15972,73%-3,70
43,97% 0,07
51,64% -0,57
7629,36% 2,61
12310,12% -1,73
Batman'da İLKHA mikrofonuna konuşaran Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Selim Özkaya, sünnetin hem geleneksel hem de dini bir uygulama olarak yaygın şekilde yapıldığını ancak aynı zamanda cerrahi bir işlem olduğunu ifade etti.
Sünnetin sağlık açısından faydalarına değinen Özkaya, işlemin mutlaka hastane ortamında ve gerekli tıbbi şartlar sağlanarak gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Ailelerin çoğu zaman sünneti basit bir işlem olarak değerlendirdiğini belirten Özkaya, uygun olmayan ortamlarda ve uzman olmayan kişiler tarafından yapılan müdahalelerin kalıcı sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.
Özellikle işlem öncesi muayene, yaş seçimi, sterilizasyon koşulları ve kanama riskinin değerlendirilmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Özkaya, sünnet kararının mutlaka tıbbi değerlendirme sonrasında verilmesi gerektiğini ifade etti.

"Sünnetin tıbbi açıdan birçok faydası bulunmaktadır"
Özkaya, sünnetin sağlık açısından önemli katkılar sunduğunu belirterek şunları söyledi:
"Sünnetin tıbbi açıdan birçok faydası bulunmaktadır. Öncelikle idrar yolu enfeksiyonlarını ve lokal enfeksiyonları önleyebilmektedir. Ayrıca ileri dönemde, özellikle cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesi ve hijyenin daha rahat sağlanabilmesi açısından da önem taşımaktadır."

"3-6 yaş aralığında genellikle önerilmemektedir"
Sünnetin her yaşta aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Özkaya, "Sünnet geleneksel bir uygulama gibi görünse de tıbbi bir işlemdir. Eğer çocuk sünnet edilecekse, ehil kişilerin elinde, hastane ortamında ve steril koşullarda yapılması gerekmektedir. Özellikle ilk 6 ayda, yenidoğan döneminde penis yapısı uygunsa sünnet gerçekleştirilebilir. Ancak 3-6 yaş arasında çocuk psikolojik olarak etkilenebileceği için genellikle bu yaş aralığında önerilmemektedir. Bunun dışındaki yaşlarda, uygun koşullar sağlandığında işlem yapılabilmektedir." dedi.

"Uygunluk değerlendirmesi şart"
Sünnet öncesinde mutlaka tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulayan Özkaya, uygunsuz ortamlarda yapılan işlemlerin ciddi sorunlara yol açabileceğini dile getirerek, "Sünnet öncesinde penisin işleme uygun olup olmadığı mutlaka değerlendirilmelidir. Evde ya da sağlık kabinlerinde yapılan sünnetler sonrasında; penis boyunun yetersiz olması, peniste eğrilik bulunması veya derinin fazla alınması gibi sorunlarla karşılaşılabilmektedir. Bu tür durumlarda sünnetin, penis gelişiminin uygun olduğu ileri yaşlara ertelenmesi gerekebilir. Ayrıca steril olmayan koşullarda yapılan işlemler ciddi enfeksiyonlara yol açabilmektedir." ifadelerini kullandı.
"Sünnet sonrası enfeksiyon riski azalmakta"
Sünnetin bazı hastalar için zorunlu hale gelebildiğini ifade eden Özkaya, "Günlük pratikte sünnetsiz çocuklarda prepüsyum enfeksiyonu ve idrar yolu enfeksiyonlarının daha sık görüldüğü gözlemlenmektedir. Sünnet sonrasında bu enfeksiyon riskinin azaldığı bilinmektedir. Bazı durumlarda ise sünnet tıbbi bir zorunluluk haline gelebilir. Özellikle böbrek hastalığı olan ve idrar yolu enfeksiyonuna yatkın hastalarda, ileride gelişebilecek böbrek yetmezliği riskini azaltmak amacıyla sünnet önerilmektedir." diye belirtti.
"Sünnetin hastane ortamında ve steril şartlarda yapılması önemlidir"
Sünnetin cerrahi bir işlem olduğunu hatırlatan Özkaya, işlem öncesi kanama riskine karşı tetkik yapılmasının önemine değinerek, "Sünnet, uygun hastane koşullarında ve gerekli durumlarda sedasyon ya da anestezi altında yapılabilen bir işlemdir. Bu sayede çocuk herhangi bir olumsuz deneyim yaşamadan işlem gerçekleştirilebilir. Ülkemizde sünnet hem geleneksel hem de dini bir uygulama olarak yaygın şekilde yapılmaktadır. Ancak bir çocuk cerrahisi uzmanı olarak önerimiz; sünnet kararı verilmeden önce mutlaka bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, çocuk cerrahisi uzmanı ya da üroloji uzmanı tarafından çocuğun değerlendirilmesidir. Sünnetin hastane ortamında ve steril şartlarda yapılması önemlidir." dedi.
"Kanama bozukluğu mutlaka araştırılmalı"
Özkaya, "Ayrıca işlem öncesinde kanama bozukluğu olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Kan tetkikleri yapılmadan evde ya da uygun olmayan ortamlarda gerçekleştirilen sünnetler sonrasında, nadir de olsa ciddi kanama problemleri ortaya çıkabilmektedir. Bazı hastalar sünnet sonrası gelişen şiddetli kanama nedeniyle acil servise başvurmakta ve kanamayı durdurmak için yeniden ameliyata alınabilmektedir. Cerrahi ve kanamalı bir işlem olması nedeniyle, öncesinde kanama bozukluğu açısından mutlaka değerlendirme yapılmalıdır. Aksi halde ciddi kan kaybı hayati risk oluşturabilir." şeklinde konuştu. (İLKHA)