• BIST 100

    16948,77%-0,40
  • DOLAR

    43,85% 0,04
  • EURO

    51,70% -0,03
  • GRAM ALTIN

    7264,08% -1,56
  • Ç. ALTIN

    11848,32% -0,30

Yeme bağımlılığı

26 Şubat 2024, Pazartesi 11:00
26 Şubat 2024, Pazartesi 11:00
Yeme bağımlılığı
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Yeme bağımlılığı

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi H. İbrahim Öztürk, yeme bağımlılığının, tıbbi yazında ilk kez 1950’lerde yer bulmaya başlasa da son yıllarda artan bir sorun haline geldiğini ve daha fazla araştırmaya konu olduğunu söyledi.
Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, obezite yaygınlığının artışıyla birlikte obez kişilerde sıklıkla gözlenen aşırı ve tıkınırcasına yeme davranışlarından yola çıkarak yemek yemenin bir tür bağımlılık haline dönüşebileceğine ilişkin soruların gündeme geldiğini kaydetti.
Yeme bağımlılığı ile ilişkili yapılan araştırmalarda, bağımlılığın temel ölçütleri olarak bilinen aşerme, zararlarının bilinmesine rağmen kontrolsüz tüketme yani denetimini yitirme ve tolerans gelişim süreçlerinin birçok klinik ve preklinik (geliştirilen ürünün kullanımı öncesinde etkisinin-güvenliliğinin incelendiği ilk aşama) çalışmada gösterildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, şöyle devam etti:
“Özellikle basit karbonhidratlar ve yağlar olmak üzere bazı besinlerin, bağımlılık yapıcı maddelere benzer şekilde insan beyninde etki göstermesi yeme bağımlılığı kavramını desteklemektedir.
Bu anlamda hayatta kalmak için muhtaç olduğumuz yemek yemenin, bir tür bağımlılığa dönüşürken, işlenmiş yiyecek sanayisinin gelişimiyle birlikte daha lezzetli, daha yüksek karbonhidratlı ve yağlı yiyeceklerin çeşitlerinin artması, kolay ulaşılabilir olması ve bu yiyeceklerin çekici reklamlarla sunulmasının rolü vurgulanmaktadır. Aşırı işlenmiş gıdaların oluşturduğu ‘aşırı lezzet’ hissi, içerdiği çabuk emilen basit karbonhidratların kan şekerini hızlı yükseltmesi, beyin tarafından ödül merkezlerini az işlenmiş veya işlem görmemiş gıdalara kıyasla daha güçlü uyarması bağımlılık için zemin oluşturmaktadır.”
'Sağlık sorununa yol açma riski taşımaktadır'
Yemek yemenin, yaşamak için zorunlu olmasının ötesinde lezzetli yiyeceklerin verdiği haz ve keyif nedeniyle bazı kişilerde olumsuz duygularla baş etme yolu olarak da kullanılabildiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fazla kilolu ve tedavi için arayışta olan gençler arasında yapılan bir çalışmada mutsuzluk, kaygı vb. gibi olumsuz duyguların varlığında yeme davranışı üzerinde kontrolü kaybetme ve duygu düzenleyici olarak yemek yemenin ortaya çıktığı ayrıca bu kişilerde depresyon oranlarının daha yüksek olduğu bildirilmiştir. ‘Duygusal yeme’ olarak bu durum genellikle stres, korku, üzüntü, endişe, yalnızlık, can sıkıntısı, yetersizlik vb. duyguların hissedilmesinin sonucu kişinin fiziksel olarak aç olmamasına rağmen engel olamadığı yeme arzusu ve davranışı diye tanımlanmaktadır. Bu zararlı başa çıkma yolu, olumsuz ruhsal sonuçlarının yanı sıra kilo sorunları, kalp ve damar hastalıkları, şeker hastalığı, yüksek kolesterol gibi bir dizi sağlık sorununa da yol açma riski taşımaktadır.”
'Kişiye özgü tedavi yaklaşımları iyi sonuçlar vermektedir'
Obeziteyle yeme bağımlılığı arasında sebeplerinin yönünü belirlemenin güç olsa da aradaki kuvvetli ilişkinin birçok çalışmayla gösterildiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, özetle şu değerlendirmeyi yaptı: “Yeme bağımlılığının tedavisi de mevcut haliyle obezite veya aşırı yemeyle giden başka bir durumun (Özellikle tıkınırcasına yeme bozukluğu) tedavisinden çok ayrışmış durumda değildir. Yeme bağımlılığı için ruhsatlandırılmış bir ilaç tedavisi olmamakla birlikte bazı yeme bozuklukları ve obezitede kilo verme amaçlı kullanılan bazı ilaçların, yeme bağımlılığıyla ilişkilendirilen nörobiyolojik devreleri kapsadığı vurgulanmalıdır. Ayrıca yeme bağımlılığı bulunanlarda depresyon, anksiyete bozukluğu gibi artmış psikiyatrik eş tanıların varlığı da tedavide ilaç kullanımını gündeme getirebilmektedir. Bunun yanında bağımlılık benzeri yiyecek tüketimine yönelik bazı psikososyal ve müdahaleler, nöromodülasyon tedavileri ve davranışçı terapi gibi psikoterapi yaklaşımları mevcuttur. Kişiye özgü, bütüncül tedavi yaklaşımları yeme bağımlılığı tedavisinde daha iyi sonuçlar vermektedir.”

Haber Editörü

admin

info@dogununnabzi.com

Tayland ile Kamboçya arasında ateşkes ihlali

Adana’da kuyumcuda silahlı soygun: 6 bilezik gasp edildi, şüpheli yakalandı

Yaldız: Ailelerin ibadetleri çocuklarıyla birlikte yapması onlarda kalıcı bir manevi bilinç oluşturur

Mardin’de sıvı metamfetamin ele geçirildi: 1 tutuklama

Büyükşehir Belediye Başkan Er: Camilerimizi külliye anlayışıyla inşa ediyoruz

Büyükşehir Belediyesi'nden çocuklara özel Ramazan etkinlikleri

Diyarbakır Valiliği: Çınar'daki kazada 5 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı

ABD'nin yeni küresel gümrük vergileri yürürlüğe girdi

Diyarbakır'da feci kaza: 4 ölü

Putin: TürkAkım ve Mavi Akım doğalgaz boru hatları hedef alınıyor

İran'da kamyon ile otomobil çarpıştı: 6 ölü

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Artık kendi yazılımını üreten ve dünyaya ihraç eden bir Türkiye var

Almanya'da toplu taşıma çalışanlarından 2 günlük grev kararı

İşgalciler, Lübnan'da ordu birliğine ateş açtı

Brezilya'dasel felaketi: 14 ölü

HÜDA PAR Milletvekili Demir’den ‘laiklik bildirisi’ne tepki: Milletin hayat tarzına hücum ediliyor!

ABD ile Fransa arasında yeni gerginlik

Batman’da alev alan kasalı pikap kullanılamaz hale geldi

Afgan ve Pakistan güçleri arasında sınır boyunca çatışmalar çıktı

Dışişleri Bakanı Fidan, Ukrayna Ulusal Güvenlik Sekreteri Umerov ile görüştü

Gazze'de ateşkesin yeni ihlali sonucu şehit sayısı 72 bin 73'e yükseldi

İller bazında 2025 yılı Türkiye arıcılık istatistikleri açıklandı

İngiltere'den Rusya'ya yeni yaptırım kararı

ABD'nin doğu kıyılarını kar fırtınası vurdu: 600 bin kişi elektriksiz kaldı

İran Devrim Muhafızları, güney kıyılarda tatbikat düzenledi

Kastamonu'da aranan 27 şahıs yakalandı

Avrupa Yetim Eli’nden Sudan’a insani yardım

Meteorolojiden bazı iller için "sarı" kodlu uyarı

Büyükşehir Belediye Başkanı Er: STK ve esnaf odalarımızın görüş ve önerilerini dikkate alıyoruz

Yapıcıoğlu: Aile kurumuna zarar veren yapımlara kamu kaynağı durdurulmalıdır

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Tayland ile Kamboçya arasında ateşkes ihlali

Adana’da kuyumcuda silahlı soygun: 6 bilezik gasp edildi, şüpheli yakalandı

Yaldız: Ailelerin ibadetleri çocuklarıyla birlikte yapması onlarda kalıcı bir manevi bilinç oluşturur

Mardin’de sıvı metamfetamin ele geçirildi: 1 tutuklama

Büyükşehir Belediye Başkan Er: Camilerimizi külliye anlayışıyla inşa ediyoruz

Büyükşehir Belediyesi'nden çocuklara özel Ramazan etkinlikleri

Diyarbakır Valiliği: Çınar'daki kazada 5 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı