​Batman’ın tozlu yollarından beton binalarına evrilen tarihinde, bazı isimler sadece birer "sakin" değil, birer "hafıza durağı"dır. Hilal Mahallesi denince akla gelen, yüzündeki her çizgide Mezopotamya’nın kadim göç yollarını taşıyan Xatiya Vesfo (Vesfiye İregül), işte o hafızanın en güçlü seslerinden biriydi. Onun hikayesi, sadece bir kadının yaşam mücadelesi değil; bir kültürün, Koçerliğin, modernitenin çarkları arasında nasıl dirençle ayakta kaldığının destanıdır.

Yaylalardan Şehrin Çeperine
​Vesfiye Teyze’nin hikayesi, Berivanların süt sağdığı, kuzuların meleştiği ve göç kervanlarının şafak vakti yola çıktığı o uçsuz bucaksız yaylalarda başladı. O, Koçerliğin sadece bir geçim kaynağı değil, bir hürriyet biçimi olduğu zamanların çocuğuydu. Ayak bastığı her yayla, içtiği her pınar ona doğanın dilini öğretmişti. Ancak zaman, rüzgarı tersine çevirdi; yaylalar yasaklandı, yollar daraldı ve göç kervanları Batman’ın mahallelerine, en çok da Hilal Mahallesi’ne demir attı.

Betonun İçindeki Çadır Ruhu
​Bir Koçer için şehre yerleşmek, kartalın kafese konulması gibidir. Fakat Xatiya Vesfo, şehre teslim olmadı; şehri kendi kültürüne uydurdu. Hilal Mahallesi’ndeki evinin kapısı, tıpkı yayladaki çadırının kanatları gibi herkese açıktı. O, şehirleşmenin getirdiği o soğuk mesafeleri, Koçerlikten miras kalan "Paylaşmayanın ekmeği bereketlenmez" düsturuyla yıktı.
​Onu tanıyanlar bilir; Xatiya Vesfo demek, sadece bir isim değil, bir çözüm kapısı demekti. Mahallede birinin derdi mi var? Ona gidilirdi. Eskiye dair bir bilgi mi lazım? Onun hafızasına başvurulurdu. O, okuma yazmayı kitaplardan değil, topraktan ve insandan öğrenmiş bir bilgenin vakarıyla konuşurdu.

Bir Kültürün Son Nöbetçisi
​Xatiya Vesfo’nun hayatı bize şunu anlatır: Kimlik, üzerine giydiğin kıyafetten ziyade, ruhunda taşıdığın mirastır. O, Batman’ın en kalabalık zamanlarında bile o asil göçebe tavrını hiç kaybetmedi. Dilini, kılamlarını (halk şarkılarını) ve o meşhur Koçer inadını bir sancak gibi taşıdı.
​Bugün Hilal Mahallesi’nin sokaklarında onun adını andığınızda, insanların yüzünde beliren o buruk tebessüm, aslında yitirilen bir döneme duyulan özlemdir. Xatiya Vesfo, Batman’ın köylerinden mahallelerine akan o devasa insan selinin, onurunu ve geleneklerini kıyıya vuran en kıymetli parçalarından biriydi.
 

​Sonuç Yerine
​Vesfiye İregül’ün hikayesi bize şunu hatırlatıyor: Şehirler betonla büyür ama ruhla yaşar. Batman’ın ruhunu oluşturan, Xatiya Vesfo gibi "geçmişin emanetçisi" olan kadınlardır. Onlar gittikçe, sadece birer insanı değil, koca bir kütüphaneyi, bir yaşam biçimini ve bir inceliği de beraberimizde uğurluyoruz.
​Onun aziz hatırası, Hilal Mahallesi’nin dar sokaklarında ve Batman’ın kadim göç yollarında sonsuza dek yankılanmaya devam edecek.



Mehmet Sait KAYA

Hilal Mahallesi’nin Göçebe Hafızası: Xatiya Vesfo’nun Ardından

.

Tarih: 10.02.2026 15:44 Güncelleme: 10.02.2026 15:47