-
BIST 100
16252,82%1,87
-
DOLAR
44,19% 0,04
-
EURO
51,17% 0,35
-
GRAM ALTIN
7109,58% -0,03
-
Ç. ALTIN
11584,42% 0,00
Yapıcıoğlu: Siyonistlerin "Vadedilmiş topraklar" hedefinde Türkiye de var
-
A+Buyut
-
A-Kucult
HAKSİAD tarafından Bingöl’de düzenlenen iftar programına katılan HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, siyonist işgal rejiminin yayılmacı emellerine ve küresel barışı tehdit eden saldırılarına dikkat çekerek, "Bu vahşet rejimi durdurulmazsa, hedeft
Hak Sanayici ve İş Adamları Derneği (HAKSİAD) Bingöl Şubesi'nin düzenlediği ve yoğun katılımla gerçekleşen iftar programına; HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, HAKSİAD Genel Başkanı Vedat Turgut, HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yunus Emiroğlu, Bingöl İl Başkanı Refik Alpaya, parti teşkilatları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
"Siyonist saldırganlık Filistin ile sınırlı kalmayacak"
İftar programına katılan HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, burada yaptığı konuşmada gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Gazze’deki insani dramın Aksa Tufanı ile başlamadığını, 1948’den bu yana devam eden bir terör silsilesi olduğunu belirten Yapıcıoğlu, "Ramazanı bir kez daha yaşadık. Kadir Gecesi'ni dün gece idrak ettik. Önümüz bayram, fakat bir bayrama daha buruk giriyoruz. Çok uzun bir süredir olduğu gibi, özellikle son birkaç yılda hemen her sene Ramazan ayında siyonist saldırganlık; Ramazanı ve bayramı buruk bir şekilde geçirmemize sebebiyet verecek saldırganlıklarının yeni halkalarını bize yaşattılar. Kardeşlerimize zulmettiler, zulümlerini halka halka genişlettiler. Bu sene yine Ramazan ayında; Aksa Tufanı'ndan bu yana iyice yoğunlaşan bu saldırılar hem Gazze'de hem işgal altındaki diğer beldelerde, Batı Şeria'da devam ediyor. Malumlarınız olduğu üzere; Mescid-i Aksa'yı ve El-Halil Camisi'ni ibadete kapattılar. Fakat öyle bir fitne ateşi, öyle bir savaş ateşi tutuşturdular ki Gazze artık gündeme bile gelmiyor. Aslında Filistin'e saldırdıkları günden bu yana biz ve bizim gibi çok kişi mütemadiyen bunu çok tekrar ediyor ki; siyonist saldırganlık Filistin ile sınırlı kalmayacak. Filistin'i bütün olarak yutsalar bile orada durmayacaklar." diye konuştu.
"Gazze'yi ve Batı Şeria'nın tamamını siyonistlere verseniz de onların saldırılarından kurtulamazsınız"
Zalim ve gasıp işgal rejiminin Filistin halkına uyguladığı baskı ve zulümlerin 1948'den önce başladığına dikkat çeken Yapıcıoğlu, "Aksa Tufanı başladığında birileri o tufanı başlatanları, yani HAMAS'ı ve İslami Cihad'ı suçlayarak; 'Siz siyonistleri kışkırttınız, siz onlara alan açtınız, siz bundan sonraki bütün saldırıların, bütün ölülerin sorumlususunuz, mesulüsünüz' diyorlardı ya; biz o gün onlara hatırlattık. siyonist saldırganlık Aksa Tufanı'ndan sonra başlamadı. siyonist saldırganlık son on yılda orada gördüğümüz bir şey değil. 1948'de kendilerini devlet ilan etmelerinden önce, kurdukları terör örgütleri vasıtasıyla zaten oradaki kardeşlerimize zulmediyorlardı. Daha sonra daha gelişmiş, daha sofistike, daha karmaşık bir terör örgütü olarak israil devletini kurdular. Aslında o da kocaman bir terör örgütüdür ve bu terör örgütü saldırganlığını hep devam ettirdi ve parça parça Filistin'i yuttu. Filistin'in parçalanmış haliyle parça parça yutulduğu zamanların önemli bir kısmında HAMAS diye bir yapılanma yoktu zaten. Onlar da son dönemde stratejilerini 'kuduz köpek stratejisi' olarak isimlendirdiler ve açıkça beyan ettiler: 'Bizim bir yerlere saldırmak için bir bahaneye ihtiyacımız yok.' Uydurdukları bahaneler sadece; belki topyekûn onlara karşı birleşip saf tutması gereken saf Müslümanları kandırmak ya da onları birbirine düşürmek içindir. Ve umarım anlamışlardır ki; Filistin'in tamamını, Gazze'yi ve Batı Şeria'nın tamamını siyonistlere verseniz de onların saldırılarından kurtulamazsınız. Filistin'i verseniz üstüne Lübnan'ı isteyecek, onu da verseniz üstüne Suriye'yi isteyecek, sonra Ürdün'ü isteyecek, sonra Irak'ı isteyecek ve Türkiye'yi de isteyecek." dedi.
"Yanlarına aldıkları Batı desteği ya da Amerika'nın sınırsız desteği onları ciddi manada şımartıyor"
Siyonistlerin "Nil'den Fırat'a vadedilmiş topraklar" sapkınlığıyla hareket ettiğini vurgulayan Yapıcıoğlu, saldırıların Filistin ile sınırlı kalmayacağına dikkat çekerek şunları söyledi:
"Onların sapık inançlarına göre Nil'den Fırat'a kadar olan bütün topraklar onlara vadedilmiş topraklardır; hepsi onların malıdır ve o topraklar üzerinde yaşayan herkes, şu anda onlara göre işgalcidir. Bu saldırıların yeni halkası olarak İran'a saldırdılar. Kimse zannetmesin ki eğer İran'ı da devirebilirlerse, yıkabilirlerse ya da boyun eğdirebilirlerse orada duracaklar. Hayır, emin olun durmayacaklar. Ama Rabbim inşallah onlara bu fırsatı vermeyecektir; bu onların hülyaları, bu onların rüyalarıdır; onlar bunu ancak rüyalarında görürler. Elbette yanlarına aldıkları Batı desteği ya da özellikle Amerika'nın sınırsız desteği onları ciddi manada şımartıyor. Amerika ile beraber yenilmez bir güç olduklarını düşünüyorlar ama yavaş yavaş ne yaptıkları bütün dünya tarafından görülüyor. İşte daha bugün, Amerika'da Ulusal İstihbarat Terörle Mücadele Direktörü pozisyonundaki kişi istifa etti. İstifasında; İran'da devam eden savaşı vicdanen destekleyemeyeceğini, İran'ın ulusları için yakın bir tehdit oluşturmadığını ve bu savaşın israil ile güçlü lobisinin baskısıyla başlatıldığının ortada olduğunu belirterek; ahlaken orada duramayacağını ifade etmiş. Yani bizzat bu saldırganlığı ortaya koyan devletlerin yönetiminde ya da bürokrasisinde görev alanlar bile yavaş yavaş gerçeği görmeye başladılar. Darısı İslam ümmetinin başına... İnşallah Müslümanlar da dönen dolapları görür; siyonist saldırganlığın durmaya niyetinin olmadığını, kınamayla veya diplomasiyle değil, sadece güç ile durdurulabileceğini artık anlamışlardır."
"Siyonist terör rejiminin yıkılması yakındır"
"Şu anki durum hiç kimseyi ümitsizliğe sevk etmesin." diyen Yapıcıoğlu, "Ben yürekten inanıyorum ki siyonist terör rejiminin yıkılması yakındır. Zira onlar bu terör örgütünü kurarken bir stratejiyle yola çıktılar: Önce Filistin'deki yahudi olmayanları göç ettirecek, sonra dünyadaki bütün yahudileri oraya toplayacaklardı. Fakat Aksa Tufanı’ndan sonra yaşananlar gösterdi ki bu stratejileri asla başarıya ulaşamayacak. İlk dönemlerde etnik temizlikle Filistinlileri kısmen uzaklaştırıp dışarıdan yahudileri getirebilmişlerdi; ancak bugün Gazze'de yaşanan yıkımı bütün dünya gördü. Neredeyse taş üstünde taş kalmadı. 80 binin üzerinde şehit var; bunlardan yaklaşık 9 bininin naaşı, iş makinelerinin girişine izin verilmediği için hâlâ enkaz altından çıkarılamıyor." diye konuştu.
"Biz bu toprağı terk etmeyeceğiz"
ABD'nin siyonist rejime verdiği sınırsız desteğin kendi içinde de sorgulanmaya başladığını belirten Yapıcıoğlu, "Hastaneleri yok, yiyecekleri yok, barınacak yerleri yok; su, ilaç, doktor yok... Ama düşünebiliyor musunuz? O enkazın altında bütün yakınlarını; eşini, çocuklarını, annesini, babasını kaybetmiş tek başına bir kadın bile enkazın başında şehadet parmağını kaldırarak 'Hasbunallahu ve ni’mel vekil' diyor, 'Biz bu toprağı terk etmeyeceğiz' diyor. Öte tarafta ise kıt imkanlarla yapılan nispeten daha basit silahlar onlara döndürüldüğünde; israilden, işgal edilen o topraklardan kaçmak için havaalanında o necis insanların, o soykırımcıların birbirlerini ezdiklerine şahit oluyorsunuz. Bütün engellemelere, bütün sansürlere rağmen dışarıya sızan o görüntülerden; onların nasıl korkak bir millet olduğunu, o topraklara ait olmadıklarını ve eninde sonunda oradan çıkacaklarını yakından görüyor ve müşahede ediyoruz. Şimdi daha büyük bir savaşa tutuştular. Artık daha büyük füzeler, tahrip gücü daha yüksek silahlar onların tepesinde patlamaya başladı. Orada tutunamayacaklar emin olun. Şu savaş birkaç hafta daha sürerse israil diye bir şey kalmayacak. Şeyh Ahmed Yasin bundan yıllar önce; 'Toplumların hayatında 40 yılda birçok ciddi değişiklikler oluyor. İlk 40 yılda biz mazlumduk, sürüldük, katledildik. İkinci 40 yılda direnişe başladık. İnşallah bu habis yapı üçüncü 40 yılı görmeyecek; 2027’ye varmadan yok olup gidecek' dediğinde biz yürekten 'Âmin' diyorduk. Bugün onun öngörüsünün, tahlillerinin ve tespitlerinin ne kadar doğru olduğunu müşahede etmeye başladık. Gelecek bizim için gaiptir, tam olarak hangi tarihte ne olacağını elbette bilemeyiz. Fakat görünen o ki, inşallah bu soykırım düzeni tası tarağı toplayıp oradan kaçacaktır. Allah’tan dileğimiz; onlara şartsız destek veren Amerika’nın da bu enkazın altında kalmasıdır ve inşallah kalacaktır. 'Nasıl olur?' demeyiniz. Bakınız, gücünün zirvesine çıkan devletlerin hiçbirisi bir çöküş yaşayacağını asla aklına getirmemiştir; tarih bunun örnekleriyle doludur. Gücünün zirvesine tırmananların tamamı 'Bundan sonra dünyayı nasıl yönetirim?' hesabını yapmıştır. Amerika’nın yaptığı da budur. Ancak o 'kemal' noktasına ulaşanların hepsi, ulaştıkları o zirveden sonra 'zevale' doğru hızla ilerlemiştir. Amerika’nın kibri onu bitirecektir. Amerika bu kavgayı 'yeşil dolarlar' ile 'petrodolar' ile yapıyor. Petrol üretenlerin her bir varil petrolünün karşılığını, karşılıksız para basıp kendi kasasına aktararak yapıyor; o devasa bütçeyle devasa bir ordu besliyor. İnşallah dolarizasyondan kaçış başladı. Özellikle petrol üreten ülkelerin uyanmasıyla birlikte bu, Amerika için sonun başlangıcıdır." ifadelerini kullandı
"Amerika, bölgede sadece siyonist rejimi korumak için vardır"
Amerika’nın askeri gücünün karşılıksız basılan "petrodolar" sistemine dayandığını ifade eden Yapıcıoğlu, "Hatırlayınız; HAMAS müzakere heyeti, daha ateşkes müzakereleri devam ederken siyonist rejimin uçakları tarafından hedef alındı ve Katar'da vuruldu. Halbuki Katar hem arabulucuydu hem de Batı ile iyi ilişkileri vardı. Üstelik Katar topraklarının önemli bir kısmı Amerikan üssüydü; orada hava savunma sistemleri var. Ama bu sistemler, Katar'a doğru ilerleyen savaş uçaklarını durdurmak için harekete bile geçmedi. Bu bir kırılma noktası oluşturdu. Sadece Katar değil, diğer körfez ülkeleri de 'Amerika buraya kurduğu tesislerle sadece kendini mi koruyor, hani bizi koruyacaktı?' diye sormaya, konuşmaya başladılar. Ve bu son olaylarda; savaşı başlatan, ahlaksızca, teröristçe bir savaş başlatan, yine müzakereler devam ederken müzakereleri kendi saldırısının önünde bir perde, bir fon gibi kullanıp onun arkasına saklanarak kalleşçe saldırıları yapan Amerika ve israil... Ama Amerika uzakta olduğu için ateşin içine düşen, memleketleri cayır cayır yanan Amerika'nın sözde müttefiki olan ülkelerdir: Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri. Bu, inşallah ikinci bir kırılma noktası olur. Onlar da anlar ki Amerika, bölgede sadece siyonist rejimi korumak için vardır ve elbette kendi menfaatlerini korumak için. İnşallah bu iyice anlaşılır. Bu anlaşıldıktan sonra sorgulamalar başlar ve petrodolarların ekonomik desteği Amerika'nın arkasından çekilirse; yani Amerika dolarını kaybederse ne Amerika kalır ne Amerikan ordusu kalır. Herkes şunu bilsin ki, o dünyanın en büyük ordusu dedikleri, övündükleri ordu birkaç ay maaş almazsa, ellerindeki silahları muhtemeldir ki kendi komutanlarına ve amirlerine yöneltecek ya da dağılıp gidecekler. Onlar, bizim dedelerimizin yaptığı gibi sadece kuru üzüm hoşafı ile cephede savaşacak bir ordu, bir asker değildir. Bunu onlar da biliyor, bunu biz de biliyoruz. O yüzden benim bütün Müslümanlara, bütün İslam alemine, bütün milletimize ve bütün ülke yöneticilerine çağrım şudur: Bu yıkılışın mukadder olduğunu ve inşallah çok yakın olduğunu bilerek hesabınızı ona göre yapın. Ve lütfen onların oyununa gelmeyin. Nedir onların oyunu? Onlar bu çöküşü yaşamamak için bu savaşın yükünü şimdi bölge ülkelerinin sırtına yüklemeye çalışıyorlar." şeklinde konuştu
"İç meselelerimizi emperyalizme havale etmeden çözmeliyiz"
Gündemin bir diğer meselesi olan "Kürt meselesi ve şiddet sorunu" ile ilgili Meclis’te yürütülen komisyon çalışmalarına da değinen Yapıcıoğlu, çözümün diyalog ve adalette olduğunu vurguladı:
"Hem maddi yükünü hem de fiilen savaşma işini bölge ülkelerine devredip aradan sıyrılmaya çalışıyorlar. Çünkü nasıl bir belaya düştüklerini onlar da gördüler. Şimdi kışkırtıyorlar; sahte bayrak operasyonlarıyla bölge ülkelerini birbirine karşı savuşturmak istiyorlar. Bu oyuna Allah'ın izniyle düşmeyeceğiz. Bugünler de gelip geçecek. O bölgeyi karıştırıp bundan nemalanmak isteyenler, kendi silah sanayileri para kazansın diye milyonlarca insanın ölümünü isteyenler inşallah deşifre oldular; bütün ayıpları, bütün çirkinlikleri ortaya çıktı. İnşallah yarın bugünden daha güzel olur. Ben o güzel günlerin, barış ve huzur dolu günlerin yakın olduğunu düşünüyorum ve temenni ediyorum. Bu bağlamda memleketimizde de biliyorsunuz uzunca bir süredir konuşulan bir süreç vardı. Bizim bir sorunumuz vardı; kiminin Doğu-Güneydoğu sorunu, kiminin terör sorunu, kiminin şiddet sorunu, kiminin başka meselelerle başka isimlerle, kiminin Kürt sorunu dediği bir sorunumuz vardır. Her neyse, bizim aslında pek çok sorunumuz, pek çok meselemiz var ama biz hep şunu söyledik: Biz, kendi iç meselelerimizin hiçbirini emperyalizme havale etmeden ve şiddete başvurmadan mutlaka hepsini tek tek çözmek zorundayız. Meclis'te kurulan komisyonun, birbirine bu kadar uzak siyasi düşüncelerdeki partilerin, birbirine bu kadar uzak raporlar hazırlamış olan partilerin sonuç itibariyle bir ortak rapor hazırlayabilmiş olmasını da inşallah bunun bir işareti, bir alameti olarak görüyoruz. Ve Allah'ın izniyle; evet biz kendi iç meselelerimizi emperyalistlere havale etmeden ve şiddete başvurmadan, diyalogla, siyasetle çözeceğiz ve çözmek zorundayız. Bunun bir an önce çözülmesi gerektiği şu son olaylarda özellikle anlaşıldı."
"Bütün farklılıklarımızı bir zenginlik olarak kabul edip sorunlarımızı adalet temelinde çözelim"
Müslüman halklar olarak kendi sorunlarını çözme iradesini göstermeleri gerektiğine işaret eden Yapıcıoğlu, son olarak şöyle konuştu:
"Siyonist işgal rejiminin bölgedeki halkları birbirine karşı kışkırtmak, birini diğeri aleyhine çevirmek için; yani sadece ülkeleri, sadece hükümetleri değil, herhangi bir ülke içerisindeki farklı etnik veya mezhebi grupları birbirine karşı kışkırtmak için nasıl oyunlar sergilediklerini de gördük. Öyleyse bunu görelim ve bir an önce bütün farklılıklarımızı bir zenginlik olarak kabul edip sorunlarımızı adalet temelinde çözelim. Aramızdaki kardeşlik hukukunu bir an önce tesis edelim, bu da buna vesile olsun. Ben bu temenni ile bir an önce kardeşlik hukukunu da tesis ettiğimiz günlere kavuşma dileğiyle tekrar hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Şimdiden bayramınız mübarek olsun. Rabbim daha nice Ramazanlara, nice Kadir Gecelerine esenlik ve barış içerisinde ulaştırsın inşallah."
Konuşmasını birlik ve beraberlik temennileriyle sonlandıran Yapıcıoğlu, tüm İslam aleminin yaklaşan Ramazan Bayramı'nı tebrik etti. (İLKHA)
İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi: Laricani şehit edildi
Artvin'de bayram öncesi gıda ve fiyat denetimleri sıkılaştırıldı
Kayısıda çiçeklenme başladı: Üreticilere monilya uyarısı
Bozcaada hattında bazı araçların geçişine kısıtlama
AB: Rusya ile diyalog kurmaya hazırlanmalıyız
Hatay'da 1.1 kilogram esrar ele geçirildi: 1 tutuklama
AB’nin Kosova’ya uyguladığı cezai tedbirler kaldırıldı
Yapıcıoğlu: Siyonistlerin "Vadedilmiş topraklar" hedefinde Türkiye de var
Mardin’de trafik kazası: Motosiklet sürücüsü ağır yaralandı
Nijerya'da bombalı saldırı: 23 ölü, 100’den fazla yaralı
Kuşadası Belediye Başkanı Günel görevden uzaklaştırıldı
Polonya'dan Trump'a: İran savaşı bizi ilgilendirmiyor
Ortadoğu petrolünün gün içinde ki varil fiyatı 153 doları aştı
siyonist rejimden Lübnan'a saldırılar
İran: Besic Güçleri Komutanı Süleymani şehit oldu
Mardin’de iki grup arasında silahlı kavga: 1’i ağır 4 yaralı
Siyonist rejim Mescid-i Aksa’yı 18 gündür kapalı tutuyor
İran’dan, okul saldırısı nedeniyle ABD ve siyonist rejimden tazminat talebi
Güney Marmara'da feribot seferlerine fırtına engeli
Uşak'ta tarihi eser operasyonu: 1 gözaltı
Rusya iki yerleşim yerini daha ele geçirdiğini duyurdu
Yetimler Vakfı bayram öncesi Cizre'de yüzlerce yetim çocuğun yüzünü güldürdü
İran, bu savaşta yeni bir balistik füze daha kullandı
Kazakistan'da anayasa referandumundan "evet" kararı çıktı
Dışişleri Bakanı Fidan, Rus mevkidaşı Lavrov ile görüştü
Kenya'da kontrollü yıkımı planlanan bir bina çöktü: 4 ölü, 4 yaralı
Habizbinililer Derneği yeni dönem proje taslağını kamuoyuyla paylaştı
Meteorolojiden fırtına uyarısı
Tarsus Umut Kervanı muhtaçların yüzünü güldürdü
Şeker, ağız florasını bozarak çürüğü hızlandırıyor!
Yükleniyor






