Reklam
Mehmet Salih SEYHAN

Mehmet Salih SEYHAN

Tarih: 28.08.2026 12:00 Güncelleme: 07.07.2026 17:07

Esnafın Sırtındaki Dağ: Bu Yükle Nasıl Ayakta Kalınsın?

.

Vergi borçları…

Bağ-Kur, SGK primleri…

Kira… Elektrik… Su… Doğalgaz…

Stopaj… Gelir vergisi… Geçici vergi…

Muhasebe ücreti… Defter tasdikleri… Damga vergisi…

Ve bitmeyen kredi kartı borçları…

Bir ülkenin ekonomisini ayakta tutan esnafın omuzlarına yüklenen liste bu. Uzun, ağır ve her satırı can yakan bir liste.

Bugün esnaf sabah dükkânını “müşteri gelir mi?” diye değil, “hangi borcu erteleyebilirim?” diye açıyor. Kazanmak artık hayal, ayakta kalmak bile mücadele. Bir yanda her ay katlanan vergiler, diğer yanda kontrolsüz kira artışları… Elektrik faturasını açmaya korkan, doğalgazı kısan, suyu sayarak kullanan bir esnaf gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Devlet “istihdam” diyor ama esnaf SGK primini ödeyemediği için çalışanına mahcup. “Üretim” diyorlar ama stopaj, gelir vergisi, geçici vergi derken daha kazanılmadan kazanılmış gibi vergilendirilen bir gelir var ortada. Kazanç yok ama vergi var. İşte bu adaletsizlik esnafın belini kırıyor.

Kira artışları ise ayrı bir yara. Aynı dükkân, aynı sokak, aynı müşteri… Ama kira ikiye katlanıyor. Esnafın cirosu yerinde sayarken, giderler koşar adım ilerliyor. Bu tabloya bir de kredi kartı borçları eklenince, borç borcu doğuruyor; umut her ay biraz daha eksiliyor.

Muhasebe ücreti bile artık lüks sayılıyor. Defter tasdikleri, damga vergileri, beyanlar… Hepsi ayrı bir masraf, hepsi ayrı bir yük. Küçük esnaf artık sadece mal satmıyor; vergiyle, borçla, faturayla boğuşuyor.

Buradan açıkça soruyorum:

Bu kadar yükün altındaki esnaf nasıl nefes alsın?

Nasıl yatırım yapsın, nasıl eleman çalıştırsın, nasıl geleceğe baksın?

Esnaf çökerse şehir çöker.

Esnaf susarsa sokaklar susar.

Esnaf kapatırsa kepenkler değil, umutlar iner.

Artık makyajlı rakamlar değil, sahadaki gerçekler görülmeli. Esnafın sırtındaki bu dağ hafifletilmeden ne ekonomi düzelir ne de sosyal huzur sağlanır. Çünkü bu ülkede esnaf sadece ticaret yapmaz; bu ülkenin omurgasını taşır.

Ama unutmayın:

Omurga kırılırsa, ayakta kimse kalamaz.


Yazıyı Sesli Oku
Reklam
Yeni Slow Radyo