Mehmet Salih SEYHAN

Tarih: 06.03.2026 12:00 Güncelleme: 06.03.2026 12:00

Fitre ve Zekâtınızı Verin: Bereketi Paylaşın, Gönülleri Çoğaltın

.

Ramazan ayı bize sadece aç kalmayı öğretmez; paylaşmayı, empatiyi ve kardeşliği de öğretir. Gün boyu susuz kalırken, bir yudum suyun kıymetini anlarız. Açlıkla imtihan olurken, sofraya hasret kalanları daha derinden hissederiz. İşte tam da bu yüzden Ramazan, fitre ve zekât ayıdır.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:

“Namazı kılın, zekâtı verin…” (Bakara Suresi, 43)

Bir başka ayette ise:

“Onların mallarından sadaka al ki, bununla onları temizleyesin ve arındırasın.” (Tevbe Suresi, 103)

Zekât; malın içindeki hakkı sahibine teslim etmektir. Aslında verdiğimiz, bizim değil; bize emanet edilendir. Zekât verdiğimizde malımız eksilmez, bilakis bereketlenir. Çünkü Allah yolunda verilen hiçbir şey kaybolmaz.

Sevgili Peygamberimiz Muhammed (s.a.v.) de bu konuda şöyle buyurmuştur:

“Sadaka malı eksiltmez.” (Müslim)

Bir başka hadisinde ise:

“Kim bir Müslümanın ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir.” (Buhârî)

Fitre ise Ramazan’ın sonunda, bayrama tertemiz ulaşmanın bir nişanesidir. Fitre; zenginin fakiri hatırlaması, bayram sabahı herkesin sofrasında bir lokma olması demektir. Bir çocuğun bayramlık sevincine ortak olmak, bir annenin mahcubiyetini gidermek, bir babanın omzundaki yükü hafifletmektir.

Bugün belki cebimizden çıkan bir miktar para küçük görünebilir. Ama unutmayalım ki, bir ihtiyaç sahibinin duası küçümsenecek bir şey değildir. Belki verdiğimiz fitre, bir evdeki tencereyi kaynatacak. Belki verdiğimiz zekât, bir öğrencinin eğitimine umut olacak.

Zekât; toplumun sigortasıdır. Fitre; kardeşliğin nişanesidir. Paylaştıkça çoğalan bir rahmettir bu. Ramazan’da verilen her sadaka, her fitre, her zekât; ahirete yazılan bir yatırım gibidir.

Şimdi kendimize şu soruyu soralım:

Soframız bereketliyken, komşumuz açsa gerçekten tok sayılır mıyız?

Ramazan; sadece ibadet ayı değil, vicdan ayıdır. Elimizi cebimize değil, kalbimize götürme ayıdır. Gelin bu Ramazan’da fitre ve zekâtlarımızı geciktirmeyelim. İhtiyaç sahiplerini araştırarak, onurunu incitmeden, gizlice ve gönülden verelim.

Çünkü paylaşmak, sadece karşı tarafı değil; bizi de iyileştirir.

Vermek, aslında almaktır.

Ve bereket, paylaştıkça artar.

Fitre ve zekâtınızı verin.

Bir sofraya umut, bir kalbe sevinç olun.