• BIST 100

    18426,64%0,40
  • DOLAR

    45,24% 0,07
  • EURO

    53,37% 0,40
  • GRAM ALTIN

    6888,53% 1,02
  • Ç. ALTIN

    11004,30% 0,71

"Zaura'dan Litani'ye": İşgalcilerin Güney Lübnan planı yıllar öncesinden hazırlanmış

07 Mayıs 2026, Perşembe 12:30
07 Mayıs 2026, Perşembe 12:30
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Uydu görüntüleri, saha verileri ve açık kaynak analizleri, siyonist rejimin Güney Lübnan'daki saldırılarının ani bir askeri reaksiyon değil, yıllardır adım adım hazırlanan kapsamlı bir plan olduğunu ortaya koydu. İşgalcilerin, Golan Tepeleri'nde terk edi

El Cezire'nin Dijital Soruşturma Birimi tarafından yayımlanan kapsamlı analiz, siyonist rejimin Güney Lübnan'da yürüttüğü askeri saldırıların arkasındaki hazırlık sürecine dair dikkat çekici detaylar ortaya koydu.

Analize göre, işgalcilerin 2026 yılında Güney Lübnan'da başlattığı kara saldırıları, kamuoyuna yansıtıldığı gibi yalnızca Hizbullah'ın saldırılarına verilen "anlık bir cevap" değil; aylar, hatta yıllar öncesinden hazırlanan çok katmanlı bir askeri stratejinin uygulamaya geçirilmiş haliydi.

Araştırmada, 2024 sonunda yürürlüğe giren ateşkes sürecinin sahada gerçek anlamda bir sakinlik oluşturmadığı, aksine işgalcilerin bu dönemi yeni savaş konseptine hazırlanmak için kullandığı vurgulandı.

Ateşkes boyunca hava saldırıları, suikastlar ve sınır ihlalleri sürerken, işgal ordusunun Güney Lübnan'a yönelik kara savaşına sistematik şekilde hazırlandığı ifade edildi.

İşgal altındaki Suriye köyünde savaş provası

Analizin merkezinde ise işgal altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Zaura köyü yer aldı. 1967 savaşından sonra boşaltılan ve yıllarca harabe halde kalan Suriye köyünün, siyonist rejim tarafından dev bir askeri eğitim alanına dönüştürüldüğü belirtildi.

İşgal rejimi sözde Savunma Bakanlığı'nın 2025 yılında resmen açılışını yaptığı tesisin "Güney Lübnan'daki köyleri simüle etmek" amacıyla inşa edildiği ifade edildi.

Uydu görüntülerine göre bölgede yıllar içinde dikkat çekici bir dönüşüm yaşandı. İlk etapta basit toprak yolların açıldığı bölgede daha sonra çok katlı yapılar, dar sokaklar, tünel sistemleri, kontrollü yıkım alanları ve askeri eğitim bölgeleri oluşturuldu. Açık kaynak görüntüleri ve İbranice yayın yapan medya kuruluşlarının haberleri, tesisin özellikle Güney Lübnan'daki köy savaşlarını simüle etmek amacıyla tasarlandığını ortaya koydu.

Araştırmada, burada eğitim alan birliklerin daha sonra Güney Lübnan'daki saldırılarda aktif görev aldığına dikkat çekildi. Özellikle komando birlikleri, zırhlı tugaylar ve özel kuvvetlerin "yerleşim alanı baskını", "tünel temizliği", "bina içi çatışma" ve "yakılmış alan kontrolü" gibi senaryolar üzerinde çalıştığı belirtildi.

"Gazze modeli" kuzeye mi taşınıyor?

Soruşturmaya göre işgalcilerin temel hedeflerinden biri, Gazze'de uygulanan askeri modeli kuzeye taşımaktı.

Bu model; yavaş ama sürekli kara ilerleyişi, ele geçirilen bölgelerin sistematik biçimde yıkılması, sivillerin geri dönüşünü engelleyecek tampon bölgelerin oluşturulması ve direniş unsurlarının yaşadığı alanların yaşanamaz hale getirilmesine dayanıyor.

Litani üzerindeki köprüler neden vuruldu?

Analizde dikkat çeken bir diğer unsur ise Litani Nehri üzerindeki köprülerin hedef alınması oldu. Mart ve Nisan 2026 boyunca işgalcilerin nehir üzerindeki en az dokuz köprü ve geçiş noktasını sistematik biçimde vurduğu belirtildi. Bu saldırıların rastgele değil, Güney Lübnan'ı ülkenin geri kalanından koparmaya yönelik planlı bir stratejinin parçası olduğu vurgulandı.

Özellikle Zerrariye, Kasimiye ve Delafe köprülerinin vurulmasıyla birlikte Güney Lübnan'daki ulaşım ağının ciddi şekilde felç edildiği ifade edildi.

Bazı köprülerin birkaç aşamada hedef alınması ise dikkat çekici bulundu. Örneğin Kenayat Köprüsü önce kısmen vuruldu, ardından bölgeyi görüntülemeye çalışan gazetecilerin yakınında ikinci kez hedef alınarak tamamen yıkıldı.

Araştırmada en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise Hırdali Köprüsü oldu. İşgalcilerin çevredeki birçok geçiş noktasını yok etmesine rağmen bu köprüyü tamamen yıkmaması, askeri amaçlarla ileride kullanmak üzere bilinçli şekilde açık bırakılmış olabileceği yorumlarına neden oldu.

Analize göre bu durum, saldırıların plansız değil mühendislik ve coğrafi hesaplamalarla yürütüldüğünü gösteriyor.

Kara ilerleyişi ve "sarı hat"

İnceleme ayrıca işgalcilerin Güney Lübnan'daki kara ilerleyişini de haritalandırdı.

Buna göre siyonist rejim, beş ayrı askeri tümen üzerinden çok yönlü bir ilerleme stratejisi yürüttü. Sınır hattından başlayarak Litani Nehri'ne kadar uzanan bölgelerde bazı noktalarda 10 kilometreye yaklaşan sızmalar gerçekleştiği belirtildi.

Bint Cubeyl, Tayyibe, Beyt Lif ve Ayta eş-Şaab gibi bölgelerde yoğun askeri hareketlilik yaşandığı, uydu görüntülerinin ise bu alanlarda geniş çaplı yıkımı doğruladığı kaydedildi.

Analize göre işgalcilerin amacı yalnızca askeri baskı kurmak değil, aynı zamanda Litani'nin güneyinde fiili bir güvenlik kuşağı oluşturmaktı.

Bu çerçevede ortaya çıkan "sarı hat" uygulamasının da dikkat çekici olduğu belirtildi. Gazze'de kullanılan yöntemlere benzer şekilde oluşturulan bu hattın, yaklaşık 55 köy ve beldeyi kapsayan geniş bir alanı siviller için erişilemez hale getirmeyi amaçladığı ifade edildi.

Hristiyan köyleri de hedefte

Araştırma, yıkım politikasının yalnızca Hizbullah'ın etkili olduğu bölgelerle sınırlı kalmadığını da ortaya koydu.

Bazı Hristiyan köylerinin de saldırılardan etkilendiği, bunun da saldırıların mezhepsel değil, tamamen askeri ve coğrafi hedefler doğrultusunda yürütüldüğünü gösterdiği belirtildi.

Özellikle Debl köyünde yaşanan yıkım, spor alanlarının askeri üs haline getirilmesi ve bazı dini sembollerin hedef alınması Lübnan'da büyük tepkiye yol açtı.

Kalya bölgesinde bir rahibin hayatını kaybetmesi ise saldırıların Lübnan toplumundaki farklı kesimleri de doğrudan etkilediğini ortaya koydu.

İşgalciler "düşük maliyetli savaş" mı hedefliyor?

Analizde ayrıca işgalcilerin saldırıları "düşük maliyetli" hale getirmeye çalıştığı değerlendirildi.

2024'teki çatışmalarla kıyaslandığında 2026 saldırılarında işgal ordusunun kayıplarının daha düşük olduğu, bunun da uzun süreli eğitim, gelişmiş koordinasyon ve yeni savaş doktriniyle bağlantılı olduğu ifade edildi.

Bununla birlikte araştırma, Güney Lübnan'ın Gazze'den çok farklı bir coğrafi yapıya sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin dağlık yapısı, dar geçitleri, vadileri ve yoğun bitki örtüsünün gerilla savaşı için uygun ortam oluşturduğu, bunun da uzun süreli işgal planlarını zorlaştırabileceği belirtildi.

Analize göre Hizbullah'ın küçük ve hareketli gruplar halinde hareket etmesi, insansız hava araçlarını yoğun şekilde kullanması ve zorlu araziden faydalanması işgalcilerin tam kontrol kurmasını engelliyor.

Bu nedenle köprülerin yıkılması ve yolların kesilmesinin direnişi tamamen durduramadığı, yalnızca yavaşlattığı değerlendirildi.

Nihai hedef ne?

Araştırmanın vardığı temel sonuç ise işgalcilerin Güney Lübnan'daki saldırılarının spontane bir savaş refleksi olmadığı yönünde oldu.

Zaura'daki eğitim tesisinden Litani üzerindeki köprülerin sistematik biçimde yıkılmasına, kara ilerleyişinden "sarı hat" uygulamasına kadar tüm sürecin aynı stratejik planın parçaları olduğu belirtildi.

Ancak analiz, siyonist rejimin nihai hedefinin hâlâ netleşmediğini de vurguladı. İşgalcilerin Litani'nin güneyinde geçici bir tampon bölge mi istediği, yoksa Gazze'de olduğu gibi kalıcı bir askeri gerçeklik mi oluşturmaya çalıştığı sorusunun henüz cevapsız olduğu ifade edildi.

Buna rağmen sahadaki gelişmelerin, sistematik yıkım politikasının ve sivillerin geri dönüşünü engelleyen uygulamaların, işgalcilerin Güney Lübnan'da uzun vadeli bir güvenlik düzeni kurma arayışında olduğuna işaret ettiği değerlendirmesi yapıldı. (İLKHA)

Ömer Faruk SEYHAN

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Hayvancılıkta kayıt disiplini ve Kurban Bayramı tedbirleri gündemde

Rusya: Ukrayna’daki askeri hedefler vuruldu, 1210 asker etkisiz hale getirildi

Hani Devlet Hastanesi hizmete açıldı

Glick öncülüğünde yüzlerce siyonist Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi

Hollanda’da hantavirüs şüphesi: Kabin memuru karantinaya alındı

HÜDA PAR İzmir Gençlik Kolları bahar etkinliklerini başlatıyor

Malatya'da ilk hac kafilesi dua ve tekbirlerle uğurlandı

Batman'da "Fidan üretim üssü" projesi tanıtıldı

Gaziantep’te küçükbaş hayvan varlığı yüzde 35 azaldı

Gaziantep'te fırtına nedeniyle 26 cami ve Kur'an kursu hasar gördü

Nisan ayında gıda işletmelerine 185 milyon lira idari para cezası kesildi

Hamas Siyasi Büro Üyesi Hayye’nin oğlu Azzam şehit oldu

Doç. Dr. Akgül: Kene ısırıklarında bilinçsiz müdahaleden kaçınılmalı

Gazze'de şehit sayısı 72 bin 628'e yükseldi

İstanbul’da baraj doluluk oranı yüzde 71,89 oldu

Lübnan’dan “siyonist rejim” ile doğrudan görüşme konusunda temkinli yaklaşım

"Zaura'dan Litani'ye": İşgalcilerin Güney Lübnan planı yıllar öncesinden hazırlanmış

ABD askerleri tatbikat sırasında kayboldu: Aramalar 5’inci gününde

AYM Başkanı Özkaya Özbekistan’da temaslarda bulundu

5 ilde bahis operasyonu: 22 gözaltı

İzmir’de FETÖ operasyonu: 9 gözaltı

Artvin merkezli 22 ilde organize suç operasyonu: 23 tutuklama

Vali Akkoyun'dan Gazze'ye kurban vekaleti

Dünya Ebeler Günü’nde ebeliğin manevi boyutu konuşuldu

İstanbul’da DAİŞ operasyonu: 11 gözaltı

Batman Ekonomisine Güç Katacak Projede Altyapı Endişesi

Balıkesir Büyükşehir Belediyesine çevre cezası

Çevre ve Şehircilik Uzman Yardımcılığı sözlü sınav takvimi yayımlandı

e-YDTS giriş belgeleri erişime açıldı

İşgalciler Batı Şeria'da baskınlarını yoğunlaştırdı

Yükleniyor

loading
Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Hayvancılıkta kayıt disiplini ve Kurban Bayramı tedbirleri gündemde

Rusya: Ukrayna’daki askeri hedefler vuruldu, 1210 asker etkisiz hale getirildi

Hani Devlet Hastanesi hizmete açıldı

Glick öncülüğünde yüzlerce siyonist Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi

Hollanda’da hantavirüs şüphesi: Kabin memuru karantinaya alındı

HÜDA PAR İzmir Gençlik Kolları bahar etkinliklerini başlatıyor

Malatya'da ilk hac kafilesi dua ve tekbirlerle uğurlandı