de Temsilciler Meclisi Başkanı'nın Türkiye'yi ziyaret ettiğini, bu kadar uzun bir aranın ardından Temsilciler Meclisi Başkanı Armengol'un ziyaretinin önemli eşik olduğunu ifade etti.
Parlamenter diplomasinin uluslararası ilişkilerin önemli araçlarından birisi haline geldiğinin altını çizen Kurtulmuş, Meclisler vasıtasıyla ülkeler arası çok taraflı ilişkilerin geliştirildiğine dikkati çekti.
Kurtulmuş, Türkiye ve İspanya'nın yakın iş birliğiyle ilişkilerini güçlü şekilde tahkim etmeyi sürdüreceğini söyledi.

"Son noktaya gelinmiştir"
Bir gazetecinin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırlayacağı rapora ilişkin sorusu üzerine Kurtulmuş, komisyonun 5 Ağustos 2025'ten itibaren 20 toplantı yaptığını anımsattı.
Raporlama safhasına geçildiğini bildiren Kurtulmuş, burada da mesafe alındığını dile getirdi.
Daha önce siyasi partilerin kendi raporlarını kamuoyu ile paylaştığını, bu raporlarda uzlaşılan ve uzlaşmaya yakın olan alanlar üzerinde son derece titiz çalışmayı sürdürdüklerini aktararak, şöyle devam etti:
"Son noktaya gelinmiştir. Önümüzdeki günlerde rapor hazırlanacak, bu rapor komisyon üyelerine takdim edilerek, onların görüşleri de alındıktan sonra ümit ediyorum ki ittifakla kabul edilerek ya da çok büyük bir oyla, nitelikli çoğunlukla kabul edilerek TBMM Komisyonu'nun ortak raporu olarak, o raporun son bölümünde yer alacak somut teklifler de TBMM'ye sunulacak ve TBMM kendi takvimi içerisinde bu konuyla ilgili yasal hazırlıkları yaparak Meclis Genel Kuruluna sunacaktır. Bizim için komisyon çalışmaları bakımından artık sona aşamaya geldik. Bir an evvel bunu bitirmek için bütün arkadaşlarımızın samimiyetle gayret ettiğini görüyorum."
Suriye'de YPG/SDG açısından gelinen tablonun tatmin edici olup olmadığının sorulması üzerine Kurtulmuş, komisyonun ana amacının, ilk adımın, terör örgütünün bütün unsurlarıyla kendisini feshetmesi ve silahlı mücadele dönemini geride bıraktığını ilan etmesi olduğunu söyledi.
Bunun gerçekleştirildiğinin teyit ve tespit edilmesinin, yasal düzenlemelere geçilebilmesi için kritik eşik olarak nitelendiren Kurtulmuş, bu kritik eşik konusunda partilerin büyük çoğunluğunun fikir birliği içerisinde bulunduğunu vurguladı.
Kurtulmuş, Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Ümit ederiz ki en kısa süre içerisinde Suriye Hükümeti ülkede ulusal birliği sağlayacak adımları sonlandırsın ve bu anlamda Suriye'de artık terör örgütlerinin hiçbirisinin esamesinin okunmadığı, silahlı grupların tamamının meşru güçler olarak Suriye Devleti'nin içinde, askeri yapılanmasının yer aldığı ve entegrasyon sürecinin de başarıyla tamamlandığı bir gelişmeyi hep beraber takip edelim ve bunları gözlemleyelim." diye konuştu.

"Silahlı örgütlerin tamamının Suriye sahasından çekilme vakti gelmiştir"
Suriye'de Baas Rejimi'nin devrilmesinin ardından yaptıkları açıklamaları hatırlatan Kurtulmuş, Suriye'de hiçbir gayri meşru silahlı gücün, terör örgütünün kalmaması gerektiğini vurguladı.
Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Suriye'deki bütün farklı unsurlar, etnik, mezhebi, dini farklılıklarıyla birlikte yeni Suriye yönetiminin bir parçası olmalıdır ve bu anlamda Suriye yönetiminde herkesin işin içine katılabileceği demokratik sürecin önü açılmalıdır. Bu çerçevede Anayasa hazırlama sürecinin de Suriye'nin geleceği için fevkalede önemli olduğunu biliyoruz. Şimdi artık oradaki bütün silahlı unsurların, silahlı örgütlerin tamamının Suriye sahasından çekilme vakti gelmiştir. PYD/YPG ismi ne olursa olsun bir terör örgütüdür. DEAŞ, bir başka terör örgütü. Kim varsa gayri meşru olarak onların hepsinin Suriye sahasından çekilmesi temin edilmeli, Suriye'nin Arapları, Kürtleri, Türkmenleri, Sünnileri, Ezidileri, Nusayrileri, Gayrimüslimleri hep beraber barış içinde tek bir bayrak altında artık yaşamaya başlamalıdır. Yeter, 60 yıllık diktatörlükten, 13 yıllık iç savaştan sonra Suriye'yi hiç kimse terör örgütleri vasıtasıyla zehirlemeye kalkmasın. Suriye, Suriyelilerindir ve Suriye hep beraber Suriye ortak bir geleceği kurmak için kararlıdır."
İşgalci siyonistlerin, Gazze'deki ateşkesi ihlal ettiğinin ve Gazze için Barış Kurulu oluşturulduğunun belirtilmesi üzerine Kurtulmuş, israilin barış anlaşmasının mürekkebi kurumadan soykırıma devam ettiğini vurguladı.
Kurtulmuş, israilin, insani yardımların Gazze Şeridi'ne ulaşmasını engelleyerek yaşlıların, kadınların ve çocukların açlıktan, soğuktan ölmesine neden olduğunun altını çizdi.

"Gazze'de yeni döneme başlanacak olmasını ümitle aynı zamanda da tedbiri, temkinli şekilde karşılıyoruz." diyen Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Bu kadar büyük insanlık suçları işlemiş bir hükümetin, bir yönetimin öyle çok kolay insani yardımların kapısını aralamayacağı ya da 'Vazgeçtim, katliam, soykırım yapmayacağım' demeyeceği aşikardır. Dolayısıyla uluslararası camianın, bu soykırımcı israil hükümetinin, netanyahu yönetiminin tavrını, tarzını, ciddi bir şekilde uluslararası baskıyla kontrol altına alması şarttır. Bu anlamda da uluslararası camia, 'Nasılsa burada barış var' diye rehavete kapılmamalıdır. Çünkü tavrı, tarzı herkes tarafından bilinen hükümetten bahsediyoruz. Dolayısıyla burada, bütün baskılar sürdürülmeli ve bir an evvel Refah Sınır Kapısı açılarak oraya insani yardımların girmesi, Gazze Halkı'nın yeniden ayağa kalkmasının temin edilmesi için her türlü desteğin verilmesi şarttır. Türkiye olarak başından beri barışı desteklediğimizi, Gazze halkının geleceği için herkesle, iyi niyetli olan herkesle müşterek çalışmaya hazır olduğumuzu, her şeyden evvel de Gazze'de acil insani yardımların, oradaki yaşlı ve çocukların korunması için adımların atılmasını gerekli görüyoruz. Dünya gündeminin yoğun olduğu dönemdeyiz. Her gün dünya gündemini değiştiren büyük olaylarla karşı karşıyayız. Sakın, dünya gündeminin yoğunluğu Gazze halkının yaşadığı gayri insani durumu unutturmasın, bunun unutulmasına vesile olmasın."
Kurtulmuş, Gazze'deki soykırımı ve soykırımcıları unutmayacaklarını, Gazze halkına destek vermeye devam edeceklerini vurguladı. (İLKHA)